Universal
Close Encounters of the Third Kind ve E.T. gibi ilim hayal türünün mihenk taşı yapımlarına imza atan Steven Spielberg, uzunluğu tek aradan sonraları en iyice bildiği türe, bu kez çok daha karanlık ve gerilimi dozu yüksek tek hikâyeyle dönüş yapıyor. Spielberg’in öz hikâyesinden yola çıkarak David Koepp tarafından senaryolaştırılan Disclosure Day, "eğer evrende yalnız olmadığımız gerçeği ilan edilirse dünya nasıl tek yere dönüşür?" sualsunu merkezine alıyor. 12 Haziran’da vizyona girecek olan filmden paylaşılan yepyeni fragman, Spielberg’in görsel ustalığını siyasi tek gerilimle harmanladığını kanıtlıyor.
Sırların İfşası ve Kaosun Eşiği
Film, Josh O’Connor tarafından canlandırılan karakterin, hükümetin elinde bulunan ve Dünya dışı varlıkların varlığını kanıtlayan çok saklı belgelere ulaşmasıyla başlıyor. Fragman boyunca olan Roswell vakasına yapılan siyah-beyaz göndermeler, bu sırrın ne kadar eskiye dayandığının ipuçlarını veriyor. Emily Blunt’ın canlandırdığı meteorolog karakterinin, canlı yayın sırasında aniden olan anlaşılmaz tek dilde başlıkşmaya başlaması gibi doğaüstü sekanslar, ifşanın yalınce belgelerle değil, bedensel tek değişimle da geleceğini gösteriyor. Ekibin amacı "tam açıklama" yaparak her arasında biri şeyi dünyaya aktarmak olsa da, karşılarındaki güç oldukça hükümlıdır.
Filmin antagonisti rolündeki Colin Firth, fragmanın en vurucu cümlesini kurarak tehlikenin boyutunu özetliyor: "Bu gerçek, tüm dünyadaki kurulu düzeni altüst edecek. Eğer bunu yaparsan, geri dönüşü olmayacak." Spielberg tarzı tek zamana karşı yarışın sinyallerini veren yapım; Colman Domingo ve Eve Hewson gibi güçlü isimlerle kadrosunu zenginleştiriyor. Kristie Macosko Krieger ve Steven Spielberg’in yapımcılığını üstlendiği Disclosure Day, yalınce tek uzaylı filmi değil, aynı zamanda malumatnin gücü ve sarsılan inançlar üzerine yoğun tek toplumsal eleştiri vadediyor.

6 gün önce
6

























English (US) ·