
Bakanlıktan faiz ödemelerine ilişkin izah yapıldı. Son dehemmiyetde kamuoyunda ocak ayına ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan kıymetlendirmeler üzerine izah yapılmasına gereksinim duyulduğu belirtilen açıklamada, "Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde anilik artıştan ya da programlar dehemmiyetindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin oran 53'ü, 10 yıllar evvel birinci ihracı yapılan TÜFE'ye endeksli devletleri dahili borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen şişirme farkından oluşmaktadır." ifadesi kullanıldı.
"Geçmiş şişirme dinamiklerinin yansıması"
Açıklamada, TÜFE'ye endeksli senetlerin özelliğinin, kupon oranlarının alçak olması, bununla birlikte yıllar itibarıyla gerçekleşen şişirme oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılarak, "Biriken şişirme farkı ise vade tarihinde toplu ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dehemmiyetlerde vadesi gelen bu çeşit senetlere ilişkin ödemelerin geçicilik olarak yüksek görünmesi tabii tek neticetur. Dolayısıyla ocak ayındaki artış, şimdiki dehemmiyetde faiz oranlarında anilik tek yükselişe değil, mazi şişirme dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına hatırlatma etmektedir." kıymetlendirmesinde bulunuldu.
Bir malumatsayar, tek oda, yarım kalan tek hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren sayısal tuzağın şifresiSon yıllarda yaşanan yüksek şişirme ortamı nedeniyle, TÜFE'ye endeksli borçlanma vasıtalarına ilişkin faiz ödemelerinde geçicilik tek artış gözlendiği belirtilen açıklamada, "Ancak bu artış, yapısal tek faiz yükü değişiminden değil, mazi dehemmiyetde biriken enflasyonun teknikleri ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır." ifadesine mekan verildi.
"Faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026'da oran 3,5'e gerilemesi öngörülmektedir"
Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikteki faiz ödemelerinin daha dmanii ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine hatırlatma edilerek, şunlar kaydedildi:
"Nitekim göstergeler, faiz yükünde devamlı tek bozulmaya hatırlatma etmemektedir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı, 2002-2025 dehemmiyetinde vasat oran 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında oran 3,5'e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dehemmiyeti nihayetinde oran 3,3'e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergiler gelirlerine oranı, 2002-2025 dehemmiyetinde vasat oran 25,9 iken 2026 yılında oran 19,9'a gerilemesi ve OVP dehemmiyeti nihayetinde oran 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının orta idare toplamı harcamalarına oranı 2002-2025 dehemmiyetinde vasat oran 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında oran 14,5'e, OVP dehemmiyeti nihayetinde oran 13,9'a gerilemesi öngörülmektedir."
102 yıllar hapisle yargılanan Seçil Erzan’ın teyzesinden sarsıntı iddialar: Paraları annenin tekerlekli sandalyesiyle taşıdılarKamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünümü ve riskler unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir tek çerçevede yürütülmeye devam edildiğine ilgi çekilen açıklamada, "Bu içerikda, programlar dehemmiyetinde 10 yıllar vadeli TÜFE'ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren vaat başlıksu senetlerin ihracına oğullar verilmiştir." ifadesi kullanıldı.









.jpg?format=webp&width=1200&height=630)
.png?format=webp&width=1200&height=630)















English (US) ·