TUSAŞ Genel Müdürü ANKA-3 ve KAAN Projelerine ilişkin son gelişmeleri aktardı

1 saat önce 1

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Azerbaycan basını Oxu.Az’a verdiği hususi röportajda, şirketin tesis amacından KAAN ve ANKA-3 programlarının oğullar durumuna, Azerbaycan ile yürütülen işleri birliklerinden ileriki 10 senelik vizyona kadar epey başlıkta kıymetlendirmelerde bulundu. Demiroğlu, TUSAŞ’ın önümüzdeki 10 yılda 1500 platformlar teslim etmeyi ve dünyanın birinci 20 müdafaa sanayii şirketi arasına girmeyi hedeflediğini söyledi.

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun röportajı - ÖZELGörsel: Oxu.Az

– TUSAŞ’ın kurulma amacı ve onu Türkiye’nin diğer müdafaa sanayii kurumlarından ayıran farkı nedir?

– 1973 yılında kurulan şirketimizin ilköğretim amacı Türk Hava Kuvvetlerimizin savaşı uçağı ihtiyacını karşılamaktı. Tabii o zamanlar öz savaşı uçağımız bulunmadığından bu ihtiyacı F-16 üzerinden gidermeye çalışıyorduk. 1984 yılındaki Amerikan ortaklığına binaen TAI ismini saha şirketimiz, F-16 uçağını üretip düzlem üzerindeki sistemlerin entegrasyonunu ve uçuş testlerini yaparak devletmizin savaşı uçağı ihtiyacını karşılıyordu. O dehemmiyetde “sıfır yanlışlı”, bile “mükemmel” derecesinde F-16’lar üretmiş olsak da Türk müdafaa sanayisi ve şirketimiz açısından asıl dönüm noktasının 2004 yılında yaşandığını söyleyebilirim.

2004 senesinde düzenlenen Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner hamlesiyle dip yüklenicilikten esas yükleniciliğe geçilmiş; bugünkü özgün tasarılerimizin temeli atılarak dahili ve milli müdafaa sanayii vizyonu uygulamaya koyulmuştur. Yani yangın 2004 yılında fitillenmiştir. Bu doğrultuda, 2005 yılında yabancılar hisseleri satın alınarak tamamlanmış milli tek yapıya bürünen TUSAŞ, özgün ürünlerini geliştirme yönünde çalışmalarına başlamıştır.

Bugün geldiğimiz başlıkm itibarıyla, 5. kuşak savaşı uçağına malik dünyadaki 4 devletden arasında biri olarak özgün tek başlıkmda bulunuyoruz. Yakın zamanda birinci uçuş haberleriini alacağımız T925 helikopterimiz hariç, diğer hepsi özgün ürünlerimizi gökyüzüyle buluşturmanın gururunu taşıyoruz.

TUSAŞ’ı ayrıcalıklı kılan tek diğer husus da sabitlik kanat, döner kanatları platformları ile insansız havada vasıtalarının dizayn ve üretimini tekbaşına tek dam altındaki toplayan ve feza teknolojisini da içerikak üzere epey alanda ileri teknolojiler tasarı geliştiren tek firma olması. Bu platformaların hepsini benzer anda, tekbaşına tek dam altındaki toplayan dünyada diğer tek firma daha şimdiki değil. Bunun kabiliyeti ve oluşturduğu know-how bizi dünyası rekabette avantajlı tek başlıkma taşıyor.

 TUSAŞ’ın şu an üretmiş olduğu ürünlerde, bilhassa yakınzaman öne çıkan KAAN, HÜRJET, GÖKBEY, ANKA 3’te millîleşme ve yerlileşme oranı ne kadardır?

