
İşte Erdoğan'ın başlıkşmasından satır başları: Aziz ulusim, kıymetli ulusvekili arkadaşlarım, saygıkıymet misafirler, sizlere en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Radyo ve televizyonları kanalları, toplumsal medya platformları ve diğer haberleşme vasıtaları üzerinden toplantımızı sonraki hepsi vatandaşlarıma, dünyanın değişik coğrafyalarında ulusimizi gururla temsilcilik eden hepsi kardeşlerime, Türkiye sevdasını yüreğinde taşıyan hepsi dost ve soydaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Son dakika: Balıkesir'de F-16 uçağı düştü! 1 pilotumuz şehit oldu"ŞEHİT HABERİ BİZİ DERİNDEN ÜZDÜ"
Dün geceleyin maalesef üzüntü verici tek haberleri aldık. Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığımızdan kalkan ve vazife uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve uçağımızın pilotu şehit oldu. Öncelikle efsane şehidimiz Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz ulusimize başsağlığı diliyorum.Şehit haberlerii bizi içten üzdü. Kazanın nedenlerinin belirlemeine yönelik lüzumli ttesirk ve sualşturmalar başlatılmıştır. Şehit pilotumuzun ruhu şad, mekânı inşallah cennet olsun.
Aziz kardeşlerim, AK Parti Grup Toplantımızın devletmiz, ulusimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katılımlarıyla toplantımızı şereflendiren kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Ahde vefanızdan, dayanışmanızdan ve sevdanızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. AK Parti’nin uluse servis davasına hem gönül hem da omuzbaşı verdiğiniz için her arasında biri birinize şükranlarımı sunuyorum.
İlginizi ÇekebilirMilletçe mübarek Ramazan’a kavuşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Öncelikle siz ulusvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerif’ini hepsi kalbimle tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin ulusimize, İslam dünyasına ve bütünü insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Bizleri tek kez daha Şehr-i Ramazan’a ulaştıran Cenabıallah’a sonsuz hamd ediyor, şükrediyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun. Yoksulun, gereksinim sahibinin, kimsesizin daha çeşitlilik hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da kuvvetlendirildiği, aktarmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı bu mübarek günler benzer zamanda hepimiz için muazzam tek imkantır. Başta aziz ulusimiz bulunmak üzere hepsi İslam âleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran, kalplerimizi yumuşatan ruhani atmosferini doya doya yaşaması en muazzam dileğimiz, en muazzam arzumuz ve temennimizdir.
Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese karşın devam eden saldırılar ve yapılan hepsi anlaşmalara karşın insani yardımların istendiği biçimde ulaşamaması maalesef Ramazan-ı Şerif’i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle.Diğer taraftan devletmiz genelinde Ramazan-ı Şerif gerçekten mi çeşitlilik çok değişik tek ruhani atmosferde idrak ediliyor. Camilerimiz dolup taşıyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz gittikçe çoğalan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çeşitlilik gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor.
"BU YIL ÜLKENİN HER YERİNDE İLAHİLERLE COŞKUYU YAŞIYORUZ"
Bu yıllar ayrıca devletnin her arasında biri yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi ve ruhani hazzı millet olarak hep birlikteki yaşıyoruz. “Kâbe’de hacılar Hu der Allah” ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, devletmizi o hoş ilahilerle tekbaşına ses, tekbaşına yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar hepsi kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle mektep bahçelerinde yavrularımızın hep birlikteki bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep tek ağızdan coşkuyla lafza-i celali seslendirdiklerini müşahede etmek bizi ziyadesiyle sevinçli etti, mesrur etti, gururlandırdı.
"KİMSE BUNDAN GOCUNMAMALI, RAHATSIZ OLMAMALI"
Tüm Türkiye’nin benzer ritimde buluşması, benzer sözleri ve benzer sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz tek iklimdi. Şunu tek defa noksan açık ifadeleri etmek isterim. Kimse bundan gocunmamalı. Rahatsız olmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu resim gerçeği Türkiye fotoğrafıdır. Bu resim bu toprakların fotoğrafıdır. Bu ulusin fotoğrafıdır.Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah’a gani gani razı olsun diyorum.
