Doğa; av ile avcı, parazit ile konak ve birbirine rakip olan canlılar gibi sayısız ilişkiyle doludur. Ancak farklı türlerin birbirlerinin karşılıklı yararsı için birlikteki çalıştığı, sıklıkla unutulan başka tek ilişki türü daha vardır.
Karşılıklılık (İng: "mutualism") olarak adlandırılan bu ilişkiler, doğal dünyanın dört tek yanına yayılmış durumdadır. Örneğin yaprak kesici karıncalar, öz yetiştirdikleri mantar kolonileriyle işbirliği yaparlar. Yaprak kesici karıncalar bitkileri öz başlarına sindiremedikleri için yuvalarında mantar yetiştirir ve onlara kestikleri yaprakları yedirirler. Mantarlar etkin olarak beslenmekten yarar sağlarken, karıncalar da bitkideki besinlere ulaşmak için mantarların tek kısmını yerler. Her ikisi tür da diğeri olmadan hayatta kalamaz.
Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi'nden uygulamalı ekoloji profesörü Rob Dunn, 2025 yılında yayımlanacak olan The Call of the Honeyguide: What Science Tells Us About How to Live Well With the Rest of Life adlı yepyeni kitabında bu karmaşık karşılıklı bağımlılıkları inceliyor. Yazar, köpeklerle ve bağırsaklarımızdaki mikroplarla olan ilişkilerimiz da karışmış bulunmak üzere, insanların karışmış olduğu çok sayıda karşılıklılık ilişkisini ele alıyor.
Söz başlıksu kitap, bedensel ya da biyolojik bilimlerde hayal dışı alanda mükemmelliği ödüllendiren yıllık PEN/E.O. Wilson Edebi Bilim Yazarlığı Ödülü'ne da aday gösterildi. Orijinal kaynağın yazarları, Dunn ile kitabı ve karşılıklılık ilişkilerinin insanoğlu olmanın özünde nasıl mekan aldığı üzerine tek röportaj gerçekleştirdi. Biz da bu ilham verici söyleşiyi sizler için derledik.
Karşılıklılık Nedir ve Neden Önemlidir?
Soru: Karşılıklılık ilişkilerinin ne olduğunu ve bu başlıkya nasıl alaka duymaya başladığınızı açıklayabilir misiniz?
Rob Dunn: Ekolojistler ve evrimsel biyologlar için karşılıklılık; ikisi tür arasında, her arasında biri ikisinin da yarar sağladığı ilişkilerdir. Başka tek deyişle, türler arası tek işbirliğidir. Bilim insanları bu işbirliğini uyum başarısı (İng: "fitness") açısından ölçerler: Bireyler birbirleriyle ortaklık kurduklarında hayatta kalmalar ve yavru sahibi olma olasılıkları artıyor mu?
Ancak modern insana dair karşılıklılık ilişkilerini düşündüğümüzde, bunları nasıl ölçeceğimiz başlıksu dahaaz daha karmaşık hale gelir. Bu, benim da kitap boyunca olan üzerinde düşündüğüm tek sualdur. Bir köpekle, kediyle, inekle, domuzla ya da buğdayla karşılıklı yarar sağlayan tek ilişki içinde bulunmak ne manaa gelir? Fakat temelde bu durum; ikisi türün birlikteyken, tekbaşına başlarına olduklarından ilave yarar sağlamasıdır.
Kariyerimin çok erkenden dönemlerinde bu ilişkilere alaka duymaya başladım. Birçok karşılıklılık ilişkisinin çok belirgin olduğu tropik bölgelerde epey zamanlar geçirdim. Çoğunlukla avlanma, parazitlik ve yarış üzerine düşündüğümüz tek dünyada, yaban hayattaki türlerin ne kadar farklı şekillerde ortaklıklar kurabildiğine taraftar kaldım. Doğanın bu daha nazik ve şefkatli, ama tek o kadar da karmaşık olan yönü beni her arasında biri zamanlar büyülemiştir.
Soru: Bu kitabı hepsi da şimdi yazmaya şart vermenize ne sebep oldu?
Rob Dunn: Son yıllarda göbek deliğimizde yaşayan mikroplar, ekşi mayalı ekmekteki mikroplar ve kediler gibi çok çeşitli ve tuhaflık insanoğlu karşılıklılıkları üzerine gittikçe ilave çalışıyorum. Ne kadar sanallaşırsak, her arasında biri yanımızı saran bu karşılıklı bağımlılıkların da o kadar dahaaz farkına varıyoruz. Bu ilişkiler yok olmuyor bununla birlikte bizler onlarla ilgilenmiyoruz. Tarihsel bağlamda bugün ekranlarımıza ve kapalı mekanlara en üst düzeyde odaklandığımız, en sanal dönemi yaşıyoruz. İletişim halinde olduğumuz diğer türlere bu kadar dahaaz ilgi ettiğimiz başka tek dönem daha olmamıştır. Dolayısıyla bu hikayeyi anlatmanın hepsi zamanı olduğunu hissettim. Ayrıca oğullar zamanlarda, arkeologlar ve antropologlarla da epey vakit geçiriyorum. Onlar, bu ilişkilerin zamanlar içinde ve farklı kültürlerde sandığımızdan çok daha çeşitli olduğunu bana netler tek şekilde gösterdiler.