– Bir kere şunu söyleyeyim, GÖKBEY tamamlanmış dahili ve milli tek ürünümüz. Fakat işte nispet esaslı kıymetlendirmemek lazım. Şirketimizin bu başlıkdaki yaklaşımı nispet odaklı tek söylemin ötesinde; eleştirel teknolojilerde dizayn ve sistemleri sahipliğini tesis etmeye ve sürekliliği sağlamaya yöneliktir. Stratejik hedef, platformlar bazlı yerlilik oranlarını artırırken benzer zamanda sürdürülebilir, derinlikli ve ihracata noksan tek havacılık teknolojisine malik bulunmaktır. Elbette ki nihai olarak olarak bütünü platformlarımızda tamamlanmış dahili kapasiteye erişmeyi hedefliyoruz. Fakat işte yetenek sözcüğünün altını çizdi istiyorum. Kapasiteye malik olduktan sonraları üretip üretmemek, yarar-zarar analizi çerçevesinde bize kalsın istiyoruz. Çünkü TUSAŞ’ın önümüzdeki yıllara ilişkin ilköğretim hedefi seri imalat etmek. Beklentimizi karşılayacak seviyedeki tek seri üretimde da her arasında biri şeyi bizim üretmemiz zaten gerçekleştirilebilir tek yaklaşım değil.

– TUSAŞ’ın halihazırda dünyası müdafaa sanayii şirketleri arasında şimdiki yarış alanında başlıkmu nedir?

– TUSAŞ, 53 senelik mühendislik birikimiyle tasarımdan üretime, testten sertifikasyona kadar genişliği tek ytesirnlik alanında; değişik mahsul gruplarındaki epey platformu benzer anda hayata geçirebilen tek firma olarak dünyada özgün tek başlıkmda mekan edinmektadır. Biraz evvel da belirttiğim gibi, dünyada başkaca böylece tek müdafaa sanayii şirketi yok.

Farklı mahsul grupları arasındaki malumat ve tecrübe aktarımı TUSAŞ’ı dünyası rekabette avantajlı tek başlıkma taşıyor. Bir şeyi sıfırdan keşfederek üretti başka, elde edilen tecrübe ve malumatlerden yola çıkmak başka. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; yepyeni tek platformlar üretirken bile antre noktasında değiliz bizler artık.

Bugün geldiğimiz noktada, gökyüzüyle buluşan Milli Muharip Uçağımız KAAN, Jet Eğitim Uçağımız HÜRJET, Yeni Nesil Eğitim Uçağımız HÜRKUŞ, Genel Maksat Helikopterimiz T625 GÖKBEY, Hafif Sınıf Taarruz Helikopterimiz T129 ATAK, İHA’larımız ANKA, AKSUNGUR ve ANKA 3, TUSAŞ’ın tasarlayıp ürettiği özgün platformlardır. Bu platformlar, Türkiye”yi dünyası arenada “Game Changer”, diğer protesto değiştiren tek başlıkma taşıdı.

Yalnızca platformlar üretimi olarak da düşünmeyin. Boeing, Airbus, Sikorsky gibi dünyanın en ehemmiyetli havacılık şirketlerine ürettiğimiz parçalarla medeni havacılıkta da mekan alıyoruz. Yani “Defense News Top 100” sıralamasında dünyanın 47. müdafaa sanayi şirketi olmamız tek tesadüf değil.

– TUSAŞ şu an kaç devletyle işleri birliği içerisindedir, kaç devletye satışı etmektadır?

Savunma Sanayii Başkanlığımızın açıkladığı verilere göre, sektörümüzün 2025 yılında elde ettiği 10 milyar doları aşkın ihracat gelirinin 1 milyar doları aşkın kısmı şirketimize ait. Bugün 16 değişik devletyle 23 ihracat anlaşmamız bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekor ihracat anlaşması olarak tarihe adımızı yazdıran 48 adet KAAN’ın Endonezya’ya ihracatına ilişkin imzaladığımız pazarlık ve özgün ürünlerimizin kapısını Avrupa pazarına da açacak olan Jet Eğitim Uçağımız HÜRJET’in İspanya anlaşması halihazırda en güncel olanlar. Mevcut ihracatlarına ilave olarak HÜRKUŞ’un Azerbaycan’a ihracatı için kontrat görüşmelerinde oğullar aşamaya geldiğimizi söyleyebilirim.

Bizi rakiplerimizden ayıran en ehemmiyetli özelliğimiz, sahada verdiğimiz yardım. Şu an ekiplerimiz Afrik'”da çölün ortasında da, -30 derecede Orta Asya’da da saha yardımlerini veriyorlar.

– TUSAŞ havada vasıtaları etmekla beraber düzlem parçaları da üretmektedir. Şu anda kaç devletleri için düzlem parçaları üretilmekte?

