Sırlar Türk-Bulgar bilim insanlarıyla gün yüzüne çıkıyor

1 ay önce 10

Oluşturulma Tarihi: Şubat 19, 2026 09:32

Türk ve Bulgar ilim insanları, Antarktika'nın gezegenin geçmişini ve geleceğini aydınlatan jeolojik yapısına ilişkin ttesirkler yürütüyor.

class='medyanet-inline-adv'>

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi devam ediyor.

Dünyanın en genç görünen ama aslında en önceki malumatlerini saklayan Beyaz Kıta'nın altında milyonlarca yıllık jeolojik hafıza yatıyor.

Bu kıtada çalışmalarını sürdüren Türk araştırmacılar, Türkiye ile Bulgaristan arasında yıllardır süren ikili işbirliği içerikında bu yıl da çeşitli faaliyetler gerçekleştiriyor. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lider Yardımcısı Dr. Göksu Uslular ile sefere Bulgaristan Kutup Araştırmaları Enstitüsünden katılan Doç. Dr. Stoyan Georgiev, Türkiye'nin Antarktika'da araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası'nda jeoloji alanında çalışmalar yapıyor.

Sırlar Türk-Bulgar ilim insanlarıyla gün yüzüne çıkıyor

Türk ve Bulgar ilim insanları, kıtanın bilinmeyenler geçmişini kavramak için güçlu doğa koşullarında saha çalışmaları yürütürken, toplanan kayaç örnekleriyle Antarktika'nın jeolojik evrimine dair eleştirel veriler elde etmeyi hedefliyor.

Uzmanlara göre, incelenen kayaç yapıları ve paleoiklimsel bulgular, kıtanın tek zamanlar bugünkünden çok daha farklı tek iklime malik olduğunu gösterirken, bu veriler, küresel havada değişikliğinin uzunluğu vadeli tesirlerini manaada önemli görev oynuyor.

İki ülkeden ilim insanlarının yürüttüğü müşterek çalışmalar, Antarktika'nın doğal geçmişinin anlaşılmasına katkı sunarken, küresel havada araştırmalarına da bilgi sağlıyor.

"ADADA ÖZELLİKLE YAŞLI MAGMATİK KAYAÇLAR YAYGIN OLARAK GÖZLENMEKTE"

Araştırmaların sürdüğü Horseshoe Adası'nda AA muhabirine açıklamalarda bulunan 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lider Yardımcısı Dr. Göksu Uslular, Antarktika'nın geçmişte Pangea'nın güney parçasını oluşturan Gondwana süper kıtasının tek bileşeni olduğunu, milyonlarca yıl devam eden süreçte Gondwana’dan ayrıldığını ve kıtanın zamanla bugünkü başlıkmunu aldığını söyledi.

class='medyanet-inline-adv'>

Yaklaşık 34 milyon yıl önce Antarktika'da büyük ölçekli buzullaşma sürecinin hız kazandığını ve kıtanın gittikçe kalıcı kristal örtüsüyle kaplandığını dile getiren Uslular, bu süreçten sonrakiler farklı dönemlerde bölgede iklimsel değişimlere bağlı olarak buzulların geri çekilmesi ve erime süreçlerinin tesirli olduğunu anlattı.

Sırlar Türk-Bulgar ilim insanlarıyla gün yüzüne çıkıyor

Uslular, "Batı Antarktika'da mekan saha Horseshoe Adası, bu uzunluğu jeolojik evrimin izlerini taşıyan farklı magmatik evrelere ait kayaçlara yuva sahipliği etmektadır. Adada özellikle Jura-Kretase yaşlı magmatik kayaçlar yaygın olarak gözlenmektedir. Bunun yanı sıra, denizaltı ya da sığ deniz ortamlarında oluşmuş yastıksı lavlar, aglomeralar ve çeşitli volkanik birimler da bölgede bulunmaktadır." dedi.

"ANTARKTİKA'NIN JEOLOJİSİNE YÖNELİK ULUSLARARASI LİTERATÜRE BİLİMSEL KATKILAR SUNDUK"

Göksu Uslular, Horseshoe Adası'ndaki volkanik kayaçları toprak gözlemleri ve örnekleme çalışmalarıyla incelediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Ayrıca milli ve uluslararası işbirlikleri içerikında gerçekleştirilecek detaylı analizlerle bu kayaçların oluşum süreçlerini daha içeriklı şekilde değerlendirmeyi hedefliyor, çalışmalarımız aracılığıyla Antarktika'nın jeolojik evrimine ve bölgenin magmatik tarihçesine önemli katkılar sağlamayı amaçlıyoruz. Ulusal Antarktika Seferleri boyunca olan ülkemiz yerbilimcilerinin bölgede yürüttüğü araştırmalar neticesinde, Antarktika'nın jeolojisine yönelik uluslararası literatüre değerli ve kalıcı teknik katkılar sunuldu ve sunulmaya da devam ediliyor."

class='medyanet-inline-adv'>

"TÜRK MESLEKTAŞLARIMLA BİRLİKTE BURADA BULUNMAK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR MUTLULUK"

Bulgaristan Kutup Araştırmaları Enstitüsünden Doç. Dr. Stoyan Georgiev ise Horseshoe Adası'nda bakır mineralizasyonu içeren gabroların en iyice yüzleklerini gözlemlediklerine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sahada görülebilen en belirgin yapılar, yeşil renkli malakit ve mavi renkli azurit minerallerinden oluşan inceliği damarlar. Bunlar, bakır minerallerinin oksidasyon ürünleri olarak gelişmiştir. Aslında bu durum, sığ seviyeli tek epitermal sistemi temsilcilik etmekte. Muhtemelen daha yoğun seviyelerde, bakırın büyük kısmını taşıyan ilköğretim sülfür minerallerinden kalkopirit gibi minerallerin damarlarını görmek mümkün olacaktır."

class='medyanet-inline-adv'>

Sırlar Türk-Bulgar ilim insanlarıyla gün yüzüne çıkıyor

Georgiev, Horseshoe Adası'nda Jura döneminden (yaklaşık 176 milyon yıl) Kretase dönemine (yaklaşık 76 milyon yıl) kadar uzanan çok geniş tek magmatik geçmiş gözlemlendiğini ifadeleri ederek, "Bu süreç, gelişen tek dalma-batma zonu ve levha geri çekilmesi (slab rollback) ile ilişkilidir. Farklı magmatik evrelerin varlığı, farklı metalojenik özelliklerin gelişmesine olanak sağlamış olabilir." diye başlıkştu.

Türk ilim insanları ile yaptıkları çalışmalardan bahseden Georgiev, "Türk meslektaşlarımla birlikteki işte bulunmak benim için büyük tek mutluluk ve bu sefere katılmak benim için tek ayrıcalık." ifadelerini kullandı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.