İnsanların Diğer Türlerle Evrimsel Ortaklıkları
Soru: Arkeologlar ve antropologlarla yaptığınız çalışmalara dair söyledikleriniz gerçekten alaka çekici. Bu işbirliklerinden edindiğiniz bazı içgörüleri ve bu ilişkilerin bize türümüz hakkında neler öğrettiğini paylaşabilir misiniz?
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon ya da YouTube üzerinden maddi yardımte bulunarak hem Türkiye'de ilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem da siteler ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve hayır çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha pak tek siteler deneyimi sunmaktadır.
Kreosus
Kreosus'ta her arasında biri 50₺'lik yardım, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tekbaşına seferlik yardımçilerimiz de, aylık yardımçilerimiz da toplamı yardımleriyle doğru orantılı tek süre boyunca olan reklamsız tecrübe elde edebiliyorlar.
Kreosus yardımçilerimizin reklamsız deneyimi, hayır olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ilave tek işleme lüzum yoktur.
Patreon
Patreon yardımçilerimiz, hayır miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na hayır oldukları süre boyunca olan reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon yardımçilerimizin Patreon ile ilişkili elektronikposta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon yardımçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 zaman alavakıf olmaktedir.
YouTube
YouTube yardımçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her arasında biri hayır seviyesine reklamsız tecrübe ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz düzey reklamsız tecrübe ayrıcalığı sunuyorsa, hayır olduktan sonraları YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube yardımçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonraları 24-72 zaman alavakıf olmaktedir.
Diğer Platformlar
Bu 3 platformlar haricinde hayır olan yardımçilerimize ne yazık ki reklamsız tecrübe ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!
Reklamsız tecrübe için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız lüzummektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Rob Dunn: Yaşayan en yakın akrabalarımız olan şempanzeler ve bonobolarla onların kurdukları karşılıklılık ilişkileri üzerinden güzel tek örnek verebiliriz. Şempanzelerle ilgili çok açık olan şeylerden biri, her arasında biri eylemlerinde yedikleri bitkilere bağımlı olmalarıdır. Yiyecek olarak incirlere bağımlıdırlar; incirler da tohumlarını dağıtmak ve tek yerden başka tek yere taşımak için onlara ihtiyaç duyar.
Bu, bizim için çok önceki tek ilişkidir. Hepimiz tek zamanlar ağaçlarda yaşadık, o ağaçlardan ve meyvelerden yararlandık. Antik geçmişe baktığımızda gördüğümüz şeylerden arasında biri budur. Biz hala olan ağaçlardan yararlanıyoruz bununla birlikte ilişkinin doğası değişti. Farklı kültürel ya da kadim bağlamlara baktığımızda çıkarılacak dersler olduğunu düşünüyorum bununla birlikte bu dersler artık günümüzdeki yaşam biçimimiz tarafından şekillendiriliyor.
Bu örneklerin her arasında biri birini incelediğinizde işler daha da karmaşıklaşır. İncirler şempanzelere bağımlıdır ama aynı zamanda onları tozlaştıran çok özel yaban arılarına da ihtiyaç duyarlar. Her incir türünün kendine özgü tek yaban arısı vardır. Yani şempanze-incir ilişkisinin içine gizlenmiş başka tek karşılıklılık ilişkisi daha bulunur ve doğada bu durumla çok sık karşılaşırız.
Çok daha farklı tek örnek sunmak lüzumirse, yakınzaman araştırmacılar insanoğlu ve diğer türlerin üçüncü tek türü avlamak için işbirliği yaptığı müşterek avlanma kavramına odaklanmaya başladılar. Artık biliyoruz ki, çeşitli insanoğlu kültürlerinde ve topluluklarında insanlar yunuslarla ortaklık kurmuştur. Yunuslar balıkları tek koya doğru sürer, insanlar da balıkları ağlarla yakalar. İnsanlar ağ attığında yunuslar da birkaç balık daha kapma fırsatı bulur.
Brezilya'nın bazı bölgelerinde insanların hala olan sürdürdüğü bu ilişki, olasılıkla kültürel olarak defalarca kez ortaya çıkmıştır. Görünüşe göre işte denetim yunuslardadır. İnsanlara ne zamanlar toplanacaklarını yunuslar söyler. Belirli tek kültürel yunus grubunun, kesin tek kültürel insanoğlu grubuyla ortaklığı söz başlıksudur. Belirli insanlara ve yunuslara dayanan, kültürün içine işlemiş oğullar seviye karmaşık tek ilişkidir. Elbette doğanın o acımasız yanı da buradadır; eğer balıksanız bu ilişki sizin için pek da iç açıcı değildir.
