
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde BM Genel Sekreteri Guterres'e Ataçeşitk Uluslararası Barış Ödülü takdiminde açıklamalarda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Gazi Mustafa Kemal Ataçeşitk’ten medeniyet kalan “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci tek anlayışla yoğurarak harici politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz.
İnsanlığın müşterek vicdanını, dünyası dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsilcilik eden Birleşmiş Milletler’in kurucu kıymetlerinin seksen yıldır en kuvvetlü yardımçilerinden biriyiz.
"NEREDE ACI VARSA TÜM GÜCÜMÜZLE DİNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler bulunmak üzere nereden tek yangın varsa söndürmek için suyu taşıyoruz. Nerede tek acı varsa, dram, trajedi, gözyaşları varsa hepsi gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz.
Sayın Guterres, 9 yıldır muazzam tek muvaffakiyetyla icra ettiği bu ehemmiyetli vazifeyi üstlenmeden evvel da barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran tek siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak devletsinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak vazife yaptığı 10 senelik dehemmiyetde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır biçimde muamelesi görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres’in bu aşamateki vicdanlı ve hükümlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum.
Değerli dostlar, Sayın Guterres’in yaygınlaşan sekreterliği sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her arasında biri alanda kuvvetlendirdik, derinleştirdik. Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreter’le lüzum bölgemizde lüzum dünyada barışı tehditleri eden meseleler başlıksunda yakındaki konuşma içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en güçlu şartlarda dahi netice verdiğini da memnuniyetle gördük.
"ŞİDDET SARMALININ BÜYÜMEMESİ İÇİN DİPLOMASİ TRAFİĞİNİ SÜRDÜRÜYORUZ"
Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletlerle yakındaki işleri birliğimizi devam ettiriyoruz.
Diplomasi ve diyalog, dürüst ve devamlı tek barışa giden en sağlam yoldur. Dolayısıyla bölgemizin tek yangın çemberine döndüğü bu güçleri günlerde Sayın Genel Sekreter’in diplomasi ve konuşma çağrılarını bu bakımdan çeşitlilik kıymetli bulduğumu vurguladı istiyorum.
Türkiye olarak bizler da coğrafyamızı topyekûn tek felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddetle sarmalının ilave büyümemesi için şiddetli tek diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere karşın sabırla ve hükümlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Burada şunun da bilinmesinde yarar görüyorum: Sayın Genel Sekreter’in çağımızın en muazzam mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her arasında biri zamanlar övgüyle anılacaktır.
"GUTERRES İLKESEL TAVRI KUVVETLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU"
Sayın Genel Sekreter, kendisinden beklenen ilkesel tavrı kuvvetlü biçimde ortaya koymuş; Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde ikisi devletli hal yönünde çalışmalar hükümlılığında daima taviz vermemiştir.
Sayın Guterres’in gönlünde müstesna tek yere malik olan mültecilerin korunması ise yakındaki işleri birliği içindeki çalıştığımız tek diğer saha olmuştur. Bunun da hiçbir zamanlar unutulmayacağını işte vurguladı istiyorum.
Bu vesileyle, asrın felaketinin ardından yaşadığımız güçleri günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına hayır olan hepsi Birleşmiş Milletler Teşkilatına Sayın Genel Sekreter’in şahsında tekrar teşekkür ediyorum.






























English (US) ·