
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında zaman 15.20'de başlayan Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine'nin ardından açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları...
Senaryoları çeşitlilik boyutlu tek biçimde çözümleme ettik. Şunu başlıkşmamın hemen başında netler ifadeleri etmek isterim: Hükümet olarak 28 Şubat’tan beri hepsi birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin bütünü kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Kriz yönetiminde tecrübe sahibi kadrolarımızla gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri ve temkini tek an olsun elden bırakmıyoruz.
"ÇEŞITKİYE'NİN GÜVENLİĞİ EN BÜYÜK HASSASİYETİMİZDİR"
Hedefimiz ilkönce devletmizi bu yangından ırak tutmaktır. Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyon vatandaşımızın huzurunu temin etmek bu aşamate en muazzam hassasiyetimizdir. Tek tek insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere karşın bizler ateşe suyu taşıyor, yangını ilave büyümeden denetim altına almanın ve mümkünse tamamlanmış söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL'İN SÖZLERİNE TEPKİ
Değerli vatandaşlarım, hepsi bu mücadelenin ortasında esas muhalefetin başındaki zatın, kimsenin ehemmiyetsemediği ve artık öz seçmeni karışmış pek çeşitlilik kişinin umursamadığı söylemlerini ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın yangın çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu ve en küçüklük tek yanlışnın muazzam sualnlara yolda açabileceği böylece tek dehemmiyetde hâlâ polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı tek kez daha aziz ulusimizin ferasetine havale ediyorum.
Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki ulusimize olan saygımız gereği bazen yanıt sunmak güçunda kalıyoruz. Bir defa şunun herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum: Ana muhalefetin yazıkki elle tutulur tek harici siyaset vizyonu yok. Diplomasi birikimi ve buhran idare tecrübesi deseniz zaten yok. Peki bunun seçenek ne var? Dış siyaset başlıksunda yalınce kalıplaşmış cümleleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili önyargıları var. Bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var.
Bugün da harici politikada ortaya tek vizyonu koyamıyor. Türkiye’nin çıkarlarını merkeze saha sıhhatli tek harici siyaset çizgisi geliştiremiyor. Bunların harici politikası yalnızca tenkit ve karalama üzerine kurulu. Bu nazar açısı riskli olduğu kadar hastalıklı tek yaklaşımdır.
İnanıyorum ki sizler da takip ediyorsunuz. Avrupa’dan Asya’ya pek çeşitlilik devletleri Türkiye’nin izlediği dmanii, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsediyor. Milletimiz bize oyları versin ya da vermesin, kabinemizin ne şekilde inceliği tek siyaset izlediğini anlıyor ve bunun için bizlere namaz ediyor.
"BÖYLE BİR SUALMSUZLUK OLAMAZ"
Fakat esas muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün uç yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini içler acısı tek durumda bulunmakla suçluyor. Açık söylüyorum: Böyle tek sualmsuzluk, böylece tek şuursuzluk olamaz.
Aziz ulusim, şunu hem devletmize taraf gözle bakanlar hem da herkes çeşitlilik iyice bilmelidir: Ne devletimiz ne da hükümetimiz daima tek acziyet içindeki değildir. Türkiye Cumhuriyeti; diplomasi, müdafaa ve zeka başta bulunmak üzere her arasında biri alanda kuvvetlüdür, muktedirdir. Her çeşitlü saldırıyı püskürtecek ve kendisine uzanan pis elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir. Ortada durumu içler acısı olan tekbaşına şahıs vardır bu da esas karşıtlık partisinin başındaki zattır.
Belli becerileri dahi sergileyemeyen bu şahıs ve yoldaşlarının “Biz iktidarda değilsek sualmlu hareketetti güçunda değiliz.” tavrı, yanlışlı olduğu kadar oğullar seviye bencilce tek tutumdur. Açıkçası daha düne kadar “balıklar ürküyor” bahanesiyle roket testlerimizi eleştiren tek zihniyetten bugünden diğer çeşitlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikalık tek mülakat için muyanlışplarına yalvaran, Batılı devletlere “Sizin çıkarlarınızı en iyice bizler koruruz.” diyerek selam çakan tek kifayetsizlikten da değişik tek tutum beklemiyoruz.
"FIRSATÇILIĞI KENARA BIRAKIN"
Ancak buna karşın 86 milyonun emanetini taşıyan tek Cumhurbaşkanı olarak, hepsi kötü sicillerine karşın kendilerine şu çağrıyı etmek istiyorum: Kendi siyasi ikbalini mensubu olduğu ulusin istikbalinin önünde tutanlar, ne bizim ne da ulusimizin nezdinde daima şöhret göremezler.
