Bilim insanları memeli klonlamanın sınırlarını güçladı ve nihayetinde kalıtsal klonlama sürecinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koydu.
Araştırma Japonya’daki Yamanashi Üniversitesi liderliğinde 2005’te tekbaşına tek dişi kemirgen klonlanarak başladı. Araştırmacılar, nükleer DNA’sını çekirdekleri çıkarılmış yumurtalara aktararak bu klon fareyi tekrar tekrar klonladılar. Böylece 57 kuşak boyunca olan devam eden süreçte toplamı 1.200’den fazla kemirgen üretildi.
Ancak 20 yılın sonunda, 58. nesle gelindiğinde, yeniden klonlanan fareler doğduktan sonraları tek gün bile yaşamadı çünkü kalıtsal dizilimlerinde birikmiş çok sayıda zararlı değişiklik bulunuyordu.
Klonlamanın Genetik Sınırı

Bu çalışma, memelilerin klonlanmasının uzunluğu vadede sürdürülebilir olup olmayacağını testleri eden birinci hakemli araştırma oldu. Araştırmacılar, sonuçların Muller’in “ters dişlisi” teorisi ile yüksek oranda uyumlu olduğunu belirtti. Bu teoriye göre eşeysiz çoğalma çizgilerinde zararlı kalıtsal mutasyonlar kaçınılmaz olarak birikir ve nihayetinde türün genetik havuzunun bozulmasına yolda açar.

İlk klon kemirgen 1990’ların ortasında oluşturulduğunda ilim insanları bunun önemli tek başarı olduğunu düşündü. Fakat tekrar eden klonlamaların tekrarlanması süresince kalıtsal mutasyonların yavaş yavaş arttığı görüldü.
İlk 25 klonlama denemesinde yeniden klonlanan fareler görünüşte özgün farelerle aynı sağlıklı görünüyordu ve başarı oranları gittikçe yükseliyordu. Bu da araştırmacıların “hayvanların ebediyen tekrar klonlanabileceği” düşüncesini güçlendirdi.
Ancak sonrasında başarı oranı düşmeye başladı ve nihayetinde 58. nesilde tüm fareler doğumdan kısa süre sonraları öldü. Özellikle X kromozomunun kaybı gibi kromozomal anormallikler ortaya çıktı ve zararlı mutasyon oranı önemli ölçüde arttı.
Eşeyli Üremenin Rolü

Araştırmacılar fareleri normal olan adam farelerle çiftleştirdiklerinde, 20. kuşak klonların normal olan sayıda yavru verdiğini bununla birlikte 50. ve 55. kuşak klonların çok daha küçük kulüplere malik olduğunu gözlemlediler. Ancak bu yavruların tek sonrakiler kuşakları tekrar normal olan üreme kapasitesine ulaştı.
Bu bulgular, memelilerin uzunluğu vadeli hayatta kalması için eşeyli üremenin önemi olduğunu vurguluyor. Zararlı mutasyonlar birikse de, eşeyli üreme yoluyla yepyeni nesillerin kalıtsal karışımı, bu mutasyonların tesirsini azaltabiliyor.
Araştırmanın yazarları, bulguların memelilerin yalnızca klonlama yoluyla devam edemeyeceğini gösterdiğini ve uzunluğu vadeli tür sürdürülebilirliği için eşeyli üremenin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Çalışma Nature Communications dergisinde yayımlandı.
Derleyen: Damla Şayan

1 saat önce
4


























English (US) ·