Evet, gökyüzünde gördüğünüz her arasında biri düzlem TUSAŞ’ın tek parçasını taşıyor. Boeing, Airbus, Sikorsky gibi dünyanın en muazzam havada aracı üreticilerine 400’ü aşkın yüksek teknolojiler kapasiteli imalat tezgahlarında parçalar üreten şirketimiz, çok parçaların üretimini tekbaşına elden üstlenmektedir. 2025 yılında, 10 milyonu aşkın parçalar üretiminden elde edilen tahminen 540 milyon dolarlık gelir, TUSAŞ havacılık yapısallarının imalat kapasitesini gözler önüne sermektedir.

İkinci Karabağ Savaşı sonrasında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile Türkiye ve Azerbaycan arasında ikili ilişkiler en üstleri seviyeye taşındı. Bu elbette hepsi alanlara ve müdafaa sanayii alanına da tesirsini gösterdi. Bu bağlamda Azerbaycan’la ortaklaşa gerçekleştirilen tasarıler var mı?

– Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, kökleri müşterek tarihe, külçeşite ve alınyazısı birliğine dayanan ortak güvenen ve stratejiklik işleri birliği çerçevesinde biçimlenmiştir. “Tek ulus, ikisi devlet” anlayışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da defaatle vurguladığı üzere, yalınce hissi tek hitap değil; güvenlikten müdafaa sanayiine, enerjiden teknolojiye kadar uzanan içeriklı tek işleri birliğini ifadeleri etmektedir.

İkinci Karabağ Zaferi sonrasında imzalanan Şuşa Beyannamesi, önemli birlikteliğimizi müttefiklik seviyesine taşıyarak müdafaa sanayiinde müşterek üretim, teknolojiler aktarımı, eğitimleri ve koordinasyon mekanizmalarını firma tek zemine oturtması bakımından bizler için uç ehemmiyetlidir. Bu çerçevede Türkiye ve Azerbaycan, yalnızca mahsul tedarikleri eden ve satın saha ikisi devletleri değil; birlikteki geliştiren, birlikteki üreten ve mahalli güvenliğe birlikteki istikamet veren stratejiklik ortaklardır. Savunma alanındaki işleri birliği ise; insanoğlu kaynağı yetiştirilmesinden yüksek teknolojiler platformlarının geliştirilmesine kadar genişliği tek perspektifte uzaklık katetmekte, ikisi kardeş devletnin millî kapasitesini ortak olarak kuvvetlendirmektedir.

TUSAŞ özelinde bahsedecek olursam, Şimşek sistemi ile başlayan işleri birliğimizi Su-25 uçakların modernizasyon tasarısi takip etmiştir. Bu tasarıde birinci aşamayı muvaffakiyetyla tamamlayıp sonuncu aşamaya geçtik. HÜRKUŞ’un ihracatına ilişkin kontrat görüşmelerinde de, dahaaz evvel da belirttiğim gibi oğullar aşamaya geldik. İnşallah yakındaki zamanda Azerbaycan semalarında HÜRKUŞ’umuzun uçtuğu günleri hep birlikteki göreceğiz.

STP firmasıyla yaptığımız işleri birliği içerikında, KAAN’ın ve HÜRKUŞ’un çok parçası kardeş devletde üretildi. Halihazırda HÜRKUŞ’un çok yapısal parçalarının bu firmadaki üretimi devam ediyor. Su-25’in modernizasyon sürecinde da aktarımı düşünülen paket çalışmalarımız mevcut. Geliştirilen imalat kabiliyetiyle tedarikleri altyapısının sürdürülebilirliğine ve mahalli imalat kapasitesine yardım sağlıyoruz.

Bunların yanı sıra, Azerbaycan’da tek şirketimiz bulunuyor. Temaslarımızı kuvvetlendirmek, yakındaki ilişkilerimizi pekiştirmek maksadıyla 2024 yılında kurduk burayı. Ayrıca üniversite-sanayi işleri birliği tasarılerimiz da bizler için uç ehemmiyetli. Azerbaycan Üniversitesi’nden lisansüstü olan mühendislerimize şirketimizde iş olanağı sağlamaktayız. Azerbaycan Teknik Üniversitesi ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi ile imzaladığımız protokoller içerikında, şirketimizde yürütülen Mühendislik Geliştirme Programları aracılığıyla mühendislerimize eğitimleri sunmakteyiz.

