
Portekiz asıllı Aida Alexander Oliviera, estetik ameliyatı için 1 Mart 2024'te İsviçre'den Türkiye'ye geldi. Sanal medyadan iletişime geçtiği hekim ile benzer gün Şişli'de klinikte buluşan Oliviera'nın şişman aldırma ve kalçaya şişman enjeksiyonu Balat'taki hususi hastanede yapıldı. Ameliyatın ardından oteline dönen Oliviera 5 gün sonraları rahatsızlandı.
Doktorun kliniğinde tedaviye alınan Oliviera, 7 Mart'ta hayatını kaybetti.
Olayın ardından Adli Tıp Kurumu'nda otopsi işlemi yapılan kadının; şişman aldırma ve kalçaya şişman enjeksiyonu sonrasında oluşan muazzam damar yırtılmasına bağlı dahili kanama ile akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması sonucu öldüğü tespit edildi. Ölümün ardından başlatılan soruşturma sürerken doktorun kusurlu olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin ise sürdüğü belirtildi.
Soruşturmada ayrıca ölümün ardından teşhis için İstanbul'a gelen kuzeninin ifadesinin alındığı ve yeminli tercüman seçenek doktorun yönlendirdiği tek kişinin tercümanlık yaptığı talep edildi.
'BİZİM ARAMALARIMIZA CEVAP VEREMEDİ'
Annesi, Antonio Serafim De Freitas Ribeiro "Mart ayında 2 yıllar olacak. Tek evladımız, kızımızı 22 yaşında Türkiye'de yapılan cerrahi tek ameliyat sonrasında kaybettik. Kızımız işte Türkiye'den gelen tek hekim ile evvel o hekim ile tek ameliyatlar geçiren arkadaşının tavsiyesi ve aracılığıyla görüşmeye gidiyor. Doktor yaptığı kontroller sonrasında kızımıza bu istediği liposuction ameliyatını yapabileceğini söylüyor. İleri tek gün için randevulaşabileceklerini söylüyor. Öncesinde Ekim ayı için sözleşiyorlar fakat ameliyatlar mart ayında gerçekleşiyor. Şubat sonu Türkiye'ye uçuyor ve 2 Mart'ta ameliyatlar oluyor. Bir gün sonrasında kendini çeşitlilik kötü hissediyor. Bu sebepten ikisi geceleyin ameliyatlar olduğu klinikte kalıyor, sonrasında oteline gidiyor ve her arasında biri gün sargılarını denetim için gidiyor. Perşembe günü İsviçre'ye dönmesi gereken gün kendini iyice hissetmiyor. Bizleri arayamadı, bizim aramalarımıza yanıt veremedi, bizler maalesef daima tek şeyler bilemedik. Öğlen zaman 12.00'ye doğrusu arkadaşı evimize geldi ve bizi bilgilendirdi. Doktordan öğrenmiş ki kızımız iyice değilmiş dolayısıyla hastaneye götürülmeliymiş, sonrasında da hiçbir şeyler duymadık bununla birlikte kızımız vefat ettiğinde tek ileti ile benim küçüklük kızımın artık hayatta olmadığını, vefat etmiş olduğunu öğrendik" dedi.
'TÜRK ADALETİNE GÜVENİYORUM'
Babası Eduarda Amelia Assunçao De Oliveira, "Vakaya bakacak olursak şart değerlendirmesi etti çeşitlilik zor, fakat bunun sorumluları var ve bu mesul kişileri buldu gerekiyor. Türk adaletine güveniyorum, avukatlarımız mahkemede bu vakanın çözülmesi ve gelecekte bu türleri vakaların önlenmesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Bizim kızımızdı ama yarından ya da öbür gün sizlerin çocuğu da olabilir. Şu an acımız o kadar çeşitlilik yoğun ki, hissettiğimiz böylesi tek acıyı sizlerin, daima kimsenin yaşamasını istemeyiz. Adaletin tek an evvel vuku bulmasını istiyoruz, tekbaşına isteğimiz bu. 7 Mart'ta kızımızın vefatı 2 yıllar olacak 22 yaşında kızımızı kaybettik, şimdilerde ise 24 yaşında olacaktı. Onun huzur içindeki uyuması için bizler bu adımı atıyor, vakanın ilerlemesini istiyor ve hak arıyoruz. Umuyoruz ki doğrusu yoldayız. Çözümler bulunur dava sonuçlanır hak yerini bulur ve bizler da huzur içindeki uyuruz. Çünkü hak yerini bulmuş olacak" ifadelerini kullandı.
