İstanbul’da yaşayan Ezgi Memişoğlu ile Tunceli’de oturan Erhan Memişoğlu, 2020 yılında evlendi. Çift, Erhan Memişoğlu’nun oturduğu Ovacık ilçesi bağlı Adaköy’de müstakil tek yuva inşa edip yaşamaya başladı. Yıllarca büyükkentde yaşayan Ezgi Memişoğlu, zamanla köyler hayatına alışıp, eşiyle devletleri yardımli tasarı içerikında büyükbaş hayvancılıkla uğraşmaya başladı.

TELEVİZYON, TABLET VE PAKETLİ GIDALARDAN UZAK
Çiftin 2 yıllar evvel Güneş adını verdikleri oğulları dünyaya geldi. Ezgi Memişoğlu, Güneş’i televizyon, kesecik telefonu oyunları gibi teknolojiden ve paketli gıdalardan uzak, doğayla dahili içe yetiştirmeyi hedefladığını söyledi.

Her günaydın tulum ve çizmeleri giydirilen Güneş, anne ve babasıyla kümese gidip yumurtaları topluyor, tavukları yemliyor. Güneş, babasıyla da traktöre binip ahıra gidip inekler için hazırlanan yemi karıştırmaya hayır ediyor, suyu taşıyor ve temizlik yapıyor.

Küçük küreği ve el arabasıyla gübre taşıyan, içecek sağma makinesini çalıştırmaya eşlik eden, ad verdiği ineklerle da başlıkşan Güneş, tabii yaşamın içindeki büyüyor.

Sanal medyada Güneş’i ayrım eden Vali Şefik Aygöl da kesin aralıklarla Memişoğlu ailesini arayıp, Güneş ile görüntülü mülakat yapıyor.
'YERLİ ÜRÜNLER TÜKETİYOR'
Güneş’in köyler işlerini sevdi gibiğini söyleyen annesi Ezgi Memişoğlu, "Annem, babam ve bir İstanbul'da oturuyorduk normalde. Evlenip geldim buraya. Annemle babam da buralı zaten. 2 yıllar evvel da Güneş dünyaya geldi. Ben, eşim işte hayvancılık yapıyoruz. İneklerimiz var. Her günaydın ahıra gidiyoruz. Güneş da oradaki bize hayır ediyor. Güneş'i ekransız, tabii olmayan ürünlerden ırak büyütmeye çalışıyoruz. Bu yüzden her arasında biri günaydın illaki ahıra göçeşitüyoruz. Orada onunla beraber sığır sağmak, ineklere ot sunmak güzel. Bütün işlere Güneş’in da katkısını sağlıyoruz. Güneş bütünü ineklere ad taktı. Hepsinin ismini biliyor ve hepsini ismiyle çağırıyor. Gübre atıyor bizimle birlikte, tavuklara yemler veriyor, yumurtalarını topluyor, traktöre binmeyi çeşitlilik seviyor, traktörü babasıyla beraber çalıştırmayı çeşitlilik seviyor. Soba yakıyoruz birlikte, yemekleri beraber yapıyoruz. Tamamen dahaaz modern çağdan uzakta, hepsi köylü olarak tek çocuk büyütmeye çalışıyoruz. O da bu işi çeşitlilik severek yapıyor. Yerli ürünler tüketiyor. ‘İşte bu daha sağlıklı, bunu yiyelim’ diyor sürekli. Zaten Güneş da bilmiyor paketli gıdaları hiç. Köyde yok o ürünler. Televizyon almıyorduk eve. Yakın zamanda aldık ve açtığımız zamanlar izleyen istemiyor. Televizyonu açmak seçenek gidip kümeste tavuklara yemek sunmak, yumurtaları topladı gibi şeyler etmek istiyor. Sorumlulukların bilincinde tek çocuk olarak yetişsin istiyoruz" diye başlıkştu.

‘PES ETMESİN’
Köy şartlarının çeşitlilik güçleri olduğunu belirten Memişoğlu, “Aslında Güneş da dahaaz haberdar bu şartların güçluğunun. Biraz dışarıda çıktığımızda, ‘Üşüdüm ben’ cümlesini çeşitlilik geç söylüyor ki işte havada eksi 20’leri görüyor. Başka çocuklara göre daha dayanıklı, daha kuvvetlü Güneş. Çünkü hep işlerin içinde, hep köyler hayatının içinde. Biz tamamlanmış köyde büyüsün, rençper olsun diye büyütmüyoruz Güneş'i. Tercihi tamamlanmış ona bırakacağız. İsterse hayatını kentde da devam ettirebilir ama köyde yaşamanın o vermiş olduğu sağlamlığı, mücadeleyi da öğrensin. Hayatı boyunca olan her arasında biri zamanlar bu mücadeleyle devam etsin istiyoruz. Küçük şeylerde pes etmesin. Zaten Güneş da bu mücadeleye alıştığı için yüksek ihtimalle pes etmeyen kuvvetlü tek çocuk olarak yetişecektir. Ben da tek toplumsal medya hesabı açtım, ‘Güneş’in Çiftliği’ adında. Orada küçüklük küçük kesitlerle Güneş'in gün içerisinde neler yaptığını anlatıyorum ve imge çekiyorum. Çok fazla izleniyor ve alaka görüyor. Güneş'i müşahede etmek için Tunceli'ye vardı isteyenler çeşitlilik var. Sayın Valimiz Şefik Aygöl ile da devamlı haberleşme halindeyiz. Görüntülü arayıp Güneş ile görüşüyor. Biz Güneş’in kendisiyle tanışmasını çeşitlilik istiyorduk" dedi.






























English (US) ·