WWE 2K26 İnceleme

1 hafta önce 9

Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her arasında biri protesto ttesirksine saatlerce işgücü harcıyor ve bilmeniz lüzumen tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı meraklı ediyorsanız ttesirk politikamıza göz atabilirsiniz.

WWE 2K26’nın PlayStation 5 ttesirk kopyası, 2K tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.

WWE 2K serisi, oğullar birkaç yıldır vahim tek toparlanma sürecinden geçiyor. Geçtiğimiz sene IP’yi çok farklı tek noktaya taşıyan WWE 2K25 vardı. Şahsen bir oldukça beğenmiştim geçtiğimiz sene. Ancak 2K’in bu çizgiyi koruyabileceğini da pek düşünmüyordum. Nitekim yanıldım ve 2K26 beni ters köşeye yatırdı. 2K26, geçtiğimiz sene büyük yenilikler getiren çeşitliliğin üzerine kurulmuş durumda. İncelemenin devamında zaten çoğu detaya mekan vereceğim. İsterseniz hızlıca devam edelim.

WWE 2K26 Showcase modu bu sene CM Punk’a emanet

WWE 2K serisinin en ilköğretim protesto modlarından arasında biri şüphesiz Showcase modu. Geçtiğimiz sene “Bloodline” hikâyesi ve Roman Reigns’e kadar uzanan meslek merdiveni ile bu modu zirveye taşımışlardı. Çünkü sinematik anlatım aşırı tek şekilde yoğunlaşmış ve artık klasik tek simülasyon oyunu bulunmaktan çıkmıştı bu IP. 2K26’da da bunu devam ettiriyorlar ve oyunun esas hikâye döngüsünde CM Punk bulunuyor bu sene. Kariyerinin en önemli anlarındaki bazı maçları oynadığımız ve bu süreçte CM Punk’ın nasıl tek başlıkmda olduğunu hatırlama şansı bulduğumuz tek tarz Showcase. Geçen seneye göre daha sinematik tek yapıyla karşılaştığımı da söyleyebilirim bu arada. 2K25, dahaaz daha anlatısı zayıf yöndeydi bununla birlikte 2K26’da bunu zirveye çıkarmışlar. Muhtemelen seneye da daha iyisini yapacaklardır.

Tabii Showcase modu olasılıkla da en eğlenceli kısım olabilir ama aranızda CM Punk sevmeyenler ya da kariyerini meraklı etmeyenler da olacaktır. Bu sebepten ötürü zaten WWE 2K26’nın içerisinde tonlarca farklı protesto modu bulunuyor. İsterseniz normal olan maç modu oynayabilirsiniz -ki bu sene Inferno, I Quit, Three Stages ve Dumpster maç türleri da mevcut- ve arkadaşlarınızla kapışabilirsiniz (veya tekbaşına başınıza), isterseniz WWE serisinin meslek modu olarak görülen MyRise’a göz atabilirsiniz. İsterseniz da geçtiğimiz sene gelen The Island’da takılabilirsiniz. Bu sene farklı görevler ve deneyimler olasılıkla sizleri bekliyor olacaktır. Açıkçası bir hiçbir WWE oyununda MyGM ya da Universe Mode gibi protesto modlarını yeğleme etmedim. Universe, WWE oyunlarının sandbox kısmını temsilcilik ediyor gibi. Geçtiğimiz seneye göre bu yıl ufak tefek nitelik iyileştirmeleri almış gibi görünüyor. MyGm ise yenilik olarak 4 kişiye kadar online çok oyunculu desteği almış.

