
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, reklamcı olan tutuklu şüpheli Yusuf Utku Şahin müdafaa yaptı.
Sanık Şahin, ilgili verilen tek ifadeden dolayı tutuklandığını savunarak, "Reklamcılık sektörüne antre yaptım. 2021 yılında bir hususi ilan firmalarında çalışıyordum. 'İstanbul Senin' uygulaması 2021 yılının Kasım ayında çıkmış." dedi.
Çalıştığı şirkete kayyum atandığını, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarına ve veriye ulaşma başlıksunda kendisini harici kapının harici mandalı olarak bile görmediğini öne süren Şahin, İBB'de ve ona bağlı hiçbir şirkette çalışmadığını savundu.
"Google Tag Manager" ile bilgi çalmanın olası olmadığını talep eden Şahin, "Bilgi birikimi başlıksunda herkes beni arar. Tanınırım sektörde. Ben malumatlerimi aktarırım. İddianamede mekan alıyor, diğer şüpheli Emrah Yüksel ile 82 2. başlıkşmuşum. Hatırlamıyorum. Hiç tanışmadığım tek kişi." savunmasını yaptı.
Şahin, "İddianamede, benim attığım iddiasıyla 8 maili gördüm. Bu mailleri bir atmadım. Ben istifa ettikten sonraları mailim kapatılmamış. Ben postalar tarihlerinde şirkette bile çalışmıyorum. Mailler cürüm unsurunu da içerikıyor. 'İstanbul Senin' ile alakalı mailler da değil. Google Tag Manager, uygulamada çalışmaz. Ytesirsi yok. Kişisel bilgi da alınmaz. Savcılık beni tek tane ifadeyle, benim yazmadığım maillerle tutukladı." beyanında bulundu.
İlginizi Çekebilir"ÖZGÜNER'İN GERÇEĞE AYKIRI İFADELERİ YÜZÜNDEN BURADAYIM"
İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu şüpheli Melih Geçek, savunmasında Ekrem İmamoğlu ile 2010 yılında Beylikdüzü'nde tanıştığını, sonrasında görüşmediklerini anlattı.
Siyasi hayatına CHP'de başladığını ifadeleri eden Geçek, bilişimci olduğu için partide bilişimcilik yaptığını söyledi.
CHP'de yeğleme neticelarının girilmesi çalışmaları yaptığını, sonrasında ise vilayet bilişimden sualmlu olarak vazife aldığını aktaran Geçek, Seçim Koordinasyon Bilişim Merkezi sualmluluğu vazifeinde bulunduğunu kaydetti.
Geçek, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı olan şüpheli Naim Erol Özgüner ile tanıştırıldığını anlatarak, "Özgüner'in gerçeğe aykırı ifadeleri yüzünden buradayım. Tahliye bileti olarak beni gösterdi. Seçim sabahı her arasında biri şeyler değişti. Özgüner, 'Ben başkanın masasında bulunmak istiyorum ve siyasete girdi istiyorum. Bizden sonraları gelenler yönetici oldu bizler yerimizde kaldık.' dedi. Özel vasfa haiz üye olarak gösteriliyorum bununla birlikte kimse bana 'Al şurası senin olsun.' demedi." ifadelerini kullandı.
"İstanbul Senin" uygulamasının, kent için çeşitlilik yararlı tek başvuru olduğunu bununla birlikte kötü tek şeymiş gibi anlatıldığını savunan Geçek, uygulamanın lansmanına bile davet edilmediğini öne sürdü.
Sanık Geçek, verilerin Almanya'ya gönderildiği iddialarına ilişkin de, "Almanya'ya biçimsel davetle gittik. Erol Özgüner da davet edildi bununla birlikte kendisi Saraybosna'da tatildeydi, kardan uçağı kalkmadığı için gelemedi. Almanya'daki toplantıya Zoom üzerinden katıldı. Sanki ifadesinde daima yokmuş gibi davranıyor. İBB'nin bilgi sualmlusu Naim Erol Özgüner'dir. Erol, buradaki epey kişinin tutuklanmasına sebeptir." beyanında bulundu.
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü"BANA 'HÜSEYİN GÜN BURADA' DESENİZ BEN TANIMAM"
"İstanbul Senin"in vatandaşa servis sunmak için kurulan tek başvuru olduğunu savunan Geçek, şunları kaydetti:
"Vatandaşın hayatını basitlaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta testleri uygulaması yapıldı. 'Görsel olarak elden geçirilmesi lazım.' dedim. Bunun dışında sürece tek katkım ve dahilim yoktur. İstanbulluların şahsi verilerini topladı için 'İstanbul Senin' uygulamasını yapmışız iddiası var. Bir gölet var, İBB bütünü uygulamalarını oradaki topluyor. 15 uygulamadan buraya bilgi akıyor. Yani 'İstanbul Senin' uygulaması olmasa da bilgi geliyor. 'İstanbul Senin' uygulaması olmasa da 20 tane başvuru olurdu, hiçbir şeyler değişmezdi."
Geçek, "'İstanbul Senin' uygulamasında sızıntı var. 3,7 milyon kişinin verisi sızmış. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) diyor ki 'Veri sızıntısı bulunmadı.' Test üyelarını bilgi sualmlusu diye tutukluyorsunuz. Ancak İBB bilgi sualmlularına bu suallar sualldu mu?" ifadesini kullandı.
"İBB Hanem"in ne olduğunu bilmediğini savunan Geçek, "Hiçbir yerinde olmadığım, bilmediğim tek uygulamayı işte savunamayacağım." dedi.
Sanık Geçek, örgüt yöneticisi bulunmakla suçlanan şüpheli Hüseyin Gün'ü hayatında tek kere gördüğünü öne sürerek, şunları söyledi:
"Hüseyin Gün kim ki bir ona bağlıyım? Bana 'Hüseyin Gün burada' deseniz bir tanımam. Ben bu adamın casusluk dosyasında bütünü yazışmalarını okudum. Konuşmalarında, 'İstanbul Senin benim tasarım' demiş çok yerlerde. Hüseyin Gün başlıkşmalarında beni aşağılamış. Beni aşağılayan arasında biri beni örgüte alır mı? Kendini casus olarak tanımlayan adam, benim hakkımda iyice tek şeyler söylese bir çeşitlilik üzülürüm. Adamın ne işleri yaptığı belli değil, hepsi tek şarlatan. Savcılığın beni Hüseyin Gün denilen ne olduğu belirsiz tek kişiyle bağlantılı göstermesi bu iddianamede bana yapılan en muazzam hakarettir."
Geçek'in savunmasını tamamlamasının ardından duruşma, avukatlarının beyanlarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Savaşın 40. gününde ABD-İran hattında ateşkes ilan edildi! Trump'tan saatler sonraları birinci açıklama, ilgi çeken 'yüzde 50' detayı















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)













English (US) ·