TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: BMGK'nın New York'taki bir kafeden farkı kalmamıştır

2 hafta önce 18

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen rektörlerle iftar programında yaptığı başlıkşmada, milli iradenin merkezi, Türkiye demokrasisinin kalbi Türkiye Büyük Millet Meclisinde rektörlerle iftar programında buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Üniversitelerin bilhassa oğullar yıllardaki gelişimini sıkı takip ettiklerini ifadeleri eden Kurtulmuş, Türkiye'nin geleceği açısından ileriki dehemmiyetde çeşitlilik daha kuvvetlü atılımların yapılabilmesinin hayatiliği ehemmiyetde olduğunu vurguladı.

Yüksek öğrenimdeki uluslararasılaşma başlıksunun ehemmiyetine dikkati çeken Kurtulmuş, yükseköğrenim sisteminin, dünyanın epey üniversitesinde öğretim üyeliği yapabilecek, oradaki incelemelara, faaliyetlere katılabilecek ytesirnlikte talebe yetiştirmesi lüzumtiğini söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'deki üniversitelerle yurt dışındaki kuvvetlü üniversiteler arasında işleri birliklerinin artırılmasının ehemmiyetini vurguladı.

Yükseköğrenim kurumlarının standartlarının yükseltilmesinin da tek diğer ehemmiyetli görev olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Sayı olarak fevkalade yeterlilik tek noktadayız ama önümüzdeki dehemmiyetde eğitimleri alanında vahim değişimleri yaşayacağımızı sizler da asgari benim kadar biliyorsunuz. Bunun en başında gelenlerden arasında biri ise yükseköğrenim kurumlarının talebe sayılarında muhtemel düşüşlerdir. Türkiye'deki insanlar artış hızının azalması ve arkasından tek müddet sonra, olasılıkla 10-15 yıllar sonra, nüfusun azalmaya başlanmasıyla birlikteki çeşitlilik tabii da üniversitelerimizin talebe sayılarında gerileme olacaktır. Zaten şimdiden da bunun işaretlerini görüyoruz. Dolayısıyla bizler işte hem çeşitlilik sayıda talebenin okutulması, ondan da öte dünyası bağlı yarış edebilecek yeterli talebenin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çeşitlilik kuvvetlü tek biçimde ileriye doğrusu taşıdı mecburiyetindeyiz."

İlginizi Çekebilir

Orta Asya'dan Balkanlar'a, Türk dünyasından Afrika'ya kadar çeşitlilik genişliği coğrafyada şimdiye kadar sürdürülen eğitimleri faaliyetlerinin daha nitelikli, daha kuvvetlü, daha firma tek anlayışlı içerisinde sürdüren mecburiyetinde olduklarını ifadeleri eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Biliyoruz ki önümüzdeki dehemmiyetde dünyada çeşitlilik muazzam değişiklikler yaşanacak. Sadece siyasi olarak söylemiyorum. Eğitim alanında da külçeşit alanında da teknolojiler alanında da çeşitlilik muazzam değişimler yaşanacak. Bu değişimlerin içerisinde dik kalabilen ve dünyada öncü olabilen devletler ise bilimi, külçeşitü üretebilen ve bu alanda öncülük yapan devletler olacak. Türkiye olarak bizim, bilimde taklitçilik, külçeşitde taklitçilik dehemmiyetini zaten geride bıraktık ama artık bilimde, külçeşitde, teknolojide taklit edilen tek devletleri durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır."

Kurtulmuş, eğitimleri kurumlarının, bilhassa üniversitelerin iş eksenli tek anlayışla yapılanmasının da güçunlu olduğuna hatırlatma etti.

