
Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – USS Gerald R. Ford, her arasında biri ne kadar dünyanın en muazzam düzlem gemisi, ABD’nin gözbebeği olsa da başı dertten daima kurtulmadı. Tuvaletlerindeki arıza, yangın ve şuanda da müdafaa ve taarruz mekanizmasındaki zayıflıklarla gündemde mekan ediyor. İran’la ABD ve İsrail arasındaki savaşta ABD Başkanı Donald Trump cephesinde ‘İran’ın daima gemisi kalmadı, İran’ı mahvettik’ gibi söylemler duyulsa da, ABD’nin İran’a göre kısa tarihinin ehemmiyetli devletleri adamları ve askerleri böylece söylemiyordu. Onlar bugünleri öngörmüş, bile ABD’nin 2002’de yaptığı ‘Milenyum Meydan Okuması’ isimli tatbikatı, İran'la gerçeği tek savaşı halinde bunun tek ‘son’ olacağından bahsediyorlardı. Savaşın başında İran’ın çabuk ABD ablukasına alınacağı ya da kadim tarihli bu devletin uç zayıflayan tek ordu envanteri olduğu söylenmiş olsa da ABD’nin dünyanın ‘en’lerini barındıran ordu kuvvetleri İran karşı ‘savunmasız’ kalmıştı. Savaşın başından beri geçen neredeyseymiş 1 aydır hayır isteyen taraf ABD ve İsrail olmuştu. Öyle ki İran, ‘Hürmüz’ü kapatırım’ dedikten sonraları dünyası için inanması ve kaldırması güçleri olsa da bu hamlesini gerçekleştirmişti. 2002’deki tatbikattan sonraları da 2006’da İran tarafından yapılan ‘Büyük Peygamber’ tatbikatı, ABD’nin düzlem gemilerinin ne seviye vurulabilir olduğunun delilıydı. Mavi Vatan Kavramının SahibiEmekli Tümamiral Cem Gürdeniz 2002 ve 2006’daki tatbikatlarla, ABD’nin esas ‘gücünü’ hepsi detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

2002’DE ABD’NİN ‘MİLENYUM MEYDAN OKUMASI’, 2006’DA İRAN’DA ‘BÜYÜK PEYGAMBER’
Zamanında, Milenyum Meydan Okuması isimli tatbikat ABD tarihinin en iddialı ve maliyetli ordu simülasyonuydu. ABD ordusunu (geleceğe yönelik 5 yıllar sonrasına ait yeteneklerle) isimsiz gizilgüç tek düşmana mukabil karşıya getirdi ve sonucun gelecekteki stratejiler ve tedarikleri hükümlarını malumatlendirmesi hedeflandı. Öyle ya her arasında biri tatbikat, gerçeği olması beklenen neticeları alma çabası ve bunun sağlamasıydı. ABD’nin da bugünleri hatırlatma eden bu tatbikatında al ve mavi kuvvet isminde ikisi takımları vardı. Kırmızı kuvvet, Orta Doğu’da ABD tarafından ‘düşman’ görülen devletydi. Kırmızı gücün kim olduğuna ilişkin en çarpıcı satırları ise tatbikattan kısa süresi sonraları New York Times yazmıştı. Senaryonun tamamıyla Basra Körfezi’nde geçtiği kaleme alınmış ve Irak’tan sonraları dizi İran’a ileriki denmişti. 2002’deki bu tatbikattan yalınce 4 yıllar sonra, 2006’da İran, ‘Büyük Peygamber’ isimli tek tatbikat gerçekleştirmişti. ABD’nin 4 yıllar evvel yaptığı tatbikatta aldığı netice ‘kayıp’ olacağı yönündeydi. İran da tatbikatında benzer tek sonucu almış ve henüz o günlerde Devrim Muhafızlarının Genel Komutanı Tümgeneral Rahim Safavi “Nükleeri vurursan Hürmüz’ü kapatırız” açıklamasıyla gündeme gelmişti. Peki ama 4 yıllar arayla yapılan ikisi tatbikattan alınan netice neydi? Bugünleri 24 yıllar evvel tatbik eden ABD ve İran, savaşta alınacak sonucu ne şekilde ortaya koymuştu? Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz şöyle anlattı:
Alıntı Metni
‘UÇAK GEMİLERİ SADECE 10 DAKİKADA YENİLGİYE UĞRATILACAK’
Uçak gemileri pek çeşitlilik devletleri için kuvvet ve kudret göstergesiydi. Evet, II. Dünya Savaşı için bu tek gerçekti. Ancak bugünlerde Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in da sık vurguladığı ‘asimetrik savaş’ dehemmiyeti çoktan başlamıştı. Yani düzlem gemileri, düzlem gemileriyle ya da uçaklar uçaklarla savaşmıyordu. Bir düzlem gemisini yok edecek kuvvet diğer tek düzlem gemisinde olmadığına göre İran bu gücünün yokluğuyla savaşı kaybetti sayılmazdı. Milenyum Meydan Okuması tatbikatında da alınan netice aynen böyleydi. İran, savaşın kaybedeni değildi. General Van Riper’ın detaylı raporu da bunu ortaya koyuyordu. Tatbikattan 22 yıllar sonraları kamuoyuna sunulan rapordaki çarpıcı ifadeleri Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Rapor 