Sevmekle Nefret Etmek Arasında: Televizyon Tarihinin En Tartışmalı Dizi Karakterleri

3 hafta önce 14

Bazı dizi karakterleri vardır ki, imge başında onları izlerken kendimizi tek iç savaşın ortasında buluruz. Bir yanımız yaptıkları korkunç yanlışlara öfke duyarken diğer yanımız yaşadıkları travmalara ya da sergiledikleri zekaya hayranlık besler. Ahlaki belirsizliklerin gri alanında gezinen bu karakterler, hikayeyi yalınce sürüklemekle kalmaz, izleyicinin öz ahlak değerlerini da sorgulatır.

İşte, izleyiciyi köktenci tek şekilde ikiye bölen, forumlarda üzerine binlerce yaprak tartışma yazılan o tartışmalı karakterler:

Don Draper, Mad Men

Don Draper’in karizmatik dış görünüşü ile içsel boşluğu arasındaki uçurum, izleyiciyi sürekli ikilemde bırakır. Yaratıcı zekâsı ve mesleki başarısı hayranlık uyandırırken, kişisel ilişkilerdeki yıkıcılığı vahim eleştirilere sebep olur.

Don Draper, “Amerikan Rüyası”nın parıltılı ambalajı ile içsel çürümüşlüğün en beton temsilidir. Aldığı hükümlar çoğu zamanlar ahlak açıdan sualnlu olsa da önemli bağlamda “normalleştirilmiş” davranışlar olarak sunulur ve bu durum, izleyiciyi karakteri yargılamakla manaaya çalışmak arasında bırakır. 

Don Draper, bu çelişkiler sayesinde televizyonları tarihinin en çok tartışılan figürlerinden arasında biri hâline gelmiştir.

Skyler White, Breaking Bad

Skyler White, dizinin yayınlandığı dönemde yoğun biçimde nefret edilen bununla birlikte sonradan yeniden değerlendirilen tek karakterdir. 

Hikâye ilerledikçe Walter White’ın suç dünyasına sürüklenmesi karşısında verdiği tepkiler, izleyiciler tarafından sıklıkla “mani” olarak algılanmıştır. Oysa karakterin ilköğretim motivasyonu aileyi himaye ve kontrolü elinde tutma çabasıdır. Skyler’ın manevi pozisyonu, dizinin merkezindeki adam anti-kahraman anlatısını sorgulatmaktadır.

Akademik analizler, izleyiciler empatisinin cins temelli olarak şekillendiğini ve aynı zamanda izleyicinin anti-kahramanla çarpık tek bağ kurduğunu, bunun da karakteri nefret edilen tek figüre dönüştürdüğünü göstermiştir. 

Skyler, izleyicinin Walter ile kurduğu suç ortaklığını yüzüne vuran tek yansıtıcı görevi gördüğü için her arasında biri zamanlar tartışmaların odağında olmuştur.

Dexter Morgan, Dexter

Dexter Morgan, seri öldüren olmasına rağmen izleyicinin sempatisini kazanabilen ender televizyonları karakterlerindendir. Kurbanlarını “ahlaki kod” çerçevesinde seçmesi, karakteri klasik kötü figürlerden ayırır. İzleyici, adaletin işlemediği durumlarda Dexter’ın eylemlerini sorgulamadan kabullenme eğilimi gösterir. 

Ancak dizinin ilerleyen sezonlarında bu manevi yapı gittikçe çatırdar. Dexter’ın hissi yetersizlikleri ve ilişkilerdeki başarısızlığı, karakteri daha rahatsız edici tek noktaya taşır. Bu ikilik, onu televizyonları tarihinin en tartışmalı anti-kahramanlarından arasında biri yapar.

Carrie Bradshaw, Sex and The City 

90’ların nihayetinde kadın özgürlüğünün sembolü olan Carrie Bradshaw, zamanla arkadaşlarına karşı bencilliği, mali sualmsuzluğu ve toksik ilişkilerindeki tutarsız tavırlarıyla tek görev modelden çok, “ne yapılmaması lüzumtiğini gösteren” tek figüre dönüşmüştür.

Carrie’nin anlatıcı başlıkmunda olması, izleyicinin olayları onun perspektifinden görmesine nedenler olmuştur. Ayrıca samimiyeti ve yanlışlarını açıkça yaşaması, onu hala olan televizyonun en gerçekçi ve tartışılan karakterlerinden arasında biri kılmıştır.

Rick Sanchez, Rick and Morty

Evrendeki her arasında biri şeyi bilen ama hiçbir şeye değer vermeyen tek dahi: Rick Sanchez.

