Son dakika... İran'ın 'çaresizliğinde' F-35 ilklere imza atıyor

2 hafta önce 5

Filosunda F-35 uçaklarını bulunan ABD ya da Avrupa devletleri, F-35'i yaygınlaşan olarak caydırıcı tek bileşen olarak hangarda tutarken İsrail, bu uçağı uzunluğu süredir İran ve İran yardımli hedeflere mukabil kullanıyor.

Bu tesirn kullanım, F-35'in teknolojik üstünlüğüyle birleşince, düzlem muharebe sahasındaki ilklerini İsrail komutasında gerçekleştirdi. Mayıs 2018'de Suriye'deki İran bağlantılı olduğu kıymetlendirilen hedeflere saldırı, dünyadaki birinci operasyonel F-35 kullanımı oldu. Mart 2021'de İran İHA'larının düşürülmesi F-35'in birinci hava-hava zaferi (insansız) olarak kayıtlara geçti. Son olarak Tahran bağlı Yak-130'un düşürülmesi, F-35'in birinci insanlı düzlem düşürme muvaffakiyetsı oldu.

İsrail'e özgün modifikasyonlar sonrası F-35I olarak isimlendirilen uçak, İsrail Hava Kuvvetlerinin İran'a mukabil en stratejiklik unsurlarından birini oluşturuyor.

Beyaz Saray'da ilgi çeken görüntü! Trump'ın etrafını sarıp namaz ettiler

Öyle ki ABD bile öz uçaklarını eğitimde tutarken İsrail, 2018'de Suriye semalarında "ilk muharip vazifeine" imzasını attı. İran'ın düzlem filosunun tehditleri oluşturmaktan ırak olması, katmanlı havada müdafaa yeteneklerinin muazzam ölçüde bastırılması, F-35'in alçak görünürlük, yoğun taarruz gibi kabiliyetleriyle birleştiğinde muharebe sahasındaki kuvvet dengesini ehemmiyetli ölçüde bozuyor.

HAVA SAVUNMA BASTIRILDI, KAYIP RİSKİ AZALDI

Stratejik Araştırmalar Merkezi (STRASAM) Başkanı Hüseyin Fazla, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında havada unsurlarının ne şekilde tek rolleri malik olduğuna ilişkin AA muhabirinin suallarını yanıtladı.

ABD-İsrail müşterek havada harekatına katılan havada unsurlarının operasyonun belkemiğini oluşturduğunu vurgulayan Fazla, havada taarruzlarının asli gayesinin, İran havada gücünü tahrip ya da tesirsiz hale getirmek olduğunu söyledi.

İngiliz basını 'kabus senaryosunu' yazdı! 'Türkiye'ye taarruz Orta Doğu'daki her arasında biri devletleri için felaket olur'

İran'ın, 1979 yılından bugüne kadar, MiG-29’lar dışında envanterine yepyeni savaşı uçağı kazandırmadığına hatırlatma eden Fazla, şöyle başlıkştu:

Alıntı Metni

"ABD ve İsrail, ellerindeki havada varlıklarını değişik coğrafi bölgelerde ve taktiksel gereksinimlar doğrultusunda kullanavakıf oldu için koordineli tek işleri bölümü çerçevesinde hareket etmektedirler. İsrail (ve bölgedeki ittifak havada sahalarını kullanan) savaşı uçakları daha çeşitlilik İran'ın kuzey ve dahili kesimlerindeki hedeflere odaklanırken ABD'nin düzlem gemilerinden ve Ürdün’den kalkan havada unsurları, batıya ve cenup bölgelere yoğunlaşmışlardır."

Fazla, ABD-İsrail’in savaşı uçaklarının ve insansız havada vasıtalarının havada taarruzlarında üstlendiği ilköğretim rollerin başında havada üstünlüğünün korunması ve İran havada müdafaa sistemlerinin bastırılması (SEAD) geldiğini belirtti.

Operasyonun birinci saatlerindeki en eleştirel vazifein, İran'ın entegre havada müdafaa sistemlerinin (askeri radar ağları ve karadan havaya füzeler) tesirsiz hale getirilmesine odaklandığına hatırlatma eden Fazla, "Savaş uçakları bilhassa İran’ın batısındaki, bilhassa Tebriz civarındaki havada müdafaa düğümlerini hedefleri alarak tam havada üstünlüğünü kurmayı başarmışlardır. Böylece ittifak uçakları, Tahran gibi muazzam kentlerin ve ordu üslerin bağlı asgari ziyan riskiyle ameliyat yapabilme kapasitesine ulaşmışlardır." dedi.

