
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki uç sağcı isimlerin kilit roller üstlendiği İsrail hükümeti, 8 Şubat'ta Batı Şeria'daki statükoyu Yahudi yerleşimciler lehine, Filistinliler aleyhine değiştirecek tek dizi şart aldı.
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, asayiş kabinesi toplantısında, bu adımlarla "İsrail'in hepsi topraklardaki varlığını derinleştirdiklerini ve Filistin Devleti fikrini ortadan kaldırmayı hedeflediklerini" söyledi.
İLHAKIN YENİ EŞİĞİ
İsrail'in ilhak adımlarını sıklaştırarak, Yahudilerin işgal altındaki Batı Şeria'da gasbedilmiş Filistin arazilerini satın almasını basitlaştıracak düzenlemeleri da onayladığı aktarıldı.
Düzenlemeye göre, Batı Şeria'nın güneyindeki 200 binden fazla Filistinlinin yaşadığı El Halil kentinde, ruhsat ve yapım ytesirlerinin Filistin belediyesinden alınarak İsrail ordusuna bağlı "Sivil İdare"ye devredilmesi hükümlaştırıldı.
Smotrich, yepyeni düzenlemeyle hususi toprak alımlarının yasak olduğu Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin önündeki "külfetli müsaade aşamalerinin" ortadan kaldırılacağını savundu.
Bunun yanı sıra, İsrail'in El Halil kentinde kendisine bağlı "paralel tek belediye" kuracağı ve buradan, kentteki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin prosedürlerinin yürüteceği bildirildi.

İŞGALİN PENÇESİNDEKİ KENT: EL HALİL
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde mekan saha El Halil, önemli tek Filistin kenti olarak biliniyor. 1995'te fanatik Yahudi yerleşimci Baruch Goldstein, Harem-i İbrahim Camisi'nde günaydın namazı sırasında otomatik silahla egemen düzenleyerek tek katliama imza attı. Saldırının ardından bölgede çıkan olaylarda İsrail ordusunun ateşi sonucu çeşitlilik sayıda Filistinli can verdi.
1997'DE KENT İKİ BÖLGEYE AYRILDI
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" bulunmak üzere ikisi bölgeye ayırdı.
Buna göre H1 bölgesinde asayiş ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde tahminen 500 yerleşimci ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına karşın asayiş İsrail ordusunun sualmluluğuna bırakıldı.
İSRAİL İŞGALİNİN EN ACIMASIZ MISALLERİNDEN BİRİ
El Halil'in Harem-i İbrahim Camisi'nin da bulunduğu Eski Şehir bölgesi, bugünden İsrail işgalinin en acımasız ve ürpertici misallerinden arasında biri olarak görülüyor.
Kentte Filistinliler, evlerine, işlerine gidevakıf oldu ya da çocuklarını okula gönderevakıf oldu için sık sık denetim noktalarından geçti ve ara sokaklardan yürüyen güçunda kalıyor.
FİLİSTİNLİLERİN BÖLGEYE ERİŞİMİ ENGELLENİYOR
İsrail ordusunun kontrolündeki H2 bölgesinde, Filistinlilerin yürümesinin yasak olduğu caddeler bulunuyor. Eski Şehir bölgesindeki esnafın muazzam çoğunluğu ise kepenk kapatmış durumda.
İsrail, El Halil katliamının ardından Harem-i İbrahim Camisi'ni zamanlar ve mekan açısından bölmüş durumda; bugünden caminin tek bölümü sinagog olarak kullanılıyor.