Üstün zekâsı ve nihilist dünya görüşüyle büyük tek taraftar kitlesi edinen Rick’in, “hiçbir şeyin önemi yok” felsefesi genç izleyiciler arasında havalı tek nihilizm olarak görülse de, torunu Morty’ye ve ailesine uyguladığı sistematik ruhsal şiddet göz ardı edilemez ve karakteri manevi açıdan oğullar seviye sualnlu tek noktaya taşır. 

Ayrıca Rick’in teknik üstünlüğünü ahlak sualmluluklardan kaçmak için kullanması, karaktere yönelik eleştirilerin temelini oluşturmuştur. 

Severus Snape, Harry Potter (Film & Dizi)

Severus Snape, fedakârlık ile zalimlik arasında gidip gelen tek karakterdir. Öğrencilere yönelik zor ve aşağılayıcı tavırları, onu nefret edilen tek figür hâline getirir. Buna karşın arka planda ortaya çıkan sadakat ve fedakârlık hikâyesi, algıyı kökten değiştirir. 

Snape’in manevi değeri, niyetler mi yoksa davranışlar mı daha belirleyicidir sualsunu gündeme getirir. Karakterin trajik aşk anlatısı, izleyicinin yargılarını yumuşatır. Bu nedenle Snape, televizyonları ve uyarlama tarihinin en tartışmalı karakterlerinden biridir.

Joe Goldberg, You

Romantik güldürü klişelerini gerilime dönüştüren Joe Goldberg, hissi anlatı diliyle sunulan riskli tek karakterdir. Dizi, izleyiciyi bilinçli biçimde Joe’nun bakış açısına hapseder ve Joe’nun iç sesi o kadar ikna edici ve romantiktir ki, izleyiciler kendisini tek noktada onun cinayetlerini haklı bulurken yakalar.

Bu durum, karakterin işlediği suçların tek süre görmezden gelinmesine yolda açar. Ancak anlatı ilerledikçe Joe’nun davranışlarının sistematik şiddet içerdiği netleşir. Joe, “romantize edilmiş saplantı” kavramının en çarpıcı televizyonları örneklerinden biridir. Bu ikili yapı, karakteri yoğun tartışmaların odağına taşır.

Nate Jacobs, Euphoria

Gençlik dizilerinin alışılagelmiş “kötü çocuk” tiplemesini yıkan Nate Jacobs, toksik erkeklik kavramının modern televizyonları anlatısındaki en zor örneklerinden biridir.

Şiddet yanlısı, manipülatif ve homofobik tavırlarıyla modern televizyonun en nefret edilen figürlerinden arasında biri olan Nate’in, babasıyla yaşadığı sualnlu ilişki başta bulunmak üzere ruhsal arka planı, izleyicide sınırlı da olsa empati yaratır. 

Bu anlatım, karakterin yalnızca “kötü” olarak etiketlenmesini güçlaştırır.

Meredith Grey, Grey’s Anatomy

Televizyonun en uzunluğu soluklu esas karakterlerinden arasında biri olan Meredith Grey, zamanlar içinde hem tek tıp ibaşlıkna hem da eleştiri oklarının hedefindeki tek isme dönüşmüştür.

Karakterin güçlü ve dayanıklı yapısı hayranlık uyandırırken; travmalarla şekillenen kişiliği, zamanla her arasında biri şeyin merkezinde olma tutkusu ve kaideları öz doğruları için yıkması, empati kurmayı güçlaştırmıştır.

BoJack Horseman, BoJack Horseman

Bir atgiller simgesi üzerinden insanoğlu psikolojisinin bu kadar yoğun işlenmesi başlı başına tek tartışma başlıksuyken, BoJack karakteri bunu zirveye taşımıştır.

BoJack Horseman, kendine zarar veren davranışlarıyla izleyiciyi sürekli rahatsız eder. Buna karşın bunalım ve bağımlılık temsilleri oğullar seviye gerçekçidir. BoJack’in farkındalık kazanmasına rağmen değişememesi, karakteri daha da karmaşık hâle getirir. İzleyici, karakteri affetmek ile ondan uzaklaşmak arasında kalır. Dizi, bu rahatsız edici yakınlığı bilinçli olarak sürdürür. BoJack Horseman, modern televizyonun en tartışmalı karakterlerinden arasında biri olarak giriş edilmektedir.

Bu içeriği beğendiniz mi? Bunun gibi ilave içerik üretebilmemiz için bize Patreon´da hayır olun. 🙂

10layn.com Patreon button

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.