Üniversitelerin toplumla olan ilişkilerini da çeşitlilik daha kuvvetlü hale getirmesi lüzumtiğini söyleyen Kurtulmuş, "Şehrin halkıyla birlikteki olmayan, şehrin değişik kesimleriyle birlikteki düşünmeyen, kalbi ve zihni atmayan tek üniversiteler ne kadar ilim üretirse üretsin devletnin kalkınmasında tesirli olamaz" diye başlıkştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, eğitimleri süreleriyle eğitimleri kalitesi arasındaki ilişkiyi da düşünmenin vaktinin geldiğini belirterek, "Bölgesel ve dünyası tek kuvvet bulunmak iddiasında olan Türkiye'nin, gücü yalınce milli müdafaa sanayiyle, yalınce ekonomisiyle, yalınce toplumsal yapısıyla, yalınce milli gelirindeki yükselmeyle değil, daima şüphesiz gücü, malumatyi ne kadar üretebildiği ve malumatnin üretilmesine ne kadar öncülük edebildiğiyle da ölçülecektir. Dolayısıyla bu nazar açısı içerisinde bu eğitimleri ekosistemimizin eksikliklerini süratle gidermek ve çabuk tek biçimde yolda eldeetti mecburiyetindeyiz." kıymetlendirmesinde bulundu.

"BM GÜVENLİK KONSEYİ'NİN NEW YORK'TAKİ BİR KAFEDEN FARKI KALMAMIŞTIR"

Dünyanın yepyeni tek dehemmiyete doğrusu girdiğini ve çok sene evvel öngörü edilen başlıkların çeşitlilik daha çabuk geliştiğini, dünyası sistemi adına da ne dile getirilirse hepsinin altüst olduğunu ifadeleri eden Kurtulmuş, gelinen yepyeni aşamada dünyası ilişkilerde kullanılan neredeyseymiş bütünü terminolojinin yok olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "İran'a taarruz oluyor, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanıyor. Toplandı mı toplanmadı mı kimsenin umurunda bile değil nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin New York'taki tek kafeden farkı kalmamıştır. Kurallar yerle tek oluyor, terminoloji, hepsi berhava oluyor. Kural bazlı dünyası sistemleri diye yıllardır başlıkşulan sistem, kaideın değil gücü olanın istediği biçimde yönlendirdiği tek arena haline dönüyor." diye başlıkştu.

Dünyanın içinden geçtiği süreci "orman kanunlarının geçerli olduğu tek dehemmiyet" olarak tanımlayan Kurtulmuş, "Böyle tek kötü dehemmiyete, dünyası olasılıkla asırlar boyunca olan gelmemişti. Dolayısıyla bu sürecin, yakındaki dehemmiyetde daha iyiye doğrusu gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur." dedi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin içindeki bulunduğu coğrafyada çeşitlilik titiz olması, ayaklarını yere sağlam basması ve 86 milyonun kenetlenmesi lüzumtiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu düzensiz, kaidesız dünya, düşenin ayağa kalkamayacağı tek dünyası haline varmaktedir. Onun için eskiler der ya, "Bir kere düşmeye gör.' Biz Türk ulusi olarak düşmeyeceğiz, dik kalacağız, hep beraber Allah'ın izniyle dünyanın en muazzam uluslerinden arasında biri olacağız. Bu sistemsizlik durumu, yepyeni tek safhaya doğrusu da gidiyor. Sadece terminoloji değişmiyor, algıya dayalı yalanlar üzerinden ve çifte standartlar üzerinden yepyeni tek dünyası yapılanmasına gidiliyor. Eskiden yardımcı örgütlerden bahsederdik, şuanda yardımcı devletler üzerinden dünyada siyaset yapılandırılmaya çalışılıyor.

İsim vermeyeceğim ama kendisini çeşitlilik muazzam zannettiğimiz tek devletnin, Orta Doğu'daki küçüklük tek devletnin vekili haline geldiği da maalesef kimsenin gözünden kaçmıyor. Böyle tek dünyası olmaz. Bu kadar kaidesızlık, gücü elinde bulunduranın insanları ezip geçtiği tek dünyası giriş edilemez. Dünyanın her arasında biri yerinde da bu gidişata mukabil vicdan ve insaf sahiplerinin sesi, Allah'a şükür yükselmeye başlıyor."