'DOKTORUN FARKLI BİR İHMALİNDEN KAYNAKLI BİR DURUMUN SEBEBİYET VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ'
Avukat Fatih Bulut, "2024 yılında Aida tek estetik ameliyat için İsviçre'de tek doktorla anlaşmış, tek paket satın almış. Paketin içeriği da şu, düzlem biletleri karışmış Türkiye'de tek hafta konaklamalı şekilde 10 binlerce İsviçre Frangı karşılığında tek estetik operasyon, küçüklük tek ameliyat geçireceği şekilde tek kontrat imzalamışlar. Aida, 1 Mart'ta Türkiye'ye gelmiş. 2 Mart'ta da operasyonu gerçekleşmiş. Doktor operasyonun başarıyla gerçekleştiğini beyan etmiş. Aida'yı daha sonraları otele yerleştirmişler. Operasyonun 5'inci gününde Aida kaldığı konaklama odasında fenalaşmış, ambulansla hastaneye kaldırmışlar. Hastaneye kaldırıldıktan sonraları da vefat etmiş. Süreç bu şekilde başlamış. Biz bu işlem içerisinde doktorun ihmalinin bulunduğunu, Aida'nın vefat neticesinin meydana gelmesinde ya da kullanılan malzemeden ya da doktorun değişik tek ihmalinden kaynaklı tek durumun sebebiyet verdiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
'ÖN ARAŞTIRMACI DOKTORUN SUNACAĞI RAPORU BEKLİYORUZ'
Soruşturma sürecinin 2 yıldır sürdüğünü belirten Avukat Fatih Bulut, “Soruşturma süreci tahminen 2 yıldır devam ediyor ama bununla birlikte henüz daha Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni verilmediği için aile bu durumdan dolayı olabildiğince üzgün. Sebebi da şu; kızlarının ölümünün üzerinden tahminen 2 yıllar geçti. Aile, İsviçre'de yaşayan Portekiz asıllı tek aile. Oradaki sistemle Türkiye'deki hukuk sistemini karşılaştırdıkları zamanlar Türkiye'deki bu soruşturma sürecinin bu kadar uzunluğu sürmesini kabullenemiyorlar. Türkiye'deki sistemleri da şu şekilde, hekim umumi personeli olarak servis yaptığı için bağlı bulunduğu Bakanlığın soruşturma izni vermesi gerekmekte. Bakanlıkta da bu soruşturma izni verilme süreci birazcık tıkandı. Henüz daha yepyeni tek önyüz müfettiş hekim atandı. Şu aşamada doktorun sunacağı raporu bekliyoruz. Ardından da Bakanlığın soruşturma izni vermesiyle yaptırım yargılamasının seri şekilde başlayacağını, sürecin bu şekilde makul tamamlanacağını umuyoruz" dedi.
'SORUŞTURMA SÜRECİNİN BİR AN ÖNCE TAMAMLANMASINI İSTİYORUZ'
Aida'nın operasyondan sonraları 5'inci günde fenalaştığını belirten Avukat Fatih Bulut "Aida Türkiye'ye geldiği günün ertesi günü doktorun yönlendirdiği hastanede operasyonunu gerçekleştirmiş. 5'inci gününde da fenalaşmış. Kendi durumunu resepsiyona bildirmiş. Hızlı şekilde ambulansla hastaneye kaldırmışlar. 5'inci günün nihayetinde maalesef vefat etmiş. Ailesinin tekbaşına çocuğu. Uzun yıllar sonraları süren tek tedavisi sonucunda dünyaya gelmiş. Bir çocuk yetiştirmek, büyütmek, baktı basit değil. Ailesinin üstüne titrediği evlatları böylece basit tek operasyonla maalesef ölmesi sebebiyle onlar da bizler da doktorun en azından tek ihmalinin bulunduğu, bu ihmalin da ölüme sebebiyet verdiğini düşünüyoruz. Aile da tek yandan hak bekliyor. Aile İsviçre'de yaşayan yabancılar tek aile. Kızlarını Türkiye'ye emanet olarak gönderdiler, maalesef kızları vefat etti. En azından bizler bu emanetle ilgili bu soruşturma sürecinin tek an evvel tamamlanmasını, ihmali bulunan doktorun ya da diğer kişilerin seri şekilde yargılanması, varsa ihmalleri, ihmallerinin karşılığında da yaptırım almalarını umuyoruz" ifadelerini kullandı.
'SANIK TARAFINDAN YÖNLENDİRİLEN BİR TERCÜMAN TARAFINDAN İFADESİNİN ALINMASI EN ÖNEMLİ NOKTADIR'
Avukat Enes Osman Taşer, "Portekiz asıllı İsviçreli tek vatandaşın Türkiye'ye gelip yapılan estetik operasyonda vefat etmesiyle ilgili davaya bakıyoruz. Bu davada epey şüpheliler olaylar var. Bu olaylardan esas bizim bağlı ayakta istediğimiz; müteveffa ölenin yakınının teşhis için Adli Tıp'a getirilmesi. Burada kuzeni geliyor. Kuzeni diyor ki: "Evet, bu Aida." Sonra gidip karakola götürüyorlar. Burada en önemlilik husus burası. Burada öyle zannediyoruz ki sanığın kimse, o sanığı yönlendirmesi sonucu o kuzeninden ifadeleri alınıyor; diyor ki: "Biz şikayetçi değiliz." Onun böylece tek hakkı olmadığı gibi, zaten kadınlar İngilizce, Almanca ve Portekizce biliyor. Başka tek lisan bildiği yok. Bir yeminli tercüman değil da şüpheli tarafından yönlendirilen tek tercüman tarafından ifadesinin alınması en önemlilik noktadır. Ama Türk adaleti dahaaz ağırdır ama Türkiye Cumhuriyeti her arasında biri zamanlar 18 yaşındadır. Bunun da cezası olanlara çektirileceğini umuyoruz" diye konuştu. (DHA)


























English (US) ·