Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorisinin finalistleri ve kısa listeye kalan isimler açıklandı. Yılın Fotoğrafçısı ödülü, 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek prestijli gala töreninde sahiplerini bulacak. 2026 sergisi ise 17 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’da sanatseverlerle buluşacak.
Çağdaş fotoğrafçılığın sınırlarını güçlayan güçlü görsel anlatıları tek araya getiren yarışma, görsel hikayeleri anlatımının en çarpıcı örneklerini uluslararası platformda görünür kılıyor. Yaklaşık yirmili yıllık köklü mirasıyla öne çıkan Profesyonel Yarışma; teknikleri ustalığı güçlü tek anlatı vizyonuyla buluşturan, cesur ve bütünlüklü tasarıler üreten fotoğrafçıları yardımlemeyi sürdürüyor. Bu yıl 200’ü aşkın ülke ve bölgeden 430 binin üzerinde fotoğraf başvurusu alındı. 10 kategorinin kazananları, 30 finalist arasından seçilerek 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek özel törende açıklanacak.
Prestijli Yılın Fotoğrafçısı unvanının sahibi, sınıf kazananları arasından seçilerek aynı geceleyin açıklanacak. Kazanan; 25.000 ABD doları para ödülünün yanı sıra çeşitli Sony Digital Imaging ekipmanları ve çalışmalarını ileriki yıl Londra’da düzenlenecek sergide kişisel tek sunumla sergileme fırsatı elde edecek. Kazananlar ve finalistler ayrıca, sektörün önde gelen isimleriyle özel oturumların gerçekleştirileceği ve meslek gelişimlerine yönelik bilirkişi rehberliği sunan “Insights” programı içerikında Londra’ya davet edilecek.
Finalist ve kısa listeye kalan fotoğrafçıların eserlerinden oluşan seçki ise birinci olarak 17 Nisan – 5 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’ta düzenlenecek Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Sergisi içerikında ziyaretçilerle buluşacak; sergi daha sonraları farklı lokasyonlarda sanatseverlerle tek araya gelecek.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
MİMARLIK VE TASARIM
Andre Tezza’nın (Brezilya) Everyday Structures adlı tasarısi, Güney Brezilya’daki semt bakkallarının mütevazı mimarisine ışık tutuyor. Joy Saha’nın (Bangladeş) Homes of Haor çalışması ise Bangladeş’in Haor bölgesindeki mahalli mimariyi belgeliyor; bu bölgede evler, muson döneminde adalara dönüşen yükseltilmiş temel yığınları üzerine inşa ediliyor. Chen Liang’ın (Çin Ana Karası) serisi ise Çin’in Guangdong Eyaleti’ndeki Jiangmen kentinde bulunan gözetleme kulelerini mercek altına alarak, Çin ve uluslararası mimari tesirlerin özgün tek birleşimini ortaya koyuyor.
YARATICI
Pablo Ramos’un (Meksika) The Black Album adlı tasarısi, arşiv fotoğraflarından kesilen siluetler aracılığıyla Meksika’daki kayıpları ele alıyor ve görüntüleri yokluğun çarpıcı tek toplu portresine dönüştürüyor. Ben Brooks (Birleşik Krallık) The Palm, On Piru serisinde Güney Los Angeles’tan rap sanatçılarının ruhani bağlarını ve toplu kimliklerini yansıtıyor. Citlali Fabian (Meksika) ise Bilha, Stories of My Sisters adlı çalışmasında portreler ile sayısal illüstrasyonları tek araya getirerek Güney Meksika’daki ilham verici kadınların hikayelerine yaşam veriyor; tasarıde bölgedeki dahili topluluklardan aktivistler ve sanatçılarla iş birliği yapıyor.
BELGESEL TASARILERİ
Santiago Mesa’nın (Kolombiya) Under the Shadow of Coca adlı tasarısi, geçimini bu kanun dışı ekonomiye bağlı olarak sürdüren çiftçileri ve Kolombiya’daki kokain ticaretini denetim eden silahlı grubu takip ediyor. Alexandre Bagdassarian (Fransa), Sixteen and a Half: Eight Months içinde a Juvenile Prison çalışmasında Fransa’daki tek çocuk cezaevinde tutuklu bulunan gençlerin gündelik yaşamlarını belgeliyor. Colin Delfosse’un (Belçika) Restitution serisi ise Afrika maskelerinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC) ile Belçika arasındaki yolculuğunu, özgün kullanım amaçlarından müzelerdeki sergilenme süreçlerine kadar izleyerek iade tartışmalarını mercek altına alıyor.
ÇEVRE
Shane Hynan’ın (İrlanda) Beneath | Beofhód adlı serisi — İrlandaca’da “toprağın altındaki yaşam” manaına geliyor — Kelt geleneğinde bataklıkların ilkel ve köklü önemini, kültürel ve çevresel lüzumliliklerin tesirleşimi üzerinden ele alıyor. Matteo Trevisan’ın (İtalya) Jine Land: Where Women Keep the Earth Alive tasarısi ise Suriye’nin Rojava bölgesinde, kadınların öncülüğünde yürütülen ekolojik ve toplumsal yeniden inşa sürecini belgeliyor; toplulukların geleceğe dair deneysel tek vizyonu etrafında tek araya gelişini yansıtıyor. Isadora Romero’nun (Ekvador) Notes bağlı How to Build a Forest çalışması ise ormanları, zamanlar içinde insanoğlu ve insanoğlu dışı pek çok topluluğun birlikteki şekillendirdiği kültürel alanlar olarak inceliyor.