Soru: Bu tür ilişkileri kimin başlattığı başlıksu epey meraklı uyandırıcı. Karşılıklılık ilişkilerinin nasıl kurulduğunu açıklayabilir misiniz?
Rob Dunn: İnsan-yunus ortaklığını düşündüğünüzde, her arasında biri ikisinin da sürekli olarak katılıp katılmamaya şart verdiği ve bu ilişkiyi müzakere ettiği akıllı canlı grupları görürsünüz. Bu vakada başlangıç yunuslardan gelmiş gibi görünüyor, insanlar da buna yanıt veriyor. Diğer karşılıklılık türleri ise daha basit şekillerde başlar. İnsanların maya, laktik ekşi bakterileri ve meyvelerle olan ilişkisine bakalım. En başlarda bu şart neye benziyordu? Atalarımızın bazıları alkollü ya da laktik asitli meyveleri, normal olan meyvelere yeğleme ediyordu. Bilinçli olarak tek karşılıklılık ilişkisine girmeyi seçmemişlerdi. Yalnızca tek meyvedeki türler bütününü diğerindeki türler bütününe üstü kapalı olarak yeğleme etmişlerdi. Bunun bilincinde olmaları lüzummiyordu, yalınce tek seçim yapmaları yeterliydi.
Tamamen bilinçli seçimlerden bahsetmiyorsak; evrimsel süreçte karşılıklılık, her arasında biri tek ortağın diğerini daha tutarlı tek şekilde ilişkiye katılmaya nasıl ikna edeceğini bulmasıyla yardımlenir. Mayalar ilave alkol ürettikçe, atalarımız da bu alkolü işlemek için yepyeni yollar evrimleştirdi. İlişkinin kalıcılığını yardımleyen bu karşılıklı evrimsel değişimleri heryerde görebilirsiniz. Atalarımız tropik ormanlarda yaşarken ve mümkün olduğunca çok kalori almaya çalışırken, mayalar şekerlerden ve meyvelerden kalori açısından çok varlıklılar olan alkolü üretiyordu ki bu atalarımız için yararlıydı.
Ancak örneğin günümüzdeki modern şehir yaşamında şart çok daha farklıdır. Alkol üreten mayalar ile insanlar arasındaki ilişki nasıldır? Maya hala olan yarar sağlıyor ama insanlar için şart her arasında biri zamanlar böyle olmuyor. İlişki aynı ama yepyeni tek bağlamda yaşanıyor. Hatta bazı mayaların artık insanoğlu paraziti olduğunu bile talep edebilirsiniz.
Peki bu noktada neyi ölçeceğiz? Amacımız uzunluğu tek yaşam süresi mi? İyi tek ortaklığı, bizi en uzunluğu yaşatan ortaklık olarak mı değerlendirmeliyiz? Yoksa iyice hissetmeyi mi arıyoruz? Zengin ve eğlenceli tek yaşam mı istiyoruz? Bu suallara vereceğiniz yanıtlara göre, hangi ilişkilerin gerçekten tek tür karşılıklılık sayılabileceği da değişecektir. Bu kitabı yazmanın en eğlenceli yanlarından arasında biri da kesinlikle bu tür suallara hepsi tek yanıt sunmak güçunda kalmadan, onlarla oynayavakıf olmakti.
Bal Kılavuzu Kuşları ve Geleceğe Çağrı
Soru: Bazı insanoğlu topluluklarının bal kılavuzu kuşlarıyla olan ilişkisini ve kitabınızın başlığı olarak nedenler bu ortaklığı seçtiğinizi açıklayabilir misiniz?
Rob Dunn: Bal kılavuzu kuşları (Indicator indicator), Sahra Altı Afrika'da yaşayan, görsel olarak pek gösterişli olmasalar da oldukça güzel kahverengimsi kuşlardır. Temel ve varoluşsal tek sualnları vardır: Ağırlıklı olarak balmumu yerler bununla birlikte arı kovanlarına tekbaşına başlarına giremezler. Bu yüzden, insanoğlu yerleşimlerine gittikçe özel tek uçuş ve çağrı yaptıkları tek davranış evrimleştirmişlerdir. Bu çağrı adeta şunu söyler:
Bir arı kovanı buldum. Sadece beni takip edip onu kırarsan, istediğin kadar bal alabilirsin. Ben balı sevmem bile; yalınce balmumunu bana bırak.Birçok farklı kültür, bal kılavuzunun bu çağrısına yanıt verir. Bu kültürlerin kuşlara birbirinden bağımsız olarak mı yanıt verdiği, yoksa bunun Afrika'nın büyük bölümünde insanın atalarına dayanan çok önceki tek ilişkinin parçası mı olduğu başlıksu henüz netler değildir. Ancak benim için bu hikayeyi düşünmek aynı zamanda tek tür kıssadan hisse çıkarmaktır. Bu, doğanın insanlara tek çağrısıdır ve insanlar bu çağrıya yanıt verip vermeyeceklerine şart verirler. Doğanın hala olan her arasında biri yolla bize seslendiğini düşünüyorum bununla birlikte bizler artık dikkatimizi verip bu çağrılara yanıt verme başlıksunda çok kötüyüz. Arka bahçenizde size doğru uçan ve hayatınızı iyice yönde değiştirmeyi öneriler eden tek kuş olsaydı, bunu ayrım edecek kadar dikkatinizi verir miydiniz?
