Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e mesaj tepkisi: Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan vazgeç

1 ay önce 12

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin ehemmiyetli iletilar verirken, salonda ilgi çeken tek hayır görüntüsü yaşandı.

Erdoğan'dan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün'e hayır telefonu

Eskikent’in Mihalgazi ilçesinden gelen kadınlar, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın yöresel kıyafeti dolayı hakaret ettiği talep edilen Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’e hayır sunmak için toplantıya katıldı. Geleneksel kıyafetleriyle salonda yerlerini saha kadınlar, Akgün’e yönelik sözlere reaksiyon göstererek dayanışma iletiı verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cemaat toplantısına davet ettiği Eskikent'in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ve beraberindeki 100 kadınlar Meclis'e geldi.

Destek gösterilerinin ardından salondaki alkışlar eşliğinde kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabı başladı. İşte Erdoğan'ın başlıkşmasından öne çıkan satır başları;

"Aziz ulusim, kıymetli ulusvekilleri, basınımızın güzide mensupları, çeşitlilik kıymetli misafirler, sizleri kalbi en duygularımla selamlıyorum. AK Parti cemaat toplantılarının devamlı olarak ulusimize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Katılımlarıyla bizleri onurlandıran kıymetli talebelerimize, heyecanımıza heyecan, coşkumuza coşku katan gençler kardeşlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

"ZEYNEP GÜNEŞ'E SALDIRIYI LANETLİYORUM"

Bilhassa tek asır evvel İstiklal Harbimizde olduğu gibi beyazlı örtmelerini giyerek Eskikent Mihalgazi’den cemaat salonumuzu teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş ile birlikteki hepsi kadınlar arkadaşlarımıza, Anadolu kadınının binlerce senelik asaletini bugünden işte tek kez daha gösterdikleri için şükranlarımı sunuyorum.

Milletten alınan ytesiryle ilçesine üçüncüsü dehemmiyetdir servis eden muvaffakiyetlı tek kadınlar siyasetçi, şalvarlı tek kadınlar olarak ait olduğu ilçede vazife etmektadır. 28 Şubat artığı kibirli alçak zihniyeti bugünden tek kez daha lanetliyorum.

Content Video - Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün, AK Parti cemaat toplantısında

"BU ÜLKEDE YASAKÇI ZİHNİYETE GÖZ YUMMADIK, YUMMAYACAĞIZ"

Yıllarca başörtülü kadınların eğitimleri hakkını, kamuda çalışmalar oranlarını gasp edenlerle, Anadolu kadınlarının asırları boyunca olan gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına diller uzatanlarla, ulusimize tepeden bakan, ulusimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her arasında biri zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizi bilinmesini istiyorum. Bu devletde yasakçı zihniyete göz yummadık, yummayacağız. Eski zulmet günleri hortlatmaya çalışanların karşı dimdik durduk, duracağız. Eski zulmet günlerini hortlatmaya çalışanların karşı dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden hepsi kadınlar kardeşlerimi bugünden tek kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabbim salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin.

Erzincan'da 4,1 büyüklüğünde deprem! Naci Görür uyardı: 'Yeri hassas'

Değerli kardeşlerim, bölgemizde ve dünyada birer kırılma anını sembolize eden gelişmelere hep beraber şahitlik ediyoruz. İktidar ve ittifak olarak bu gelişmeleri çeşitlilik sıkı takip ediyor, tahlil ediyor, lüzumli müdahaleleri yaparak devletmiz lehine yönlendirmeye çalışıyoruz. Bunlara dair kıymetlendirmelerimize geçmeden önce, 23 Ocak’ta vefat eden 24, 25, 26 ve 27. dehemmiyet Uşak Milletvekilimiz, kıymetli yolda ve dava arkadaşımız Mehmet Altay kardeşimizi rahmetle yad etmek istiyorum. Mehmet kardeşimiz, kendisini meftunu olduğu Uşak’a ve ulusimize hizmete adamış, samimiyeti, gayreti, dürüstlüğü ile temayüz etmiş, hareketimize çeşitlilik işgücü vermiş, çeşitlilik kıymetli hizmetlerde bulunmuş tek yolda arkadaşımızdı. Biz kendisinden razıydık, Rabbim da ondan razı olsun. Mekânını cennet, menzilini mübarek eylesin diyor, tek kez daha Uşak teşkilatımıza, Mehmet Altay kardeşimin kederli ailesine, yakınlarına ve camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Cenab-ı Allah dar-ı bekâya irtihal eden hepsi kardeşlerimize gani gani rahmet eylesin. Evvelce gidenlerin ruhları şad olsun.