The Island tarafında ise geçen sene olduğu gibi bu sene da yepyeni görevler yapabiliyor ve diğer oyunculara karşı mücadele edebiliyorsunuz. WWE temalı tek toplumsal hub görevi gören The Island, geçtiğimiz sene en büyük yeniliklerden arasında biri olarak görünüyordu ama bana kalırsanız havası çabuk söndü. Bence insanlar, daha klasik WWE modlarını ve hikâyelerini seviyor. Veya öz karakterlerini oluşturup MyRise oynamayı yeğleme ediyor gibi geliyor bana. The Island’da geçirdiğim vakitlerde şahsen bir yine pek keyif alamadım. Bir süre sonraları mikro ödeme sistemleri da devreye girince işin içinden çıkılmaz tek hal almaya başlıyor oyun. Karakter geliştirmesi ayrı dert, ara sıra sunucu sualnları yaşanıyor ve daha birçok sıkıcı ayrıntı var bence. Ama siz daha toplumsal tek protesto bekliyorsanız tabii ki The Island harikulade tek yeğleme olacaktır.

Geçen seneye göre bu sene daha iyice animasyonlar var

Şaşıracaksınız ve bile olasılıkla izlediğiniz zamanlar size aynı görünebilir bununla birlikte WWE 2K26’nın animasyonları, geçen seneye oranla çok daha iyileşmiş durumda. Bunu özellikle maç içlerinde yapılan ekstrem hareketlerden ve chain-wrestling anlarında ayrım edebiliyorsunuz. Karakterlerin hareket kabiliyetleri, savrulma ve zarar yeme animasyonları, zarar verme animasyonları ve daha birçok farklı animasyonda iyileştirmeler yapıldığı bariz belli. Ayrıca bu sene fizik motorunun da elden geçtiğini dahaaz çok biliyoruz. “Soft Body” tabanlı fizik sistemi sayesinde karakterlerin ağırlığı başta bulunmak üzere çeşitli animasyonlar daha düzgün çalışıyor.

Örneğin benim en sevmediğim şeylerden biri, kilo ve adale kütlesi olarak rakibinden daha zayıf olan tek güreşçinin, kendisinden daha ağır sıklette olan tek güreşçiyi rahatça kaldırabiliyor olmasıydı. Bu şart gerçekçiliği öldürüyordu açıkçası. Ancak yepyeni güncellenen fizik sistemi ile bu dahaaz azaltılmış. Bakın kaldırılmış demiyorum, azaltılmış. Hiç yoktan iyidir. Ağır sıklet tek güreşçi, ince sıklet tek güreşçiyi yere çarparken daha zor tek fizik görünüyor artık. Tam tersi durumda da ince sıklet olan güreşçinin güçlandığını, bazen gücünün yetmediğini ya görür yada hissedebiliyoruz. En azından tek gelişme var diye düşünüyorum.

Ayrıca çok uzunluğu soluklu maçlarda, karakterler yorulunca artık birbirlerine vuramamaları ve birbirlerini taşıyamamaları da güzel animasyonlar olmuş. Geçtiğimiz sene bunun çok ham hali vardı ama bu sene bu şart dahaaz daha geliştirilmiş. Örneğin çok uzunluğu süren tek maçta ve her arasında biri ikisi tarafın da artık soluk almaya bile hali kalmadığı anlarda arasında biri diğerini kaldırmak istediğinde beceremeyip düşüyor ve belini falan tutuyor. Bu tür küçük ama oyunun gerçekçiliğine dokunan nüansları seviyorum.

Görsellik çevresel olarak gelişmiş ama modellemeler hala olan geçmişte takılı kalıyor

Bu sene çevresel görselliğin iyileştiğini söylemek lazım. Zaten her arasında biri sene üstüne koyarak ilerliyorlar ama, bu sene daha iyice ışıklandırma kalitesi, daha iyice yüzükler animasyonları ve seyirci efektleri mevcut. Özellikle yüzükler animasyonları gerçekten çok daha rafine hissettiriyor. Halat gerginliği ve esnekliği gibi ufak detaylar güzel işlenmiş. Oynanış açısından bu detaylar güzel hissettiriyor ama işin tek da şov tarafı var. Bildiğiniz üzere WWE tamamlanmış tek şov üzerine kurulu ve epik girişler da bunların başında geliyor. Bu sene kişilik girişlerine daha çok odaklanmışlar gibi geldi bana. Özellikle yepyeni kamera açılarıyla birlikteki gerçeğe daha yakın tek tecrübe sunmayı hedeflemişler gibi.