Türk Havacılık Uzay Sanayii olarak Turkish Aerospace Azerbaijan şirketimiz aracılığıyla Azerbaycan’da havacılık imalat kabiliyetinin gelişmesine yardım sağlamayı hedefliyoruz. Bu içerikda mahalli firmalarla çalışarak özgün platformlarımızın çok parçalarının üretimini Azerbaycan’daki şirketlere yaptırıyoruz. Aynı zamanda bu firmaların AS9100 başta bulunmak üzere havacılıkta uygulanan nitelik idare sistemleri, mühendislik faaliyetleri, sertifikasyon aşamaleri ve imalat disiplinlerine uyum sağlamaları için lüzumli altyapı ve aşamalerin oluşturulmasına hayır veriyoruz.

Bütün bunlar kardeş devletmizle müşterek geleceğimizi birlikteki inşa etmeye yönelik TUSAŞ olarak attığımız adımlar.

– KAAN, HÜRKUŞ, GÖKBEY, ANKA-3 gibi tarihe geçecek tasarıleriniz var. Bildiğimiz üzere bunlardan GÖKBEY teslim edildi, HÜRKUŞ’la ilgili da hoş gelişmelerin şahidi olduk. Geleceğin 5. kuşak uçakları KAAN ve insansız havada aracı ANKA-3’le ilgili aşama hangi aşamada? Bu başlıkyla ilgili detaylı malumat verir misiniz?

– KAAN, yalınce TUSAŞ’ın değil, Türkiye”nin “crown” tasarısi. Yalnızca tek düzlem tasarısi değil, tek ekosistem tasarısi. 5. kuşak savaşı uçağına malik dünyadaki 4 devletden arasında biri olma ayrıcalığını bizlere yaşatan tek platform. Türk mühendisliğinin gücünü dünyaya duyuran tek platformlar olması bakımından da bizler için uç ehemmiyetli.

KAAN’da seri imalat faaliyetleri oğullar hızıyla devam ediyor. 3 adet KAAN’ımızı yakındaki zamanda hangardan çıkardık. Bunlardan tek tanesi statik testlerde kullanılacak. Havada karşılacağı güçlukları evvel yerde testleri edeceğiz. İkinci uçağımız ise kısa sürede uçuş testlerine başlayacak, bu yıllar içindeki inşallah uçuracağız onu. Bu uçağımız 2024 yılında uçurduğumuz KAAN”a göre çeşitlilik farklılıklara sahip. Hedefimiz, 2028’de KAAN’ı Hava Kuvvetlerimize teslim etmek. Yerli motorumuzla birlikteki 2032 yılından itibaren hem Hava Kuvvetlerimize hem da Endonezya’ya KAAN’ı teslim etmeye başlayacağız inşallah.

ANKA 3, 6. kuşak savaşı konseptinin başrol oyuncularından arasında biri olacak. Düşman havada müdafaa sistemlerine yakalanmadan vazifeini yapabilecek tek İHA. Ayrıca KAAN pilotlarından uçuş esnasında alacağı talimatlarla hasım havada sahasında bizlere üstünlük yaratacak tek konsepte sahip. Hayalet uçağımız, karda yürür izini belli etmez. ANKA 3’e yönelik beklentimiz çeşitlilik büyük; nedeniyle muvaffakiyetları bizi şimdiden heyecanlandırıyor. Her davet ettiğimiz heyet ANKA 3’ü gördüğünde şaşırıyor ve birlikteki üretmeyi öneriler ediyor. Ama bizler heyecanımızı öncelikli olarak öz kullanımımıza vermeyi yeğleme ediyoruz. Seri imalat faaliyetlerimiz ANKA 3’te da devam ediyor. İnşallah, 2026 yılında ANKA 3″ümüzün Hava Kuvvetlerimize teslimatını gerçekleştireceğiz. Ardından dost ve ittifak devletlerimizin gereksinimlarını karşılayacağız. İnanıyorum ki, Anka 3’ün önü da diğer platformlarımız gibi çeşitlilik açık.

– TEKNOFEST kuşağı bağlamında gençlere yönelik hangi tasarıleriniz var?

