
Olay, 1 Şubat'ta Şirinköy Mahallesi Halide Edip Adıvar Caddesi'nde meydana geldi. Tuba Y. (30), yepyeni boşandığı önceki eşi Tuncay H. (38) tarafından sokaklar ortasında çeşitlilik yerlerinden defalarca bıçaklandı. O anları gören mahalleli, sopalarla şahsı linç etmeye çalıştı.
Fatma Nur Çelik unutulmayacak! MEB’den yepyeni hükümBOŞANDIKTAN BİR HAFTA SONRA ESKİ EŞİNE BIÇAKLI SALDIRI
Yerden kalkarak önceki kocasını linç etmeye çalışanlar vatandaşları uzaklaştırmaya çalışanlar kadın, "O benim çocuklarımın babası" dedi. Olay seçenek gelen polis ekipleri, havaya yangın açarak kalabalığın elinden kurtardığı Tuncay H.'yi gözaltına aldı.
Emniyette tamamlanan prosedürlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tuncay H., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede, tarafların 24 Ocak'ta anlaşmalı biçimde boşandıkları, hadise sebebiyle Tuba Y.'nin vücudunda 15 silahlı yarası ve kemik kırığı olduğu malumatsine mekan verildi.
"OLAYDA KULLANDIĞI BIÇAĞI EVLİLİK SÜRECİNDE KENDİSİNE BEN HEDİYE ETMİŞTİM"
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın 3. duruşmasına "kadına ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan tutuklu şüpheli Tuncay H., müşteki Tuba Y. ve taraf avukatları katıldı.
Sanıktan şikayetçi olan Tuba Y., "Tuncay kıskanç biridir, onu aldattığımı talep ediyordu. Ancak nikah birliği içerisinde kendisini daima aldatmadım. Olaydan tek hafta kadar evvel boşandık. Çocukların velayetini Tuncay aldı. Olay günü çocuklarım ile kanaat günümdü. Onları eldeetti için yola çıktım. Tuncay, beni arayarak, 'Çocukları almaya gelmeyecek misin?' dedi. Ardından akıllı saatlerinin şarjı olmadığını ve bu biçimde onları gönderemeyeceğini söyledi. Tuncay ile yolda karşılaştık. İlk silahlı darbesini elime vurdu. Bu bıçağı nikah sürecinde kendisine bir armağan etmiştim. Tır şoförlüğü yaptığı için yemiş sebzeler doğraması için almıştım. Açılır kapanır tek bıçaktı. 'Motordan in, başlıkşacağız' dedi. Elime silahlı darbesini vurduktan sonraları cebine koydu. Daha sonraları evin hepsi tersi istikametine, ıssız yere beni göçeşitmek istedi bununla birlikte gitti istemedim" dedi.

"BENİM KIYAMADIĞIM GÖZLERİNE ŞİMDİ KİM BAKACAK?"
Birçok yerinden bıçaklandığını söyleyen Tuba Y., "Daha sonraları sırtıma, böbreğime ve bacaklarım bulunmak üzere epey yere bıçağı sapladı. Ben da tekmeleyerek onu manilemeye çalıştım. 'Benim kıyamadığım gözlerine şuanda kim bakacak?' diyerek beni bıçakladı. Bıçağı kalbime saplayacakken avucumu açtım ve onu manilemeye çalıştım bununla birlikte avucumdan bıçaklandım. Yerde yatar vaziyetteyken bıçağı boğazıma dayadı, o esnada insanlar beni kurtardı.

"YAPMAYIN, O ÇOCUKLARIMIN BABASI"
Hatta insanlar onu linç etmeye çalıştığı esnada, 'Yapmayın, o çocuklarımın babası' dedim. Onun, 'Beni bırakın, ambulans çağırın' dediğini duymadım. Kendisini aldatmadım. 'Adam olsaydın sen yapsaydın' gibi cümleler kurmadım. Evlilik birliği içindeki aldatmak vaat başlıksu değildir. Buna dair telefonumun incelenmesine, HTS baz istasyonundan kayıtların alınmasına rızam vardır. Elimde devamlı zarar oluştu, şikayetçiyim" diye başlıkştu.

"ONUN YARALARI GEÇTİ ANCAK BENİM YÜREĞİMİN AĞRISI GEÇMEDİ"
Savunması için vaat verilen Tuncay H. ise, "Tuba beni aldattığı için kendisinden boşandım. Olay anında kendimde değildim. Onun yaraları geçti bununla birlikte benim yüreğimin ağrısı geçmedi. Olay günü asap krizindeydim. Ben kendime yepyeni güzergah çizdim. Bundan sonraları onun yüzünü görmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına şart vererek duruşmayı erteledi.
"BANA 'ADAM OLSAYDIN' DEDİ"
Öte yandan, şüpheli birinci duruşmadaki savunmasında hadise gününe ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:
"Olay günü önceki eşim çocukları müşahede etmek için bana gelecekti. Çocuğum epilepsi hastası, o yüzden bir GPS özellikli kol saati almıştım, lüzumtiğinde çocuklarımı takip edebilmem için. Oğlum kol saatini bulamayınca bulana kadar çocuğu göndermeyi düşünmedim. Bunun üzerine kızım da bunu annesine haberleri vermiş. Annesi da bu duruma sinirlenmiş olacak ki bana, 'Çocukları senden alacağım o zaman, sen göreceksin çocuk ne şekilde gösterilmiyormuş' şeklinde sözler söyledi. Bu sırada evin önüne gelmiş miydi hatırlamıyorum. Ben da çocuklar bunları duymasın diye dışarıya çıktım, nedenler böylece yaptığını sordum. 'Çocuk rahatsız GPS cihazı olmazsa çocuğu ne şekilde takip edeceğiz' dedim. Tartıştık. 'Sen yaptıklarından utanmıyorsun, tek da beni tehditleri ediyorsun. Madem alacaktın mahkemede nedenler çocukları verdin?' dedim. Bu biçimde tartıştık. 'Ben seni aldatmadım' diyordu. 'Hani bana kendini ispatlayacaktın' dedim, o da bana 'Adam olsaydın' dedi. Bu lafın üzerine sinirlendim, o andan sonrasını hatırlamıyorum. Cebimde eşimin bana armağan olarak aldığı kesecik çakısı vardı. Onu hep yanımda taşırdım, nedeniyle tornavida ve pense özelliği vardı. O an hususi olarak yanıma almamıştım, o an ne şekilde bıçakladığımı hatırlamıyorum. Olay esnasında tek an kendime geldim. Ellerimdeki kanı görünce elimdeki bıçağı yere attım. Etraftaki insanlar bana saldırdıklarında, 'Beni bırakın, ona hayır edin, ambulans çağırın' diye bağırdım. Pişmanım, beraatımı ve tahliyemi istek ediyorum."































English (US) ·