Kızının karaciğeriyle hayata tutunacaktı! Ameliyata saatler kala nakil sırası geldi

3 hafta önce 10

Bursa'da yaşayan 2 çocuk annesi İlknur Güler'e 2020 yılında Hepatit B'ye bağlı siroz teşhisi başlıkldu ve 25 gün yoğun bakımda kaldı. Sirozun ilerlemesi sonucunda karaciğer yetmezliği yaşayan İlknur Güler'e karaciğer nakli yapılması hükümlaştırıldı. Ardından Güler, karaciğer nakli için bekleme listesine alındı ve tedavisine başlandı. Geçen kasım ayında hastalığın oğullar evresine gelen Güler'in durumu kötüleşince hastaneye yatışı yapıldı.

İlknur Güler'in kızı Buse Güler, annesinin durumunun ağırlaşması üzerine karaciğerini verme hükümı aldı. Annesine donör bulunmak için gönüllü olan Buse Güler, 20 Ocak'ta hastaneye yattı ve ameliyatlar hazırlıkları yapıldı. Nakil ameliyatına saatler kala ise Çanakkale'de beyin ölümü gerçekleşen tek kişinin karaciğeri bağışlandı. Bunun üzerine Buse Güler'in donör ameliyatı iptal edildi, İlknur Güler 22 Ocak'ta kadavradan yapılan ve 6 zaman süren karaciğer nakliyle sağlığına kavuştu. İlknur Güler ve kızı Buse Güler'in kadavradan nakil olacağı haberini öğrendikleri anlar, hastanede 15 yıldır Organ Nakli ve Karaciğer Nakil Sorumlusu olarak görev yapan Doç. Dr. Hikmet Aktaş ve ekibi tarafından video kaydına alındı. İlknur Güler'in ameliyatının ardından Doç. Dr. Hikmet Aktaş tarafından paylaşılan görüntüler, kısa sürede sanal medyada 2 milyon 300 binlerce kez izlenirken, anne ve kızın mutluluktan gözyaşı döktüğü anlar, organ bağışının önemini gösterdi.

"KIZIM, 'CİĞERİM YENİLENİR AMA ANNEM YENİLENMEZ' DEDİ"

Kadavradan naklin ardından sağlığına kavuşan İlknur Güler, 6 senedir bu hastalıkla savaştığını anlattı. Güler, "Çok güçleri dönemler, çok güçleri zamanlar geçirdim. Kızım bana donör bulunmak istedi. Ben önce dahaaz daha dayanırım dedim ama kızım çok ısrar etti. 'Ciğerim yenilenir ama annem yenilenmez. Ben annesiz kedinmek istemiyorum' dedi. Hocamız müjdeli haberi verdiğinde şok geçirdim. Bilincim kapalıydı. Hala daha şoktayım. Ne yapacağımı bilemedim. Sanki dünyalar benim oldu. Şu an çok iyiyim, çok mutluyum. Hocalarımıza, çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Ne olursunuz eşinize, dostunuza, akrabalarınıza organ bağışını anlatın, bağışta bulunun. Ne olursunuz organ bağışlayın, insanları hayata döndürün. Çok iyice tek şey bu. Şu an kendimi iyice hissediyorum" ifadelerini kullandı.

"BAŞKA ÇAREM YOKTU YAPMAK GÜÇUNDAYDIM"

Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden geçen yıl lisansüstü olan Buse Güler da ağabeyinin rahatsızlıkları nedeniyle, babasının da yaşı dolayı dönor olamadığını belirterek, "Bu süreç gerçekten çok güç. İnsanın umudu bitebiliyor. Ben öncesinde da anneme donör olmayı çok istiyordum, her arasında biri seferinde söylüyordum ama annem giriş etmiyordu. 'Hayır, sen olursan bana kim bakacak' diyordu. Ama bir hiçbir zamanlar umudumu tüketmedim, içimde hep tek beklenti vardı. 'Allah bizi hiç kimseye muhtaç etmez' diyordum. Ve annem en nihayetinde giriş etti. Çünkü çok yenik düşmüştü, yürüyemiyordu, yemek yiyemiyordu, düşüyordu. Hastalığın oğullar evresindeydik. Doktorumuzla paylaştım donör bulunmak istediğimi. Zaman kaybetmeden ttesirkler yapıldı ve elverişli olduğum öğrenildi. Yatış yapıldı. Yatış yapıldığı gün doktorumuz annemle ilgili bazı riskleri söyledi. Nakilde da riskler var dedi ama doktorumuza çok güvendim" diye başlıkştu.