Değerli yolda ve dava arkadaşlarım. Kırgız edebiyatının abidevi isimlerinden Cengiz Aytmatov’un “Gün olur asra bedel” ifadesinde manaını bulan tek dehemmiyetin hepsi göbeğindeyiz. En küçüklük tek yanlışnın vahim neticelar doğurabileceği bu eleştirel dehemmiyetde yasama ve yürütme vazifeimizi layıkıyla seçenek getirmeye gayret ediyoruz. Sizler yüceliği Meclis’in çatısı altındaki ve sahada, bizler yurt içindeki ve yurt dışında yüksek tek tempoda devletmize ve ulusimize servis etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi. Milletimiz bizi buraya kendisine servis etmemiz, sualnlara hal üretmemiz için gönderdi. Biz da bu vazifeyi hakkıyla ifa etmenin çabasındayız.

"DÜNYADA VE BÖLGEMİZDE BİR ÇEŞITKİYE RÜZGARI ESİYOR"

Özellikle harici ilişkiler noktasında şiddetli tek haberleşme trafiğimiz vaat başlıksu. Biliyorsunuz, geçtiğimiz hafta kardeş devletlerimiz Suudi Arabistan ve Mısır’a ehemmiyetli birer ziyaretleri gerçekleştirdik. İkili ilişkilerimizi hepsi boyutlarıyla ele almanın yanı dizi Filistin, Suriye, Sudan başta bulunmak üzere güncel meseleleri içeriklı biçimde istişare ettik. Her ikisi ziyaretimizden enerjiden savunmaya değişik alanlarda imzaladığımız toplamı 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir güç alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız pazarlık stratejiklik ehemmiyete sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye’de toplamı 5000 megavat gücünde güneşli ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da biner megavatlık güneşli enerjisi santralleri kurulacak. İki güneşli enerjisi santrali tasarısiyle toplamı 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Cumartesi günü da Ürdün Kralı 2. Abdullah binlerce Hüseyin misafirimizdi. Kral Abdullah’la uç muhtevalı, verimli, ikili ilişkilerimizi kuvvetlendiren istişarelerimiz oldu. En kısa zamanda bizler da Ürdün’e tek ziyarette bulunmayı istek ediyoruz.

Durmuyoruz kıymetli kardeşlerim. Duramayız. Yapacağımız çeşitlilik şeyler var. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her arasında biri gün dahaaz daha artırıyoruz. Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis devletmizde olacak. Yarın Sırbistan Başbakanı Sayın Vučić Ankara’ya gelecek. Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaretleri edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse tek Türkiye rüzgârı esiyor.

Hiçbir komplekse kapılmadan hepsi aktörlerle görüşüyor, tamamlanmış kardeşlik hissiyatı içindeki düşünce ve önerilerimizi muyanlışplarımızla aktarıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt tek bölgenin kadim sakinleri olarak oğullar yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar tek selam yurdu, yeniden tek güvenen ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz.

Son dakika... Ünlü iştirakçi Kanbolat Görkem Arslan hayatını kaybetti

"SURİYE MESELESİNDE TAVRIMIZ İLK GÜNDEN BERİ NETTİR"

Bilhassa komşumuz Suriye’nin tahminen 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura süratle kavuşması en muazzam temennimizdir. Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlikleri içinde, kardeşlik içindeki aydınlık geleceklerini omuzbaşı omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye başlıksunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün da bizimle benzer hassasiyetleri taşıdığını müşahede etmekten muazzam tek hoşnutluk duydum. Suriye’nin huzuru için her arasında biri üçüncüsü devletyle inşallah birlikteki hareket edeceğiz.