Ancak ve ancak, şu kişilik modellemelerini tek türlü beceremediler maalesef. Gerçekten çok iyice duran toplasanız 10 tane yıldız sayarım, gerisi tamamlanmış fasa fiso. Çoğu karakterin yüz modelleme seviyesi da aynı tutarlılıkta değil. Yani bazı karakterin gerçekten çok iyice görünürken, bazı karakterlerin 2013 yılından kalma tek grafik suratıyla karşımıza çıkmasına çok şaşırıyorum. Benim düşüncem, WWE tarafıyla 2K tarafı her arasında biri karaktere tekbaşına tek uğraşmak istemiyor. Daha bilindik güreşçilere odaklanıp, çok tanınmayan ya da oynanmayan güreşçilere daha yaygınlaşan geçer tek yüz animasyonu yeğleme ediyorlar. Ama bu sefer da oyunun kalitesi düşüyor işte. Belki seneye bu başlıknun üstünde dururlar.

Bir da şu saç mevzusu var. Her sene daha iyileştirmeye çalıştıkları belli ama saçları ve sakalları nedense tek türlü güzel yapamıyorlar. Özellikle uzunluğu saça malik kadın ya da adam güreşçilerin saç animasyonları acayip yapay duruyor. Omuzlarına, çenelerine giriyor. Şunun üstesinden gelmeniz lazım artık yıl olmuş 2026. Hayır bazı güreşçiler da saç-sakal gibi yüze odaklanılması lüzumen şeylerle ön plana çıkıyor bari o animasyonları ve görüntüleri iyileştirmeye çalışın yani.

Genel oynanışa geri dönelim biraz

Valla ne yalan söyleyeyim, WWE 2K serisi her arasında biri geçen sene oynaması daha keyifli tek hale geliyor. Genelde bir meslek modu olan MyRise oynamayı yeğleme eden tek oyuncuyum. Örneğin geçen sene Showcase modu çok fazla ilgimi çekmemişti. Ancak bu sene da MyRise modu ilgimi pek çekemedi. Çünkü geçen seneye oranla üstüne pek tek şey eklenmemiş ve protesto döngüsü tek süre sonraları maalesef tekrar etmeye başlıyor. Çıktığın maçlar, şampiyonluk durumları ve bile kişilik diyalogları bile tek süre sonraları tekrara binerek oyuncuyu kendinden uzaklaştırıyor. Ancak bu sene tek yenilik olarak normal olan maç modları daha çok ilgimi çekmeye başladı. Galiba çoğu şeyden çabuk sıkıldığım için 2-3 maç atıp çıkmak bana bu sene daha cazip geldi. Yeni eklenen maç türleri da gerçekten şahane duruyor. Özellikle Inferno maçları muazzamlığı ve harikulade tek atmosfere sahip. Klasik Undertaker vs Kane maçı çevirince da ortaya gayet keyifli görüntüler çıkıyor mesela.

Öte yandan oyunun “Battle Pass” sisteminden da azıcık bahsetti lazım. “Ringside Pass” ismindeki bu klasik biletleri sistemi, siz maç oynadıkça ve çeşitli modlarla terakki gösterdikçe dolan ve yepyeni içeriklere malik olmanızı sağlayan klasik tek Battle Pass sistemi. Free ve Premium yolları var ve protesto modlarını oynayarak kazandığınız RXP’ler ile bu yolları açarak yepyeni güreşçiler, arenalar, şampiyonluk kemerleri ve protesto içi para tarzı içeriklere ulaşabiliyorsunuz. Ancak bazı oyuncular için bu büyük tek sualn. Çünkü 2K25’te güreşçileri ve yepyeni şampiyonluk kemerlerini açavakıf oldu için Ringside Pass sistemine ihtiyaç duymuyordun. Şimdi ise tamamlanmış yepyeni tek sistemleri şimdiki ve bu yüzden protesto sizden grind yapmanızı istiyor. Örneğin çok istediğiniz tek güreşçi var ve yalınce onunla 2-3 maç atıp oyundan çıkmak istiyorsunuz, bununla birlikte o güreşçinin Ringside Pass’de baya ileri tek seviyede açıldığını görüyorsunuz. Haliyle o güreşçiye ulaşmak için sürekli farklı protesto modları oynamanız lüzumiyor. Bu şart dahaaz sıkıcı.

