
Kitabın takdim yazısını kaleme saha Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin, yalnızca akıp giden zamanın ya da geçmişte yaşanmış hadiselerin kronolojik tek dökümü olmadığını, uluslerin hafızası, medeniyetlerin ilköğretim hücresi ve geleceğe istikamet veren sarsılmaz tek pusula olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir"Bizi bizler yapan, bizi tek kılan ve asırlar boyunca olan dik tutan en mühim unsurlardan arasında biri da köklerimize ve müşterek külçeşitel kıymetlerimize olan kuvvetlü aidiyetimizdir" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Adriyatik kıyılarından Çin Seddi'ne, Türkistan bozkırlarından Balkanlar'ın zümrüt yeşili dağlarına kadar uzanan o kocaman gönül coğrafyamızda, yüzlerce yıldır benzer coşku ve benzer heyecanla kutladığımız Nevruz Bayramı, bu aidiyetin en müşahhas, en renkli nişanesidir. Nevruz, tabiatın kışın uykusundan uyanışını, toprağın yeniden dirilişini ve baharın gelişini müjdeleyen tek takvim yaprağı olmanın çeşitlilik ötesindedir. Sivaslı Aşık Ali Nebi'nin, 'Dede Korkut torunları / Bayram eyler yarınları / Dost biliriz hep canları / Sultan nevruz sefa geldin' mısralarında dile getirdiği gibi, Nevruz ulusimizin güçluklar karşısındaki dirayetinin ve kardeşliğinin bayramıdır. Bizim inancımızda ve medeniyet tasavvurumuzda Nevruz, ayrılığın gayrılığın değil, birlikleri ve beraberliğin, iri olmanın, diri olmanın ve her arasında biri şeyden öte kardeş olmanın günüdür. Nevruz, 86 milyonun, sınırları aşan gönül ve külçeşit coğrafyamızın müşterek şenliğidir.
Maalesef, oğullar ikisi asrımız Türk dünyası ve İslam alemi için muazzam güçluklara, çilelere, asimilasyon politikalarına dekor oldu. Münevverlerimizin zindanlara atılarak, sürgünlere gönderilerek susturulmaya çalışıldığı, kadim kimliklerin, dillerin ve güven kıymetlerinin yasaklandığı o 'hazan mevsimini' hamdolsun hep birlikteki geride bıraktık. Tek şölen dehemmiyetinin, Türkiye sınırları dışında 'Türk var' demeyi dahi cürüm sayan, öz soydaşını Boraltan Köprüsü'nde ateşe atan o zulmet ve şaşı papaz zihniyetini tarihin çöplüğüne gömdük. Bugün, merhum İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' diyerek yaktığı o meşale, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki kocaman tek dünyası güce dönüşmüşçeşit."
Son dakika... 'Futbolda bahis' davasında Metehan Baltacı hakim karşısında! Aylık geliri ortaya çıktı"AYNI HİSSİYATLA ÇARPAN KALPLERİZ"
Türkiye olarak, Türk dünyası ile kucaklaşmayı ve her arasında biri alanda işbirliğini harici politikanın en ilköğretim gayesi olarak belirlediklerini vurgulayan Erdoğan, "İlan ettiğimiz 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi ile siyasetten ekonomiye, enerjiden Orta Koridor'un inşasına kadar her arasında biri alanda alınyazısı ortaklığımızı perçinlerken, asıl devamlı ve sarsılmaz bağın eğitim, bilim, külçeşit ve sanatla atılacağının da bilincindeyiz." kıymetlendirmesinde bulundu.
Cengiz Aytmatov'un eserlerini ve Oğuznameleri müşterek Türk alfabesiyle basarak önemli tek adımlar attıklarını anımsatan Erdoğan, "Ortak tarih, coğrafya ve yazın müfredatlarımızla, Türk dünyasındaki üniversitelerimizin, TÜBA'nın ve Türk Akademisi'nin kıymetli gayret ve gayretleriyle, evlatlarımızı müşterek tek gün şuuruyla geleceğe hazırlıyoruz. İnanıyoruz ki, ilim ve düşünce köprüleri sağlam kurulduğunda, siyasi ve ekonomik köprüler yıkılmaz birer abideye dönüşecektir." ifadesini kullandı.
Nevruz Bayramı'nın, tıpkı 3 Ekim Türk İş Birliği Günü gibi, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki hepsi Türk dünyasının "Ortak Anma ve Kutlama Günü" olarak ilan edilmesi yönündeki iradenin, bu müşterek bilincin kurumsallaşması gayesini taşıdığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
"Zira bizler, Ahmet Yesevi'nin, Yunus Emre'nin, Mahtumkulu Firaki'nin, Ahmet Cevat'ın ve Süleyman Çolpan'ın ruhunu benzer hamurla yoğuran ve benzer ufukta buluşturan, dertleri ortak, sevinçleri ortak, idealleri müşterek muazzam tek ailenin mensuplarıyız. Bugün Gazze'deki mazluma ağlarken da Karabağ'da azatlık ateşini yakarken da benzer hissiyatla çarpan kalpleriz. Elinizdeki bu kıymetli eserin, böylesine kutlu ve önemli tek hedefe servis ettiğini muazzam tek memnuniyetle müşahede ediyorum. Türk dünyasının 4 tek yanından kıymetli ilim insanlarımızın katkılarıyla vücut bulan bu kitabın, külçeşitel hafızamızı diri tutacağına, gençlerimize ilham vereceğine, 'Türkiye Yüzyılı' ve 'Türk Dünyası Asrı'nın inşasında sağlam tek irfan tuğlası olacağına yürekten inanıyorum."
Eserin hazırlanmasında emeği geçen Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığını ve hepsi akademisyenleri tebrik eden Erdoğan, "Tesirinin ziyade olmasını diliyor, baharın müjdecisi Nevruz'un hepsi insanlığa, devletmize ve Türk dünyasına barış, huzur ve refahlı getirmesini Rabb'imden niyaz ediyorum." temennisinde bulundu.
KİTAPTA 36 AKADEMİSYENİN KALEME ALDIĞI 33 MAKALE YER ALIYOR
Yurt içinden ve yurt dışından 36 akademisyenin kaleme aldığı 33 makalenin mekan aldığı kitapta, Nevruz'un Türk dünyasındaki ehemmiyeti, önemli birikimi, değişik detaylarıyla ne şekilde tek ortaklaşmaya malik olduğu içeriklı tek biçimde ele alınıyor.
Bu başlıkdaki öncü eserlerden olma özelliği taşıyan kitabın ileriki günlerde okuyucunun beğenisine sunulması bekleniyor.
Yangın iddiasıyla Girit'e çekilmişti! ABD'nin 'dev gücünün' diğer sualnlarının da olduğu ortaya çıktı: 'Daha da kötüleşebilir'




























English (US) ·