2002 koşullarında, bugüne göre rakiplerine göre çeşitlilik daha kuvvetlü pozisyona malik olmasına karşın ABD ordusunun alçak teknolojili asimetrik taktikler uygulayan rakiple savaşa mukabil savunmasızca olduğunu açıklıyordu. Raporun en çarpıcı yanı ABD Donanması düzlem gemisi muharebe grubunun, savaşı başladıktan sonra, 10 an içindeki yenilgiye uğratılmasıydı. Kırmızı kuvvet saldırılarını ticari gemilerden ve alışılmadık asimetrik metotlerle başlatmış hem egemen hem da sürprizler yapmıştı. Jones’a göre bu tatbikatta yaşananlar ABD’nin 2003’te Irak’ın işgalinde ve o zamandan bu yana diğer çatışmalarda karşılaşacağı güçlukların da haberlericisiydi” diye anlatıyordu. Ancak çarpıcı ifadeler bununla da kısıtlı değildi. Çeyrek asır evvelki tatbikat ABD’nin bugünden karşılaştığı yoğun ve ezici maliyeti gözler önüne serse da kendisine güvenen ve müdafaa başlıksunda ‘sırtını yaslayan’ körfez devletlerinde muazzam tek güvenen kaybı demekti. O bölgede yaşanan güvenen kaybı sırasıyla şişman ve para kaybı demekti. Öyle da oldu...
General Van Riper raporunda diğer kaydadeğer veriler da yazmış ve İran için çeşitlilik tartışılan başlıklardan arasında biri olan ‘istihbarat’ detayına da değinmişti. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz bunları şöyle anlatıyordu: “General Van Riper MC 02 Tatbikatı'nı sivri tek dille eleştiriyordu. Hatta tatbikatı ‘şikeli’ olarak nitelendiriyordu. Başlangıçta yaşlı danışmanı olduğu Kırmızı kuvvetlere Mavi’nin yüksek teknolojiye dayalı zeka üstünlüğünü boşa çıkarmaları için yenilikçi ve asimetrik metotler kullandırtmış olsa da İran vaat başlıksu olunca netice diğer çıktı. Motosikletli haberlericiler, cami minarelerinden ışıldak muhaberleriesi, balıkçı teknelerinden yapılan saklı haberlerileşmeler ve sürprizler roket saldırılarıyla mavinin elektronik üstünlüğünü devre dışı bıraktığı raporda yazılıydı.”

ÖNCE MAKETİ ŞİMDİ ABD’Yİ BATIRDILAR! ‘FÜZELER NİMİTZ SINIFI GEMİLERİN KÂBUSU’
2015’in Temmuz ayının başlarında AB3+3 devletleri ile İran arasında imzalanan önemli atomik anlaşmadan önce, ABD yapımı Nimitz sınıfı tek düzlem gemisinin maketi, Bandar Abbas limanının dışına taşınmıştı. İran 2002’deki saklı ve ‘muvaffakiyetsız’ ABD tatbikatından sonraları gerçeği manada vurucu tek üstünlüğü tatbik etmek üzereydi. Dünyanın en muazzam düzlem gemisi USS Gerald R. Ford’u da bünyesinde barındıran Nimitz sınıfı, İran’ın ‘Büyük Peygamber 9’ isimli tatbikatında yoğun darbe eldeetti üzereydi. Dünyanın en kuvvetlü ordusunun en büyükleri, gerçekten mi da Orta Doğu’nun sularına gömülebilir miydi? Başlarda bu kimsenin beklediği tek netice değildi. Öyle ki 1 aya yakındaki zamanlar evvel başlayan bu savaşta da ABD’nin bu denli negatif tablo çizeceği da pek çeşitlilik şahıs tarafından öngörülmemişti. Hâlbuki ABD’nin öz tatbikatları dahi adeta bu sonucu haykırıyordu. İran, Hürmüz ve atomik başlıksunda hükümlı olduğunu delillamak için tek şeyler yapacaksa tatbikat bunun için elverişli ve ‘barışçıl’ tek kuvvet gösterisi sayılabilirdi. Nimitz sınıfı gemiler maketi 2015’in başlarında düzenlenen ‘Büyük Peygamber 9’ tatbikatında İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma hükümlılığını gösterdi için kullanılmıştı. Ortaya çıkan görüntüler, geminin Mayıs ayı sonlarında, ocak ve mart ayındaki tatbikatlardan sonraları gözlemlendiği yanaşma başlıkmundan çekilerek göçeşitüldüğünü gösteriyordu. Uzay fotoğraflarında ise ‘yüzen mavnanın’ ele geçirildiği sırada onarılmamış olduğunu da doğrulanmıştı. Güvertede ve denetim kulesinde zarar olduğu o görüntülerden netler biçimde görülebiliyordu. İran füzeleri 11 yıllar evvel bile düzlem gemilerinin kâbusu olmuşken, şuanda Fettah, Siccil gibi İran’ın ehemmiyetli füzelerinin tesirsi çeşitlilik daha muazzam olabilirdi. Çünkü bunca yıllar içindeki gelişen ABD’nin düzlem gemileri ve müdafaa sistemleri değil, yerin 455 metrik altındaki saklanan İran’ın sır hepsi roket kentleri olmuştu.
