Genlerle Geleceği Yeniden Yazmak: He Jiankui, Alzheimer ve Bilimin Tehlikeli Sınırı

3 hafta önce 8

Bir zamanlar insanoğlu embriyolarını kalıtsal olarak değiştirdiğini açıklayarak küresel tek ahlak krize yolda açan Çinli ilim insanı He Jiankui, şimdi Alzheimer’ı önleme iddiasıyla genetik düzenleme tartışmasını yeniden alevlendiriyor.

Detaylar haberleriimizde…

2018 yılında CRISPR teknolojisini insanoğlu embriyolarına uygulayan birinci ilim insanı olarak duyurulan He Jiankui, dünya çapında teknik ve ahlak tartışmaların odağı olmuştu. HIV direnci kazandırmak amacıyla kalıtsal yapıları değiştirilmiş üç kız çocuğunun doğumunu ilan etmesi, hem uluslararası ilim camiasında hem da kamuoyunda büyük şok tesirsi yarattı. Bu gelişme, genetik düzenleme alanında tek dönüm noktası olarak giriş edildiği kadar, ahlak ve hukuki sınırların ihlali dolayı yoğun eleştirilerle karşılandı.

alzheimer

Bir Çin mahkemesi, He Jiankui’yi kalıtsal müdahalelerin ahlak ve kanuni çerçevelerini ihlal eden etmekten üç yıl hapis cezasına çarptırdı ve Çin hükümeti üreme amaçlı genetik düzenleme çalışmalarını yasakladı. Bu hüküm, dünya genelinde germline (kalıtsal) düzenleme çalışmaları için zor düzenleyici sınırların belirlenmesinde kilit tek dönemeç oldu.

Yeni Bir Vizyon: Alzheimer’i Önlemek mi, Tartışmayı Sürdürmek mi?

2022’de hapisten çıktıktan sonraları He, teknik kariyerini yeniden inşa etme çabalarına başladı. Eskisi gibi büyük ilim kurumlarından ya da devletleri kuruluşlarından hayır görmese de, öz laboratuvarını Pekin’de kurdu ve çalışmalarını toplumsal medya platformlarında etkin olarak paylaşıyor. Son dönemde odaklandığı başlık, yalınce kalıtsal hastalıkların tedavisi değil; buna ilave olarak Alzheimer hastalığını önlemeye yönelik kalıtsal tek müdahale stratejisi.

He Jiankui, İzlanda’da görülen ve Alzheimer’a karşı koruyucu tesirye malik olduğu düşünülen APP-A673T mutasyonunu insanoğlu genomuna taşımayı hedeflediğini söylüyor. Böyle tek mutasyonun ileriki kuşaklarda Alzheimer riskini önemli ölçüde azaltabileceğini talep ediyor.

Ancak bu yaklaşım, birkaç önemli açıdan yoğun tartışmaya açık:

  • Yasal Engeller: Çin ve pek çok ülke, germline genetik düzenleme çalışmaları üzerinde sıkı kısıtlamalar uyguluyor. Bu yüzden He, şu anda yalnızca hücre hatları ve hayvan modelleri üzerinde çalışabildiğini belirtiyor.
  • Regülasyon Dışı Araştırma: He yepyeni muayenehane deneylere başlamadan önce kanuni izinler eldeetti güçunda; bunun için Çin dışındaki ülkeleri ve düzenleyici ortamı daha esnek yerleri düşündüğünü ifadeleri ediyor.
  • Bulguların Şeffaflığı: Henüz çalışmalarını teknik makalelerle belgelememiş olması, ilim camiasında güvenilirlik ve şeffaflık açısından sual işaretleri yaratıyor.

Etik ve Felsefi Çatışmalar

He’nin yaklaşımı, yalnızca teknik sonuçlarla değil, aynı zamanda ahlak temelleriyle da tartışma yaratıyor:

Hastalık Önlemek mi, İnsan Türetili Geliştirmek mi?

He, Alzheimer, HIV ya da Duchenne adale distrofisi gibi hastalıkları önlemek için genetik düzenlemenin meşru olduğunu savunurken, kalıtsal yetenekleri artırımı ve IQ gibi özelliklerin geliştirilmesini “Nazi-vari ırkçılık deneyleri” olarak nitelendiriyor. Bu ayrım, ahlak literatürde sık sık tartışma başlıksu olur: tek müdahale “tedavi” mi yoksa “geliştirme” mi?

Kalıtsal Müdahaleler ve Gelecek Nesiller

Kalıtsal genetik değişiklikleri, yalnızca bireyi değil onun torunlarını da tesirleyebilir. Bu nedenle bu tür kalıtsal müdahaleler, ileriki nesillerin yaşamını şekillendiren hükümlar olarak görülüyor ve çoğu ahlak kuram bu tür müdahalelerde bireylerin “rıza” gösteremeyeceği odaklı kaygılar taşıyor.

Bilimsel Çerçevenin Ötesinde: Toplum ve Politikalar

He’nin kamuoyuna açık toplumsal medya kampanyaları ve kendini “Çin’in Darwin’i” gibi ifadelerle tanımlaması, teknik tartışmanın ötesinde kültürel ve siyasi tek ölçü da taşıyor. Bazı çevreler onu teknik cesaretle ilişkilendirirken, başka gruplar bu yaklaşımı teknik sualmluluk ve ahlak standartlardan uzaklaşma olarak değerlendiriyor.

Uluslararası düzeyde birçok ilim akademisi, geniş içeriklı tek moratoryum ve küresel ahlak standartlar çağrısında bulunuyor. Özellikle kalıtsal genetik düzenlemelerin insanoğlu deneyimi üzerindeki tesirleri belirsizken bu çağrılar büyük önem taşıyor.

Sonuç: Gen Teknolojileri, Etik Sınırlar ve İnsanlığın Geleceği

He Jiankui olayı, genetik düzenleme teknolojilerinin hem çığır açıcı potansiyelini hem da etik, kanuni ve toplumsal risklerini çarpıcı tek şekilde ortaya koyuyor. Alzheimer gibi yıkıcı hastalıkları manileme fikri teknik açıdan beklenti verici olabilir; bununla birlikte böylesi tek hedefin nasıl, nerede, hangi sınırlar içinde ve hangi müşterek akılla gerçekleştirileceği büyük tek sual işareti.

Bu nedenle genetik düzenleme araştırmalarının yalınce teknik değil, aynı zamanda uluslararası etik, hukuk ve umumi politikası perspektifleriyle birlikteki ele alınması lüzumtiği çağrısı, bu hikâyenin olasılıkla da en önemli sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

He Jiankui örneği, genetik düzenleme teknolojilerinin yalnızca neyin mümkün olduğunu değil, aynı zamanda bilimin hangi noktada durması lüzumtiğini da tartışmaya açarak, insanlığın geleceğine dair hükümların teknikleri başarıdan çok ahlak uzlaşıyla şekillenmesi lüzumtiğini hatırlatıyor.

Derleyen: Damla Şayan

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.