Başka rakibi yok  

Sonuç olarak WWE 2K26, günümüzde oynayabileceğiniz en gerçekçi Amerikan Güreşi deneyimini sunuyor ve başka tek rakibi yok. Birçok farklı protesto modu ile her arasında biri tür oyuncuyu yakalamayı da başarıyor. Benim gibi değişken tek protesto anlayışınız varsa buna da ayak uydurabiliyor. İster çok oyunculu kısımda başkaları ile kapışabiliyor, ister öz güreşçinizin kariyerini yönetebiliyor, ister Universe modunda öz şampiyonluklarınızı tasarlayabiliyor, isterseniz da yalınce 1-2 maç atıp çıkabileceğiniz düz “Play” oyunlarına bakabiliyorsunuz. Bu başlıkda 2K26’yı her arasında biri kesime ulaşmasından dolayı gerçekten başarılı buluyorum.

Önceki oyunlara göre gelişmiş animasyon ve fizik seviyesi da göz ardı edilemez. Maçlar artık daha gerçekçi ve adeta tek simülasyon deneyimi veriyor. Çoğu zamanlar da şov dengesini üst boyuta çıkartarak anı yaşamanıza yardımcı oluyor. Işıklandırma ve çevre detaylarında da bu sene artış mevcut. İster günümüzden isterseniz da geçmişten güreşçiler ile birçok farklı protesto modunda dilediğiniz gibi kapışabiliyorsunuz. Ayrıca MyRise oynayanlar için da gerçekten harikulade tek kişilik kişiselleştirme içeriği bulunduğunu söylemem lazım. Ancak yaygınlaşan kişilik modellemeleri hala olan en iyice seviyede değil. Bunun daha çok üzerinde durulması lüzumiliyor diye düşünüyorum. Özellikle çok fazla bilindik güreşçilerin yüz modellemeleri hala olan günümüzün gerisinde tek görsellikte duruyor.

Showcase modu da hiç fena değil ve artık daha sinematik hissettiriyor. Çok oyunculu tarafı pek fazla denemeler şansım olmadı. Çünkü protesto bana ttesirk için önceden iletildiği için çoğu zamanlar karşıma rakip belirleme etmekta güçlandım. Ancak ufak tefek sunucu yanlışları şimdiki bunu bilmenizi isterim. Bazen rakip sağa sola ışınlanabiliyor ve bu yüzden hareketleri kesinlikle yakalamanız mümkün olmayabiliyor. Ringside Pass sistemi ise bence kafaya takılacak tek şart değil. Grind atıp düzey kasmak istemiyorsanız ilave düzey da satın alabiliyorsunuz ama bence hiç lüzumlilik yok. Neticede P2W sistemi devrede değil, bu sebeple lüzum olduğunu da düşünmüyorum.

İşin özeti, geçen seneye göre çok fazla değişmese bile ufak tefek yeniliklerle üstüne katan tek WWE oyunu var karşımızda. Başka tek rakibi da olmadığı için yine yeğleme edebileceğiniz en güncel Amerikan Güreşi oyunu kendisi. Seneye daha iyisini görmek istiyoruz ama. Özellikle (tekrar belirteceğim ama) şu yüz modellemelerine daha çok çalışmaları lüzum diye düşünüyorum. Şimdilik benden bu kadar, ringde görüşürüz!

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.