İstanbul’a kar yağışı yağacak mı? Prof. Dr. Orhan Şen'in ilgi çektiği günDeğerli yolda ve dava arkadaşlarım, AK Parti olarak 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in tıpkı şefkatli tek anne misali hem İslam âlemini hem da devletmizi sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri ulusimizle tek kez daha kucaklaşmak, dertleşmek ve aramızda yepyeni muhabbet köprüleri kurdu için en tesirli biçimde kıymetlendirmenin çabasındayız. Genel merkezimiz, hepsi başkanlıklarımızın katkısını alarak teşkilatımız için çeşitlilik içeriklı, çeşitlilik manalı tek tesirnlik takvimi hazırladı. Hepimiz hepsi kadro sahadayız. Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber ulusimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, ulusvekillerimiz, kadınlar ve gençliği kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti’nin servis siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz 11 ayın sultanını idrak ve ihya etmek için, bizi bizler yapan, bizi diğerlerinden ayıran hoş hasletlerimizi yaşatmak için can siperhane tek gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize başlıkk olduğumuz Yeni Evim İlk İftarım programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz Külliye’de Ramazan tesirnlikleri da Ankaralı kardeşlerimizin şiddetli ilgisine mazhar oluyor. Niyetimiz bir. İnancımız bir. Yolumuz tek diyerek en küçüklük köyümüzden en muazzam şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her arasında biri neferine teşekkür ediyorum.AK Parti teşkilatlarının daha evvelki hepsi Ramazanlarda olduğu gibi bu sene da yoksulları, kimsesizleri, garip gurebayı gözetiyor olmasından bu partinin yaygınlaşan başkanı olarak kibir duyduğumu bilhassa ifadeleri etmek istiyorum. İnşallah benzer tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif’in oğullar gününe kadar dayanışma ve aktarmanın dozunu artıracağız.
MEB'İN RAMAZAN GENELGESİ
Değerli ulusvekillerimiz, işte tek başlıknun bağlı bilhassa ayakta istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz içerikında Maarif’in kalbinde Ramazan teması altındaki çeşitlilik tesirnliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize tek yazısı gönderdi. Bu yazıda neler var. Gençler, bu yazıda neler var. Ramazan ayı boyunca olan talebeler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile işleri birliğini kuvvetlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve ruhani kıymetlerimizi daha iyice öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için mektep dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin aktarma bilinci geliştirilecek, birlikleri ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak.
"YAPILAN DOĞRUDUR, YERİNDEDİR, HUKUKİDİR"
Şimdi birincisi, bu tesirnlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. İkincisi, bu tesirnlikler daima şüphesiz kanuni dayanağı olan tesirnliklerdir. Anayasamızın lüzum antre kısmında lüzumse sonrakiler diğer maddelerinde her arasında biri vatandaşın ruhani varlığını geliştirme hakkı olduğu netler belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sualmluluk mucibince talebelerimizin milli ve ruhani kıymetlerini kuvvetlendirme amacıyla tamamlanmış gönüllülük esasına göre böylece hoş tek çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur. Yerindedir. Hukukidir. Ramazan’ın ruhani iklimine elverişli olmasının yanı dizi ulusimizin hissiyatına da tercüman olan çeşitlilik hayırlı tek hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun ulusimizin kahir ekseriyeti da genelgeye hayır vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade pozitif karşılamıştır.
"BİZ BUNLARIN KARIN AĞRISININ ASIL SEBEBİNİ GAYET İYİ BİLİYORUZ"
Şimdi bakınız kıymetli kardeşlerim, bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif’ten yalınce tek gün önce, artık nesli tükenmekte olan tek ödeyen yobaz çıktı. O bayat laiklik elden gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağıya uluse nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altındaki ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her arasında biri çeşitlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar toplumsal medya ve sayısal platformlarda yavrularımızın çeşitlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar Batı’da çocuklara yönelik her arasında biri gün tek yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan daima rahatsız olmazlar. Ama ne zamanlar ki Ramazan içerikında çocuklarımıza bu toprakların milli ve ruhani kıymetleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Bunların derdinin ne olduğunu çeşitlilik iyice biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyice biliyoruz.
