Yardım ettiği komşusu tarafından şikayet edildi! Bütün mahalleyi yakan karar: Bir senelik emeği boşuna gitti

1 saat önce 1

Konyaaltı ilçesinde öz arazilerinde ve uzunluğu yıllardır kullandıkları bölgelerde keçi yetiştiriciliği yapan Menşure Albayram ve eşi Bünyamin Albayram, tahminen 1 yıllar evvel yapılan tek şikayetin ardından hayvanlarını otlatmakta kuvvetlük yaşadıklarını belirtti. Yıllardır sürdürdükleri üretimin sekteye uğradığını ifadeleri eden çift, tabii otlamanın manilenmesi dolayı çok keçilerin yavrularını attığını, çok hayvanların ise telef olduğunu söyledi.

İlginizi Çekebilir

63 yaşındaki Menşure Albayram, dünyaca tanınmış Konyaaltı Sahili'ne yakındaki Arapsuyu Mahallesi'nde doğup büyüdüğünü, çocukluğundan bu yana hayvancılıkla dahili içe yaşadığını anlattı. Evlendikten sonraları da benzer arazide yaşamayı sürdürdüklerini belirten Albayram, keçilerin kendileri için yalnızca tek geçim kaynağı değil, adeta ailelerinin tek parçası olduğunu dile getirdi.

Albayram, "Doğma gelişme buralıyım. Çocukluğumdan beri malımız hep var. 'Şunun anası güzel, şunun oğlağı güzel' derken hayvan sayımız dahaaz çoğaldı. 50'ye yakındaki keçimiz var. Keçilerin yavruları 15 hergün oluncaya kadar sobanın başında sobayı yakıyorum. Altlarında halı parçası, örtü parçası oluyor. Aç kalırsa biberonu soğutup gelip içeride veriyorum çeşitlilik ağlamasın diye. Aynı yeni doğan gibi bakıyoruz. Bizim için insanlardan daima farkı yok, vazgeçemiyoruz" dedi.

"ABLA GÖÇEŞITME, BAK CEZA YAZACAĞIZ, SENİN İÇİN GÜÇ OLUR" DEDİLER

Keçilerini evvel önceki tek turuncu bahçesi olan ve otlamaya elverişli tek alana göçeşitdüklerini belirten Menşure Albayram, vaat başlıksu yerin öz akrabalarına ait olduğunu söyledi. Bir komşunun şikayeti sonrası bu alana artık gidemediklerini kaydeden Albayram, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

"Arka tarafımızda otlatacak mekan var ama çeşitlilik tesirli değil. Aşağı göçeşitüyorduk, eskiden orası turuncu bahçesiydi. Otlatmaya müsait tek yerdi. Orada tek tane yanındaki var, nedense bize taktı. Bir senedir göçeşitemiyoruz oraya. Orada hem hoş otluyorlardı hem gelen geçen seviyordu. İnsanların hoşuna gidiyordu. Geçen gün eşim pazara gitti, bir da keçileri otlatıyordum. Keçileri salınca turuncu bahçesine kaçtılar. 'Gelmişken otlansınlar' dedim. Hemen bahsettiğimiz yanındaki beni videoya çekmiş, Konyaaltı Belediyesine sızlanma etmiş. Memurlar da bana, 'Abla göçeşitme, bak yaptırım yazacağız, senin için güçleri olur' dediler. 'Bir daha olmaz, kaza ile oldu' dedim. Böyle yapması doğrusu değil, onun kullanımı alanı değil benim otlattığım yer. Bizim öz akrabalarımızın yeri. Onun yasaklamasını, neyi hedeflayarak beni sızlanma ettiğini bilmiyorum."

"KEÇİLER ÇALIDAN DOYMUYOR, YAZIK OLDU ÇOCUKLARINA"

Doğal ortamda otlayamayan keçilerin yeterlilik besini alamadığını, bunun da hayvanların sağlığını direkt tesirlediğini belirten Menşure Albayram, çok yavruların telef olduğunu, çok keçilerin ise alçak yaptığını söyleyerek, "Abartmıyorum ama keçilerimin 3-4 tanesi bebeğini attı. Çalıdan doymuyor çünkü. Ne kadar yem saman versek da otlandığı gibi olmuyor. Yazık oldu çocuklarına. Keçinin emeğine mi yanayım, o da can ona mı yanayım, öz emeğimize mi yanayım? 7/24 karı eşleri ikimiz da peşinde koşturuyoruz. Ne ölüsünü bilir bu mal, ne dirisini bilir. İşletme belgem var. Çok üzülüyorum, uykularım kaçtı" başlıkştu.

