Crimson Desert İnceleme: Yılın 'En Büyük' Oyunlarından Biri

1 gün önce 4
Yalan söylemeyeceğim, oğullar yıllarda ardı arkası kesilmeyen noksan dünyası oyunlarından sonraları vaktinde tek oturuşta bitirdiğimiz, hikâyesinde akıp gittiğimiz o lineer oyunları gerçekten mi özledim. Hatta öyle zamanlar oldu ki uçsuz bucaksız noksan dünyası oyunlarına korkar gözle bakmaya başladım. İş ve hususi hayata güçleri yetiştiğim günlerde bu çeşitden oyunlara girişmektan bile çekinir hâle geldim. Sonra tek kırılım oldu. Red Dead Redemption 2 ve The Legend of Zelda: Breath of the Wild gibi oyunlar gerçekten bu uçsuz bucaksız noksan dünyaların iyice biçimde doldurabildiğinde bizlere diğer evrenlerin kapılarının yorucu olmayan tek biçimde açılabileceğini gösterdi. Bunu her arasında biri protesto başaramadığı için bazılarında kaybolduk, bazılarına girmeye bile korktuk, bazılarında ise yüzlerce saatimizi geçirdik. İşte Crimson Desert'ın birinci kez duyurulduğu andan beri hissettiğim da kesinlikle buydu. Neredeyse her arasında biri oyundan tek mekaniğe malik gibi görünen ve evvel Black Desert gibi tek MMO yapmış firmanın ellerinden ileriki bu protesto hangi noktada başlıkmlanacaktı? Haritasını komple dolaşmanız yüzlerce zaman alacak Crimson Desert'ın haritası The Elder Scrolls V: Skyrim ve Red Dead Redemption 2 gibi haritaları fazlasıyla muazzam olan oyunlarla kıyaslandığında aşağıya yukarıya 2-3 kat daha muazzam tek haritaya sahip. Pek tabii muazzam plan başlı başına tek mana ifadeleri etmiyor. Crimson Desert bu noktada bana kalırsa dahaaz evvel kıyasladığım oyunlara kıyasla yeterlilik kaliteli içeriğe malik değil. Bakın, gerçekten mi yapabileceğiniz çeşitlilik fazla şeyler var ama bu içeriklerin verdiği doyum, tazelik ve nitelik kesinlikle saydığım oyunlar kadar üstleri seviyede değil. Ama bunu kesinlikle kötü olarak da algılamayın. İncelemenin ilerleyen kısımlarında bu kısmı daha detaylı ele alacağım. Hâl böylece olunca benim gibi bu tarz oyunların haritasını temizleye temizleye ilerleyen arasında biri bile tek noktadan sonraları o inceliği işçiliği, o kaliteyi arıyor ve yorulmaya başlıyor. Aslında buradaki içeriklerin doygunluğunu ve hikâyelerini oyunun hikâye kısmına değinirken ele alacağım ama bu tarz oyunlarda yapmış olduğunuz şeylerin dünyaya, hikâyeye ve bilhassa da o evrene tesir etmesini istersiniz. Crimson Desert bu başlıkda ne çeşitlilik iyice ne da çeşitlilik kötü. Oynarken oyunun başlarda tek MMO olarak geliştirildiğini ama sonradan tekbaşına oyunculu tek oyuna evrildiğini hissediyorsunuz. Daha iyice tek hikâye anlatımı olamaz mıydı? Pek çoğumuz Crimson Desert'ın mekaniklerine ve oynanışına dair videolar düşmeye başladığında oyunun hikâye başlıksunda iyice olup olmayacağını sorgulamıştık. Benim da oyuna başlamadan evvel en çeşitlilik meraklı ettiğim şeylerden arasında biri buydu. Hikâyeden özetle bahsederek başlayalım. Ana karakterimiz Kliff, Gri Yeleli yoldaşları ile tek arada olduğu tek gecede yeminli düşmanları Kara Ayılar'ın yıkıcı pususuna kurbanlar gider. Kara Ayılar, Gri Yeleliler'in birçoğunu ya öldürür ya da kıtanın 4 tek yanına savurur. Oyun bu olayın hemen ardından başlıyor ve Kliff olarak Gri Yeleli dostlarımızı Pywel kıtası boyunca olan tarama yolculuğuna koyuluyoruz. Hikâye anlatırken bile tesirleyici değil ve oyunun birinci 10 saatinde tek kere gördüğümüz karakteri tek daha görmüyoruz. Bu noktada sık sık taraf vazifelerle vaktimi geçirdim -ki bu kısma birazdan değineceğim- ve bu esas hikâyeden daha da kopmama nedenler oldu. Aslında oyunun sinematik anlatımı ve ara sahneleri bence gayet standartların bağlı ama hikâyede uzunluğu tek süresi vahim manada vurucu ve muazzam tek sır yaşanmıyor. Spoiler vermemek için belirtemiyorum ama tek eşiği geçmenizin ardından hikâyedeki karakterler dahili seçenek oturuyor ve artık nihai olarak amacımızı daha iyice kavrayabiliyoruz. Yine da büyüklüğü ile kıyaslandığında