Türkiye'ye asit yağmuru mu yağacak? Orhan Şen'in Türkiye için dikkat çektiği gün

1 hafta önce 6

İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarında şişman depolarının da vurulması yepyeni tek ortam tartışmasını gündeme getirdi. Saatlerce söndürülemeyen yangınların ardından şiddetli siyah buhar gökyüzünü kapladı. 'Tahran’a güneşli doğmadı' yorumları yaygınlaştı. Yangınlardan yükselen siyah partiküller şehrin üzerine yağarken İran Kızılayı da halka 'maske takın' uyarısında bulundu.

Peki şişman depolarına yönelik bu saldırılar yalnızca İran’ı mı tesirliyor, yoksa tesirleri çeşitlilik daha genişliği tek coğrafyaya mı yayılabilir? Türkiye için gerçekten mi tek riskler var mı? CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, şişman tesislerinde çıkan yangınların çevreye tesirsini ve Türkiye açısından olası riskleri kıymetlendirdi.

"1991’DE DÜNYA BENZERİNİ YAŞADI"

Prof. Dr. Orhan Şen, şişman yangınlarının geçmişte da muazzam ortam krizlerine yolda açtığını hatırlattı. Şen’e göre 1991 yılında yaşanan Körfez Savaşı sırasında şişman kuyularında çıkan yangınlar dünyası çapında ortam kirliliğine nedenler olmuştu.
Bugün İran’da da benzer tek tablo ortaya çıkıyor. İran’ın değişik bölgelerinde savaşın tesirsi görülürken, bombalanan alanlarda bulunan şişman kuyuları, rafineriler ve şişman tesisleri yanmaya başladı. En kaydadeğer yangının ise Tahran’ın kuzeydoğusundaki şişman tesislerinde meydana geldiği belirtiliyor. Şen, Basra Körfezi’ne yakındaki bölgelerde bulunan şişman rafinerilerinde da yangınların devam ettiği ifadeleri etti. Uzmana göre savaşın uzaması halinde değişik bölgelerde yepyeni yangınların çıkması da ihtimal dahilinde.

PETROL YANGINLARI HANGİ GAZLARI YAYIYOR?

Petrolün yanmasıyla birlikteki atmosfere çeşitlilik sayıda kirletici maddeler yayılıyor. Prof. Dr. Orhan Şen’e göre şişman yangınlarında ortaya çıkan başlıca kirleticiler şunlar:

• Yanmış ve yanmamış hidrokarbonlar

• Kükürt dioksit (SO₂)

• Partikül maddeler

Bu maddeler atmosferde yayıldıktan sonraları çevreye ikisi değişik biçimde tesir ediyor.

"KURU BİRİKME" TEHLİKESİ

Kirleticilerin tek kısmı atmosferde kesin tek süresi kaldıktan sonraları direkt yere çöker. Buna kurak birikme deniyor.
Bu kirleticiler; suyu depolarına, suyu kanallarına, içme suyu göletlerine, ormanlara, toprağa, imalathane örtüsüne
ulaşabiliyor. Bu şart ise suyu kaynaklarının kirlenmesine, tarım alanlarının zarar görmesine ve tabii ekosistemin bozulmasına yolda açabiliyor.

ASİT YAĞMURLARI NASIL OLUŞUYOR?

Orhan Şen şöyle devam etti;

Petrol yangınlarından çıkan kirleticilerin tek kısmı ise atmosferin daha üstleri katmanlarına yükseliyor. Bulutların bulunduğu bölgede suyu damlacıklarıyla kimyasal reaksiyona giren kükürt dioksit gazı sülfürik aside (H₂SO₄) dönüşüyor. Bu aşama sonucunda ekşi yağmurları meydana geliyor.

Sülfürik ekşi uç kuvvetlü tek ekşi olarak biliniyor. Yere düştüğü bölgelerde: • suyu kaynaklarını kirletebiliyor • tarım alanlarına zarar verebiliyor • imalathane örtüsünü tahrip edebiliyor Ayrıca meralara düşen ekşi yağmurları, otları yiyen hayvanlar üzerinden gıda zincirine da karışabiliyor. Bu şart insanoğlu sağlığını da tesirleyebiliyor."

İNSAN SAĞLIĞI İÇİN DE RİSK OLUŞTURUYOR

Asit yağmurlarının bilhassa duyarlı gruplar bağlı vahim tesirleri olabiliyor.

