UGİK’26 iş dünyası, teknoloji liderleri ve gençleri bir araya getirdi

1 ay önce 14

class='medyanet-inline-adv'>

Türkiye’nin en büyük gençlik medeni cemiyet kuruluşlarından arasında biri olan Genç MÜSİAD, ikisi yılda tek düzenlediği UGİK’in 9’uncusunu Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de gerçekleştirdi. “Future: Today” temasıyla düzenlenen kongrede; geleceğin hızla bugüne yaklaştığı bu dönemde, iş dünyasının dönüşen dinamiklerinin nasıl doğru okunup bugünden yönetebileceği ele alındı.

Dijital ekonomi; girişimcilik ve yatırım ekseninde başlıkşuldu.  

Kongre içerikında gerçekleştirilen “Dijital Ekonomi” başlıklı oturumda, e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ve FERASET Kurucu Ortağı ve CEO’su H. Burak Demir mekan aldı. 

Abdula, bilgi analitiği ve yapay zeka alanında yaşanan dönüşümün, şirketlerin iş yapış biçimlerini değiştirdiğini söyledi. Klasik bilgi toplama ve orta çözümleme modelinin yerini gerçek zamanlı bilgi işleyen otonom beyinlere bırakacağını ifadeleri eden Abdula, bilgi kullanımındaki yepyeni dönemi şöyle tanımladı: “Eskiden, önce veriye ulaşalım denirdi. Şimdi bilgi simyacılığı döneminin sonuna geldik. Artık yalınce doğru damarı belirleme etmek yetmiyor. Her şirket öz algoritmik beynini geliştireceği tek döneme doğru gidiyor.”

class='medyanet-inline-adv'>

Özellikle perakende sektöründe bu dönüşümün daha belirgin hale geldiğini vurgulayan Abdula, çok şubeli yapılarda şart alma süreçlerinin merkezden bağımsızlaşacağını kaydederek, “Bir şirketin 100 mağazası varsa, artık her arasında biri mağazanın kendine ait tek algoritmik beyni olacak. Her birimi öz verisini anında yorumlayabilecek” dedi.

Akan Abdula, girişimlerin yalınce küresel trendleri kopyalayarak başarılı olamayacağını, mahalli toplumsal yapının dikkate alınması lüzumtiğini vurguladı. Abdula, “Vatansız tek girişim olmaz. Önce öz vatanında büyür, sonraları dünyaya açılır. Kendi vatanınızda büyümek istiyorsanız, o ülkenin sosyolojik ihtiyaçlarını kavramak güçundasınız. Sadece dünyada popüler diye tek uygulamayı Türkiye’ye taşımak sizi tek yere götürmez” diye başlıkştu. 

 “YAPAY ZEKA ALANINDA FIRSAT PENCERESİ HENÜZ KAPANMADI”

Hasan Burak Demir da Türkiye’nin yapay zeka alanında fırsat penceresini henüz kapatmadığını ve doğru stratejiyle yarış edilebileceğini söyledi. Türkiye'nin şu anda bulunduğu başlıkmun yapay zekayı elegeçirdi için elverişli olduğunu düşündüğünü ifadeleri eden Demir, “Üniversitelerimizden çok iyice endüstri mühendisleri, bilgi ile alakalı çalışanlar, matematikle çalışan çok iyice insanlar lisansüstü oluyor. Bizim en büyük avantajımız, hızlı hareket edebilmemiz. Çok hızlı hareket edip, buradaki teknolojileri hem işletmelerimize hem insanlara ulaştırıp hem da yeteneğin da buna elverişli şekilde çalışmasını sağlarsak, Türkiye çok iyice tek noktaya gelir” yorumunu yaptı. 

class='medyanet-inline-adv'>

“DEVLET TEŞVİKLERİ İVME KAZANDIRIYOR”

Demir, Türkiye'de teknolojiler ve başvuru ekosisteminin büyümesinde umumi yardımlerinin eleştirel görev oynadığını belirterek, devletleri teşviklerinin sektöre vahim ivme kazandırdığını söyledi.