Tabii işte şunun da altını çizmekte yarar görüyorum. Bakınız kıymetli kardeşlerim, bizim Suriye meselesinde tavrımız birinci günden beri nettir. Orada akan her arasında biri damlacık kan ve gözyaşları bizim da yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri ayrım etmeksizin Suriye’de tek tekbaşına canın yitip gitmesi bizim da canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğinden papaz herkes tek defa şunu giriş edecektir. Tıpkı aziz ulusimiz gibi kardeş Suriye halkı da her arasında biri şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tekbaşına ordu, tekbaşına devlet, tekbaşına Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çeşitlilik ehemmiyetsiyoruz. Suriye’de devamlı barışın ve istikrarın yolda haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlışlı hesap yapmamalı, önceki yanlışları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha muazzam şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır. Şunu bugünden hepsi samimiyetimle, noksan yüreklilikle ifadeleri ediyorum. Artık Suriye’nin kaynaklarının, Suriye’nin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin tüneller yapmaya, kentlerin altındaki tüneller kazmaya değil, Suriye halkının hepsi kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’nın devletsini tek an evvel ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakındaki şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde da yepyeni yönetime mukabil hem teveccühün hem muazzam tek beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah tek daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna müsaade vermeyecektir. Suriye hükümetinin en genişliği siyasi iştirak ve temsili sağlayacağına, tesirli tek kalkınma planını çabuk hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzunluğu sınıra malik olduğumuz, halkını dost, hısım ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri sıkı takip etmeyi sürdüreceğiz.

Değerli kardeşlerim, buradan hem devletmiz içindeki hem dünyada Türk harici politikasının eksenini manaaya çalışanlara bugünden tek kez daha seslenmek istiyorum. Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında değildir. Tahakküm peşinde değildir. Başka devletleri dizayn etme arzusunda daima değildir. Tam tersine bizler samimi tek biçimde kardeşlik istiyoruz. Barış diyoruz. Hep birlikteki kalkınalım, hep birlikteki müşterek geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikteki Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar, Dera’lı çocuklarla birlikteki Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi tek an olsun tekbaşına bırakmayacağım.

Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi! Ayşe Barım davasında şart günü

Ancak bu mübarek günlerde milli birlikleri ve dirliğimizi kundaklamayı hedeflayan bu rezil siyasetin koç başlığını esas muhalefetin yaygınlaşan cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zat ile yoldaşları etmektadır. Nasıl tek milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugünden da benzer durumdalar. Krizi imkana çeviren gibi ekonomik tek hesap içindeler. Suriye’nin ırksal temelli tek çatışmaya sürüklenme riski, bu yanındaki ve kardeş devletnin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurunda değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıllar boyunca olan Suriye halkının tepesine fıçı bombaları yağarken reaksiyon gösterirlerdi.

Suriye’de terörü örgütleri cirit atarken başlıkşurlardı. Öyle olsaydı henüz üçüncüsü 4 yaşındaki suçsuz yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kişilik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadeleler ederlerdi. Kardeşlerim ama bunu yapmadılar. 13,5 yıllar boyunca olan yalınce sustular, zulmü görmezden geldiler, sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi, bağlı yıllar boyunca olan Arapları, Kürtleri ne şekilde aşağıladılarsa bugünden da benzer yerdeler. Bugün da benzer ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar.

"MEYHANE JARGONUYLA SİYASETÇİLİK OYNAMAKTAN VAZGEÇ"

Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına bizler hicap duyuyoruz. Şunu da hepsi tek gönül huzuruyla bugünden ifadeleri ediyorum, benim ulusim bu istismarcıların gerçeği niyetini artık çeşitlilik netler görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çeşitlilik netler görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkinleşen senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çeşitlilik netler biçimde görüyor. Bu gerçeği yalınce CHP Genel Başkanı görmüyor. Bu zata zihin verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi denetim edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası bizler CHP’nin başındaki zattan tek siyaset ortaya koymasını, tasarı üretmesini, ulusin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikteki artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sualmlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır tek siyasi üslup benimsemesini en azından bunu ulusten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehditleri etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu devletde siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum. Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin.