"BUNLARIN DERDİ LAİKLİK DEĞİL"
Laiklik kavramının arkasına saklanarak bağlı yıllar boyunca olan bu uluse ne şekilde zulmettiklerini, bu ulusin kıymetlerini ne şekilde tahrip ettiklerini, bu ulusin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için ne şekilde gayret ettiklerini çeşitlilik ama çeşitlilik iyice biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zamanlar da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve ruhani kıymetleriyle, bu ulusin ta kendisiyledir. Hayırdır. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi nedenler rahatsız ediyor. Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi nedenler rahatsız ediyor. Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde mektep bahçelerinde cıvıl cıvıl, hep tek ağızdan ilahiler söylemesi sizi nedenler rahatsız ediyor. Gençlerimizin dilinde küfür ve hakaret seçenek Allah lafzının olması sizi nedenler bu kadar rahatsız ediyor. Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın netler söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu ulusin hiçbir ferdi, bu ulusi var eden milli ve ruhani kıymetlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu ulusle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın. Şimdi isterseniz kendini halktan üstün gören, kendini seçkin ve imtiyazlı gören, kendini bu devletin yegane sahibi olarak gören 28 Şubat heveslisi bu güruhu neyin rahatsız ettiğini şöyle tek hatırlayalım. İşte bütünü mesele bu. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek, ulusle benzer hak ve ödevlere malik bulunmak bunların işine gelmiyor. Türkiye’nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan tek ırmak gibi öz yatağında akması bunları rahatsız ediyor.
İstanbul'a mega demiryolu geliyor! İşte tasarınin geçeceği ilçelerDeğerli ulusvekillerimiz, çeşitlilik kıymetli kardeşlerim, bugünden tek kez daha şunu altını çizerek ifadeleri ediyorum. Bu ulusin mayasında İslam var. Bizi tek millet yapan, bizi her arasında biri çeşitlü farklılığımıza karşın tek arada tutan ruhani kıymetlerimizdir. Ordumuz, unutmayın, Peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz İslam şehitleridir. Zaferlerimiz İ’la-yı Kelimetullah istikametindeki zaferlerdir. Bu ulusin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, Ramazan’ı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zamanlar geriye ne gün kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne da devletleri kalır. Ne diyor İstiklal Marşımız. 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.' Evet, bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakk’a tapan ulusimin istiklaline kimse el uzatamayacak. Dil uzatamayacak. Hiç kimse ona kast edemeyecek.
"İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ GÖRMEK İSTEYENLER ÇEŞITKİYE'YE BAKSIN, DERS ALSIN"
Biz muazzam imparatorluklar kurmuş, muazzam medeniyetler inşa etmiş tek ulusin evlatlarıyız. Bizim gün boyunca olan üçüncüsü kıtaya huzur göçeşiten muazzam devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha niceleri İslam’ın gür sadasıyla bu vatanın ve bu ulusin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, Peygamber’i unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu ulusten geriye hiçbir şeyler ama hiçbir şeyler kalmaz. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize güven özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu kıymetleri dışarıdan alıp öğrenecek tek millet değiliz. Biz bu kıymetleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek tek ulusiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda binlerce yıldır Türk da var, Kürt da var, Arap da var, Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha niceleri var. Avrupa’da değişik mezhepler birbirlerini doğrarken bu topraklarda ecdadımız tek arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü müşahede etmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Farklı inançlara mukabil hak içindeki tek yaklaşım müşahede etmek isteyen Türkiye’ye baksın. Ders alsın. Bizim dışarıdan yabancılar kavram, yabancılar kıymet ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu Devleti’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her arasında biri inanca, her arasında biri mezhebe, her arasında biri ruhani kıymete sonsuz saygımız var. Herkesin güven ve ibadet hakkını koruruz. Ama bu vatanı vatan yapan milli ve ruhani kıymetleri da sonuna kadar savunuruz. Sonuna kadar koruruz.