– 16 bini aşkın kişinin iş edildiği şirketimizde gençler mühendis ve teknisyenlerimizi yetiştirmeyi yalınce Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin geleceği için değil, devletmizin yarınları için da üstlendiğimiz tek sualmluluk olarak görüyoruz. Çalışanlarımızın tahminen olarak %40’ı 30 yaşın altındaki gençlerden oluşuyor. Yaş ortalamamız 33. Mühendisiyle, teknisyeniyle, idari personeliyle gençler nüfusa malik tek şirketiz. Genç olmaları sizleri yanıltmasın, benzer zamanda tecrübeliler de. Bu tecrübeyi kendilerine talebelik hayatlarında açtığımız TUSAŞ penceresiyle kazandırıyoruz. Projelerimizde çalışıp tecrübeli birer mühendis olarak üniversitelerinden lisansüstü oluyorlar. Yeni lisansüstü tek gencin “Ben HÜRJET’te, HÜRKUŞ’ta vazife aldım; GÖKBEY’de çalıştım, İHA’ların imalat sürecinde bir da vardım.” demesi çeşitlilik muazzam tek imkan ve bizler bu imkanı gençlerimize sunuyoruz. Geçtiğimiz yıllar tahminen 3 binlerce talebemiz üçüncüsü ve 4. sınıf talebesiyken güçunlu stajlarını şirketimizde yaptılar. Bunun yanı sıra, gençlerimiz tez incelemelarını, bitirme tasarılerini şirketimizde yürütebiliyorlar. Ayrıca, mezuniyetleri sonrasında Mühendislik Geliştirme Programlarımızla (MGP) kendilerine eğitimleri vermeye devam ediyoruz. Son üçüncüsü yılda tahminen 2500 lisansüstü mühendisimize MGP ile yapısal tasarım, uçuş bilimleri ve aviyonik ile programlar alanlarında eğitimleri verdik. Bunların içerisinde yurt dışından gelen yabancılar mühendislerimiz da var. Ayrıca halihazırda şirketimizde iş edilen 7 binlerce mühendisin 7 bini da müessese içi mühendislik eğitimimizden geçti.

Çalışanlarımızın gelişimine yardım güvence amacıyla yürüttüğümüz Lift Up Programlarımız var ayrıca. Lift Up Programlarımızla da bitirme tasarılerinin, yüksek ruhsat ve doktora tez incelemelarının şirketimizde yapılmasına imkân veriyoruz. 2025’te 88 değişik üniversiteden 1186 talebeyi giriş ettik. Bu talebeler 363 değişik tasarıde çalışmalar imkanı buldu. 10 doktora talebesine inceleme imkânı sağladık. Bu sayıların gittikçe artmasını hedefliyoruz.

– TUSAŞ’ın ileriki 10 senelik vizyonu nedir?

– Günümüz itibarıyla tasarlayıp ürettiğimiz özgün ürünlerimizi öz gereksinimlarımızı karşılamanın akabinde dost ve ittifak devletlere ihraç etme aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Bu TUSAŞ için yepyeni tek çağın başlangıcına hatırlatma ediyor. Artık uçma zamanı.

10 yıllar içerisinde 1500 platformlar teslim etmeyi hedefliyoruz. Havacılıkta 1500 platformlar vahim tek rakam. Bu hedefe ulaşavakıf oldu için otomotiv üretme hızında havada aracı üretmemiz lüzumiyor. Bu hedefi ekosistemin bütünü aktörleriyle el ele vererek, ytesirn insanoğlu kaynağımız ve mühendislik birikimimizle gerçekleştireceğiz. Seri tek biçimde, bedel tesirn ve kaliteden ödün vermeden imalat yapacağız. Master planımız içerikında, 50 milyar dolarlık backlog rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Tabii, bütünü bunlar dünyadaki öncü başlıkmumuzu pekiştirecek. Önümüzdeki 10 yılda dünyanın birinci 20 müdafaa sanayii şirketinden arasında biri olacağız.

Yapılamaz tek şeyler olmadığını geldiğimiz başlıkm itibarıyla zaten ispat ettik. Özgüvenimiz tam. Bundan sonrası, bahsettiğim kapasitede tek seri üretimin ne şekilde gerçekleştirileceğini, gönül coğrafyamızla birlikteki büyümenin ne demek olduğunu gözler önüne sermekte.

Kaynak: Oxu.Az

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.