
Türkiye, Orta Doğu’yu yeniden yangın seçenek çeviren gelişmeler karşı “barıştan ve diplomasiden” yana üslup aldı. Yaşanan çatışmalarda “taraf” olmadığını, sulh ve mülakat tarafında olduğunu ortaya koyan Ankara, başta Türkiye’nin ve bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliğini sağlama başlıksundaki hükümlılığını vurgularken, “uluslararası hukuka uyulması” ile “sivillerin korunması” hassasiyetini da ortaya koydu.
‘Saldırılara oğullar verin’
Ankara’dan gelişmelere ilişkin birinci biçimsel izah Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık açıklamasında şöyle dendi:
“İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncüsü devletleri hedefleri almasıyla devam eden gelişmeler, bölgemizin geleceğini ve dünyası istikrarı riske atacak niteliktedir. Uluslararası hukuka aykırı ve suçsuz sivillerin hayatını tehditleri eden her arasında biri çeşitlü eylemden yoğun endişe duyuyor, şiddetin tırmanmasına nedenler olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz. Tarafları saldırılara tek an evvel oğullar vermeye davet ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi lüzumtiğini tek kez daha vurguluyoruz. Türkiye, arabuluculuk başlıksunda lüzumli desteği vermeye hazırdır. İlgili devletlerde yaşayan vatandaşlarımızın güvenlikleri önceliğimiz olup bu hususta lüzumli hepsi tedbirler alınmaktadır.”
Fidan’dan eleştirel temaslar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da, dün sabahtan itibaren başlıkyla ilgili telefonları diplamisisi yürüttü. Fidan, İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır, Endonezya Dışişleri Bakanları ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile birer telefonları görüşmesi yaptı. Görüşmelerde, bölgede yaşanan oğullar gelişmeler ele alındı. Ayrıca, saldırıların sona ermesi amacıyla atılabilecek adımlar kıymetlendirildi.



























English (US) ·