Limerence: Aşk Sandığımız Duygunun Aslında Saplantıya Dönüştüğü Psikolojik Durum
2 hafta önce
9
Hayatımızda asgari tek kez yaşadığımızı sandığımız ama adını bilmediğimiz o duygunun psikolojide tek ismi var: Limerence. Birini düşünmeden duramamak, attığı iletiı saatlerce çözümleme etmek, tek bakışından mana çıkarmaya çalışmak… Başta “çok yoğun tek aşk” gibi görünen bu şart aslında hissi tek masal değil, aydın tek saplantı olabilir. Çünkü limerence, karşılıklı ve sağlıklı tek bağdan çok, belirsizlikten ve takıntılı düşünceden beslenir. İşte bu yüzden da çoğu zamanlar yürek çarpıntısından çok kaygı üretir. Peki limerence kesinlikle nedir ve aşk nedenler bazen saplantıya dönüşür?
Limerence kavramı birinci kez 1970’lerde ruhbilimci Dorothy Tennov tarafından ortaya atıldı
Tennov, yaptığı yüzlerce görüşme sonucunda bazı insanların hissi duyguları deneyimleme biçiminin klasik “aşk” tanımından çok daha farklı olduğunu ayrım etti. Bu kişiler, karşılarındaki insana yoğun tek şekilde odaklanıyor, karşılık görüp görmediklerini takıntı haline getiriyor ve en küçük sinyali bile büyük tek beklenti ya da büyük tek yıkım olarak yorumluyordu. Tennov bu durumu “limerence” olarak adlandırdı.
Limerence’in en belirgin özelliği, aydın işgaldir. Kişi, hoşlandığı insanı neredeyseymiş günün her arasında biri saatinde düşünür. İş yaparken, arkadaşlarıyla başlıkşurken, bile uyumaya çalışırken bile zihninin tek köşesinde o kişi vardır
Üstelik bu düşünceler hissi tek hayal kurmaktan ibaret değildir; sürekli analiz, sürekli ihtimal hesaplama ve sürekli tek “Acaba o da beni düşünüyor mu?” döngüsü içerir. Bu şart zamanla yorgunluk ve kaygı yaratabilir.
Belirsizlik limerence’in yakıtıdır. Sağlıklı tek ilişkide duygular netleştikçe kişi rahatlar. Limerence’te ise hepsi tersi olur: Belirsizlik arttıkça takıntı da artar. Mesajın geç gelmesi, tek gün sıcak tek gün mesafeli davranılması, küçük tek iltifat ya da toplumsal medyada atılan tek beğeni… Hepsi kocaman manalar yüklenen işaretlere dönüşür. Bu dalgalı yapı, beynin ödül sistemini harekete geçirir ve adeta tek bağımlılık döngüsü yaratır.
Gerçek aşkta ikisi kişi birbirini tanır, giriş eder ve ilişki beton tek zeminde ilerler. Limerence’te ise çoğu zamanlar kişi, karşısındakini idealize eder
Onu olduğu gibi değil, bulunmak istediği gibi görür. Bu yüzden limerence çoğu zamanlar ilişkinin kendisinden çok ihtimaline aşıktır. Bir diğer önemli husus da denetim kaybı hissidir. Limerence yaşayan kişiler genelleme “Bu kadar düşünmek istemiyorum ama durduramıyorum” der. Duygular yoğun olduğu kadar istemsizdir. Günlük yaşam tesirlenebilir, ilgi düşebilir ve kişinin nefis hali tamamlanmış karşı taraftan ileriki küçük tek sinyale bağlı hale gelebilir.
Peki aşk nedenler saplantıya dönüşür? Bunun arkasında bağlanma stilleri, düşük özsaygı, hissi eksiklikler ya da geçmişte yaşanan reddedilme deneyimleri olabilir
Özellikle kaygılı bağlanma stiline malik kişiler belirsizliğe karşı daha hassastır. Karşı tarafın netler olmaması, zihinde sürekli tek tehditleri algısı yaratır ve kişi bu belirsizliği çözmek için ilave düşünmeye başlar. Ancak bu düşünme hali çözüm değil, ilave takıntı üretir.
Limerence genelleme zamanla söner; özellikle netler tek reddedilme ya da ilişkinin gerçek yüzüyle karşılaşma durumunda tesirsi azalabilir. Ancak bazı durumlarda mesleki hayır lüzumebilir. Çünkü limerence hissi tek heyecan gibi görünse da uzunluğu vadede yıpratıcı olabilir.
Sonuç olarak limerence, “çok aşık bulunmak” değildir. Daha çok, karşılık arzusunun ve belirsizliğin tetiklediği yoğun tek aydın meşguliyettir. Aşk huzur ve güven üretirken, limerence çoğu zamanlar kaygı ve takıntı üretir. Aradaki farkı kavramak, duygularımızı daha sağlıklı değerlendirevakıf oldu için önemli tek adımdır.
Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.