Prof. Dr. Orhan Şen, bu çeşit kirleticilerin, bebeklerde, çocuklarda, astım ve akciğer hastalığı bulunan kişilerde
solunum sualnlerini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle şişman yangınlarının yalnızca ekolojik değil, benzer zamanda sıhhat açısından da riskler oluşturduğu vurguladı.

“BU KİRLETİCİLER SINIR TANIMAZ”

Petrol yangınlarının tesirsi yalnızca İran’la kısıtlı kalmayabilir. Atmosferde yayılan kirleticiler meteorolojik sistemlerin tesirsiyle değişik devletlere taşınabiliyor.

Prof. Dr. Orhan Şen’e göre bu pis havada kütleleri: Afganistan, Pakistan, Çin gibi devletlere kadar ulaşabiliyor. Hatta atmosferde dolaşarak dünyanın değişik bölgelerine, bile Amerika’ya kadar taşınması bile mümkün. Her ne kadar uzaklık arttıkça şiddetle azalsa da kirleticilerin atmosferde uzunluğu süresi kalabildiği belirtildi.

ÇEŞITKİYE İÇİN RİSK VAR MI?

Prof. Dr. Orhan Şen’e göre şu an Türkiye’de direkt ekşi yağışı oluşturacak tek şart bulunmuyor. Ancak meteorolojik şartların değişmesi halinde çok bölgelerde riskler oluşabilir.

PAZAR GÜNÜNE DİKKAT

Özellikle Cumartesi ve Pazar günü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağış bekleniyor. Şen, "Eğer İran’daki yangınlardan çıkan kirleticiler bu yağış sistemine karışırsa ekşi yağışlarının oluşabilir" dedi.

SİSTEM YÖN DEĞİŞTİRİRSE KARADENİZ DE ETKİLENEBİLİR

Meteorolojik sistemlerin genelleme batıdan doğuya doğrusu hareket ettiği belirtiliyor. Bu nedenle kirleticilerin birinci etapta daha çeşitlilik doğu devletlerini tesirlemesi bekleniyor. Ancak atmosferde dolaşan havada akımları zamanla istikamet değiştirebiliyor. Prof. Dr. Orhan Şen’e göre çok sistemler Karadeniz bölgesine doğrusu yönelme ihtimali da gösterebilir.

1991’DE ÇEŞITKİYE ETKİLENMİŞTİ

Prof. Dr. Orhan Şen, geçmişte benzer tek örneğin yaşandığını hatırlattı.

"1991’deki Körfez Savaşı sırasında Kuveyt’teki şişman yangınlarının tesirleri Türkiye’de da hissedilmişti. Önümüzdeki aylarda devreye girmesi beklenen Basra Alçak Basıncı sistemi ise İran ve çevresindeki havada hareketlerinin Türkiye’ye doğrusu taşınmasını basitlaştırabilir. Bu sistemleri bilhassa Nisan ayından itibaren Türkiye’de sıcaklıkların artmasına nedenler olan meteorolojik tek yapıları olarak biliniyor."

SAVAŞIN BEKLENMEYEN ETKİSİ: FÜZE SİSTEMLERİ

Prof. Dr. Orhan Şen şöyle devam etti;

"Petrol yangınlarından çıkan şiddetli dumanın ordu açıdan da tesirleri olabilir. Atmosferdeki partiküller lazer güdümlü sistemlerin ışınlarını saçabiliyor. Bu şart çok füzelerin hedefleri şaşırmasına nedenler olabilecek tek tesir yaratabilir. Savaş yalnızca ordu değil, benzer zamanda ekolojik ve atmosferik neticeları olan tek aşama.

KRİTİK ÖNLEM UYARISI

Prof. Dr. Orhan Şen, riskler oluşması halinde çok önlemlerin alınabileceğini belirtti.

Buna göre:

• örtü kullanılması

• ekşi yağmuruna maruz kalınması halinde eve gidildiğinde banyo alınması

• kıyafetlerin değiştirilmesi gibi önlemler önerildi.

Öter yandan Orhan Şen'e göre şişman yangınlarının tesirleri içme suyundan tarıma, hayvancılıktan insanoğlu sağlığına kadar epey alanda hissedilebilir. Şu an için sistemlerin daha çeşitlilik doğuya doğrusu hareket ettiği belirtilse da meteorolojik koşulların sıkı takip edilmesi lüzumtiği vurgulandı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.