Uzayda uzun süre geçirilen zamanın insan sağlığı üzerindeki etkileri giderek daha net ortaya çıkarken, yeni bir araştırma mikro yerçekiminin astronotların beyinlerinde ölçülebilir yer değiştirme ve şekil değişikliklerine yol açtığını gösteriyor.
Detaylar haberimizde…Bilim insanları, uzayın mikro yerçekimi ortamında uzun süre geçirmenin astronotların sağlığını nasıl etkilediğini hâlâ öğrenmeye çalışıyor. Bu ortamın kemik yoğunluğu kaybını ve kan hücrelerinin yıkımını hızlandırdığı, gözler üzerinde baskı oluşturarak görme sorunlarına yol açabildiği ve daha pek çok sağlık sorununa neden olduğu gösterildi. Bu konu, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan bir astronotu, nedeni açıklanmayan bir sağlık krizi nedeniyle tahliye etme sürecinde olmasıyla birlikte özellikle önem kazanıyor.

Kafatası içinde berrak beyin-omurilik sıvısı içinde asılı duran insan beyni de mikro yerçekiminin etkilerinden, şaşırtıcı derecede somut bir şekilde etkilenebiliyor. Uluslararası bir araştırmacı ekibinin PNAS dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmasına göre, beyin uzay uçuşunun ardından “kafatası içinde yukarı ve geriye doğru yer değiştiriyor; en büyük kaymalar ise duyusal ve motor bölgelerde görülüyor.”
Araştırmacılar ayrıca beynin şeklinde ölçülebilir deformasyonlar oluştuğunu ve bu değişimlerin Dünya’ya dönüşten sonraki altı ay içinde her zaman tamamen eski hâline dönmediğini tespit etti.
Uzayda Beyinlerin Konumu ve Şekli Değişiyor
Bu bulgu, uzayda uzun süre kalmanın uzun vadeli sağlık risklerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Astronotlar, Dünya’nın yerçekimine yeniden uyum sağlayabilmek için uçuş sonrası kapsamlı bir toparlanma programından geçmek zorunda kalıyor; beyin, iç kulaktan gelen bilgileri yeniden yorumlamayı öğrenirken yön duygusunu korumak ve düz bir çizgide yürümek bile zorlaşabiliyor.
Bu sağlık etkileri henüz tam olarak anlaşılmaya başlanmışken, beynin deformasyonu ve yer değiştirmesine dair bu kanıtlar, gelecekteki uzay keşiflerini daha da karmaşık hâle getirebilir.

Araştırmacılar, “Uzay uçuşuyla ilişkili bu beyin yer değiştirmeleri ve deformasyonlarının sağlık ve insan performansı üzerindeki etkilerinin, daha güvenli insanlı uzay keşiflerinin önünü açmak için daha fazla çalışmayla incelenmesi gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Ekip, 26 astronottan alınan MRI verilerini analiz etti ve bunları, “uzun süreli baş aşağı eğimli yatak istirahati çalışması” sırasında toplanan bir kontrol grubunun MRI verileriyle karşılaştırdı. Bu çalışmada, 24 astronot olmayan katılımcıdan, başları ayaklarından altı derece daha aşağıda olacak şekilde, 60 güne kadar uzanmaları istendi.
Uzay uçuşunun, astronotların beyinlerinin hem yukarı hem de geriye doğru, “maruz kalma süresiyle ilişkili bir şekilde” yer değiştirmesine neden olduğu bulundu. Yatak istirahati çalışmasına katılanların beyinleri de geriye doğru kaydı, ancak astronotlarda görülen yukarı yönlü kayma kadar belirgin değildi; bu da uzay uçuşunun beyin üzerinde daha güçlü bir etkiye sahip olduğunu gösterdi.
Araştırmacılar, uzayda daha uzun süre kalan astronotların, kısa görevlerden dönenlere kıyasla dengeyi yeniden kazanmakta daha fazla zorluk yaşadığını da tespit etti.

Çalışmanın ortak yazarlarından ve Florida Üniversitesi fizyoloji ve kinezyoloji profesörü Rachael Seidler, NBC News’e yaptığı açıklamada, “Bir yıl giden kişilerde en büyük değişimler görüldü. İki haftalığına gidenlerde de bazı değişimler vardı, ancak belirleyici faktör sürenin uzunluğu gibi görünüyor,” dedi.
Özellikle altı aydan uzun süre uzayda kalanlarda değişimlerin oldukça belirgin olduğu belirtildi.
Seidler, “Bu değişimler birkaç milimetre mertebesinde,” diyerek ekledi: “Bu büyük bir sayı gibi görünmeyebilir, ancak beyin hareketinden bahsedildiğinde gerçekten çok önemlidir.”
“Bu tür bir değişim gözle bile fark edilebilir,” diye ekledi.
Uzay uçuşunu takip eden altı ay içinde “üç boyutun tamamında yaygın bir iyileşme” görülmesine rağmen, bazı astronotlarda bu deformasyonların bir kısmı bu süreden sonra da devam etti.
Buna karşın Seidler’ı şaşırtan nokta, uzay uçuşu sırasında ya da sonrasında baş ağrısı veya bilişsel bozulma gibi ciddi belirtilerin görülmemesi oldu.
Buna rağmen pek çok soru hâlâ yanıtlanmış değil. Öncelikle, uzay uçuşunun beynin farklı bölgelerini tam olarak nasıl etkilediği bilinmiyor. Ayrıca, yön kaybı dışında, beyin deformasyonu ve yer değiştirmesinin kısa ve uzun vadeli sağlık sonuçlarının neler olduğu da net değil.
Araştırmacılar, örneklem büyüklüğünün sınırlı olduğunu ve bu nedenle bulguların genellenemeyebileceğini de kabul etti.
Özetle, mikro yerçekiminin beyin üzerindeki etkileri henüz yeni yeni anlaşılmaya başlanıyor; ancak bu araştırmalar, insanlığın uzayın daha derinlerine açılmaya hazır olduğu günlerde son derece değerli olabilir.
Çalışmada yer almayan Güney Karolina Tıp Üniversitesi nöroloji yardımcı doçenti Mark Rosenberg, NBC’ye yaptığı değerlendirmede, “Dünya’nın yerçekiminin üçte birine sahip Mars’ta ya da altıda birine sahip Ay’da bulunulduktan sonra normale dönmek üç ya da altı kat daha mı uzun sürecek?” sorusunu yöneltti.
Rosenberg, “İster kabul edelim ister etmeyelim, sonunda uzayda yaşayan bir tür hâline geleceğiz. Bu sadece zaman meselesi. Ve bunlar, çözmemiz gereken yanıtsız sorulardan sadece birkaçı,” ifadelerini kullandı.

1 ay önce
15

























English (US) ·