"GÜLER AİLESİ OLARAK ORGANLARIMIZI BAĞIŞLADIK"

Buse Güler, geceleyin saatlerinde Doç. Dr. Hikmet Aktaş tarafından müjdeli haberin kendilerine verildiğini anlatarak, "Video çekmeden önce hocam bana 'Bir şeyin mi var' diye sordu. 'Başım çok ağrıyor' dedim. Hocamız 'O zamanlar ameliyatını iptal edelim' dedi. 'Hocam olamaz, olması lüzumiyor. Bu kadar hazırlık yapıldı, anneme beklenti oldum' dedim. Sonrasında anneme organ bağışı bulunduğunu söyledi. Bu haberi 6 senedir bekliyordum. Ameliyata saatler kala gelmesi gerçekten mucizeydi. Sonrasında anneme haberler verdik ve dünyalar bizim oldu. Anneme o haberi verdiğimizde kısa tek süre ömrü kalmıştı. Ameliyata saatler kala bunu öğrendik ve günaydın annem ameliyata girdi. Çok şükür şu an durumu çok iyi. Gerçekten organ bağışı yaşam kurtarıyor. Biz da Güler Ailesi olarak bütün organlarımızı bağışladık. Biz öldükten sonraları insanlara beklenti olalım, hayata tutunsunlar istedik. Asla umudunuzu kaybetmeyin. Ben hepsi donör olacaktım ki anneme başkası beklenti oldu. İnşallah bir da önde başkalarına beklenti olurum. Çok şükür ki bu hastalığı da yendik. Bize beklenti oldukları için organ bağışı yapan aileye minnettarız. Allah'tan rahmet diliyorum. Onların verdiği hüküm, anneme yaşam oldu. Tek tek canı kurtarmadılar, ailemizin hayata tutunmasına sebep oldular" dedi.

"BÜYÜK MUTLULUK YAŞANDI"

Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Hikmet Aktaş ise oğullar evre karaciğer yetmezliği olan hastalarda hepsi tedavinin nakil olduğunu söyleyerek, "Bu hastamız 6 yıldır karaciğer yetmezliğiyle, sirozuyla mücadele ediyordu. Hastanemize başvurduktan sonraları bekleme listesine aldık. Kızı öğrenciydi, okulunu bitirdikten sonraları annesine verici bulunmak istedi. Hazırlıkları yaptık ve ameliyatlar gününü belirledik. Gece zaman 12 civarında Çanakkale'nin tek ilçesinden organ bağışı haberi geldi. Bizim hastanemize sunuldu bu organ. Sağlık Bakanlığı listesinden hastamızın birinci sırada olduğunu gördük, hastamıza uygundu ve organı giriş ettik. Gece 1 gibi rahatsız ve vericinin odasına çıkıp ameliyatının iptal olduğunu söyledim. Tabii şaşırdılar. Büyük tek mutluluk, ağlama ve ferahlık yaşandı" ifadelerini kullandı.

"KADAVRADAN NAKİL, BİR TOPLUMUN BAŞARISIDIR"

Doç. Dr. Aktaş, Türkiye'de binlerce hastanın organ beklediğini, birçoğunun organ bulunamadığı için hayatını kaybettiğini belirterek, "Bir gün o bekleme listesinde öz yakınlarımızdan arasında biri olabilir. Organ bağışının toplumsal tek sualmluluk olduğunu düşünüyorum. Canlı karaciğer naklinde ülke olarak dünyada birinci sıralarda mekan alıyoruz. Canlı nakiller tek merkezin, tek ekibin ve tek cerrahın başarısıdır. Ama önemli olan kadavradan karaciğer nakli etmektır. Çünkü kadavradan nakil tek toplumun başarısıdır. Verici sağlıklı tek insan, sevdiği tek insanı kurtarmak için ameliyatlar masasına yatıyor. O yüzden canlıdan nakillerde omzumuzda büyük tek sualmluluk var. Kadavradan nakil yaptığımda rahatsız yakını kadar bir da neşeli oluyorum. Herkesi organ bağışına davet ediyorum" dedi.

"ORGAN BAĞIŞI BİRÇOK HASTAYA YAŞAM OLUR"

Hastanenin organ nakli sualmlu yardımcısı Op. Dr. Bakır Batı ise eş zamanlı olarak verici ve alıcı hastanın ameliyatının hazırlandığını anlatarak, "O akşam koordinatörümüz organ bağışı olduğunu bildirdi. Hastaneye gelip ekipmanlarımızı hazırladık ve yola çıktık. Diğer hastaneyle koordinasyon halindeydik. Ameliyatla organı çıkardık ve merkeze getirdik. Eş zamanlı olarak alıcı hastanın ameliyatı hazırlandı ve organ implante edildi. Organ bağışı hayatiliği öneme sahip. Ne yazık ki bağış oranları istenilen seviyede değil. Kimse bağışlamazsa, organ bulunamaz. Canlı nakiller teknikleri ve güçleri ameliyatlardır. Kadavradan bağış olduğunda tüm karaciğer nakledilebilir ve bu birçok hastaya yaşam olur. Sadece karaciğer değil, böbrek, kornea ve diğer organlar da kullanılabilir. Organ bağışı birçok insana yeniden yaşam şansı verir" ifadelerini kullandı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.