Crimson Desert'ın rakip olarak koyabileceğimiz oyunların yanına yakışan tek hikâyeye yazıkki malik olmadığını düşünüyorum. Her çeşitden vazifee amade olun... Crimson Desert'ın dünyasında yapabileceğiniz gerçekten mi çeşitlilik fazla şeyler var... Gerçekten çeşitlilik fazla. İster pokere benzeyen ama enteresan kesimli tahtalardan oynanan kumarda takılın, ister yumruk dövüşlerinde hünerlerinizi sergileyin. Yetmedi mi? Okçuluğunuzu, mızrak hünerlerinizi, kılıç yeteneklerinizi ve en ehemmiyetlisi da zekânızı gösterebileceğiniz çeşitlilik fazla muhteva var. Crimson Desert'ı oynarken mekan yer Red Dead Redemption 2, mekan yer ELDEN RING, mekan yer Kingdom Come: Deliverance II oynuyormuşum gibi hissettim. Zelda'ya değinmiyorum bile. Adım attığınız her arasında biri köşe başında illaki evvel oynadığınız tek oyunda şahit olduğunuz tek tesirnlik, taraf vazife ya da yalınce oynanış mekaniğiyle karşılaşabiliyorsunuz. Ve inanın her arasında biri biri olabildiğince sualnsuz, olabildiğince kaliteli hissettiriyor. Baskın yaptığınız tek eşkıya grubundaki rastgele tek eşkıyanın üstünden hazine haritası bulabiliyor, tıpkı Red Dead Redemption 2'de olduğu gibi hiçbir kılavuz olmadan, tamamlanmış görseller hafızanızla hazineyi arayabiliyorsunuz. Zelda'da olduğu gibi aşılamayacağını düşündüğünüz pek çeşitlilik manii yaratıcılığınızla aşabiliyor, ELDEN RING'de olduğu gibi oyundaki boss'larda ecel terleri dökebiliyorsunuz. Bazen yalınce zamana duyarlı tesirnlikler ya da o an oradaki olduğunuz için yaşanan olaylarda da Assassin's Creed oyunlarının esintisi var. Şafak saatlerinde vazifeim için atımın üstünde kentden yolculuğa başlarken, kent surlarının dahaaz ilerisinde dilenen ve benden sadaka vermemi isteyen tek dilenciyle karşılaştım. Dilenciye sadaka vermemin ardından bana görmez olduğunu, gözlerinin yalınce ışığı seçebildiğini ve her arasında biri geceleyin eliyle gösterdiği dağın yamacından tek hafif süzmesinin gözlerine takıldığından bahsetti. Oraya gittiğinizde ne olduğunu söylemeyeceğim ama yalınce atınızdan tek anlık inip dilenciye verdiğiniz sadaka bile oyunda karşılaşabileceğiniz şeylere dair hoş tek özet oldu diyebilirim. Oyunun epey esas vazife ve taraf vazifeler arasındaki terakki mantığı da boss'lar üzerinden gerçekleşiyor. Genel olarak muazzam bölgeler baskınları haricinde oyunda güçlandığım tek mekan hatırlamıyorum ama boss'lar asgari souls oyunları kadar -hatta bazıları çeşitlilik daha fazla- güçluğa sahip, dolayısıyla belli başlı vazifelere gitmeden evvel grind yapmanız lüzumiyor. Yani ya bölgedeki diğer vazifeleri tamamlayacaksınız ya da daha iyice ekipmanlara malik olacaksınız. Savaş alanında uzmanlığınızı siz seçiyorsunuz Oyunun en keyifli kısımlarından arasında biri kesinlikle oynanış. Ana karakterimiz Kliff, tercihinize bağlı olarak kılıç-kalkan, tekbaşına 50 kılıç, balta, yay ve benzeri epey değişik silahı kullanabiliyor. Üstelik bunun için oyunun hiç tek safhasında yeğleme yapmanıza lüzum yok. Oyun bu başlıkda özgürlüğü tamamlanmış size bırakıyor. Yetenek ağacından hangi oynanış stili ve yetenekler size elverişli geliyorsa yeteneklerinizi o alana yoğunlaştırabilirsiniz. İster kurşun hızında oklar fırlatan tek okçu olun, ister önünüze çıkanı kılıcına oturtacak tek savaşçı... Burada hiç tek kısıtlama yok bununla birlikte yetenekleri açmak ve tekâmül ettirmek sandığınız kadar basit değil. Oyunda mühürlenmiş abis eseri adı verilen tek eşya bulunuyor. Bu eşyayı yetenekleri puanı olarak düşünebilirsiniz bununla birlikte elde etmesi basit değil. Haritanın pek çeşitlilik noktasına serpiştirildiği gibi, boss'ları yenerek ve bulmacaları tamamlayarak edinebiliyorsunuz ama malik olmanız onu öylece kullanabileceğiniz manaına gelmiyor. Her birinde sınırlarınızı güçlayacak çok meydan okumalar bulunuyor. Bu meydan okumayı tamamladığınız takdirde kullanılabilir hâle geliyor. Yani protesto bu sayede sizi oynanışta