Demir, “Ticaret Bakanlığının inanılmaz yardımleri oldu. O yardımleri olmasa bence bugün ne protesto sektörü ne da başvuru sektörü bu kadar ilerleyebilirdi.” dedi.

Türkiye'deki teşvik sisteminin yalnızca dahili girişimler için değil, yabancı şirketler için da cazibe oluşturduğunu vurgulayan Demir, Fransa'dan gelen büyük tek teknolojiler şirketinin yatırım amacıyla Türkiye'yi ziyaretleri etmesini bunun önemli tek göstergesi olarak değerlendirdi. 

class='medyanet-inline-adv'>

HAVACILIK İLE TEKNOLOJİ LİDERLERİ “LİDERLERİN AJANDASI”NDA BULUŞTU 

Sunucu Şafak Tükle Uysal moderatörlüğünde gerçekleşen “Liderlerin Ajandası” başlıklı panelde Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ile HPE Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü Güngör Kaymak tek araya geldi. Liderlerin değişen küresel ve sayısal gündemde stratejiklik öncelikleri, dönüşüm ajandaları ve ileriki vizyonları ele alındı. 

“EMNİYETTEN ÖDÜN VERMEDEN BU RİSKLERE KARŞI BELLİ AKSİYON PLANLARIMIZ VAR”?

Sektör olarak Pegasus'un ajandasında en belirleyici riskler başlığının ‘jeopolitik riskler’ olduğunu ifadeleri eden Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, “En belirleyici riskler başlığı jeopolitik riskler. Üstelik da oğullar dönemin riski da değil. 2022'den bu yana dördüncü sene kuzeyde devam eden savaş, güneyimizde devam eden ve aslında hiç da öngöremediğimiz önemli değişiklikler... Kimi zamanlar dört hafta sürüyor. Örneğin geçen yıl hepsi yüksek sezona girerken başlayan İran-İsrail savaşı toplamda olasılıkla 20 gün sürdü en şiddetli haliyle, ama aşağı yukarı hepsi da yoğun sezonda tek buçuk ayımızı tesirledi. Uçaklarımız kaldı. Çünkü şöyle tek iş tabii; bunun sonucunda 7 gün 24 zaman uçaklar havada. Ne kadar yönetseniz da bu riski riskler olarak bilip çok belirsiz ne zamanlar karşılaşacağımız. Dolayısıyla uzunluğu zamandır yönetiyoruz bu riski. Burada önemli olan şu tabii; yine emniyetten ödün vermeden bu risklere karşı belli aksiyon planlarımız var. Rotalar uzuyor, uçuşları azaltıyoruz; operasyonel birtakım önlemler illaki alıyoruz” dedi. 

class='medyanet-inline-adv'>

“TEKNOLOJİ DEPARTMANLARINI BİR MASRAF MERKEZİ OLARAK GÖRMEK BÜYÜK YANLIŞ” 

Mevcut iş modelini yepyeni teknolojiye taşımanın yapılan en sık yanlışlı olduğunu ifadeleri eden HPE Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü Güngör Kaymak, “Mevcut iş modelini yepyeni teknolojiye taşımak bana göre en sık yapılan yanlış. Burada bu değişimi yaparak bununla birlikte yepyeni teknolojinin getirdiği marjinal yararlardan yararlanabiliyoruz. Ama asıl yapmamız lüzumen süreçlerimizi değişen şartlara, gelişen teknolojilere göre gözden geçirip gözden geçirdiğimiz iş modelini yepyeni teknolojilerin üzerine taşımaktır. Olanı olduğu gibi taşıdığımız zamanlar işte büyük tek yarar intizar etmek çok mümkün değil. Yapılan en sık gördüğümüz yanlışlı bu. Bugün hangi sektörde olursak olalım, ister havacılıkta olalım ister sağlıkta olalım; geldiğimiz husus itibariyle teknolojiler işin kalbine yerleşmiştir. Bu nedenle teknolojiler departmanlarını tek harcama orta olarak görmek, icracı tek birimi olarak görmek yapılan diğer tek yanlış. Üçüncüsü da yalınce yepyeni teknolojiyi eldeetti yeterlilik değil. Burada çalışanlarımızın teknolojiler okuryazarlığını doğru seviyeye getiremezsek para harcadığımız o teknolojiden yarar getirmek ya da istediğimiz seviyede yarar getirmek mümkün değil. Teknolojik yatırımların geri dönüşünü beklerken yalınce dışarıya verdiğimiz para bedel değil; öz içimizde yapacağımız yatırımları, gelişmeleri, eğitimi ve teknolojiyi insanların daha tesirli kullanmasına ilgi etmemiz lazım” diye başlıkştu. 