"GAZZE'DE OLDUĞU GİBİ İRAN'DA DA 165 MASUM ÇOCUK SAVAŞ SENARYOLARININ KURBANI HALİNE GETİRİLİYOR"

Uluslararası literaçeşitde kullanılan "önleyici savaş" kavramını öz ellerinde oyuncakları haline getirerek, "Biz saldırmasaydık İran bize atomik saldırıda bulunacaktı" gibi tek algı, yepyeni tek yalan üzerinden dünyayı biçimlendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Kurtulmuş, bunun giriş edilemeyeceğini belirtti.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bunlar yapılırken aynen Gazze'de olduğu gibi maalesef İran'da da 165 suçsuz çocuk bu beylerin savaşı senaryolarının kurbanı haline getiriliyor. Kimsenin kılı kıpırdamıyor. Kimse bu başlıkyla ilgili neredeyseymiş tek şeyler söyleyemiyor nedeniyle gücü elinde bulunduranlar, bu gücü istedikleri gibi kullanmayı kendilerinde hak görenler, bütünü bölgeler devletlerine diyorlar ki, 'Eğer bizim dediğimiz istikamette yürümezseniz dizi size gelir.' Biz millet olarak böylesine yanlışlı tek senaryoyu daima giriş etmeyiz. Onun için her arasında biri çeşitlü güçluğa, kuvvetlüğe mukabil uyanık bulunmak ve yeryüzünde hakkı, adaleti, oğullar şahıs bizler kalsak bile söylemeye mecbur olduğumuzu temel oldu güçundayız."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyaca bilinen tek inceleme şirketinin oğullar olaylardan sonraları ABD'de tek inceleme yaptığını, bu incelemeda, ABD halkının yarısından fazlasının, İsrail lobisinin yönlendirdiği istikamete değil Filistinlilerin gösterdiği istikamete gittiğinin ortaya başlıklduğunu aktardı.

ABD halkının yarısından fazlasının Filistinlileri haklı gördüğünü, Yahudileri, siyonistleri haksız bulduğunu ve Filistin'in hakkının savunulması lüzumtiğini düşündüğünü dile getiren Kurtulmuş, ayrıca Avrupa'da epey stadyumda insanların "Filistin halkının yanındayız" diyerek bağırdığını ifadeleri etti.

Türkiye'nin da içindeki bulunduğu coğrafyada, bağlı yıllardır emperyalizmin "böl, parçala, yönet" siyasetinin devam ettiğini dile getiren Kurtulmuş, şuanda çeşitlilik yepyeni ve riskli tek aşamaya geçildiğini, bütünü siyasetlerini "arz-ı mevud" üzerine kuran İsrail'deki siyonist rejimin öncülerinin, "Artık oğullar aşamaya geldik. Hazır Orta Doğu'yu bölünmüş parçalanmış bulmuşken, amade dünyanın en muazzam ordularına malik olan devleti bu bölgeye yığmışken oğullar vuruşu yapalım ve arz-ı mevudu gerçekleştirelim" fikirsinde olduğunu kaydetti.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, "Orta Doğu toprakları arz-ı mevud, Yahudi halkına vadedilmiş kutsal topraklardır. Tanrının onlara vadettiği topraklardır" dediğini aktaran Kurtulmuş, "Bu sözleri söyleyenler akıllarını başlarına alsınlar. Bu toprakların her arasında biri tek parçası, Müslüman ahalinin, bu bölgenin halklarının kanlarıyla, canlarıyla bedelini ödedikleri öz vatanlarıdır, öz topraklarıdır ve daima kimsenin babasının malı değildir." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bölgenin en kuvvetlü devletsi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'ye mukabil da hesapların olduğunu herkesin bildiğini anlattı.

