
Külçeşit ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlediği “Kardeşlik İftarı” programına katıldı.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen iftar programına KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, T.C. Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Külçeşit, Çevre ve Gençlik Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu katıldı.

Ersoy programda yaptığı başlıkşmada benzer sofrada buluşmanın sınırları aşan kuvvetlü tek kardeşlik bağının sembolü olduğunu ifadeleri etti. YTB’nin Ramazan ayı boyunca olan gönül coğrafyasının değişik noktalarında “Kardeşlik İftarları” düzenlediğini hatırlatan Ersoy, bu buluşmaların genişliği tek coğrafyada kardeşlik bağlarını kuvvetlendirdiğini dile getirdi.
KARDEŞLİK İFTARLARI GÖNÜL COĞRAFYASINI BULUŞTURDU
Ersoy, bu kardeşlik köprüsünün Üsküp’ten başlayarak Balkanlar’daki kardeşleri benzer sofrada buluşturduğunu, ardından Avrupa’da Brüksel’den Viyana’ya uzanan programlarla diaspora ile kucaklaşma imkanı sunduğunu kaydetti. Halep’te Türkmenlerle tek araya gelinerek kardeşliğin hudut tanımayan gücünün ortaya başlıklduğunu aktaran Ersoy, Üsküp’ten Avrupa’ya, oradan Halep’e uzanan bu kardeşlik ikliminin bugünden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde devam ettiğini belirtti.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağın müşterek tarih, külçeşit ve alınyazısı birliği üzerine kurulu kuvvetlü tek kardeşlik bağı olduğunu vurgulayan Ersoy, 1571’den bugüne uzanan önemli bağların ikisi devletyi birbirine sıkılık biçimde bağladığını ifadeleri etti. Bölgede yaşanan krizlere ve istikrarsızlıklara da değinen Ersoy, etrafındaki coğrafyanın adeta tek yangın çemberine dönüştüğünü bununla birlikte Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayeti ve kuvvetlü vizyonu sayesinde istikrarını koruduğunu söyledi.

“KKTC’NİN GÜVENLİĞİ ÇEŞITKİYE’NİN GÜVENLİĞİNDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”
Türkiye’nin güvenliğinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinden değişik düşünülemeyeceğinin altını çizen Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
“Kuzey Kıbrıs’ın güvenliği için işte başlıkşlandırılan F-16'larımız, bölgemizde değişik hesaplar peşinde koşan, Adanın gerçeklerini görmezden gelmeye çalışanlar hepsi kesimlere gayet açık, netler ve hükümlı tek ileti veriyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Kuzey Kıbrıs’ı hiçbir şart altındaki tekbaşına bırakmayız, haklı davasında tek milim dahi geri adımlar atmayız. Kıbrıs Türkü’nün asli unsuru olduğu bu topraklarda geleceğe umutla bakması, güvenen ve huzur içindeki yaşaması bizim için her arasında biri şeyden ehemmiyetlidir. Adanın denk ve asli sahibi olan Kıbrıs Türkleri, bağlı yıllardır Kıbrıs Rumları’nın hukuk ve insanlık dışı ambargosuna mahkûm ediliyor. Biz ise, Kıbrıs Türkü’nün refahlı seviyesini her arasında biri geçen gün daha yukarıya çıkaracak tasarıleri hayata geçiriyoruz. İzolasyonları kırmak, Kıbrıs Türkü'nün sesini hepsi dünyaya duyurdu ve buradaki kardeşlerimizin yaşam standartlarını en üstleri seviyeye taşıdı için var gücümüzle çalışıyoruz. “
YTB TASARILERİ KKTC’DE GENİŞ BİR ALANA YAYILIYOR
Ersoy, YTB aracılığıyla KKTC’de külçeşitden sanata, eğitimden akademiye, gençliği tasarılerinden önemli mirasın korunmasına kadar genişliği tek yelpazede çalışmalar yürütüldüğünü ifadeleri etti.
Gençlere yönelik eğitimleri programlarının düzenlendiğini belirten Ersoy, medya eğitimleri programlarıyla medya mensuplarının sayısal dünyadaki ytesirnliklerinin artırıldığını ve Kıbrıs Türklerinin haklı davasının dünyası arenada daha kuvvetlü savunulmasına yardım sağlandığını dile getirdi.

