Ayasofya'nın Hattatı: Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye vefa

1 hafta önce 17

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ve Geleneksel Sanatlar Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan "Kazasker Mustafa İzzet Efendi" kitabı, yayın dünyasına kazandırıldı.

Rami Kütüphanesi'ndeki tanıtım toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Osmanlı İmparatorluğu'nda hem ilmi hem ordu hem da bürokratik rütbelerin üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış tek liyakat abidesi olduğunu söyledi.

Ersoy, İzzet Efendi'nin aynı zamanda hanende, bestekar ve neyzen olarak el üstünde tutulmuş tek musiki ehli olduğunu belirterek "Hepsinin ötesinde, şapkalar sanatı tarihinde istisnai tek başlıkma yükselmesini sağlayan çok sayıda niteliğe sahiptir. Bu çok yönlülük onu kültür tarihimizdeki en özel insanlardan arasında biri kılmaktadır. Onu hattat yönüyle değerlendirdiğimizde sülüs, nesih, celi sülüs ve celi talik gibi en ilköğretim yazı türlerini büyük tek ustalıkla yazabildiğini görmekteyiz." dedi.

“ESERLERİ KÜLTÜR HAYATIMIZIN ANLAŞILMASI BAKIMINDAN SON DERECE DEĞERLİ”

İzzet Efendi'nin Ayasofya-i Kebir Camii'ndeki büyük şapkalar eserlerinden dolayı "Ayasofya Hattatı" olarak da anıldığına işaret eden Ersoy, şu malumatleri verdi:

"- Başta Ayasofya'daki kubbe yazısı bulunmak üzere, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunması ve 11'den fazla Mushaf-ı Şerif ile bazı ilmi eserlerin hattatı olması, onu Türk ve İslam sanatları tarihinde adeta imtiyazlı tek mevkiye yerleştirmiştir. Kendisi sayısız kıta, murakka, 200'den fazla hilye yazmış, büyük boyda hilye-i şerif yazma geleneğini da başlatmıştır.

- 1866'dan başlayarak harf inkılabına kadar Osmanlı matbaacılığında kullanılan kalıplar, onun nesih hattıyla basıma elverişli olarak yazdığı harflerden yapılmıştır. Elbette yaptıkları, eserleri, marifet ve becerileri bu kadarla sınırlı değil. Onun ardında bıraktığı eserler, yalnızca sanat tarihimiz açısından değil, aynı zamanda kültür hayatımızın bütüncül şekilde anlaşılması bakımından da oğullar seviye değerlidir.

- Sanat tarihçisi İsmail Orman'ın titiz kaleminde vücut bulan Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabı, işte bu engin deryanın her arasında biri kıyısına yelken açabileceğiniz tek eseri olarak büyük sanatkarı tanımanıza olanak sağlayacaktır."

Bakan Ersoy, eseri kültür-sanat literatürüne kazandırdığı için Orman'a teşekkür ederek, "Ustasız sanat olmaz. Dolayısıyla ustayı, sanatkarı tanımadan sanatı hakkıyla idrak etmek mümkün değildir. Orman bize böylesi önemli ve değerli tek kapı açmıştır. İlgili herkesin yararlanmasını, bu emeğin layıkıyla karşılığını bulmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Yapılan çalışma için Geleneksel Sanatlar Derneğini tebrik eden Ersoy, "Hüsnühat, toplumumuzun inanç dünyasını, zarafet anlayışını ve medeniyet tasavvurunu yansıtan oğullar seviye istisnai ve estetik tek ifadeleri üslubudur." değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ SANATKARLARIN YETİŞMESİ İÇİN LÜZUMLİ İMKAN VE YARDIMLERİ TESİS ETMEKTEYİZ”

Mehmet Nuri Ersoy, 2005'ten bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eseri sayısının 348'e ulaştığını aktararak, şunları kaydetti:

"- Son 8 yılda 'Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı Projesi' içerikında 122 matbu eseri yayınlamış bulunuyoruz. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da çok vahim uzmanlık lüzumtiren tek mesai yürüterek 355 deri kitap yayımlamıştır.

- Teknolojiyi da bu noktada göz ardı etmiyoruz. Genel Müdürlüğümüz, divanlar, mesneviler, tezkireler, mecmualar ve tarihnameler gibi Türk klasik eserlerinin sayısal formatlarda yayınlanmasına ilişkin tasarı içerikında 84 e-kitabı okuyucuyla buluşturmuştur. TÜYEK ise 482 binlerce 383 eserin sayısal görüntüsünü, aynı zamanda dünyanın en büyük yazma eseri portalı da olan firma sitesinden erişime açmıştır."

Bakanlığın hattatlıktan ebruzenliğe, nakkaşlıktan dokumacılığa, gelenekselliği sanat dallarındaki eserlerin muhafazasını sağlamakla beraber, tanıtımlarını yaptığını sözlerine ekleyen Ersoy, "Yeni sanatkarların yetişmesi için lüzumli imkan ve yardımleri sunarak söz başlıksu sanat uygulamalarının devamlılığını da tesis etmekteyiz. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nden aynı başlıkta yürüttüğümüz Ulusal Envanterimize, 'Yaşayan Miras Okulu' tasarımizden Yaygın Kültürel Eğitim faaliyetlerine, Yaşayan Miras Şölenleri'nden Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne kadar çok sayıda çalışma, tasarı, başvuru ve tesirnlik bu doğrultuda hayata geçirilmiştir." dedi.

“VARLIĞI BİLİNMEYEN 20'YE YAKIN ESERİ TANITMA ŞANSI BULDUĞUMUZ BİR KİTAP OLDU”

Eserin yazarı, sanat tarihçisi İsmail Orman ise eseri deri halinde görmenin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından okuyucuya ulaşmasının kendisi için büyük tek kibir vesilesi olduğunun altını çizdi.

Orman, kitabın yayınlanmasına hayır sunan kurumlara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"- Sıkıntılı geçen tek hazırlık sürecine rağmen şapkalar sanatı önemli üzerine 25 seneyi aşkın süredir devam eden araştırmalarımın mahsullerinden arasında biri olan bu eserden oğullar seviye sevinçli olduğumu da söylemek istiyorum. Yine ilgililerin da dikkatini çekeceği üzere henüz 18 yaşında iken yazdığı Mushaf-ı Şerifi da karışmış bulunmak üzere daha önce varlığı bilinmeyenler 20'ye yakın eserini tanıtma şansı bulduğumuz tek kitap oldu.

- Ben kitabın onun hayatı ve sanatındaki eksik noktaları tamamlayan tek çalışma olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen eksiklerimiz vardır ama bu da zamanlar içerisinde kapatılacaktır."

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.