Bugün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma ve ona buna sataşma günü değildir. Bugün sualmluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin, siyasi imkançılığı tek kenara bırakın. Selden kütük kapma hesabını terk edin. Bari bu duyarlı dehemmiyetde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye’yi etrafını kuşatan bu ateşten himaye çabalarına hayır olmuyorsanız, en azından köstek olmayın.
"İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ İÇİNDEYİZ"
Şu gerçeği da tek kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum: Türkiye; tıpkı 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, 13,5 yıllar boyunca olan devam eden Suriye dahili ihtilafında olduğu gibi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında olduğu gibi, İran krizinde da hakkın, adaletin, dünyası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır. Çatışmaların konuşma yoluyla çözülmesinden yanadır.
İlk günden itibaren şiddetli tek diplomasi trafiği içindeyiz. Kriz ilave büyümeden tek çıkış yolu bulavakıf oldu amacıyla şimdiye kadar 16 liderle mülakat gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanımız benzer biçimde 50’nin bağlı telefonları görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer ytesirlilerimiz muyanlışplarıyla devamlı haberleşme halindeler.
Başta Hazine ve Maliye, Enerji, Ulaştırma ve Tarım bulunmak üzere ilgili bakanlarımız da öz vazife alanlarıyla ilgili gelişmeleri hassasiyetle takip ediyor. Konuşmamın başında da ifadeleri ettiğim gibi hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin bilhassa ekonomik tesirlerini asgari düzeyde tuttu için dinamik tek aşama yönetimiyle lüzumli tedbirleri alıyoruz.
"EŞEL MOBİL SİSTEMİNİ DEVREYE ALDIK"
Attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sıhhatli tek biçimde prosedüreye devam ediyor. 28 Şubat’tan bu yana Merkez Bankamız Türk lirası ve döviz likiditesini tesirn biçimde idareetti üzere lüzumli tedbirleri aldı. Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların sağlam işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi.
Petrol ve tabii gaz fiyatlarındaki anilik yükselişlere karşın dezenflasyonun sürmesi için ne lüzumiyorsa yapıyoruz. Vatandaşlarımızı güç fiyatlarındaki olası artışlardan muhafaza etmek amacıyla eşel mobil sistemini geçicilik olarak devreye aldık.
İran sınırındaki üçüncüsü gümrük kapımızda hiç tek sualn ya da şiddetle bulunmuyor. Savaştan tesirlenen 15 devletdeki ticari ve ekonomik faaliyetler ticaretleri müşavirliklerimiz ve ataşelerimiz tarafından özenle takip ediliyor. İş insanlarımızın sıhhat ve asayiş durumlarında hiç tek olumsuzluk şimdilik vaat başlıksu değildir.
Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran tek haberlerii da aktarmak istiyorum. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı oğullar taslakla Avrupa Birliği menşe şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’de üretilen ürünleri da içerikası lüzumtiğini belirtti. Bunu doğrusu yönde atılmış tek adımlar olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz.
Kıymetli medya mensupları, 28 Şubat’tan beri müdafaa ve asayiş tedbirlerimizin tahkimi noktasında da gereksinim duyulan hepsi adımları atıyoruz. F-16’larımız, havadan erkenden ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere mukabil havada sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava müdafaa harekât merkezlerimizin tamamı benzer esaslarla faaliyete mazi durumda.
"İRAN'A LÜZUMLİ İKAZLAR YAPILDI"
Kara, deniz ve havada kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her arasında biri çeşitlü havada ve toprak şartlarında tahminen 60 binlerce personelle sağlıyoruz. 4 Mart’ta İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye havada sahasını geçtikten sonraları devletmize yöneldiği belirleme edilen roket NATO tarafından tesirsiz hâle getirildi. Akabinde İran makamlarına lüzumli ikazlar yapıldı.
Ancak işte şu hususu noksan yüreklilikle ifadeleri etmek durumundayım: Samimi uyarılarımıza karşın Türkiye’nin dostluğunu güça sokacak oğullar seviye yanlışlı ve provokatif adımlar atılmaya devam ediyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde yoğun yaralar açacak, binlerce senelik komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölgelik düşürecek tek hesabın içine girilmemelidir.
Türkiye’nin yeri da tavrı da bellidir. Ateşin ilave yayılmaması, ilave kan dökülmemesi için gösterdiği fevkalade çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar edilmemesi lüzumtiğini tek kez daha hatırlatıyorum.
Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içindeki takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz.

















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)












English (US) ·