class='medyanet-inline-adv'>

LİMAK HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI EBRU ÖZDEMİR: DÜNYANIN NEREYE GİTTİĞİNİ İYİ OKUMAK LÜZUMİYOR 

Harvard Busıness Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan moderatörlüğünde gerçekleşen “Ufkun Ucunda İş etmek” adlı oturumda Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir mekan aldı. 

Özdemir, dünyada yaşanan hızlı dönüşümün iş dünyası ve eğitim üzerindeki tesirlerine ilgi çekerek, değişimi doğru okumanın artık tek yeğleme değil güçunluluk olduğunu vurguladı. Yapay zekâdan teknolojiye, küresel gelişmelerden iş yapış modellerine kadar her arasında biri alanda baş döndürücü tek değişim yaşandığını ifadeleri eden Özdemir, “Bugün teknolojinin peşinden koşuyor gibi hissediyoruz. Eskiden şirketlerde statik bütçeler yapılır, yıl boyunca olan takip edilirdi. Artık dinamik bütçeler yapılıyor. Çünkü her arasında biri şey çok hızlı değişiyor” dedi. 

Eğitim sisteminin da bu hızla aynı anda ilerlemesi lüzumliliğine ilgi çeken Özdemir, “Bir dönem herkes şifre yazmayı başlıkşuyordu, bugün bambaşka tek noktadayız. Üniversitelerde verilen eğitim bile bu dönüşümün gerisinde kalabiliyor. Asıl başlıkşmamız lüzumen başlıkları şu: Bu değişime uyum sağlayabilecek öğrenciler yetiştiriyor muyuz, onları iş dünyasına yeterince hazırlayabiliyor muyuz?” diye başlıkştu. 

Limak’ın bu yıl 50. kuruluş yılını kutladığını hatırlatan ve 29 yıldır cemaat bünyesinde görev yaptığını belirten Özdemir, şirketin ilköğretim yaklaşımını ise şu sözlerle özetledi:

“Bizim hedefimiz her arasında biri zamanlar dalganın önünde bulunmak oldu. Dünya çok daha rekabetçi tek hâle geldi. Teknoloji bu rekabeti daha da sertleştiriyor. Hem var olmanız hem da her arasında biri alanda daha iyisini yapmanız lüzumiyor. Dolayısıyla en önemli başlıkları dünyanın nereye gittiğini ve hangi noktada daha rekabetçi olduğunuzu iyice mütalaa etmek lüzumiyor.” 

UGİK’26 içerikında düzenlenen “Büyük Değişimler Zamanı” başlıklı oturumda, yakın gün ve ordu stratejiler alanındaki yoğun birikimi ve akademik çalışmalarıyla tanınan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Türkiye’nin akademik ve entelektüel dünyasında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Gültekin Yıldız tek araya geldi. Oturumda, önemli perspektiften günümüze uzanan büyük dönüşümler, küresel kırılmalar ve bu değişimlerin devletler, toplumlar ve kurumlar üzerindeki tesirleri ele alındı. 