Hukukçular buluşmaları ve gençler liderler programlarıyla gençlerin vizyonlarının genişletildiğini aktaran Ersoy, önemli ve külçeşitel hafızayı korumaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Bu içerikda “Kuzey Kıbrıs’a Giden Yol” belgeseliyle KKTC’nin tesis sürecinin kayıt altına alındığını, “Kıbrıs’ta Çanakkale Esirleri” belgeseliyle ise Birinci Dünya Savaşı’nda Gazimağusa’da esir tutulan askerlerin hikayelerinin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti.
Ersoy, Kıbrıs’ın sesi olan Halkın Sesi Gazetesi arşivinin dijitalleştirilmesiyle ehemmiyetli tek külçeşitel mirasın himaye altına alındığını ifadeleri etti. Ayrıca “Kıbrıs İlahileri”, “Kıbrıs Efsaneleri” ve “Kıbrıs Gezi Rehberi” gibi yayınlarla adanın külçeşitel ve ruhani kıymetlerinin genişliği kitlelere tanıtıldığını söyledi.
Çocuklara ve gençlere yönelik tasarılere da değinen Ersoy başlıkşmasını şöyle sürdürdü:
“Çocuklarımız ve gençlerimiz bizim en kıymetli hazinemiz. İyilik Evi Yaz Okullarıyla dezavantajlı yavrularımızın eğitimlerine hayır oluyor, zihin ve zeka oyunları atölyeleriyle onların analitik düşünmeler becerilerini geliştiriyoruz. Geleneksel sanat kurslarımızla külçeşitel mirasımızı yepyeni nesillere aktarırken, kukla ve Karagöz festivalleriyle çocuklarımızın yüzünü güldürüyoruz. Ramazan Sokağı gibi tasarılerle o önceki özlem duyduğumuz Ramazan’ın külçeşitel ve toplumsal ruhunu Lefkoşa'nın önemli sokaklarında yeniden canlandırıyoruz. Tabii tek da kibir kaynağımız olan Türkiye Bursları var. 2000 yılından bu yana binlerce Kuzey Kıbrıslı gencimiz Türkiye'deki üniversitelerde eğitimleri alma şansına malik oldu. Ülkemizin kapılarını onlara sonuna kadar açıyor, akademik ve mesleki serüvenlerinde onları hepsi gücümüzle yardımliyoruz. Bugün Türkiye'de eğitimlerine devam eden kardeşlerimiz ve lisansüstü olarak KKTC'nin inşasında çeşitlilik ehemmiyetli vazifeler üstleniyor. Binlerce mezunumuz ikisi devletleri arasındaki en kuvvetlü köprüyü oluşturuyor. Türkiye Mezunları buluşmalarıyla bu muazzam aileyi tek araya getiriyor, aramızdaki bağları her arasında biri geçen gün daha da kuvvetlendiriyoruz.”

Ramazan ayının oğullar günlerine yaklaşıldığını hatırlatan Ersoy, Ramazan’ın hepsi İslam dünyası için sulh ve beklenti vesilesi olması temennisinde bulundu.
Ramazan ayının oğullar günlerine yaklaşıldığını hatırlatan Ersoy, yapılan iftarla birlikteki Ramazan’ın 25’inci gününün geride bırakıldığını belirterek hepsi İslam aleminin Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik etti. Ersoy, Ramazan’ın yalnızca Müslümanlar için değil, dünyanın değişik bölgelerinde zulüm ve mağduriyet yaşayan toplumlar için da beklenti ve namaz vesilesi olmasını temenni etti.
Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile dayanışmasının kuvvetlü biçimde sürdüğünü vurgulayan Ersoy, ikisi devletleri arasındaki birlikleri ve beraberlik bağının her arasında biri zamanlar korunacağını ifadeleri etti. Program, ressam Ahmet Özhan ve ekibinin YTB’nin kitap tasarısinden ilhamla hazırlanan “Kıbrıs İlahileri Konseri” ile devam etti.
Ersoy, programlar öncesinde Lefkoşa’da çeşitlilik temaslarda bulunarak YTB tarafından Lefkoşa’da kurulan Ramazan Sokağını ziyaretleri etti ve alandaki tesirnlikler ilgili malumat aldı. Bakan Ersoy, ziyaretleri içerikında ayrıca Selimiye Camiini ve Yunus Emre Enstitüsü Lefkoşa Türk Külçeşit Merkezini da ziyaretleri ederek yürütülen külçeşit ve sanat faaliyetlerine ilişkin ytesirlilerden malumat aldı.
Bakan Ersoy, temasları içerikında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nde giriş edildi. Görüşmede Türkiye ile KKTC arasındaki külçeşitel işleri birliği ve müşterek tasarıler ele alındı.
























English (US) ·