Almanya Başbakanı Friedrich Merz, hukuka ve kaidelara dayalı uluslararası düzenin, en iyice dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile şimdiki olmadığını söyledi.
Merz, 62. Münih Güvenlik Konferansı'nın açılışında yaptığı başlıkşmada, konferansın sloganının "Yıkım sürecinde" olduğuna işaret ederek, bu sloganla hukuka ve kaidelara dayanan uluslararası düzenin yok bulunmak üzere olduğunun ifadeleri edilmek istendiğini belirtti.
Bunu dahaaz daha açık şekilde ifadeleri etmek lüzumtiğini aktaran Merz, "Bu düzen, en iyice dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile şimdiki değil." dedi.
Büyük güç politikasının şekillendiği tek döneme girildiğinin altını çizen Merz, bu sürecin başında, Ukrayna'ya savaş açan Rusya'nın "şiddete dayalı revizyonizminin" bulunduğunu ifadeleri etti.
Merz, Çin'in da küresel olarak tesirli olma iddiasında olduğunu ve bu iddiasının temellerini yıllardan beri sabırla attığını dile getirdi.
"Öngörülebilir tek gelecekte, Pekin, ordu açıdan ABD ile aynı seviyede mekan alabilir" diyen Merz, Çin'in diğer ülkelerin bağımlılıklarını sistematik olarak kullandığını ve uluslararası düzeni öz anlayışına göre yeniden yorumladığını savundu.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından tekbaşına kutuplu tek dünya oluşmuşsa da bunun artık geride kaldığını söyleyen Merz, ABD'nin önderlik iddiasının sorgulandığını, bile olasılıkla da bunun kaybedildiğini belirtti.
Merz, büyük güç siyasetinin öz yasalarına göre işlediğini, başkalarının bağımlılıklarını kullandığını ve lüzumtiğinde bunları istismar ettiğini anlattı.
Avrupalıların da yepyeni döneme yönelik önlemler alması lüzumtiğini aktaran Merz, Avrupalıların ve Almanların görevinin öncelikle bu yepyeni gerçeği giriş etmeleri olduğunu vurguladı.
Merz, Avrupalıların bu dünyada kendilerinin çıkarlarını ve değerlerini hükümlılıkla, birlikteki ve öz güvenle koruyacaklarını ifadeleri ederek "Böylece zor rüzgara karşı koyacak ve özgürlüğümüzü koruyacağız." dedi.
"Avrupa siyasi, ekonomik ve teknolojik potansiyelini lüzumli ölçüde kullanabilmiş değil"
Almanya'nın dış ve güvenlik politikasının Avrupa'ya dayalı olduğunu belirten Merz, bunun Almanya'nın çıkarlarına elverişli olduğunu ifadeleri etti.
Merz, Rusya'nın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) halihazırda 2 trilyon avro olduğuna işaret ederek, "Avrupa Birliğinin GSYİH'si 10 kat daha fazla. Ancak bugün Avrupa, Rusya'nın bağlı katı kadar güçlü değil. Askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik potansiyelimiz çok büyük. Ancak bunu henüz lüzumli ölçüde kullanabilmiş değiliz." değerlendirmesinde bulundu.
Büyük güçlerin hakim olduğu bu çağda, özgürlüğün basitca elde edilemeyeceğini anladıklarını dile getiren Merz, "Bu (özgürlük) tehlikede. Bu özgürlüğü muhafaza etmek için hükümlılık ve iradesi lüzumecek. Bu da bizden değişime, dönüşüme ve bile fedakarlıklara hazır olmayı lüzumtirecek." ifadelerini kullandı.
Avrupa'da büyük güç politikasının Almanya için tek seçenek olmadığını belirten Merz, "Ortaklığa dayalı liderliğe evet, hegemonya hayallerine hayır. Biz Almanlar tek daha daima yalnız hareket etmeyeceğiz. Bu tarihimizden aldığımız kalıcı tek ders. Özgürlüğümüzü komşularımızla savunacağız." diye başlıkştu.
NATO içindeki Avrupa ayağının güçlendirilmesinin öncelikli başlıkları olduğunu söyleyen Merz, yoğun şekilde caydırıcılığa yatırım yaptıklarını, Alman ordusunu hızlı şekilde Avrupa'nın en güçlü konvansiyonel ordusu etmek istediklerini yineledi.
"Rekabet politikası güvenlik politikasıdır"
