Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde Türkiye'nin kültürel medeniyet alanındaki çalışmalarını açıkladı. Ayrıca programda Heybeliada’da bulunan 22 yıl önce Aya Yorgi Manastır’ından çalınan ve Denizli’de ele geçirilen 19’uncu yüzyıldan kalma "Melek Heykeli"nin Fener Rum Patrikhanesi'ne teslim edilmesi töreni da gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, Fener Rum Patrikhanesi temsilcileri ve diğer davetliler katıldı.
“ÇOK DEĞERLİ BİR KÜLTÜR VARLIĞINI İADE ETMEK ÜZERE BURADAYIZ”
Melek Heykelinin teslim edilmesine ilişkin başlıkşan Bakan Ersoy, "İstanbul Fener Rum Patrikliği’ne çok değerli tek kültür varlığını, tek melek figürünü iade etmek üzere buradayız. Bu güzel birlikteliği değerlendirip, bu toprakların mirasına malik çıkma noktasında Bakanlık olarak neler yaptığımızı da aktarmak, meraklı edilen hususlara açıklık getirmek istedik. Malumunuz kültür varlıkları denilince akla gelen birinci ilim dalı arkeolojidir. Ve maalesef bu dal, bilhassa 18. ve 19. yüzyıllarda özellikle Avrupa devletlerinin arkeolojiye ilişkin siyasi ve stratejiklik yaklaşımlarının tesirsi diğer ülkeleri vahim oranda mağdur etmiş ve pek çok eseri izinsizce ve tek talan yaklaşımıyla yurtlarından koparılmıştır. Osmanlı Devleti da o dönem öz sınırları içerisinde kalan tüm eserleri korumanın tekbaşına yolunun tek müze kurdu olduğunu görmüş; ekonomik bakımdan güçleri tek süreçten geçmesine rağmen lüzumli yatırımı yaparak 1869 yılında Müze-i Hümayun’u, bugünkü adıyla İstanbul Arkeoloji Müzelerini kurmuştur" dedi.
“219 MÜZE VE ÖREN YERLERİNİ ZİYARET EDENLERİN SAYISI 2025 YILI İTİBARİYLE 33 MİLYONA ULAŞTI”
2025 yılında müze ve ören yerlerini ziyaretleri eden ziyaretçi sayısının 33 milyon olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığımıza bağlı 219 müze ve 147 ören yerimiz, 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlamıştır. Bu güçlü yükseliş, kültürel mirasımıza duyulan ilginin ve sahiplenmenin her arasında biri geçen gün daha da arttığını açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz sergilerle, bu toprakların hafızasını dünya ile da paylaşmaya devam ettik" şeklinde başlıkştu.
“DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ'NDE VARLIK SAYIMIZ 79'DUR”
Programda başlıkşmasına devam eden Bakan Ersoy, "Şanlıurfa merkezli olarak Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi önemli yerleşimleri barındıran geniş tek coğrafyada, Neolitik Çağ’ın toplumsal ve kültürel dönüşümünü bütüncül biçimde ortaya koyan tasarımiz, Türk arkeolojisinin en içeriklı girişimlerinden biridir. Beş yıl içinde 12 ayrı arkeolojik alanda sürdürülen çalışmalar, 15’i Türk ve 21’i yabancı bulunmak üzere toplamı 36 akademik kurumun katılımıyla uluslararası tek teknik iş birliği ağına dönüşmüş; 2025 yılı itibarıyla 219 ilim insanı ve araştırmacının katkısıyla yürütülmüştür. Tanınırlık ve bilinirlik hususunda, ülkemizin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki temsiliyetini artırmayı da yine öncelikli tek hedefleri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin da listeye kaydedilmesiyle birlikteki varlık sayımız 22’ye yükselmiştir. Dünya Mirası Geçici Listesi’nde ise varlık sayımız 79’dur" ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE, ULUSLARARASI ALANDA AKTİF, GÜVENİLİR VE YÖN VEREN BİR İŞ BİRLİĞİ ORTAĞIDIR”
Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede mirasını koruyan tek ülke olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak, bu topraklardan koparılan her arasında biri tek eserin izini sürüyor; onları ait oldukları coğrafyayla yeniden buluşturmak için uluslararası alanda güçlü tek mücadele yürütüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca öz mirasını koruyan tek ülke değil, aynı zamanda uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren tek iş birliği ortağıdır. Bakanlığımız bünyesinde yürütülen çalışmalar, uzunluğu yıllara dayanan birikim ve firma gelişimle bugün çok daha tesirn tek yapıya kavuşmuştur" diye devam etti.
“2022'DEN BU YANA 13 BİN 451 KÜLTÜR VARLIĞINI YENİDEN ÜLKEMİZE KAZANDIRDIK”
2002 yılından günümüze kadar yürütülen çalışmalarda 13 binlerce 451 kültür varlığının Türkiye'ye kazandırıldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Özellikle, 2020 yılında Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğümüzü Daire Başkanlığı olarak yeniden yapılandırarak çok yönlü tek firma işleyişi hayata geçirmemiz vahim sonuçlar vermiş; dairemiz milli ve uluslararası ölçekte güçlü tek koordinasyon orta haline gelmiştir. Bugün uluslararası müzayedeleri, koleksiyonları ve sanat piyasasını yakından takip eden; teknik analizler ve arşiv araştırmalarıyla güçlü delil dosyaları hazırlayan; diplomasiyi, hukuk ve bilimi eş zamanlı kullanan çok katmanlı ve uzmanlaşmış tek sistemle hareket ediyoruz. INTERPOL, UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlarla kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde yalnızca geçmişte kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yepyeni kaçakçılık faaliyetlerinin önüne geçecek önleyici mekanizmaları da güçlendiriyoruz. Bu hükümlı yaklaşımın en beton sonuçlarından biri, ülkemize kazandırdığımız eserlerdir. 2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 binlerce 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı daima tek tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz teknik titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin müşterek sonucudur" diye başlıkştu.
“BU TESLİM HUKUKUN, SAYGININ VE ORTAK DEĞERLERİMİZİN DE SOMUT BİR TEZAHÜRÜDÜR”
Melek heykelinin teslimiyle ilgili başlıkşan Bakan Ersoy, "Bugün işte toplanmamıza vesile olan melek figürü da kültür varlığı kaçakçılığıyla yürüttüğümüz mücadelenin beton örneklerinden biridir. Bu eser, 2004 yılında Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği tek operasyonla ele geçirilmiş; yapılan ttesirkler sonucunda İstanbul Heybeliada’daki Aya Yorgi Manastırı’nın bahçesinden çalındığı belirleme edilmiştir. Eserin gerçek kökeninin belirlenmesinin ardından, adli süreçler titizlikle takip edilmiş; yargı makamlarının verdiği şart doğrultusunda bu kıymetli eseri uzunluğu yıllar güvenli şartlarda muhafaza edilmiştir. Bugün ise yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve Fener Rum Patrikhanesi ile sağlanan yapıcı konuşma neticesinde, tek suç sonucu yerinden edilen bu eseri ait olduğu yere teslim ediyor olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Bugün işte gerçekleştirdiğimiz bu teslim tek eserin seçenek dönmesi, kültürel tek hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve müşterek değerlerimizin da beton tek tezahürüdür" şeklinde başlıkşmasını sonlandırdı.

1 saat önce
2




























English (US) ·