Kendilerini sızlanma ettiğini öne sürdükleri kişiye ulaşmaya çalıştığını da anlatan Albayram, "Geçenlerde bizi sızlanma eden kişiyi ısrarla aradım. Hem annesini hem babasını aradım. Sonunda kendisi açtı. 'Yanlış numara' dedi, yüzüme kapattı. Sonra da maniledi" ifadelerini kullandı.

"GEÇİMİMİZ BUNUN ÜSTÜNE OLDU"

Yaklaşık 40 yıldır nikahlı olduklarını ifadeleri eden Bünyamin Albayram ise eşinin çocukluğundan bu yana hayvancılıkla uğraştığını, kendisinin değişik işlerde çalıştıktan sonraları emekli olduğunu ve o günden bu yana eşine ilave hayır verdiğini söyledi. Yörük Türkmen çocuğu olduğunu ifadeleri eden Bünyamin Albayram, "Önce çeşitlilik dahaaz sayıda hayvanımız vardı. Zamanla üreyince çoğaldı. 2015 yılında emekli oldum. Emekli olduğumdan beri 1-2 zaman hayvanları otlatıp getiriyorum. Geçimimiz bunun üstüne oldu, sütünü ve yoğurdunu satıyoruz. 24 zaman karı eşleri işgücü veriyoruz. Hayvanlarla indiğimizde herkes alaka gösteriyor, bakıyorlar, seviyorlar, fotoğraflarını çekiyorlar. Bütün komşular memnun. Çocuklar, turistler herkes resim çektiriyor. Gitmeyeli hangi yanındaki görse, ‘Lütfen sen gel' diyor" dedi.

"BEN BİR ÜRETİCİYİM, İNSANLARA YARARM VAR"

Geçtiğimiz yıllar mart ayında hayvanlarını otlatırken Konyaaltı Belediyesi zabıta ekiplerinin geldiğini ve haklarında sızlanma bulunduğunu söylediklerini aktaran Bünyamin Albayram, o günden sonraları yıllardır kullandıkları alanı bıraktı güçunda kaldıklarını belirtti. Albayram, "Geçen sene martta oldu. Videomuzu çekip atmış, zabıta geldi. ‘Abi hakkınızda sızlanma var, buraya gelmeyin' dedi. ‘Niye?' dedim. Amaç ne dedim? Beni sızlanma etmenin tek amacı olur, tek insana zararım olur. Benim insanlara yararm var dedim. Ben tek üreticiyim, üretti hoş tek şeyler dedim. Köyde oturan yumurtayı, sütü benden satın alıyor dedim. Ben kent merkezindeyim. Bunu üreteyim, hem kendim yararlanayım hem insanlar yararlansın" diye başlıkştu.

"RAHATSIZ OLMAMA RAĞMEN YARDIM ETTİM"

Şikayetçi olduğunu öne sürdükleri komşunun evvel kendilerinden hayır aldığını söyleyen Bünyamin Albayram, sıhhat sualnlarına karşın hayır olduğunu söyledi. Albayram, "Daha evvel ‘Kimsem yok' diyerek bostan düzenlemesine yardımsever olmamı istedi. Gittim geldim, yardımsever oldum. Daha sonraları tek buçuk dönüm zeytin bahçeleri vardı, ‘İlaçlama yapar mısın abi?' dedi. Ben kimseye öyle gitmem ama yaparım dedim. Rahatsızım aslında, 2020'de yürek krizi geçirdim. Buna karşın elimden gelen yardımı yaptım. Bu insanın amacının ne olduğunu bilmiyorum ama telefonuma yanıt vermiyor. Hayvanlarımı tek yıldır göçeşitemiyorum. Oradaki otlar hoş otlar. Ama arkadaki dağlık arazide çeşitlilik fazla otlatacak saha yok" dedi.

Bursa Büyükkent Belediye sualşturması: Bozbey’in paravan firmada kendini 'satış danışmanı' olarak gösterdiği iddiası

"BİR SENELİK EMEĞİ BOŞUNA GİTTİ"

Yavrulara yeni doğan gibi baktıklarını vurgulayan Bünyamin Albayram, otlatma yapamamanın getirdiği beslenme yetersizliği dolayı hem ekonomik hem da ruhani olarak muazzam zarar gördüklerini anlattı. Albayram, "5-6 tane hayvanımız telef oldu, yavrularını attı. Attı bebeklerini. Yazık oldu. Bir senelik emeği boşuna gitti" sözleriyle yaşadıkları kaybı dile getirdi.