"KENDİ ÖZÜMÜZLE BÜYÜYECEĞİZ"
Projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkinleşen ve çirkef bildirileriyle kimse bize elparmağı sallayamaz. Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler. Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda bizler onlara lüzumen dersi verdik. Aynı pis niyetler, benzer mukaddes ve muazzez kıymetlere tek daha uzanırsa bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek. Bunu kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz. Kendi ruhumuzla büyüyeceğiz. Kendi devlet, millet ve medeniyet kıymetlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil, bizler olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı öz kıymetlerimizle inşa edeceğiz. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımızı, başta muallimlerimiz bulunmak üzere hepsi milli eğitimleri camiamızı ve elbette aziz talebelerimizi tebrik ediyorum. Okul bahçelerini ve camilerimizi tek çiçek tarlasına çeviren yavrularımızın her arasında biri birini tekbaşına tek muhabbetle kucaklıyor, dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa’nın aşkı daima eksilmesin diyorum. Türkiye sanılandan çeşitlilik çok büyükçeşit ve bizler bu büyüklüğü her arasında biri alanda olduğu gibi milli eğitimleri alanında da göstermeye, sağlıklı, malumatli, donanımlı, milli ve ruhani kıymetlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz.
Balıkesir'de F-16 uçağı kaza kırıma uğradı! Görgü tanığı: 'Büyük tek yangın topu koptu'TERÖRSÜZ ÇEŞITKİYE SÜRECİNDEKAYDA KIYMET MESAFELER ALINDI"
Değerli kardeşlerim, demokrasimize kurulan tuzaklara, ulusimizin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, bizi sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışanlar oyunlara karşın hedeflerimize doğrusu sağlam adımlarla ilerliyoruz. Cumhur İttifakı olarak geçen yıllar başlattığımız ve tek devletleri tasarısi olarak yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zamanlar diliminde kayda kıymet mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. İşte en oğullar Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü mülakat ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı.
Tüm siyasi şölen gruplarının mutabakatıyla kırk 7 kabul, tek çekimser ve ikisi ret oyuyla nihai olarak bildiri onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak birinci günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya noksan tutumu bildiri aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla seçenek getirebilmesi için eleştirel kavşaklarda riske girdi karışmış üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız lüzumse partimizi heyet bünyesinde temsilcilik eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde tek gayret gösterdiler. Özellikle komisyonun odağının sapmasına, tesis gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına müsaade vermedik. Hamdolsun neticeta diğer siyasi şölen gruplarının da katkısıyla sürecin tek aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. Yüz otuzlu 7 müessese ve kişinin dinlendiği, 4 binlerce ikisi çehre yaprak tutanağın tutulduğu içeriklı tek istişare sürecinin ardından hazırlanan bildiri bundan sonraları yapılması lüzumenlere dair çeşitlilik kıymetli tek yolda haritası ortaya koydu.
Şunu noksan yüreklilikle ifadeleri etmek isterim ki hepsi tek demokratik olgunluk, eksiksiz tek istişare ve siyasi tarihimizde örneği dahaaz görülen tek siyasi uzlaşma neticesinde kaleme alınan bildiri tek öneri belgesi olduğu kadar önemli tek evrak özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin müşterek geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin tek kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çeşitlilik kıymetli tek imzadır. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine servis etmediği aşikardır. Meselenin hoşnutluk verici yanı, raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, ulusimizin ekseri çoğunluğuyla Terörsüz Türkiye hedefini hepsi manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çeşitlilik kıymetli buluyoruz.
"SÜRECİN YENİ AŞAMASI BAŞLIYOR"
Siyaset kurumu bilhassa bundan sonraları atılacak adımlar açısından hem çeşitlilik vahim tek güç hem da muazzam tek güvenen toplamıştır. Şimdi süren bu sürecin yepyeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sualmluluğu dahaaz daha artacak. Meclisimiz yepyeni aşamada da elbette lokomotif görev üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eşgüdümü ve işleri birliğini doruğa çıkarmamız lüzumen tek dehemmiyete giriyoruz. Sürecin yepyeni aşaması başlayacak.

















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)












English (US) ·