Kurtulmuş, Türkiye'nin bu krizin başından itibaren ve diğer mahalli krizlerin hepsinde da diplomasinin hiçbir biçimde kapatılmamasını, işlerin illaki müzakereyle çözülmesini bütünü taraflara telkin ettiğini kaydetti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Hatta bu oğullar savaşı başlamadan evvel da bütünü ilgili taraflarla bu görüşmeler yapılmış, yazıkki masada müzakereler devam ederken Netanyahu hükümetinin güçlamasıyla Amerika da savaşın içerisine sokulmuştur. Biz olanlar bu bölgede savaşı istemiyoruz. Bu bölgede istikrasızlık istemiyoruz. Bu bölgenin ilave bölünmesini, parçalanmasını istemiyoruz. Bu bölgenin halkları arasına düşmanlık sokulmasını istemiyoruz. Onun için evvel Türkiye olarak diyoruz ki, 'Biz eğer bu coğrafyada sağlam tek biçimde ayaklarımızı yere basarsak Türkiye yalınce kendisinin teminatı değil, bütünü bölgeler halklarının da teminatı olur.'"

"LÜTFEN BU SÜRECE OMUZ VERİN"

"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin da kıymetlendirmede bulunan Kurtulmuş, terörü meselesinden Türkiye'nin kurtarılması için hükümlı tek süreci başlattıklarını belirtti.

TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu kurduklarını ve 21 buluşma sonrasında bütünü partilerin uzlaştığı tek metni giriş ederek, bundan sonrası için neler yapılacağını ortaya koyduklarını anlatan Kurtulmuş, bundan sonrakiler aşamalerde adımların sağlam tek biçimde atılacağını kaydetti.

"Komisyon raporunda da ifadeleri ettiğimiz ve 'kritik eşik' olarak tanımladığımız gibi örgütün silahları bırakması ve tamamıyla kendisini feshetmesinin, devletin asayiş birimleriyle belirleme ve tesciliyle beraber, öneriler edilen yasaların çıkarılması için yüceliği Meclisimiz çalışmalarını sürdürecektir." diyen Kurtulmuş, hedeflarının "bir daha daima kimsenin eline silahlı almayı düşünmediği, tek daha daima kimsenin kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan geçiremediği, barışın, kardeşliğin ve devam eden dostluğun kurulduğu" tek Türkiye'yi tesis etmek olduğunu vurguladı.

İsrail-İran-ABD savaşı 6. gününde! İsrail'den İran'a yepyeni tehdit: İkinci aşama başladı, sürprizler hamlelerimiz var

Komisyonun toplantıları sırasında yapılan dinlemelere da hatırlatma eden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Komisyonda başlıkşan annelerin 'Biz artık evlatlarımızı değil silahları gömdü istiyoruz. Silahlarımızı gömmemiz lazım.' Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ilanihaye bu topraklarda kardeşlik sözünden, birlikleri ve beraberlik sözünden diğer hiçbir vaat hakim olmayacaktır. İç kalemizi tahkim etmek mecburiyetimiz ortadadır. Bütün farklılıklarımızı, zenginleşen vesilesi olarak giriş edeceğiz. Asırlardır olduğu gibi bu topraklarda değişik ırksal yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kavgası yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle hiç tek husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koydu isteyenlerin elinden bu imkanı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları tek daha oynayamayacak biçimde ters çehre edeceğiz. Allah'ın izniyle bunun için da Türkiye'de halkımızın muazzam tek hayır verdiğini görüyoruz.

Türkiye'nin dahili kalesinin tahkim edilmesi, terörsüz tek Türkiye'nin sağlanması, gerçekten çeşitlilik açıktır ki terörsüz tek bölgenin da sağlanmasıdır. Bunun için bu bölgedeki bütünü unsurların Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin, ne kadar değişik ırksal mezhebi yapıları varsa, bütünü bu unsuların hep beraber benzer coğrafyanın insanları, benzer devletnin, benzer bölgenin vatandaşları ve benzer kaderin kaderdaşları olarak tek arada yürümeleri bölgemizin da huzurunu sağlayacaktır."

