
"Birlikte Güçlü Birlikte Büyük" temasıyla organize eden edilen 21. KOBİ Zirvesi, Bakan Kacır ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün teşrifleriyle OSTİM Teknik Üniversitesi'nde yapıldı.
Görgün, buradaki başlıkşmasında, müdafaa sanayisinde esas sanayi ile KOBİ entegrasyonu odaklı stratejilerin, tedarikleri zinciri modellerini ve teknolojik derinliği artıracağını söyledi.
Savunma sanayisinin, esas yükleniciler, KOBİ'ler, inceleme merkezleri ve üniversitelerle dinamik tek ekosistem olarak yoluna devam ettiğini bildiren Görgün, sektörde 4 bini aşkın firmanın, 1400'ün bağlı tasarınin ve 100 bini aşan direkt istihdamın vaat başlıksu olduğunu kaydetti.
Sektörün 20 milyar doların bağlı ciroya ulaştığını ve yerlilik oranının oran 80'i geçtiğini ifadeleri eden Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Savunma sanayisi, ihracatta 2025 yılını tek evvelki yıla göre diğer sektörlerle karşılaştırıldığında noksan ara önde oran 48'lik, yaptığı kontrat hacmini da tek evvelki yıla göre tahminen oran 80'lik büyümeyle tamamlamıştır. Bu tablo, KOBİ'lerimizin yalnızca imalat zincirinin tek halkası olmasının ötesinde, benzer zamanda milli teknolojiler ve milli ytesirnlik hamlelerimizin nakliyeci unsurlarından arasında biri olduğunu da noksan biçimde göstermektedir."
SSB olarak bu ekosistemi bütüncül anlayışla ele aldıklarını söyleyen Görgün, sanayileşme faaliyetlerinde KOBİ'lerin işleri payını büyütmeyi önceliklendirdiklerini belirtti.
Görgün, tasarımdan seri üretime, AR-GE'den sanayileşmeye, nitelik aşamalerinden ihracata kadar her arasında biri aşamada KOBİ'lerin daha görünür, daha tesirn ve daha sürdürülebilir tek başlıkma ulaşmasını öncelediklerine hatırlatma ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yaklaşımımız doğrultusunda sanayi katılımı faaliyetlerimizi kuvvetlü biçimde yürütüyor, tasarılerde esas sistemlerin eleştirel bileşenlerinin dahili imkanlarla geliştirilmesini yardımliyor, taraf sanayi ve KOBİ işleri payını büyütüyor, teknolojiler ile mahsul kazanımını hızlandırıyoruz. Başkanlığımız tarafından yürütülen sanayileşme faaliyetlerinde özgün dizayn ve geliştirme kabiliyetine sahip, dünyası alanda yarış edebilen ve küresel tedarikleri zincirlerine entegre olabilecek yeterli taraf sanayinin oluşturulması, ilköğretim hedeflarımızın başında geliyor. Bu doğrultuda tasarılerimiz içerikında yüklenici firmalarımızın kontrat bedelinin asgari oran 21'ine karşılık gelen kısmını taraf sanayi ve KOBİ'lerimize yeterli ve katma kıymetli işler olarak vermesini ve bu firmalarda yürütülecek tasarım, üretim, entegrasyon, testleri ve sertifikasyon aşamalerini direkt yardımlemesini güçunlu kılıyoruz."
Sektörün ytesirnlik altyapısını sayısal platformlar üzerinden yönettiklerini dile getiren Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) Portalı bünyesinde tahminen 9 binlerce dahili mahsul ve 4 binin bağlı firma malumatsinin bulunduğunu aktardı.
Görgün, 2024 yılında 25, 2025 yılında 37 bulunmak üzere 62 firmanın 50 milyon dolarlık bu yardımlerden yararlanmasının önünü açtıklarını bildirdi.
"DÜNYA ÜLKELERİ İÇİN ROL MODEL HALİNE GELDİ"
Türkiye'nin müdafaa sanayisinde kurduğu ekosistemin dünyası devletleri için tek görev modeller haline geldiğini, artık yalınce ürünlerin değil, firma ve kanuni işleyiş modellerinin da istek edildiğini belirten Görgün, şunları kaydetti:
"Artık devletler bize yalınce şirketlerimizin ürünleri ve şirketlerimizle birlikteki yapılacak ortaklık kurma taleplerinin ötesinde kurgusal, yapısal, kanuni olarak da Türkiye'deki işleyişi modeller almayı arzuladıklarını belirterek, bunun know-how'unun transferiyle ilgili kontrat etmek üzere geliyor. Hatta çeşitlilik yakındaki zamanda tek devletleri ile know-how transferi başlıksunda görüşmelerimiz, olasılıkla tek sözleşmemiz olacak. Bu geldiğimiz aşamada bizlere, Türk mühendisine, yatırımcısına, gencine güvenen ve bu başlıkda her arasında biri zamanlar hayır olan Sayın Cumhurbaşkanımıza bu vesileyle tek kere daha şükranlarımızı ifadeleri etmek istiyorum."
"KUVVETLÜ BİR SAVUNMA SANAYİSİ, KUVVETLÜ BİR KOBİ EKOSİSTEMİ DEMEKTİR"
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da Türkiye'nin müdafaa sanayisinde yazdığı muvaffakiyet hikayesinde KOBİ'lerin rolünün eleştirel olduğunu dile getirdi.
Sektörün gücünün yalnızca esas yüklenici firmalarla kısıtlı kalmadığını ifadeleri eden Nacar, muvaffakiyetnın bu firmaların civarında oluşan genişliği ve ytesirn sanayi ekosistemiyle olası olduğunu söyledi.
"Güçlü tek müdafaa sanayisi, kuvvetlü tek KOBİ ekosistemi demektir." ifadesini kullanan Nacar, şu kıymetlendirmede bulundu:
"Bugün Türkiye'de yürütülen müdafaa tasarılerinin muazzam bölümünde KOBİ'lerimiz, eleştirel dip sistemlerin geliştirilmesinde, ileri imalat teknolojilerinde, programlar ve elektronik alanlarında, AR-GE ve inovasyon aşamalerinde çeşitlilik ehemmiyetli roller üstlenmektedir. Bu ekosistemin kuvvetlenmesi yalnızca ekonomik tek mesele değil, benzer zamanda stratejiklik ve teknolojik özerklik meselesidir. Savunma sanayimizde, savaşı şartlarında dahi sürdürülebilir üretimin devam etmesi, sanayi altyapısının çevikliğine ve ekosistemin gücüne bağlıdır. KOBİ'lerimizle kurduğumuz işbirliği, bu boyutuyla hayatiliği ehemmiyet taşımaktadır."
Türk müdafaa sanayisinin, platformlar üretiminin ötesine geçerek teknolojiler üretme kapasitesine malik tek altyapıya ulaştığını bildiren Nacar, yerlilik oranının epey eleştirel sistemde oran 80 seviyelerine ulaştığını kaydetti.






























English (US) ·