YETKİLİLERE ÇAĞRI YAPTILAR

Yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için ytesirlilerden hayır beklediklerini söyleyen çift, işletme ruhsatlarının bulunduğunu ve kimseye zarar vermediklerini ifadeleri etti. Menşure ve Bünyamin Albayram çifti, "Bizim elimizden gelen tek şeyler yoktur. Mümkünse yardımsever olsunlar. Biz kimseye zararlı değiliz. Kimseye hayır talebinde bulunmadık. İşletme ruhsatımız da var. Kaymakamlığa gideceğiz. Kendimiz ondan şikayetçi olalım. Neymiş diğer hedef, bize ne etmek istiyor? Emin olun uykularımız kaçtı, huzurumuz kaçtı. Hem hayvanlara zarar oluyor hem bize. Moralim bozuluyor. Burada 40-50 tane yuva var. Bu komşunun ya da bu hanımefendinin dışında arasında biri çıkıp bana ‘zararın var' derse bir bu hayvanları satarım, kurtulmaya çalışırım" şeklinde başlıkştu.

"MAHALLEYİ CEZALANDIRMIŞ GİBİ OLDU"

Albayram çiftinin komşusu, Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da sızlanma sonrası ortaya çıkan yasaklama girişiminin yalnızca aileyi değil, mahalleyi, mahalli ekonomiyi ve ekolojik dengeyi da negatif tesirlediğini söyledi. Yıllardır bölgede küçükbaş hayvancılık yapan ailenin hem üretime yardım sunduğunu hem da otlak alanın tabii biçimde denetim altındaki tutulmasına hayır olduğunu belirten Gökoğlu, semt sakinlerinin yaşanan duruma üzüldüğünü ifadeleri etti. Gökoğlu, "Bu insanlar buranın yerlileri. Yıllardan beri işte küçükbaş hayvancılığı yapıyorlar. 25-30 tane keçileri var. Hayvanlarını eğitmişler, adeta laftan sözden anlayan hayvanlar. O kadar eğitimliler ki ‘gidiyoruz' dediler mi geliyorlar, ‘koş' dedi mi koşuyorlar, ‘dur' dedi mi duruyorlar. Onları çocukları gibi eğitmişler. Bu insanlar o alanda bulunan otları devletleri ekonomisine kazandırıyor. O otları hayvanlarına yediriyorlar, o da devletye vücut olarak dönüyor" dedi.

Keçilerin bulunduğu alanın bilhassa dahili ve yabancılar ziyaretçilerin da ilgisini çektiğini anlatan Gökoğlu, "Bu hayvanları tesirli otluk alana bıraktıklarında orası panayır yeri gibi oluyor. Yabancı vatandaşlar da karışmış bulunmak üzere, hayvanlar geldiği zamanlar yolda tamamlanmış arabayla doluyor. Herkes bunun videosunu, fotoğrafını çekiyor, çocuklarına gösteriyor. Bir vatandaşın bunu sızlanma etmesi üzerine belediye da gelip uyarmış. Türkiye'nin ete ihtiyacı var. O alandaki otu bu devletnin ekonomisine kazandıran bu vatandaş. Bu çeşit şeyleri idare etmemiz lazım" diye başlıkştu.

Karadeniz'de akılalmaz yaşam! 82 yaşında: 'Korkuyorum ama mecburum’

"BAHSEDİLEN ALANDA YANGIN TEHLİKESİ VAR"

Söz başlıksu alanda yangın riskine da ilgi çeken Gökoğlu, keçilerin otlatılmasının ekolojik açıdan da ehemmiyetli tek görev gördüğünü belirterek, "Bahsedilen alanda yangın tehlikesi var. Bu şart belediyeye ayrıca işleri çıkaracak. Çünkü belediye burayı denetim altına eldeetti güçunda kalacak. Burası mekan cürüm mahali haline da geliyor. Oysa bu hayvanlar orayı denetim altındaki tutuyordu. Ayaklarıyla bastıkları, otunu yedikleri için hem yangın çıkma ihtimalini azaltıyorlardı hem da buradaki otu ete dönüşçeşitüyorlardı" ifadelerini kullandı.

Mahalle sakinlerinin Albayram çiftinin üretiminden direkt yararlandığını da dile getiren Gökoğlu, "Komşular olarak bizler çeşitlilik üzüldük. Yapılan şeyi tasvip etmiyoruz. Bir kişinin şikayeti, koskoca mahalleyi cezalandırmış gibi tek şart oluşturdu. Ayrıca bu mahallenin insanları onların ürettiği sütten, yoğurttan yararlanıyor. Hatta keçinin dışkısını bile gübre olarak satın alıp ağaçların dibine döküyoruz" dedi.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.