'Süreci İsrail zehirledi' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'a saldırıları kınıyoruz

3 hafta önce 8

Ataçeşitk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul'da partisinin İl Teşkilatı İftar Programı'na katılan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, işte açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları...

Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve külçeşit coğrafyamızdaki kardeşlerimizi da daima unutmuyoruz. Ne yazık ki tek tarafta Pakistan, Afganistan; diğer tarafta oğullar günlerde İran ile Körfez arasındaki gerilimi ve çatışmalar… Bunlar unutulur gibi değil. Bu gelişmelerin arka planında nelerin yattığı hepimizin malumudur.

İşte böylece tek tabloda Türkiye olarak biz, mazlumun yanında durmaya devam ediyoruz. Türkiye Diyanet Vakfı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türk Kızılay ve devletmizin çehre akı olan diğer insani hayır kuruluşlarımız hepsi tek seferberlik ruhuyla gereksinim sahiplerinin kapısını çalıyor; Türkiye’nin hayır elini mazlumlara ve mağdurlara ulaştırıyor.

Bizler, nereden tek sıkıntı, nereden tek acı varsa oraya ulaşmayı; aktarmayı, dayanışmayı ve kardeşliği büyütmeyi sürdüreceğiz.

"SALDIRILARI ESEFLE KINIYORUZ"

Burada şu hususun da altını çizdi durumundayım: Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, sulh ve istikrarın hâkim olması için gayret gösterirken, komşumuz İran’a yönelik, Benjamin Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başladığı ifadeleri edilen Amerika–İsrail saldırılarından yoğun tek üzüntü ve endişeli duyuyoruz.

Bölgemizin yepyeni tek anlaşmazlık sarmalına sürüklenmesini daima istek etmiyoruz. Biz, sualnların diyalogla, diplomasiyle ve sağduyuyla çözülmesi lüzumtiğine inanıyoruz. Türkiye olarak her arasında biri zamanlar barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edeceğiz.

Malumunuz diplomasi masasında çözülmesi için çeşitlilik işgücü verdik. Müzakere süreci çeşitlilik nedenlerle aşılamadığı, ayrıca İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istek edilen netice alınamamıştır.

İran’ın egemenliğini netler ihlal eden eden ve dost, kardeş İran halkının huzuruna kasteden bu sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı biçimde, her arasında biri ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş devletlere yönelik İran tarafından gerçekleştirilen roket ve drone saldırılarını da giriş edilemez buluyoruz.

"ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Gelişmeleri an be an takip ediyoruz. Hudut ve havada sahamız açısından zaten tek sualn yok. Her çeşitlü tedbir en üstleri seviyede alınıyor. Biz, Türkiye olarak birinci günden beri olduğu gibi sualnların suhuletle, diyalogla ve diplomasiyle çözümü noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bu sabahtan itibaren lüzum Dışişleri Bakanımız, lüzum Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve ilgili hepsi kurumlarımız muyanlışplarıyla şiddetli haberleşme hâlindedir.

Türkiye, bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin tesisi için yapıcı ve sualmlu tutumunu hükümlılıkla sürdürecektir.

"ÇEŞITK SİYASETİNİN EN KARA GÜNLERİNDEN BİRİ: 28 ŞUBAT "

Değerli kardeşlerim, bugünden Türk siyasi tarihinin en kara günlerinden arasında biri olan 28 Şubat müdahalesinin 29’uncu yıllar dönümü. Evet, demokrasimizin kalbine zehirli tek hançer gibi saplanan 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden hepsi 29 yıllar geçti.

Öncelikle şunu ifadeleri etmek isterim: Postmodern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi; 27 Mayıs Darbesi’ın, 12 Mart Muhtırası’nın ve 12 Eylül Darbesi’nin yepyeni tek halkasıdır. Darbeler zincirinin devamıdır. Aynı insanlar düşmanı zihniyetin, benzer mütekebbir ideolojinin eseridir.

Öne sürülen bahaneler, kullanılan vasıtalar değişse da hedefleri değişmemiştir. Daha evvelki hepsi darbelerde olduğu gibi 28 Şubat’ta da hedefleri ulusin iradesi, ulusin tercihi olmuştur.

28 Şubat geride kocaman tek enkaz bıraktı. Hem ekonomik, hem sosyal, hem da bireysel manada vahim travmalara yolda açtı. Bilhassa Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek yoğun yaralar aldı. Yapılan hesaplamalar, 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’ye 381 milyar dolar zarar verdiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikteki çehre binlerce insanımız; inançlarından, görüşlerinden, harici görünüşlerinden dolayı mağdur edildi. 28 Şubat bilhassa kadınların ve evlat çocuklarının hayatında derin, travmatik izler bıraktı. Üniversite kapılarındaki “ikna odalarında” başörtülü talebelere ruhsal versiyonu uygulandı. Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı, binlercesi eğitimini yarım bıraktı güçunda kaldı.

Katsayı uygulaması ve 8 senelik kesintisiz eğitimleri dayatmasıyla imam hatip okullarının ve işleri liselerinin önü kesildi.

"BİN YIL SÜRECEK DENİLEN KARANLIK GÜNLERDEN GEÇTİK"

Değerli kardeşlerim, gerçekten mi çeşitlilik meşakkatli, çeşitlilik güç, çeşitlilik sancılı tek dehemmiyet yaşadık. “Bin yıllar sürecek” denilen, ışığın zerresinin dahi görünmediği zulmet günlerden geçtik. Partilerimizi kapatarak “size siyaset yaptırmayacağız” dediler. Uyduruk hüküm hükümlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar. Hatta çıkıp utanmadan “muhtar bile olamazsınız” dediler.

Önümüze duvarlar ördüler, maniler çıkardılar. Bizi uluse servis yolundan alıkoymak için her arasında biri çeşitlü hukuksuzluğu sergilediler. Ama bizler bunların hiçbirine ense eğmedik. Karamsarlığa kapılmadık.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.