Tokken yemek yeme isteği neden olur?

5 saat önce 4

Yemeği bitirdin, aslında doydun. Ama arasında biri paketi açtı, ilan gördün ya da yalınce televizyonları karşısına geçtin… ve o tanıdık istek geldi: “Bir şeyler yesem mi?” İşin ilginç kısmı şu: Bu his çoğu zamanlar açlıkla ilgili değil. Araştırmalar, vücut doyduğunu söylese bile beynin her arasında biri zamanlar aynı noktada durmadığını gösteriyor. Bazen bedensel olarak yeterince yemiş olsak da aydın olarak yeme isteği devam edebiliyor. Tokken yemek yeme isteği ne ile ilgili, bu istek döngüsü kırılabilir mi suallarının yanıtları için okumaya devam et.

Beyin doysa bile nedenler yemek istemeye devam eder?

Vücudun aslında oldukça dmanii tek sistemi var. Enerjiye ihtiyaç duyduğunda açlık hissi artar, yeterince yediğinde ise bu sinyaller zayıflar. Ancak modern yaşam bu sistemi sürekli olarak güçlayan uyarıcılarla dolu.

Beyin yalınce açlık sinyallerine değil, aynı zamanda çevreden gelen besin işaretlerine da reaksiyon veriyor. Bir yemek kokusu edinmek, ambalaj sesi işitmek, toplumsal medyada iştah açıcı tek görüntü görmek ya da her arasında biri akşam aynı saatte atıştırma alışkanlığı geliştirmek bu süreci tetikleyebiliyor. Zamanla bu sinyaller öğreniliyor ve otomatik hale geliyor. Böylece kişi aç olmasa bile beyin “yemek zamanı” iletiını vermeye devam ediyor.

Asıl mesele açlık değil istek

Bilim insanları bu durumu ikisi farklı şekilde açıklıyor: bedensel açlık ve hedonik açlık. Fiziksel açlık, vücudun güç ihtiyacından doğarken hedonik açlık daha çok keyif ve ödül arayışıyla ilgili.

Bu noktada dopamin devreye giriyor. Özellikle şekerli ve yağlı yiyecekler beynin ödül merkezini güçlü şekilde uyarıyor. Bu da kişinin tok olsa bile tekrar yemek istemesine nedenler olabiliyor. Yani ortada tek ihtiyaçtan çok, öğrenilmiş tek istek söz başlıksu oluyor.

İlginç araştırma beyin unutmuyor

Araştırmalar, insanların tek yiyecekten doyduktan sonraları onu bilinçli olarak dahaaz cazip bulduğunu ortaya koyuyor. Ancak aynı yiyeceğin görüntüsüyle karşılaşıldığında beynin verdiği birinci reaksiyon hâlâ güçlü olabiliyor.

Bu durum, beynin hızlı ve otomatik çalışan kısmıyla daha yavaş ve bilinçli şart veren kısmı arasındaki farktan kaynaklanıyor. Kişi “artık istemiyorum” diye düşünse bile, beynin tek bölümü hâlâ o yiyeceği ödül olarak algılamaya devam ediyor. Bu yüzden tokken yemek yeme isteği çoğu zamanlar kontrolsüz gibi hissetmemize nedenler olabiliyor.

Modern dünya nedenler bu durumu daha kötü yapıyor?

Geçmişte yiyeceğe ulaşmak güçdu, bugün ise neredeyseymiş heryerde karşımıza çıkıyor. Gün içinde ayrım etmeden çok sayıda besin uyarıcısına maruz kalıyoruz.

Reklamlar, uygulamalardaki görseller, ve paketli ürünlerin ilgi çekici tasarımları beynin ödül sistemini sürekli olarak tetikliyor. Bunun yanı sıra, istenilen yiyeceğe erişimin basitlaşması, besin teslimatlarının yaygınlaşması da bu durumu tesirliyor. Böylece dürtüyü ertelemek yerine, o isteğe hemen karşılık verme alışkanlığı gelişiyor. Bu da doğal açlık mekanizmasının dışında, öğrenilmiş yeme davranışlarını güçlendiriyor. Sonuç olarak kişi aç olmasa bile yeme isteği daha sık ortaya çıkıyor.

Atıştırma isteğini tetikleyen saklı faktörler

Yeme isteği yalınce besin görmekle ilgili değil. Günlük yaşamın içindeki bazı durumlar da bu davranışı güçlü şekilde tesirliyor.

Stres anlarında insanlar daha rahatlatıcı ve genelleme yüksek kalorili yiyeceklere yönelme eğilimi gösteriyor. Can sıkıntısı ise zihnin kendine tek uğraş aramasına nedenler oluyor ve yemek bu boşluğu basitca doldurabiliyor. Ayrıca kesin alışkanlıklar da oldukça tesirli. Örneğin dizi izlerken tek şeyler yemek zamanla otomatikleşebiliyor. Bunun yanında yetersizlik uyku, iştahı düzenleyen sistemleri zayıflatarak yeme isteğini artırabiliyor.

Peki bu döngü kırılabilir mi?

Bu davranışı değiştirmek tamamlanmış iradesi meselesi değil, daha çok farkındalıkla ilgili. Kişi önce gerçekten aç olup olmadığını sorguladığında önemli tek adım atmış oluyor.

Yeme isteğinin hangi durumlarda ortaya çıktığını ayrım etmek, tetikleyicileri manaayı basitlaştırıyor. İstek geldiğinde hemen harekete geçmek seçenek kısa tek süre intizar etmek da işe yarayabiliyor çünkü bu tür istekler genelleme kısa sürede azalıyor. Ayrıca ortamı değiştirmek ya da ilgi dağıtacak başka tek aktiviteye yönelmek da bu döngüyü zayıflatabiliyor.

Sonuç: Sorun iradesi değil sistem

Tokken yemek istek etmek tek zayıflık olarak görülmemeli. Bu şart daha çok beynin önceki çalışma sistemiyle modern yaşamın sürekli uyarıcılarla hepsi yapısının çakışmasından kaynaklanıyor.

Bir yanda mantık “yeter” derken, diğer yanda beynin daha ilkel kısmı hâlâ ödül sinyalleri göndermeye devam ediyor. Bu yüzden önemli olan bu isteği tamamlanmış ortadan kaldırmak değil, onu ayrım edip yönetevakıf oldu oluyor.

Kaynak:

1

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.