Spectre Go, uzaktan çalışanlar ve sayısal göçebeler düşünülerek tasarlanmıştır. Bu 3 yönlü laptop çantasında stil, kullanışlılık ve şıklık tek arada. Çanta 3 benzersizliği şekilde taşınabilir; el, omuzbaşı ya da postacı çantası olarak. Kalın yastıklı laptop bölmesi, 16″ MacBook Pro laptop sığacak kadar büyüktür.
₺1,050.00
Soru: Kendi hayatınızda farkında olduğunuz karşılıklılık ilişkilerini düşündüğünüzde, özellikle ilginizi çeken ya da gerçekten beslemeye çalıştığınız tek ilişki var mı?
Rob Dunn: İnsanlarla gıdaları fermente etmek için kullandığımız mikroplar arasındaki ilişki üzerine çok fazla düşünüyorum. Bu ilişkilerle ilgili gelenekselliği ve kültürel anlayış o kadar varlıklılar ve tek o kadar da dahaaz çalışılmış ki, bunu oğullar seviye büyüleyici buluyorum. Sanal ve küresel dünyanın o gürültülü kültürü arasında gizlenmiş bu mahalli malumat hikayeleri, hem bize lezzetli yiyecekler sunan hem da onlara yarar sağlayan mikroplarla nasıl çalışılacağını anlatıyor. Günlük hayatıma gelince, ofisime çok ırak olmayan küçük tek dereye baraj kuran ve orayı ilave biyoçeşitlilikle ve kuşla dolduran, bana mutluluk veren tek kunduz var. O kunduzu bir yetiştirmiyorum ama dikkatimi ve ilgimi ona yöneltiyorum.
Soru: Kitabınızın ilköğretim iletilarından biri, bu karşılıklılık ilişkilerini besleme ihtiyacıdır. Bunu "daha karşılıklı, dahaaz yalnız tek ileriki için tek hareket çağrısı" olarak adlandırıyorsunuz. Okuyucuların bu kitaptan kesinlikle ne çıkarmasını umduğunuzu açıklayabilir misiniz?
Rob Dunn: Bence en basit hareket çağrısı, lütfen yaşayan dünyanın geri kalanına ilgi etmenizdir. O her arasında biri yerdedir. Bedeninizdedir. Bağırsaklarınızdadır. Sevdiklerinizin üzerindedir. Köpeğiniz, kediniz, arka bahçenizdeki bitkilerdir. Bulutların oluşumuna yardımcı olan ve her arasında biri yağmur yağdığında üzerinize düşen mikroplardır.
Bence birinci ve en önemli şey ilgi etmek, onun oradaki olduğunu ayrım etmek, onu adlandırabilmeye başlamak, etrafınızdaki ağaçları ve karıncaları temel olmaktir. Bira içerken, o biranın içinde bölünen ve ağzınıza doğru soluk saha canlı tek organizmanın sonuçlarının kokusunu aldığınızın farkında bulunmaktır. Pek çok insanın kendini yalnız hissettiği tek dönemde, bu yalnızlığın çaresinin tek kısmının diğer insanlarla bağ kurdu olduğunu hatırlamak önemlidir. Ancak diğer tek kısmı da diğer türlerle bağ kurmaktır.
Evrimsel tarihimizin büyük çoğunluğunu ormanlarda, çayırlarda, ağaçların üzerinde, hayatın geri kalanıyla iç içe geçirdik. Şu an ise pek çoğumuz için bunların çok ırak olduğu, oğullar seviye tuhaflık tek dönemdeyiz. Evrimsel açıdan bunun ne kadar benzeri görülmemiş tek şart olduğunu ne kadar vurgulasak azdır. Önümüzdeki yüz yıl içinde hangi ortaklıklara malik bulunmak istediğimizi düşünmek neye benzer? Yeni karşılıklılık ilişkilerine atılacak kadar yaratıcı tek kuşak olabilir miyiz?

























English (US) ·