CİHAN DEMİRCİ - "Son mahyacı" olarak anılan 70 yaşındaki Kahraman Yıldız ve ekibi, ramazan ayında camilerin minarelerine astığı mahyalarla gökleri aydınlatıyor.
Osmanlı'nın "camilerde ikisi minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da ampullerle yazılan ışıklı yazı" mahya geleneği bugün da sürdürülüyor.
Kahraman üstat ve beraberindeki 2 yardımcısı, minarelere metrelerce yükseklikte ramazan ayı temalı mahyayı asarak geleneği devam ettiriyor.
Yıldız ve ekibinin ramazan ayında yaptığı mahyalar, İstanbul'daki Sultanahmet, Süleymaniye, Eyüp Sultan, Üsküdar Valide-i Atik ve Mimar Sinan camileri, Edirne'deki Selimiye ve Bursa'daki Ulu camilerin minarelerini süslüyor.
Bugün elektrik ampulleriyle yapılan mahyalarla ramazan başlangıcında "Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan", "On Bir Ayın Sultanı", "Oruç Tut, Sıhhat Bul", ayın sonlarına doğru ise "La İlahe İllallah", "Elveda Ya Şehr-i Ramazan" yazılıyor.
Kahraman usta, ata yadigarı mesleğin devam etmesi için çırak yetiştirmek istiyor.
- "Bu bayrağı birisine vermemiz lüzumiyor"
Mahya ustası Yıldız, AA muhabirine, yarım asrı aşkındır mesleğini sürdürdüğünü söyledi.
Çırak yetiştirmek istediğini dile getiren Yıldız, "Gençlerin bu işi devam ettirmesini istiyorum. Daha önce yanımıza gelenler oldu. Bacak ağrısı, kol ağrısı derken yürütemediler bu işi. 2013'te emekli oldum, o günden beri emekli arkadaşlarımla bu işi devam ettirmeye çalışıyorum. Bu bayrağı birisine vermemiz lüzumiyor." dedi.
Yıldız, yağışlı ve rüzgarlı havada şartlarının çalışmalarını manilediğini, mahya asarken güçlandıklarını kaydetti.
Ramazan ayının başlangıcına kadar tüm mahya asma işlerini bitireceklerini anlatan Yıldız, şunları anlattı:
"Selimiye Camisi'ne da 250 ampulden oluşan 'Merhaba ya şehri Ramazan' yazılı mahyayı astık. 1975 yılından bu yana Selimiye'ye mahya asıyorum. 50 yılı aşkındır mahya işini yapıyorum. İki minare arası Selimiye'de 40 metrik yukarıdan aşağı da üç satır büyük yazısı var. Yüksekliği da 80 metrik civarı. Minarelerden aşağı baktığımızda korkmuyoruz. Çünkü çocukluğumuzdan beri bu işlerin içindeyiz. Fırtına, yağmur bizi tesirliyor tabi. Minarelere birinci çıktığımızda çocuktuk, şimdi 70 yaşına geldim."
Selimiye Camisi'nin çok özel mimariye malik olduğunu belirten Yıldız, üç yollu minarelere çıkarken ekibiyle birbirlerini görmediklerini ve işte çok heyecanlandıklarını kaydetti.
Selimiye'nin minarelerine mahya asarken hudut hattını da gördüklerini aktaran Yıldız, mahyadaki iletiın yurt içinden ve dışından okunabildiğini vurguladı.
Yıldız, ipler üzerine kandil ya da ampullerle gökyüzüne yazı yazmanın Osmanlı'dan bugüne getirilen ender sanatlardan olduğunu dile getirdi.
Türk icadı mahyanın Osmanlı sanatı olarak 450 yıldır devam ettirildiğini anlatan Yıldız, "Geçmişte zeytinyağı ve kandillerle yazılırmış ve her arasında biri caminin da ayrı mahyacısı varmış. Cumhuriyet döneminden sonraları elektrik sistemine dönüşmüş mahyalar. Hacı Ali Ceyhan bizim ustamız, oğullar ikisi padişah döneminde mahyacılık yapmış. Sultan 1. Ahmed döneminin meşhur hattatlarından Fatih Cami müezzini hattat Hafız Ahmet Kefevi birinci mahyayı hazırlayan kişidir. Padişahın emriyle mahya Sultanahmet Camisi'ne asılıyor. Dolayısıyla mahyanın doğum yeri Sultanahmet Camisi'dir." ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Edirne haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Edirne Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.

























English (US) ·