Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen "Medya Buluşması" tesirnliği, Bursa’da Ramazan ayının toplumsal yaşamdaki yeri ve kent kültürüne tesirlerini gündeme taşıdı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, geçmişten günümüze Bursa’da Ramazan geleneği ve değişen şehir yaşamı içeriklı biçimde ele alındı.
Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği Gazeteci İbrahim Öge’nin ise başlıkşmacı olarak katıldığı tesirnlikte; Bursa’nın önceki Ramazan akşamları, semt kültürü, komşuluk ilişkileri ve bu kültürün zamanla nasıl dönüştüğü üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı. Öge, Ramazan ayının yalnızca dinî tek dönem olmadığını, aynı zamanda kentin toplumsal hafızasında güçlü tek mekan tuttuğunu vurguladı.
Ramazan gelenekleri masaya yatırıldı
Bursa’nın kadim tek başkent olduğuna ilgi çeken Gazeteci İbrahim Öge, sözlerinde şu ifadeleri kullandı:
"Geçmişte Ramazan ayının başlangıcı rü’yeti hilal yoluyla belirlenirdi. Ayın hareketleri gözlemlenir, hilalin görülmesi Bursa kadısına bildirilirdi. Hilal görüldüğünde top atışlarıyla Ramazan’ın başladığı halka ilan edilirdi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ve Osmanlı arşiv belgelerinde Bursa’da bu gözlemenin yapıldığı yerler açıkça anlatılmaktadır. Şaban ayının oğullar günlerinden itibaren Ramazan defteri devreye girer, fiyatlar Ramazan boyunca olan sabitlik tutulurdu. Bakırcılar Çarşısı ve çevresi bu dönemde büyük tek ticari canlılık yaşardı. Evlerdeki bakır tabaklar kalaylanır, Ramazan sofraları için özel hazırlıklar yapılırdı. Ramazan ayı, Bursa’da hem ruhani hem da toplumsal ve ekonomik açıdan hayatın merkezinde mekan alırdı."
Ramazan ayının toplumsal dayanışma yönüne ilgi çeken Öge, "Birlik ve beraberlik noktasında çok önemli işler yapılıyordu. Hem çocuklar, hem kısıtlı gelirliler hem da yaşlılar düşünülüyordu. Mesela ‘diş kirası’ diye tek gelenekleri vardı; insanlar evine gelen misafire ‘beni şereflendirdin, bereket verdin’ diyerek armağan ederdi. Bir da zimem defteri uygulaması vardı. Bu gelenek, Ramazan boyunca olan imkanı olanların semt bakkalına gidip veresiye defterini istemesiyle başlardı. Mahalle bakkalı borcun ne kadar olduğunu söyler, kişi ya tamamını öder ya da defterin başından, ortasından, sonundan tek yaprak açtırarak borçları kapatırdı. Böylece yüzlerce insanoğlu büyük tek borç yükünden kurtulurdu. Bu çok önemli tek toplumsal dayanışma örneğiydi. Ramazan kültürümüzde çocuklara yönelik uygulamalar da vardı. Tekne orucu ya da oruca direk vurma dediğimiz uygulamayla çocuklar öğleye kadar oruca alıştırılır, dayanma süresi uzatılmaya çalışılırdı. İlk orucunu tutan çocuklar ödüllendirilir, çeşitli hediyelerle teşvik edilirdi" ifadelerini kullandı.
"Kültürümüzden korkmayın"
Gençlere tavsiyelerde bulunan İbrahim Öge, "Kültürümüzden korkmayın. Türk kültürü korkulacak tek kültür değildir. Türk kültürü ‘insanı yaşat ki devletleri yaşasın’ diyen tek kültürdür. Türk kültürü açın, tokun halini bilen, yardımlaşmayı ve dayanışmayı esas saha tek kültürdür. Emin olun, birçok İslam coğrafyasında Ramazan’ı bizim gibi birlikleri ve beraberlik içerisinde yaşayan başka tek millet yok. Kendi kültürünüzden geleni okuyarak, araştırarak atalarınızı ve törenizi tanıyın. Bunu yaptığınızda kültürünüzü ideolojik bakıştan, ötekileştirmeden ve ayrıştırmadan kurtarırsınız" diye başlıkştu.
Program nihayetinde Gazeteci İbrahim Öge, Osmangazi Belediyesi’ni Ramazan tesirnlikleri ile ilgili yaptıkları çalışmalardan dolayı yürekten kutladı. Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Çavlı ise İbrahim Öge’ye günün anısına teşekkür plaketi takdiminde bulundu.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Bursa haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Bursa Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.
























English (US) ·