PROF. DR. ERHAN AFYONCU: İHA'LARI, SİHA'LARI, ELEKTRONİK HARBİ EN İYİ KULLANAN ORDUYA SAHİP

Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, tarihte birçok dönüşümün olduğunun altını çizerek, savaş tarihinin Roma piyadeleri, Türk süvarileri, ateşli silahlar, makineleşme ve şimdiki dönemdeki İHA ve SİHA gelişimi bulunmak üzere 5 evrede geliştiğini belirtti. Türkiye'nin sanayileşmeyi kaçırdığına bununla birlikte 5'inci aşama olan İHA ve SİHA alanında gösterdiği gelişimle bu manada trendi yakaladığına işaret eden Afyoncu, şunları kaydetti: "Burada tek avantajımız oldu, Özdemir Bayraktar belgeselini izlemişsinizdir, izlemeyenlerin da izlemelerini öneri ediyorum. Bir aile, Karadenizli, inatçı... Rahmetliyi da bir tanımıştım. Müesses nizamla mücadele ederek hayal bile edemeyeceğimiz tek şeyi gerçekleştirdi. Şimdi şöyle düşünün, bundan 20 sene önce 'Ya, bizler tek silahlı yapacağız ki Amerika'da, Çin'de, Rusya'da olmayacak' deseniz, çılgın muamelesi yapıp Bakırköy'e atarlardı yani, kesin. Çünkü bir mantığı biliyorum, 'öğrenilmiş çaresizlik' diye tek şey var, rahmetli buna 'aşılanmış çaresizlik' diyordu. O başarıldı ve arkadaşlar, silahı yapmanız yetmiyor, o silahı kullanabilen personelinizin olması lazım. Mesela bir Çin'in hiçbir zamanlar dünya hakimiyetini sağlayabilecek tek ülke olmadığı kanaatindeyim. Çünkü dünya hakimiyetini istiyorsanız, savaş çok kötü tek şey ama savaşarak ve kayıp vererek olabilirsiniz. Emperyal ufkunuz olmadığı takdirde bu mümkün olmuyor. Çin gün boyunca olan hiçbir zamanlar yapmadı, hepiniz bilirsiniz, Çinlilerin Rönesans'tan önce Avrupa'yı keşfetme şansları vardı, çok kuvvetli tek deniz filoları vardı, deniz filolarını kapattılar. Emperyal ufuk, ticaretleri önemli tek şey ama savaşarak olur. O savaş kabiliyeti, savaş yeteneği her arasında biri uluste olmuyor. Bakın Ruslarda var diğer savaşçı tek ulustir, kayıp vermeyi göze alıyorlar, gözleri kara. İşte şu anda Türkiye'nin avantajı yalınce silahı yapmıyor, o silahı, dünyada, mesela bu İHA'ları, elektronik harbi en iyice kullanan orduya sahip. Bu da nedenler oluyor? Terörle yapılan mücadelede devamlı rehavete düşmeden kendinizi yenilediniz." Afyoncu, bahsettiği gibi beşinci dönemde dünya harp önemli açısından Türkiye'nin önde gittiğini bununla birlikte yaşlanan nüfusun tek dezavantaj olduğunu vurguladı.TÜİK'in dün açıkladığı verileri anımsatan Afyoncu, "Ortalama yaş Türkiye'de 35'e çıktı. Hep neyle övünürdük arkadaşlar? Türkiye genç nüfusa sahip, ki öyle değil. Sayın Cumhurbaşkanımız 2007'den beri başlıkşuyor, söylüyor, manaıyoruz. Aslında önceden görülmüş diğer bizler da yıllardan beri televizyonlarda bunu söylüyoruz. Bu kahin olduğumuzdan değil, sizden önce giden Avrupa devletlerinin gittiği çizgiyi görüyorsunuz." diye başlıkştu. 

