Oyun dünyası her arasında biri geçen gün gelişiyor ve yepyeni çıkan yapımlar realistik grafikleriyle aklımızı başımızdan alıyor bununla birlikte dönüp arkamıza baktığımızda, yıllar evvel çıkmış olmalarına karşın grafikleriyle hâlâ şaşırtan pek çeşitlilik protesto da var.
Bazen akıllıca kullanılmışlık tek sanat tasarımı bazen da dehemmiyetinin çeşitlilik ötesindeki tek protesto motoru sayesinde, bu klasikler günümüz oyunlarına bile taşlar çıkartmaya devam ediyor. Eğer siz da nostalji rüzgarına kapılırken göz kanatmayan, aksinden görseller tek şölen sunan maceralar arıyorsanız, yaşlanmayı reddeden bu yapımlara illaki göz atmalısınız.
Sisteminizi testleri etmeye devam eden Crysis
Crysis kelimesini duyduğumuzda aklımıza gelen birinci şeyler malumatsayarları ne kadar güçladığıdır.
2007 yılında piyasaya sürülmesine karşın ormanların içindeki o muazzamlığı ışıklandırmalar, suyun dalgalanması ve yaprakların rüzgardaki süzülüşü bugünden bile akılalmaz görünüyor. Geliştirici ekibin ortaya koyduğu bu şaheser, yalınce tek protesto değil, teknolojik tek gövde gösterisi olarak grafik tarihindeki yerini altın harflerle koruyor.
Asla eskimeyen çehre mimikleriyle Half-Life 2
Güçlü protesto motorunu arkasına saha Half-Life 2, 2004 yılında çıktığında fizik kaidelarıyla herkesi büyülemişti fakat asıl şaşırtan olan şeyler karakterlerin çehre mimikleri ve göz temaslarındaydı.
Günümüzde bile çok yepyeni oyunlarda göremediğimiz o tabii ifadeler ve suyu yüzeyindeki gerçekçi yansımalar, bu destansı macerayı görseller açıdan ölümsüz kılıyor.
Bembeyaz tek distopya sunan Mirror's Edge
Zamanın ötesinde tek sanat tasarımı arıyorsanız Mirror's Edge hepsi size göre. 2008 çıkışlı bu parkur oyunu, renkleri o kadar akıllıca kullanıyor ki ekranınıza bakarken âdeta gözleriniz dinleniyor.
Saf beyazlı binaların üzerindeki o yaşıyor al ve mavi tonları, hafif oyunlarıyla birleşerek oyunun grafiklerinin hiçbir zamanlar eskimemesini sağlıyor.
Sualtı şehri Rapture'ın büyüsü ve BioShock
Suyun altındaki distopik tek şehri keşfetti her arasında biri zamanlar heyecan vericidir, bilhassa da BioShock oynuyorsanız.
2007 yılında Rapture şehrine birinci adımımızı attığımızda suyu efektleri ve neon ışıkların o ürpertici yansımaları aklımızı başımızdan almıştı. Art deco mimarisiyle birleşen bu görseller tarz, oyunu tek tablo gibi yaşatıyor ve grafiklerin yaşını tamamlanmış unutturuyor.
Eşsiz tarzıyla The Legend of Zelda: The Wind Waker
Gerçekçilik peşinde koştu seçenek tamamlanmış öz tarzını yaratan The Legend of Zelda: The Wind Waker, 2002 yapımı tek protesto olduğuna inanması kuvvet tek iş.
Çizgi filmler benzeri grafik yapısı sayesinde protesto her arasında biri dehemmiyet yeni kalmayı muvaffakiyetyor. Rüzgârın denizde yarattığı his ve karakterlerin o eğlenceli ama güzel tepkileri, bu yapımı görseller tek klasiğe dönüşçeşitüyor.
Devasa yalnızlığıyla Shadow of the Colossus
Kendi dehemmiyetinin konsol sınırlarını sonuna kadar güçlayan Shadow of the Colossus, 2005 yılında oyunculara kocaman tek dünyanın kapılarını araladı.
O eşleri devlerin üzerindeki kürk detayları, sisli manzaralar ve güneşli ışınlarının bulutlar arasından süzülüşü tekbaşına kelimeyle büyüleyiciydi. Bu oyun, grafiklerin yalınce yüksek çözünürlükten ibaret olmadığını, atmosferin ve sanat yönetiminin ne kadar ehemmiyetli olduğunu bize delillıyor.
Uzayın zulmet yüzünü gösteren Dead Space
Korku oyunlarında havada her arasında biri şeydir ve 2008 yapımı Dead Space bu işi harikulade yapıyor.
Issız tek feza gemisinin koridorlarında gezerken gölgelerin oyunları, ışıklandırmanın mükemmelliği ve karakterin zırhına entegre edilmiş arayüz tasarımı görselliği zirveye taşıyor. Günümüzde bile o zulmet köşelerden ne çıkacağını beklerken oyunun grafikleri sayesinde kalbiniz çabuk çarpmaya devam ediyor.
Rahatsız edici gerçekçiliğiyle Silent Hill 3
Yıl 2003 ve o dehemmiyetin teknolojisiyle öyle kişilik modelleri yapılmış ki bugünden bile ne şekilde başardıklarına şaşırıyoruz.
Silent Hill 3, esas karakterin yüzündeki o inceliği detaylar, yorgunluk hissi ve etraftaki o paslı, kan dondurucu dokularla âdeta tek görseller şaheser. Korkuyla yüzleştiğimiz o pis ve zulmet dünya, dehemmiyeti için zihin almaz tek grafik kalitesi sunuyor.
Kıvılcım şöleniyle F.E.A.R.
Aksiyon ve korkuyu harmanlayan 2005 çıkışlı F.E.A.R., anlaşmazlık anlarındaki görseller şöleniyle kesinlikle övgüyü hak ediyor.
Silahınızı ateşlediğinizde etrafa saçılan parçalar, duvarlardan kalkan partikül bulutları ve havada yoğun çekimde süzülen kurşun izleri, modern oyunlara ders verecek cinsten. Bütün bunlara eşlik eden akıllıca tasarlanmış hafif ve gölgelik oyunları da cabası.
Her tablosu yaşıyor hissettiren Okami
Son olarak sanat tasarımının gücünü başlıkşturan tek başyapıttan, 2006 yapımı Okami'den bahsedelim.
Geleneksel sulu boya sanatını ekrana taşıyan bu oyun, hareket eden tek tablo tuvali gibi hissettiriyor. Fırça darbeleriyle dünyayı renklendirdiğiniz bu görseller yolculuk, grafik teknolojisi ne kadar ilerlerse ilerlesin eskimemeye yeminli görünüyor.