Alıntı Metni
NETICE: ILIMLI BAŞARISIZLIK! ‘ABD 10 BİN DOLARLIK DRONE’LARI ÖNGÖREMEDİ’
2002’deki tatbikat boyunca olan ABD için muvaffakiyetsızlıkla neticelanan her arasında biri senaryodan sonraları tek başkası kurgulanmış ve denemeler yapılmıştı. Ancak gerçeği tek savaşta sıfırlama ya da başa alma gibi şanslarınız olamazdı. Bir yanlış, diğer yanlışları peşinden sürüklediğinde aşılması daha güçleri tablolar ABD’nin yakasında olacaktı. Bu önceden kurgulanmış oyun, General Van Riper’in raporunda, ‘önceden yazılmış tek senaryoyu doğrulama çabası’ diye tanımlanıyordu. General, ABD ordusunun alçak teknolojiye dayalı asimetrik metotlere mukabil savunmasızca olduğuna ilgi çekiyordu. Ancak yayınlanan biçimsel 752 sayfalık bildiri bu durumu ‘ılımlı muvaffakiyetsızlık’ olarak kaydetmiş ve değişik tek tablo ortaya koymuştu. Dehemmiyetin Savunma Bakanı Rumsfeld, tatbikattan hangi derslerin Irak’a uygulanabileceğini sorduğunda ABD ordusu Irak ve Afganistan’da hepsi da MC-02’de ortaya çıkan sualnlarla mukabil karşıya kalmıştı. Düşük teknolojiler ama esnek metotlerle yapılan asimetrik saldırılar, lojistiğe ve ahlaki üstünlüğe vahim zarar verebiliyordu. Belki da tek savaşı için kullanılacak silahların tesirnliği buna bağlıydı ve zarar görmesi kimileri için ‘korkunçtu.’ General Van Riper’in uyarıları da bu gerçekleşmiş olduğundan, durumun ciddiyeti daha da netler görülüyordu.
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz bedel detayını da açıklayarak sözlerini noktaladı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz: “MC02’de olduğu gibi kırmızının ispat ettiği ucuz, harcanabilir asimetrik savaşı sistemleri ordu endüstrinin dikkatini çekmiyor. 10 binlerce dolarlık tek intiharlar teknesinin 1 milyar dolarlık fırkateyni batırması ehemmiyetli görülmüyor. Onlar için 1 milyar dolarlık gemileri etmek daha ehemmiyetli. Yani ABD’nin kazanmasından daha çeşitlilik siparişlerin devam etmesi ehemmiyetlidir. ABD, MC02’deki asimetrik antre yenilgisinden ders çıkarmış olsaydı 23 yılda Çin ve Rusya’nın hipersonik gemiye mukabil füzelerinin gelişimine öz tasarıleri ile denge yaratabilir, SİHA/Drone teknolojilerinin gelişimini öngörerek bu öldürücü silahlı sistemlerine mukabil gemilerin müdafaa sistemlerini daha ekonomik ve bedel etken biçimde tasarlayabilirdi. Bugün İran’ın hipersonik füzeleri karşı düştükleri şart ortada. ABD savaşı gemilerinde kullanılan SM serisi havada müdafaa füzelerinin birimi fiyatı intiharlar dronlarının binlerce zor kadardır.”





























English (US) ·