Kim kazanır, ne zamanlar biter, yanıtları

DAYANIKLILIĞI TEST ET, MİSİLLEME GÜCÜNÜ BASKI ALTINDA TUT

ABD ve İsrail'in, savaşın esas hedefini, İran rejiminin "başını koparma (decapitation)" olarak belirledikleri için birinci etapta İran lideri Ali Hamaney’i havadan yere taarruzlarla ortadan kaldırmayı hedefladıklarını dile getiren Fazla, şu kıymetlendirmelerde bulundu:

Alıntı Metni

"İran'ın İsrail'e ve Körfez devletlerindeki ABD üslerine yönelik misilleme gücünü oluşturan, balistik roket altyapısıdır. Bunu dikkate saha ABD-İsrail havada unsurları, mekan altı roket kentlerini, mobil balistik roket fırlatıcılarını (lançerler), mühimmat depolarını ve kamikaze dron fırlatma lançerlerini devamlı uyguladığı bombardımanla versiyonu altındaki tutmaya odaklanmışlardır. Füze lançerlerini belirleme edip tesirsiz hale getirmeyi hedefleyen bu strateji, balistik füzeleri henüz havalanmadan kaynağında yok etmeyi (ofansif savunma) birinci öncelikli müşahede etmektedir."

FÜZELERE KARŞI ENTEGRE HAVA SAVUNMA AĞI

Hava taarruz stratejilerinin yanı dizi İran'ın fırlattığı füzeleri havada karşılayan havada müdafaa bataryalarının (Arrow 3, Patriot, THAAD, SM3 vb.) çatışmanın diğer eleştirel halkasını oluşturduğuna hatırlatma eden Hüseyin Fazla, harekatın ilerleyen safhalarında (özellikle 1 ve 2 Mart 2026 tarihlerinde), İran'ın atomik tesislerini da hedefleri saha ABD ve İsrail savaşı uçaklarının İran'ın atomik altyapısına direkt ve şiddetlice taarruzlar icra etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Fazla, şunları kaydetti:

"İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah'taki atomik inceleme merkezlerinin yanı dizi stratejiklik uranyum zenginleştirme tesisleri olan Natanz ve Fordow yoğun bombardımana maruz kalmıştır. Aynı biçimde Tahran'daki Nükleer Enerji Kurumu da havada saldırılarının yoğunlaşma noktalarından arasında biri olmuştur. ABD ve İsrail yönetimlerinin ortaklaşa stratejiklik amacı, İran'ın atomik silaha malik olmasını hepsi olarak manilemektir. Bu hamle ile İran'ın atomik programının bedensel olarak yıllarca geriye göçeşitmeyi hedeflamaktadır.

İran, uğradığı bombardımana misilleme olarak elindeki balistik roket ve İHA stoklarını İsrail topraklarıyla birlikteki ABD’nin Körfez'deki üslerine da yöneltmiştir. Bu durum, bölgeler devletlerindeki entegre havada müdafaa ağını doğrudan, eşleri zamanlı ve yüksek yoğunluklu tek savaşı ortamına sokmuştur. Bu bağlamda İran, Bahreyn'de bulunan ABD 5. Filo hükümgahını, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Amerikan üslerini ve Kuveyt'teki ordu tesislerini (Camp Arifjan ve Ali Al Salem) havadan duyarlı taarruzlarla vurmayı lüzumli görmüşçeşit.

İlk ordu verilere göre, Körfez devletlerine başlıkşlu havada müdafaa kalkanı tesirli tek icra göstermiştir. Yoğun roket saldırıları mahalli paniğe yolda açsa da ABD-İsrail havada müdafaa sistemlerinin etkin müdahalesi sayesinde hedefleri alınan üslerde operasyonel kabiliyeti çökertecek düzeyde tek yapısal zarar ya da yoğun ziyan yaşanmasının önüne geçilmiştir."

"İT DALAŞINA" GİRME İHTİYACI DUYMADAN HEDEFİNİ DÜŞÜRDÜ

Hüseyin Fazla, bu savaşta havada unsurlarının ilkleri da yaşattığını söyledi.

İsrail'e ait 5. kuşak savaşı uçağı olan F-35I "Adir"in 4 Mart'ta YAK-130 savaşı uçağını radar güdümlü roket ile uzaktan vurarak düşürdüğünü ifadeleri eden Fazla, şöyle başlıkştu:

"Tahran semalarında yaşanan bu olay, yalnızca havacılık önemli açısından ilklerden bulunmakla kalmayıp ABD ve İsrail'in harekat boyunca olan icra etmekta oldukları havada stratejisinin sahadaki en netler tezahürlerinden arasında biri olarak görülüyor."

Alıntı Metni

İRAN'IN "ÇÖZÜMSİZLİĞİ"

Fazla, İran Hava Kuvvetleri Tahran bağlı gerçekleştirdiği YAK-130 devriye uçuşlarıyla hasım dronlarını avlamayı hedefladığına hatırlatma ederek "Bazılarına göre bu İran’ın sahaya yansıyan çözümsizliğidir. Zira YAK-130, tek savaşı uçağından ziyade, sesli altı (subsonic) hızlarda uçan Rus yapımı tek eğitimleri ve ince taarruz uçağıdır (HÜRJET, M-346 muadili). Esasında düşürülen YAK-130, Tahran bağlı uçan İsrail'e ait insansız havada vasıtalarını (örneğin Hermes-900) avlamak için envantere kazandırılmıştır." dedi.

Hüseyin Fazla, bu önemli olayın, teknolojik ve taktiksel olarak havada sahasını domine eden ABD-İsrail havada unsurları karşı tutunabilmeyi hedeflayan İran’ın, elinde kalan kısıtlı imkanlarla asimetrik ve orantısız tek havada savunması yapmaya çalıştığını gösterdiğini kaydetti.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.