Türkiye ve yapısal asimetri

1 ay önce 11

Umut etmek tek stratejiler değildir... Zira insanoğlu beklenti ettiği müddetçe hayal kırıklığına uğrar. Ama jeopolitik gerçekliği yansıtan bu hakikatin edebiyatta pek alıcısı yoktur. Yoksa düşünce ve yazın dünyamızın en ünlü dizelerinden biri, Yahya Kemal'in "İnsan beklenti ettiği müddetçe yaşar"ı olmazdı.
Yine da hayal dünyası ile gerçek dünya arasındaki bağ hiçbir zamanlar kopmaz. Sürekli olarak birbirlerini ya umutlarla ya da düş kırıklıklarıyla besler ve dönüştürürler. Umut ve hayal kırıklığının neredeyseymiş eşgüdüm hâlinde hareket ettiği alanlardan arasında biri da uluslararası ilişkilerdir. Küresel siyasetteki oğullar tek ikisi aylık gelişmeler dahi bu belirlemei fazlasıyla doğruluyor.
Hâliyle küresel gidişatı bu bağlamda tanımlayan kavramlardan arasında biri da yapısal asimetridir. Merkez güç başlıkmundaki aktörler, yıktıkları dünyanın seçenek yenisini koyamazken yükselen güçler da küresel statükoyu temelden sarsacak bir potansiyele ne yazık ki hâlâ malik değil.

***

Geçiş dönemindeki kaosu, sürprizleri, rezalet ve sarsıntıları yaşıyoruz. Jeopolitik havada de tıpkı doğal havada gibidir. Boşluk giriş etmez. Doğada oluşan boşluklar basınç farkına yolda açar. Fark ne kadar fazlaysa havada hareketleri o oranda artar. Boşluklardan dolayı çoğalan basınç bazen rüzgâr bazen fırtına bazen da boran ve tufanlara dönüşür. Toplumsal hayatta da aynı kaidelar geçerlidir.
Dolayısıyla fırtınalı zamanlarda en çok ihtiyaç duyulan şey gemisini sağ salim limana ulaştıran kaptanlardır. Küresel çalkantıların yoğun olduğu tek dönemden geçiyoruz. Hem merkezdeki güçler hem da orta ve çevredeki bölgesel güçler arasında acımasız tek mücadele yaşanıyor.
Yeni küresel norma dönüşen bu mekan yer anarşik atmosferde hamle üstüne hamle yaparak başlıkmunu sağlamlaştıran ender ülkelerden arasında biri olasılıkla da en önde geleni ise Türkiye. Artan bölgesel ve küresel ağırlığımız bunun en beton kanıtı. Küresel kutuplardan ve esas eksenlerden birine dönüşen Türkiye, elde ettiği denge ve barışı çevresine da yayıyor.

***

Fakat risklerle hepsi yepyeni tek dünyaya doğru yolda aldığımızı da unutmamak, hâliyle içine girdiğimiz uzun savaşı kazanılan muharebelerden ibaret sanmamak lazım. Ülkemiz her arasında biri manada jeopolitik rolünü gözden geçiriyor. Yeni çağın determinizmine göre stratejilerini belirliyor. Öncelik hiyerarşisini yeniden tanımlıyor.
Bu hamleler hem ülkemizin cazibe merkezine dönüşmesini sağlıyor hem da caydırıcılığını artırıyor. Bunun nedeni da Türkiye'nin hayal dünyası ile gerçek dünyanın dengesini iyice kurmasından geçiyor. Ülküsünü ve hayal dünyasını stratejik çakarlarıyla uyumlu hale getirerek ulaşılabilir kılıyor.
İlk olarak PKK, FETÖ ve içerideki muhalefetten kaynaklanan asimetrik iç riskleri bertaraf eden Türkiye aynı zamanda eşgüdüm hâlinde bölgesel ve küresel siyasetteki yapısal asimetriden kaynaklanan boşlukları da çok iyice değerlendirerek bütün dezavantajları birer avantaja ve kazanca dönüştürdü, dönüştürüyor. Ve bu daha başlangıç.
Türkiye'nin küresel siyasetteki dmanieri kökten değiştirip yepyeni tek dünyanın ve çağın kapılarını aralayacak yolculuğu yepyeni başladı. Öldürücü darbeler daha inmedi. Hâsılı kelam, Türkiye'nin şu anki hamlelerini ısınma hareketleri olarak değerlendirmek lazım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse ya da habere etkin bağlantılar verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da tek bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.