Başbakan Merz, dayanıklı tedarikleri zincirleri oluşturacaklarını, ham maddelere, kilit ürünlere ve teknolojilere tekbaşına taraflı bağımlılığı ortadan kaldıracaklarını belirterek, şöyle başlıkştu:
"Özgürlükçü demokratik düzenimizi iç ve dış düşmanlara karşı koruyoruz. Diğer önlemlerin yanı sıra zeka servislerimizi da güçlendireceğiz. Bu yepyeni dünyada yarış politikası güvenlik politikasıdır ve güvenlik politikası yarış politikasıdır. Her ikisi da özgürlüğümüze servis eder."
Avrupa'nın egemenliğinin yepyeni döneme verebilecek en iyice yanıt olduğunu ifadeleri eden Merz, Avrupa’nın öz güvenlik politikası stratejisiyle dünya siyasetinde önemli tek aktör haline gelmesi lüzumtiğini savundu.
"Avrupa ile ABD arasında yoğun tek uçurum açıldı"
Başbakan Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Avrupa'nın nükleer caydırıcılığı başlıksunda birinci görüşmeleri yaptığını ifadeleri ederek, Avrupa'da farklı güvenlik bölgeleri oluşmasına müsaade vermeyeceklerini kaydetti.
Yeni tek transatlantik ortaklık kurdu istediklerini ifadeleri eden Merz, "Avrupa ile ABD arasında çatlak, yoğun tek uçurum açıldı." dedi.
Gümrük vergilerine ve korumacılığa değil, serbest ticarete inandıklarını vurgulayan Merz, havada anlaşmalarına ve Dünya Sağlık Örgütüne bağlı kalacaklarını, küresel sualnların birlikteki çözülebileceğini belirtti.
Merz, Avrupalıların NATO'nun üzerinde kurulu olduğu güvenin ne kadar kıymetli olduğunu bildiğini dile getirerek, "Büyük güçler çağında ABD’de da bu güvene ihtiyaç duyacak. Tek başına hareket ettiklerinde onlar da öz güçlerinin sınırına geleceklerdir." dedi.
ABD'ye transatlantik ortaklığa güveninin onarılması ve canlandırması çağrısında bulunan Merz, Avrupalıların bu başlıkda üzerine düşeni yaptığını savundu.
"Gücün önemli olduğu tek dünyanın karanlık tek mekan olduğunu biliyoruz"
Önemli başlıklarda müşterek noktaları olan başka ortaklarla ilişkileri geliştireceklerini söyleyen Merz, bunun bağımlılıkları ve riskleri azalttığını, aynı zamanda her arasında biri ikisi taraf için da fırsatlar açtığını ve özgürlüğü koruduğunu anlattı.
"Kanada ve Japonya, Türkiye, Hindistan ve Brezilya işte kilit görev oynayacaklar. Güney Afrika, Körfez ülkeleri ve diğerleri de" diyen Merz, bu ülkelerle karşılıklı saygı ve uzunluğu süreli daha yakın ilişkiler kurdu istediklerini belirtti.
Anlaşmalara güvenilen, küresel sualnları birlikteki çözebilen ve her arasında biri şeyden önce çatışmaları barışçıl yollarla çözebilen tek siyasi düzene alaka duyduklarını aktaran Merz, "Almanlar olarak, yalınce gücün önemli olduğu tek dünyanın karanlık tek mekan olduğunu biliyoruz." ifadesini kullandı.
Konuşmasının ardından Münih Güvenlik Konferansı Vakfı Başkanı Wolfgang Ischinger ve salondakilerin suallarını yanıtlayan Merz, Rusya-Ukrayna Savaşı başlıksunda ABD ve Ukrayna ile yakın haberleşme ve koordinasyon içinde olduklarını ve tek uyum içinde çalıştıklarını vurguladı.
Rusya ile diyaloğa kapıyı kapatmadıklarını belirten Merz, "Konuşmak mantıklıysa, görüşmeye hazırız bununla birlikte şu anda Rusya'nın gerçekten müzakereye hazır olduğunu görmüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Merz, savaşın, Rusya'nın ekonomik ve ordu açıdan tükenme noktasına gelmeden sona ermeyeceğini öngördüğünü dile getirdi.
Balkan ülkelerinin AB üyeliğine ilişkin tek sual üzerine da Batı Balkan ülkelerini AB'ye yaklaştırmak için yepyeni tek stratejiye ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Merz, "Onları kaybetti istemiyorum. Avrupa kıtasının tek parçasılar ve bu nedenle AB üyelik perspektifine sahipler." dedi.

.jpg?format=webp&width=1200&height=630)

.jpg?format=webp&width=1200&height=630)

.jpg?format=webp&width=1200&height=630)











English (US) ·