da çeşitliliği denemeye itiyor nedeniyle bazen sırf o sorun için mızrak ile 30 saniyede 30 taarruz gerçekleştirmeniz lüzumiyor, bazense 5 saniyede 3 suikast... Burada mekan yer beni delirten meydan okumalar olsa da mekanik olarak oyuna çeşitlilik hoş yedirildiğini söylemem lüzum. Tabii ilave olarak işte oyunun çeşitlilik sevdi gibiğim tek mekaniği devreye giriyor. Oyun dünyasında mekan saha neredeyseymiş her arasında biri şeyler için tek "öğrenme" mekaniğine sahip. Bu mekaniği sadece özetlemek lüzumirse, örneğin açmak istediğiniz tek yetenekleri var fakat yetenekleri puanı olarak kulllanacağınız abis eserinin mührünü kaldıracak meydan okumayı tamamlayamıyorsunuz. Eğer bu yeteneği kullanan tek hasım ya da tek NPC görürseniz, onun o yeteneği kullanışını incelediğinizde (evet, bunun için bile tek mekanik var) o yeteneği öğrenebiliyorsunuz. Bu mekanik yalınce yeteneklerle kısıtlı değil. Oyunun dünyasında mekan saha canlılar, bitkiler, yemekler, tarifler ve aklınıza gelebilecek neredeyseymiş her arasında biri şeyde bu öğrenme mekaniği muazzam görev oynuyor. Ah şu manzaralar... Crimson Desert baktığınızda fotorealistik grafiklere malik değil. Evet günümüze kıyasla iyice seviyede grafikleri var ama benzer zamanda kendine özgü tek stilizeye sahip. Asıl cevher ise grafiklerinden ziyade dünyasında. Bazen öyle manzaralara denk geliyorsunuz ki durup tek imge görüntüsü edinmektan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Tabii işleri yüz, mimik ve ağız senkronizasyonuna gelince yazıkki övebileceğim tek işleri yok ortada ama hikâye ve karakterlerin vasat oluşu da bunda muazzam etken gibi. Tahminim o ki Pearl Abyss'in öncelikleri ve yatırımlarında bu noktalar çokça aşağıdaydı ve oynarken yazıkki bunu hissediyorsunuz. Optimizasyon ve Türkçe diller desteği Belki da bizler Türk oyuncular için en ehemmiyetli ikisi maddeden bahsetmezsek olmaz. Pearl Abyss'in Crimson Desert'te kullanmış olduğu BlackSpace Engine, bugünden bilhassa da grafik/optimizasyon denkleminde öve öve bitiremediğimiz Decima gibi motorların yanında uzunluğu süresi kendinden bahsettirecek cinsten. Bu denli muazzam -gerçek manada büyük- tek oyunun, bu kadar iyice çalışıyor olması beni da hayrete düşürdü. Oyun gerçekten mi icra ve optimizasyon manaında zirveleri diyebileceğim tek noktada. i5-12400F prosedürci ve RX 6700 XT imge kartına malik PC'mde FSR ve Frame Generation açıkken 2K çözünürlükte 80-90 FPS civarı tek icra aldım ki bu, malik olduğum konfigürasyonu Crimson Desert gibi tek protesto ile taraf yana koyduğunuzda gerçekten mi iyi. Türkçe diller desteği tarafında da beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacak tek işleri çıkarılmış. Çeviri 8 Türk çevirmen tarafından yapılmış ve şahsen oyunda geçirdiğim süresi boyunca olan ufak tefek yanlışlar harici -birçoğunu bildirdik ve düzeltildi- hiç tek çeviri yanlışsıyla karşılaşmadım. Özellikle da böylesine muazzam ve yüzlerce zaman geçireceğiniz tek oyunun Türkçe diller desteği ile gelmesi gerçekten mi muazzam nimet. Sonuç: Crimson Desert bu yılın en iddialı oyunlarından biri Aslında ttesirkde değinemediğimiz -spoiler ve NDA gereği- noktaların dışında aktarmak isteyip da anlatamadığım pek çeşitlilik ayrıntı var ama şu esas kadar okuduysanız, oyunu oynayıp oynamama başlıksunda şart vermenize yetecek düzeyde malumat sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Yine da çoğu geceleyin sizleri uykusuz bırakacak, "haritanın dahaaz da burasını temizleyeyim" diyerek yüzlerce saatinizi geçireceğinizi düşündüğüm Crimson Desert, içerisinde bu kadar fazla mekaniği bu kadar iyice barındırmasından öçeşitü illaki tecrübe etmeniz lüzumtiğini düşündüğüm tek yapım olmuş. Özetle denenmemişi denemiyor ama denenenleri çeşitlilik hoş tek tarifle tek araya getiriyor. Başka ttesirklerde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.
>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.