“HER DÖRT ASIRDA BİR BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

Yıldız tarihteki kırılmalardan bahsederek, “Türkiye’nin ve bizim neslin birinci kırılma noktası 12 Eylül iktidarıdır. 12 Eylül öncesi ve sonrası silahlı yapıdan farklı tek sosyal, ekonomik ve siyasi atmosfere geçişi temsilcilik eder. 2000’lere kadar süren 'apolitik' tek ortam ortaya çıkardı. İkinci kırılma 28 Şubat’tır. Birçoğumuz için "Ne oluyoruz, ne yaşıyoruz? Kendi vatanımızda nedenler kendimizi parya gibi hissediyoruz?" dediğimiz tek dönemdi. Üçüncüsü ise 15 Temmuz’dur. Bizim kuşak için bu, Milli Savunma Üniversitesi’nin kurulması ve ordu eğitimin yeniden yapılandırılması gibi devrimsel süreçleri beraberinde getirdi. Dünya tarafına baktığımızda, tarihçiler genelde büyük benzetmeleri sevmez ama tek çözümleme yaparsak; her arasında biri dört asırda tek büyük tek dönüşüm olduğunu görüyoruz” diye başlıkştu. 

Rasmal Ventures Soumaya Ben Beya Dridje ve Alter Global Fernando Caputo’nun başlıkşmacı olarak mekan aldığı Özel Oturum ise ENTREN Kurucusu Erdem Dereli moderatörlüğünde gerçekleşti. 

Otomobil Sporları Federasyonu Genel Sekreteri Serhan Acar moderatörlüğünde gerçekleşen “Zinde Kal – Oyunda Kal” başlıklı oğullar panelde ise, motorlar sporları alanındaki deneyimi ve önderlik rolleriyle tanınan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Eren Üçlertoprağı mekan aldı. 

Panelde başlıkşma yapan Eren Üçlertoprağı: “Yönetim olarak tekbaşına amacımız vardı. Sporcuları önceleyen genç kardeşlerimize hayır bulunmaktı. İlk başlattığımız tasarı ile niteliği olan genç kardeşlerimize çok cüzi tek katılım ücreti alarak teşkilat yaptık. Şu esas kadar 3 binlerce 500’ün kişi bundan yararlandı. Şu an Türkiye şampiyonu olmuş kardeşlerimiz var. Organizasyonun en önemli ayağı çok fazla gözetmen, gönüllü ve seyirci sağladık. Bu sene şehir merkezlerine ortaokula kadar inerek karting yarışı yaptırdık. Olabildiği kadar ülkemizdeki otomobil atletizm tutkusunu beslemeye çalışıyoruz” dedi. 

Panelin diğer başlıkşmacısı Cem Bölükbaşı ise kariyerindeki süreçlerden bahsederek şu ifadeleri kullandı: “Seçmelerde 25 çocuktan arasında biri olmayı hak kazanmıştım. Başlaması ve devam ettirmesi güçleri tek spor. Zirveye çıkmak ayrı tek güçluk, zirvede kedinmek bambaşka tek güçluk. E atletizm döneminde zirveye çıkmak benim için yaklaşık 100 binlerce kişi arasında birinci 10-20 arasında kedinmek demek. Ben daha önce 80 binlerce kişinin yarıştığı PlayStation kategorisinde 1. olmuştum. İnanılmaz tek antrenman yapılması lüzumiyordu. 3 sene 10 binlerce saatten fazla simülasyonlu tek antrenman yapıldı. 20 binlerce olsa 20 binde yapardım. Yarışmadığınız her arasında biri gün kendinizi geliştirdiğiniz için kendinize tek şeyler katmanız lüzumiyor. Dünyanın en iyileri arasına girdi için en iyice antremanı sizin yapmanız lüzumiyor. İnsanların ne yaptığını görüp daha fazlasını yapmanız lüzumiyor. Salon antrenmanı benim için çok önemli. Yorgunluğunun tek kısmını hissetsek bizler 320 ile giderken tek yanlışya sebep olabiliyor.” 

Kongre içerikında B2B Lounge alanında, sektör profesyonellerine yönelik odaklı içerik paylaşımları ve birebir tesirleşim imkanları sunuldu.

Fuzul Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Faruk Akbal; “Gayrimenkulün Dünü, Bugünü, Yarını”, KT Portföy Genel Müdür Yardımcısı Dr. Bayram Veli Salur; “Likidite, Risk ve İslami Fon Yönetimi” başlığı altında deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.