Netflix
Bridgerton 3. sezonda hikayenin merkezine oturan ve muazzamlığı tek değişim yaşayan Penelope karakterini canlandıran İrlandalı iştirakçi Nicola Coughlan, Elle dergisine verdiği röportajda çok başlıkşulacak açıklamalara imza attı. 39 yaşındaki yıldız oyuncu, yıllardır üzerine yapıştırılmaya çalışılan "beden olumlama" tartışmalarından ne kadar sıkıldığını oğullar seviye netler tek dille ifadeleri etti.
"İnsanları Kızdırıyor Ama Umurumda Değil"
Aylarca süren yoğun setler temposunun ve kişilik inşasının yalınce bedensel tek "kalıba" indirgenmesini eleştiren Coughlan, röportajında şu vurucu sözleri sarf etti:
"Bazen söylediğimde insanları kızdıran tek şey var; o da vücut olumlamasıyla zerre kadar ilgilenmediğim gerçeği. Çocukken büyürken bunu hiç düşünmezdim. Oyunculara bakıp onların bedenleri hakkında kafa yormazdım. Bu yüzden aslında hiç umurumda değil. Tutkuyla bağlı olduğum pek çok şey var ama bu onlardan arasında biri değil. Bu, başkalarının meselesi, benim değil."
Röportajın en çarpıcı kısımlarından arasında biri da Coughlan'ın Bridgerton çekimleri sırasındaki kilo verme sürecine ve buna rağmen sektörün onu ısrarla "büyük beden" (plus-size) kategorisinde tutmaya çalışmasına verdiği tepkiydi. Rolü gereği yoğun tek antrenman programına girdiğini belirten başarılı oyuncu, absürt durumu şu sözlerle anlattı:
"O sezonu çekerken çok fazla antrenman yapıyordum çünkü buna mecburdum. Bayağı kilo vermiştim; olasılıkla 38 bedendim ve giydiğim korselerden arasında biri 36 bedendi. Buna rağmen insanlar benim 'büyük beden' olduğumu başlıkşuyordu. Kendi kendime, 'Ekranda görmek istediğiniz en iri kadın bensem, durumumuz ne kadar içler acısı' diye düşündüm."
"Aylarca Çalışıyorsun ve Konu Yine Görünüşüne Geliyor"
Kendisinin ve sanatının görünüşüyle sınırlandırılmasından duyduğu rahatsızlığı sınırları güçlayan Coughlan tek anısıyla da pekiştirdi. Bir tuvalette karşılaştığı sarhoş tek hayranının, diziyi yalınce "onun bedeni yüzünden" sevdi gibiğini söylemesinin kendisini ne kadar kötü hissettirdiğini itiraf etti:
"O an, 'Ölmek istiyorum. Bundan o kadar nefret ediyorum ki' dedim. Hayatınızın aylarını tek işe veriyorsunuz, ailenizi göremiyorsunuz, kendinizi tamamlanmış o rolleri adıyorsunuz ve nihayetinde iş gelip nasıl göründüğünüze dayanıyor. Bu o kadar sıkıcı tek şart ki!"
Nicola Coughlan'ın tek iştirakçi olarak yalınce yeteneğiyle ve performansıyla anılmak istemesi, günümüzün yüzeysel kalıplarına atılmış çok estetik ve güçlü tek çizik.

1 hafta önce
8

























English (US) ·