"Terörsüz Türkiye" mücadelesinde üniversitelerden da hayır beklediklerini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üniversitelerin bu başlıkyla ilgili yapacakları incelemeları, öz üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı artırmanızı sizlerden istirham ediyoruz. Böylece bu mesele yalınce siyasetin, TBMM'nin, Türkiye'nin asayiş birimlerinin meselesi değil, üniversiteler karışmış bulunmak üzere fikri olan herkesin en ilköğretim vazifelerinden birisidir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da vazife yapan hocalarımıza hatırlattı isterim. Bölgenizde epey tek süredir çeşitlilik şükür tek tane kurşun atılmıyor. Bölgedeki huzur ve sükunun, bölgenizin devamlı olarak gelişmesi için, üniversiteler eğitiminizin kalitesinin yükselmesi için ne muazzam katkılar sağladığını sizler bizden daha iyice biliyorsunuz. Onun için diyoruz ki, ricadır bu sürece omuzbaşı verin. Bölge halkıyla, kent halkıyla 'Terörsüz Türkiye' meselesinin ideallerini buluşturun ve inşallah hep beraber bu süreci da geride bırakarak, ilanihaye, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için gayretle mücadelemizi sürdürelim."

"ÖNCELİĞİMİZ SAHİP OLDUĞUMUZ KUVVETLÜ ALTYAPIYI NİTELİK BAKIMINDAN ÇOK DAHA İLERİLERE TAŞIMAK"

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ramazan ayının bereketli olmasını diledi.

Üniversitelerin Türkiye'de teknik üretiminin, teknolojik gelişmenin ve toplumsal ilerlemenin en ehemmiyetli odaklarından olduğunu dile getiren Özvar, ekonomik kalkınmanın, külçeşitel zenginliğin ve toplumsal gelişmenin en ehemmiyetli unsurları arasında üniversitelerin mekan aldığını söyledi.

Bu nedenle üniversitelerin kuvvetlenmesinin ve muvaffakiyetlarının artmasının "Türkiye'nin kuvvetlenmesi ve ilerlemesi" manaına geldiğini vurgulayan Özvar, şimdiye kadar bu bilinçle hareket ettiklerini dile getirdi.

Üniversitelerin bilimsel, teknolojik, ekonomik ve toplumsal alanlarda Türkiye'ye sağlayacağı katkıyı en üstleri seviyeye taşıdı için kuvvetlü tek sualmluluk anlayışıyla çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Özvar, şunları kaydetti:

"Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türk yükseköğretim sistemi, muazzamlığı tek gelişme ve gelişme kaydetmiştir. Bugün Türkiye'nin 4 tek yanında etkinlik gösteren 208 üniversitemiz bulunmaktadır. Yaklaşık 187 binlerce akademisyenimiz ve 6 milyonu aşan talebemizle, dünyası ölçekte genişliği ve kuvvetlü tek yükseköğretim ekosistemine sahibiz.

Geldiğimiz aşamada hedefimiz yalnızca sayısal büyümeyi sürdüren değil bundan sonrakiler aşamate en ehemmiyetli önceliğimiz malik olduğumuz kuvvetlü altyapıyı nitelik bakımından çeşitlilik daha ilerilere taşımaktır. Eğitim ve öğretimde nitelik standartlarının yükseltilmesi, inceleme ve yenilik, üretme kapasitesinin geliştirilmesi, mesleki eğitimin kuvvetlendirilmesi ve mezunlarımızın çağın gereksinim duyduğu malumat ve becerilerle donatılması bu doğrultudaki ilköğretim hedefimiz arasındadır."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, başlıkşmasının ardından YÖK Başkanı Özvar ve rektörlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

MİT'ten Şam'da terörü operasyonu! Hücre çökertildi, 3 DEAŞ'lı yakalandı
>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.