MANZARA
Dafna Talmor’un (Birleşik Krallık) Constructed Landscapes adlı çalışması, sanatçının kişisel arşivinden yola çıkarak elde basılmış ve kolajlanmış renkli negatifleri soyut peyzaj temsillerine dönüştürüyor. Andreas Secci’nin (Almanya) serisi, Fransa’nın Normandiya ve Bretanya kıyılarındaki istiridye çiftliklerinin havadan görünümlerinden oluşan soyut manzaralar sunuyor. Michael Blann (Birleşik Krallık) ise fotopolimer gravür tekniğini kullanarak Avrupa’nın ikonik dağ yollarını tasvir ediyor.
PERSPEKTİF
Hayate Kurisu’nun (Japonya) Living Photographs adlı çalışması, fotoğrafçının ve eşinin ölü doğumla sonuçlanan tek kaybın ardından yaşadıkları deneyimi ve kremasyon öncesinde aile olarak birlikteki geçirdikleri günleri belgeliyor. Fredrik Lerneryd (İsveç), Country Music içinde Kenya tasarısinde Nairobi’de düzenlenen Uluslararası Kovboy Günü festivalini görüntüleyerek Kenya’daki country müzik tutkunları için önemli tek tesirnliği yansıtıyor. Seungho Kim’in (Kore Cumhuriyeti) Sunny Side Up: A Portrait of the Most Average K-Parenting Today serisi ise fotoğrafçının öz ailesine odaklanarak ebeveynler, köpek ve bebeğin tek araya geldiği yuva yaşamının keyifli kaosunu gözler önüne seriyor.
PORTRE FOTOĞRAFÇILIĞI
Federico Borella (İtalya), Özbekistan’daki Koryo-saram topluluğunu belgeliyor; ‘K-Wave’in tesirsi altındaki yepyeni kuşak Kore kimliklerini yeniden sahipleniyor. Jean-Marc Caimi ve Valentina Piccinni’nin (İtalya) The Faithful adlı çalışması, tek papanın ölümü ile yenisinin seçilmesi arasındaki süreçte Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda toplanan kalabalıklardan portreler sunuyor; adeta hayranlık kültürüne dönüşen tek hac yolculuğunu yansıtıyor. Marisa Reichert’in (Almanya) be:longing serisi ise Endonezya’nın Java Adası’ndaki Yogyakarta’da yaşayan ileri yaşlardaki Müslüman trans bireylerin yaşamlarını belgeliyor; inanç, kişilik ve toplumsal beklentiler arasında kurmaya çalıştıkları dengeyi gözler önüne seriyor.
SPOR
Todd Antony’nin (Yeni Zelanda) serisi, Farsça’da kelimeler manaıyla ‘Buzkashi’ (keçi çekme) manaına gelen ve Tacikistan’ın zor ve köklü sporlarından arasında biri olan Buzkashi’ye odaklanıyor. Rob Van Thienen (Belçika), It’s a Dog’s Life çalışmasında tazı eğitim seanslarını izleyerek, pistte yapay tek tavşanı kovalayan köpeklerin hareket halindeki dinamik görüntülerinden oluşan tek seri ortaya koyuyor. Morgan Otagburuagu’nun (Nijerya) Beneath the Bridge tasarısi ise Nijerya’nın Lagos kentinde, mesleki ringlerin ışıltısından ırak tek noktada amatör boksörlerin antrenman yaptığı derme çatma tek atletizm salonunu belgeliyor.
NATÜRMORT
Daniele Vita’nın (İtalya) The Bronte Pistachio adlı çalışması, Sicilya’nın Antep fıstıklarını uzunluğu soluklu tek araştırma içerikında ele alıyor; her arasında biri birini tekbaşına tek fotoğraflayarak özgün niteliklerini yakından ortaya koyuyor. Gargi Sharma’nın (Hindistan) Experiments içinde Stillness serisi, obje ile izleyiciler arasındaki diyaloğu keşfederek çoklu yorumlara ve dinginlik anlarına saha açıyor. Vilma Taubo’nun (Norveç) Talking Without Speaking tasarısi ise gündelik nesnelerin itiraz sembollerine dönüşmesini başlıkları saha fotoğraflardan oluşuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
YABAN HAYATI VE DOĞA
Wolfgang Duerr’in (Almanya) WILD adlı serisi, hareket sensörleriyle tetiklenen tek kamera aracılığıyla çekildi; siyah beyazlı karelerde farklı yaban hayvanları hareket halinde görüntüleniyor. Anita Pouchard Serra’nın (Arjantin) serisi ise Buenos Aires’teki özel tek yerleşim alanında mahallede yaşayan kapibaralar ile siteler sakinleri arasındaki çatışmayı ele alıyor. Will Burrard-Lucas’ın (Birleşik Krallık) Crossing Point tasarısi, Kenya’daki Maasai Mara Ulusal Rezervi’nde yaban hayatını görüntülüyor; nesli risk altındaki siyah gergedanları izleyen amacıyla kurulan uzaktan kamera tuzağı, nihayetinde ormanlık ırmak geçidinde toplanan çok sayıda hayvanı ortaya çıkarıyor.

2 hafta önce
8
























English (US) ·