Yunanistan Deniz Kuvvetleri, insansız sistemlerin deniz operasyonlarına entegrasyonu için ehemmiyetli bir adım atarak yerli tasarım drone ve otonom sistemlerin operasyonel kıymetlendirmesine yönelik bir tatbikat yürütüyor. Tatbikat içerikında hem hava hem de deniz ortamında geliştirilen insansız sistemler gerçek operasyonel koşullarda test ediliyor.
9–13 Mart tarihleri arasında limanda gerçekleştirilen ilk aşamanın ardından tatbikatın ikinci bölümünün 16–20 Mart tarihleri arasında denizde icra edilmesi planlanıyor. Bu faaliyet, Yunan şirketleri tarafından geliştirilen insansız sistemlerin Deniz Kuvvetleri tarafından gerçek operasyon ortamında ilk içeriklı kıymetlendirmesi olma özelliğini taşıyor.
Tatbikatın amacı, operasyonel doktrine çabuk biçimde entegre edilebilecek çözümleri belirlemek ve Yunan savunma sanayii ile askeri kurumlar arasındaki iş birliğini hızlandırmak olarak belirtiliyor. Ayrıca programın, daha önce Yunanistan’ın Evros (Meriç) bölgesinde gerçekleştirilen ve yerli şirketlerin drone ve anti-drone teknolojilerini sahada test ettiği “Aisios Oionos” tatbikat modelinin deniz ortamına uyarlanmış versiyonu olduğu ifade ediliyor.

Evros’ta (Meriç) düzenlenen tatbikatta insansız hava vasıtaları, sensörler, haberleşme sistemleri ve anti-drone çözümleri test edilmiş; bu aşamate sistemlerin operasyonel güvenilirliği, gerçek koşullardaki dayanıklılığı, askeri ağlara entegrasyonu ve mevcut sistemlerle birlikte çalışabilirliği kıymetlendirilmişti.
Yeni deniz tatbikatında ise özellikle deniz gözetleme ve deniz alanı kontrolü senaryoları üzerinde duruluyor. Bu içerikda insansız hava vasıtalarının deniz üzerinde keşif ve gözetleme vazifeleri icra ederek elde ettikleri görüntü ve verileri gemilere veya komuta merkezlerine gerçek zamanlı olarak iletmesi planlanıyor.
Tatbikatta ayrıca küçük hedeflerin belirlemei de ehemmiyetli bir başlık olarak öne çıkıyor. Drone sistemlerinin sürat tekneleri, küçük botlar ve asimetrik tehditler gibi büyük savaş gemileri tarafından belirleme edilmesi güç hedefleri belirleme kapasitesi kıymetlendirilecek.
Programın bir diğer ehemmiyetli ayağını ise ağ merkezli operasyon konsepti oluşturuyor. Bu model içerikında drone’ların gemiler, sensör sistemleri ve komuta merkezleriyle entegre biçimde çalışması hedefleniyor. Ayrıca insansız hava vasıtalarının insansız suüstü vasıtalarıyla (USV) koordineli vazife icra etmesi de tatbikat senaryoları arasında yer alıyor.
USV sistemlerinin gözetleme, elektronik harp, sensör taşıma ve bazı durumlarda saldırı vazifeleri gibi çeşitli operasyonları yerine getirebileceği belirtiliyor. Özellikle Ukrayna savaşında deniz drone’larının büyük savaş gemilerine karşı tesirli biçimde kullanılması, bu alandaki askeri plmanaaları ehemmiyetli ölçüde tesirledi.
Yunan Deniz Kuvvetleri açısından drone sistemlerinin geliştirilmesi yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda operasyonel bir gereksinim olarak kıymetlendiriliyor. Çok sayıda ada, dar deniz alanları ve sürekli gözetim lüzumsinimiyle karakterize edilen Ege Denizi’nin coğrafi yapısı, insansız sistemlerin kullanımını daha da ehemmiyetli hale getiriyor.
Bu çerçevede gelecekteki deniz operasyonlarının “manned–unmanned teaming” olarak bilinen insanlı ve insansız sistemlerin birlikte çalıştığı modele dayanacağı öngörülüyor. Bu modelde büyük savaş gemileri komuta ve kontrol merkezleri olarak vazife yaparken drone sistemleri keşif ve gözetleme vazifelerini üstleniyor, insansız suüstü vasıtaları ise filonun operasyon alanını genişletiyor.
Öte yandan Yunanistan’ın tedarik ettiği yeni FDI sınıfı fırkateynlerin de insansız sistemlerle donatılması planlanıyor. Bu içerikda gemilerde CAMCOPTER S-100 tipi insansız hava vasıtalarının kullanılması öngörülüyor. Söz başlıksu sistemlerin gözetleme, keşif ve denizaltı savunma harbi vazifelerinde kullanılabileceği belirtiliyor.
Altı saatten fazla uçuş süresine ulaşabilen ve gelişmiş sensörler taşıyabilen bu sistemler sayesinde savaş gemilerinin gözetleme ufkunun ehemmiyetli ölçüde genişletilmesi hedefleniyor.
Tatbikat aynı zamanda Yunan savunma sanayii için de kritik bir test niteliği taşıyor. Yerli şirketler geliştirdikleri sistemleri ilk kez Deniz Kuvvetleri ile gerçek operasyonel koşullarda deneme imkanı bulacak. Olumlu neticelar alınması durumunda ise bu sistemlerin silahlı kuvvetler tarafından tedarik edilmesinin ve devletde bir drone ekosistemi oluşturulmasının önü açılabilir.
Kaynak: On Alert


















English (US) ·