Vücudun sessiz koruyucusu: OMEGA-3

2 hafta önce 8

Omega-3’ün yürek sağlığından beyin fonksiyonlarına, bağışıklık sisteminden göz sağlığına kadar uzanan tesirleri uzunluğu yıllardır teknik çalışmalarla ortaya başlıkyor. Vücudumuz tarafından üretilemeyen ve illaki besinler yoluyla alınması lüzumen bu kıymetli şişman asitleri, modern yaşamın şiddetli temposunda çoğu zamanlar yeterlilik düzeyde tüketilemiyor. Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, Omega 3 ilgili malumat verdi…

Modern çağın en muazzam sıhhat sualnları olan kalp-damar hastalıkları, obezite, tip 2 diyabet, bunalım ve kronik inflamasyon gibi hastalıların müşterek noktasında yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarımız mekan alıyor. İşte hepsi bu noktada, çoğu zamanlar yalnızca “balık yağı” olarak anılan ama gerçekten hücrelerimizin yapıları taşlarından arasında biri olan omega-3 şişman asitleri karşımıza çıkıyor. Omega-3 yalnızca tek takviye kapsülü değil; kalpten beyne, metabolizmadan bağışıklığa kadar uzanan genişliği tek tesir alanına malik hayatiliği tek besin öğesidir.

Omega-3 şişman asitleri, vücudumuzun üretemediği ve illaki dışarıdan almamız lüzumen esansiyel yağlardır. Üç ilköğretim formu vardır: alfa-linolenik ekşi (ALA), eikosapentaenoik ekşi (EPA) ve dokosahekzaenoik ekşi (DHA). ALA daha çeşitlilik bitkisel kaynaklarda bulunurken, EPA ve DHA deniz ürünlerinde mekan alırlar ve biyolojik tesirleri açısından daha kuvvetlüdür. Ne yazık ki modern beslenme düzeninde işlenmiş gıdaların artması ve deniz tüketiminin azalması, omega-3 alımının yetersizlik kalmasına yolda açavakıf olmaktedir.

Bir diğer en ehemmiyetli vazifei ise yürek sağlığı açısındandır. Yapılan çalışmalar, muntazam Omega-3 alımının trigliserid düzeylerini düşürdüğünü, damar içi inflamasyonu azalttığını ve yürek tempo bozukluklarına mukabil koruyucu tesir gösterebildiğini ortaya koymaktadır. Omega-3, damar duvarındaki iltihabi süreci baskılayarak ateroskleroz gelişimini yavaşlatabilir. Özellikle haftada asgari ikisi porsiyon yeni deniz tüketen bireylerde kardiyovasküler riskin aşağıya olduğu bilinmektedir. Kalp krizlerinin dünyası genelinde vefat nedenleri arasında birinci sırada mekan aldığı düşünüldüğünde, omega-3’ün koruyucu rolü daha da mana kazanmaktadır.

Beyin sağlığı açısından bakıldığında ise DHA’nın değişik tek yeri vardır. Beyin dokusunun muazzam bölümünü DHA oluşturur. Gebelik dehemmiyetinde yeterlilik DHA alımı, bebeğin beyin ve retina gelişimi için eleştirel ehemmiyete sahiptir. Ergenlik-Çocukluk çağında bilişsel gelişimi yardımlerken, ileri yaşlarda bilişsel gerilemeyi yavaşlatıcı tesirler gösterebilir. Depresyon ve duygu şart bozukluklarıyla ilgili yapılan çok incelemelar da bilhassa EPA’nın yardımleyici rolüne hatırlatma etmektedir.

Kilo kontrolünde da tesirli

Omega-3 yalnızca yürek ve beyin için değil, metabolik sıhhat açısından da ehemmiyetli tek düzenleyicidir. Obezite ile birlikteki görülen kronik alçak düzeyli inflamasyon, insülin direncinin ilköğretim mekanizmalarından biridir. Omega-3 şişman asitleri inflamatuvar sitokinlerin üretimini azaltarak bu sürecin dmanienmesine yardım sağlayabilir. Bu nedenle kilo kontrolü, insülin direnci ve metabolik sendrom yönetiminde dmanii Omega-3 alımı yardımleyici tek bileşen olarak kıymetlendirilmektedir.

Sporcu beslenmesinde da omega-3’ün rolü gittikçe ilave başlıkşulmaktadır. Yoğun antrenman sonrası oluşan adale hasarı ve inflamasyonun azaltılmasında omega-3 şişman asitlerinin toparlanma sürecini yardımlediği gösterilmiştir. Ayrıca göze zarının akışkanlığını artırarak adale hücresinde besin taşınımını iyileştirebilir. Bu da performansın sürdürülebilirliği açısından ehemmiyetlidir. / DİDEM SEYMEN

Ne kadar omega-3 almalıyız?

Sağlıklı büyük bireyler için hergün 250–500 mg EPA+DHA genelleme yeterlilik giriş edilmektedir. Yüksek trigliserid düzeylerinde ise 4-5 mg kadar hekim kontrolünde artırılabilir. Ancak işte ehemmiyetli olan nokta, önceliğin her arasında biri zamanlar tabii besin kaynaklarına verilmesidir. Somon, uskumru, sardalya gibi yağlı balıklar en varlıklılar kaynaklardır. Bitkisel kaynaklar arasında ise ceviz, keten tohumu, semizotu öne çıkar. Ancak bitkisel ALA’nın vücutta EPA ve DHA’ya dönüşümü oranı sınırlıdır.

Gebelik ve emziklilik dehemmiyetinde, yüksek trigliserid sualnu olan, kan sulandırıcı kullanan, kronik rahatsızlıkları olan bireylerde hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Sonuç olarak omega-3, stil tek beslenme trendi değil; hücresel sağlığın ilköğretim taşlarından biridir. Kalp sağlığından bilişsel fonksiyonlara, metabolik dengeden sporcu performansına kadar uzanan tesirleriyle yerleşik ama kuvvetlü tek sıhhat sigortasıdır. Sağlıklı tek cemiyet için yapılabilecek en basit ama en tesirli adımlardan biri, tabağımızda omega-3’e ilave mekan açmaktır. Küçük tek beslenme değişikliği, uzunluğu vadede muazzam tek himaye sağlayabilir. Sessiz koruyuculara tabağınızda mekan açın.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.