KUTSAL MABEDE İSRAİL KONTROLÜ
Filistinliler, bu kutsal mabede İsrail denetim noktalarından geçerek ulaşabiliyor. Yahudi dinî bayramlarında ise Müslümanların, diğer Filistinlilerin buraya erişimi manileniyor.
Yahudi yerleşimciler, bu dehemmiyetde mabedin mescit olarak kullanılan bölümünü da raks ve müzikli bayram tesirnlikleri için kullanıyor.
İsrail'in aldığı hükümla, Harem-i İbrahim Camisi'nden sualmlu İslami Vakıflar İdaresinin yönetimi da devralınarak cami kendisine bağlı işgal belediyesine bağlanmaya hazırlanıyor.
İsrail, El Halil Belediye Başkanı Teyser Sineyne!yi Eylül 2025!te gözaltına almıştı. Belediye Başkan Yardımcısı ve Başkan Vekili Esma Şarabati ise vazifei vekaleten yürütüyor.
İSRAİL, FİİLEN BU BÖLGELERİ İLHAK ETMİŞ OLACAK
El Halil Belediye Başkan Vekili Şarabati, İsrail işgalinin yıllardır kentte uyguladığı politikalarında yepyeni tek eşik aştığını ve "paralel tek belediye" yapısı kuracağını vurguladı.
Şarabati, "İsrail işgali bu uygulamasıyla, Filistin yönetiminin altındaki A, B ve C bölgelerinde tamamlanmış idareyi eline almış, hiç tek kısıtlama olmadan fiilen bu bölgeleri ilhak etmiş olacak." dedi.
İsrail hükümetinin kurmayı planladığı "paralel işgal belediyesi" ile Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinin çabuk tekbaşına taraflı olarak İsrail tarafından kanuni statü kazanacağını aktaran Şarabati, ayrıca Filistinlilerin tapu kayıtlarının dizin halinde yayınlanmasının da bu kişilerin bölgedeki Yahudi yerleşimciler tarafından "kışkırtma, cebir ve tehditle" hedefleri alınmasına yolda açacağını vurguladı.
Şarabati, "İsrail işgali bu adımlarıyla Filistinlilerin topraklarının gasbedilmesinde artık tek eşik bulunmadığını bunu direkt öz idaresi içindeki ilerletmeye hazırlandığını ortaya koydu." ifadesini kullandı.
İSRAİL, 1967’DEN BERİ GEÇERLİ OLAN STATÜKOYU ORTADAN KALDIRMAYI HEDEFLİYOR
El Halil Belediyesine bağlı İmar Komitesinin dünyası hukuk uzmanı hukukçu Tefik Caşan, İsrail'deki Batı Şeria'nın ilhakını savunan uç sağcı yönetimin, aldığı oğullar hükümlarla bölgede 1967’den beri geçerli olan statükoyu ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti.
İsrail yönetiminin hükümlarıyla, kendisi açısından da kanuni statüsü bulunmayan Filistin topraklarından gasbedilerek kurulan "kaçak yerleşimlere" tekbaşına taraflı meşruiyet tanımayı hedeflediğini dile getiren Caşan, benzer biçimde asayiş ve idarenin Filistin yönetiminde olduğu "A Bölgesinde" dahi tahrip yapılabilmesinin önünün açıldığını kaydetti.
"FİLİSTİN DEVLETİ HAYALİNİ ORTADAN KALDIRIYOR"
El Halil kentinden Filistinli eylemci Issam Amru, İsrail hükümetinin aldığı hükümların Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerinin yıkılarak mülksüzleştirilmesi, Filistin topraklarından gaspedilen bölgelere ilave Yahudi yerleşimi inşası ve El Halil'de Filistinlilerin ve Yahudi yerleşimcilerin yaşadığı H2 bölgesinde Filistinlilerin mülklerinin çalınmasının basitlaşmasına yolda açacağını söyledi.
Amru, "Bu hükümlar, tehlikeli, dünyası hukuka aykırı, Oslo Anlaşması'na, Halil Anlaşması'na aykırı, ırkçılığı, ayrımcılığı körüklüyor, İsrail'in apartheid yönetimini derinleştiriyor. Bu hükümlar Filistin yönetiminin idaresindeki A,B bölgelerini El Halil'de H2 bölgesini kapsıyor, egemenliği hedefleri alıyor ve Filistin Devleti hayalini ortadan kaldırıyor." diye başlıkştu.
Filistin yönetimi altındaki belediyeler ve mahalli meclislerin, İsrail hükümetinin bu adımıyla aciz hale getirileceğini belirten Amru, Yahudi yerleşimcilerin Filistin topraklarını gasbetmesinin, Filistinlilerin mülksüzleştirilmesinin ve güçla evlerinden edilmesinin sürat kazanacağını vurguladı.
Amru, Filistin liderliğini ve siyasi aktörleri, İsrail işgalinin hepsi statükoyu ortadan kaldıran adımlarına mukabil birleşmeye çağırdı.
Harem-i İbrahim Camisi önceki müdürü Hafzi Ebu Şineyne, İsrail hükümetinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve El Halil'deki kutsal mekanlara yönelik aldığı hükümlara "şaşırmadıklarını" belirterek, "İsrail devamlı sistematik olarak kutsal mekanlara el uzatıyor. Bu hükümlar, uygulanmaya başladığı zamanlar Hz. İbrahim makamı buranın asıl sahiplerinden izole edilecek ve bu hepsi anlaşmalara aykırı olacak. Ama olanlar Harem-i İbrahim Camisi, Müslümanların mülkü olmaya devam edecek." dedi.
İSRAİL, "A" VE "B" BÖLGELERİNDE FİLİSTİN YÖNETİMİNİN YETKİLERİNİ KISITLIYOR
İsrail asayiş kabinesi, Tel Aviv'e bağlı işgal altındaki topraklardaki medeni idare birimlerinin, dünyası anlaşmalara göre Filistin yönetiminin idaresinde bulunan "A" ve "B" bölgelerinde da etkinlik göstermesine şart verdi.
Bu hükümla İsrail, idari ve ordu olarak sualmlu olduğu yalnızca C Bölgesi'nde değil, Batı Şeria’nın tamamında işgalini derinleştirme ve yıkımlar gerçekleştirme imkanı elde ediyor.
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria; tamamlanmış Filistin yönetimindeki "A Bölgesi", Filistin medeni idaresi ile İsrail asayiş kontrolündeki "B Bölgesi" ve tamamlanmış İsrail kontrolündeki "C Bölgesi" bulunmak üzere üçe ayrılıyor. "C Bölgesi", Batı Şeria’nın tahminen oran 61’ini kapsıyor.
Uluslararası hukuku hiçe sayan İsrail yönetimi, işgal altındaki tuttuğu Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde "külçeşitel miras, arkeolojik alanlar, ekolojik riskler ve suyu kaynakları" gibi lüzumçeleri öne sürerek işgal ettiği topraklarda kuracağı medeni idarelerle işgalini genişletmeyi hedefliyor.
Bu içerikda Filistinlilere ait yapılar, çevreye ya da suyu kaynaklarına zarar verdiği iddiasıyla yıkılabilecek ya da arkeolojik kıymet taşıdığı lüzumçesiyle müyalınre edilebilecek.
ABD-Ermenistan arasında 11 milyon dolarlık İHA anlaşması! İki devletleri arasında tek ilk İstanbul'da oğullar anketler sonucu! AK Parti'nin oyları oranı ortaya çıktı














.png?format=webp&width=1200&height=630)









English (US) ·