"YERİNE GELEN SELEFİNDEN DE KÖTÜ ÇIKTI"

Burada evvel yaptığım tek belirlemeimi tekrar hatırlattı isterim. Görüyoruz ki zamanlar değişiyor. Dünya değişiyor. Genel başkanlar değişiyor. Ama CHP’de gelen gideni aratır gerçeği daima ve daima değişmiyor. Biz eskisini oturduğu koltuğun hakkını vermiyor diye eleştiriyorduk, seçenek gelen selefinden da kötü çıktı. Anlaşılan yepyeni yaygınlaşan başkanın kelimeler dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sualnu var zannediyorduk, meğer sualn bizatihi üslubuymuş. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk. Meğer centilmen hergün hayatta da o seviyesiz kelimelerle haberleşme kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler. Ancak ne kendilerini ne da CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle tek yere vardı ki millet oğullar günlerde dizi izlemeyi bıraktı, her arasında biri akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajediler ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, çileli vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili pak evlatlarını bu satıhta maruz kedinmektan korumaya devam etsin.

"OSMANİYE’DE TAM BİR KARDEŞLİK TABLOSU ÇİZİLDİ"

Değerli kardeşlerim, cuma günü asrın felaketi olarak millî hafızamıza acıyla kazınan 6 Şubat depremlerinin 3. sene-i devriyesiydi. Şehitlerimizi yâd etmek üzere Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin da olduğu genişliği tek heyetle depremin vurduğu 11 ilimizden arasında biri olan Osmaniye’deydik. “Küllerinden Doğdu, Yine Türkiye’nin Gücüne Bak” temasıyla düzenlenen programda o geceleyin toprağa verdiğimiz 53.697 kardeşimizi tek kez daha hasretle andık. Ruhlarına dualarımızı ve Fatihalarımızı gönderdik. Yağan yağmura karşın meydanı hınca hınç dolduran Osmaniye halkı heyetimizi gerçekten mi muazzam tek coşkuyla karşıladı. Buradan Sayın Devlet Bahçeli’nin şahsında heyetimizi muhabbetle bağrına basan hepsi Osmaniyeli kardeşlerime değişik ayrı teşekkür ediyorum. Aynı biçimde depremin 3. yıllar dönümünde Osmaniyeli kardeşlerimizin acısını yerinde aktarmak için bizlere refakat eden başta Sayın Bahçeli bulunmak üzere heyetimizin hepsi üyelerine şükranlarımı sunuyorum. Osmaniye’de hepsi tek kardeşlik tablosu çizildi.Dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yepyeni başlıktları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit bulunmak bizler için tarifsiz tek bahtiyarlık kaynağıydı. On 4 ve yirmili 8 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda tek vaat vermiş, evi yıkılan, işleri yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz biçimde 433.667’si başlıkt, 21.690’ı işleri yeri bulunmak üzere hepsi 455.357 özerk bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455.000’inci felaket başlıktumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de da başlıkt, işleri yeri ve köyler evi bulunmak üzere toplamı 12.557 özerk bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem başlıktlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üçüncüsü yıllar gibi kısa tek sürede yazılan bu muvaffakiyet hikayesi muazzam ve kuvvetlü Türkiye’nin muvaffakiyetsıdır.

"HİZMET VERMEYENLER BİZE LAF EDEMEZ"

Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu muvaffakiyet, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın muvaffakiyetsıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, kuvvet birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede olmaz denileni, olanaksız denileni üçüncüsü yılda hayata geçirdik. Ama hepsi bu gerçeklere rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu muazzam muvaffakiyetsına karşın esas karşıtlık ve yoldaşları çıkıp bizi eleştiriyor. Yapılan işlere çamur atıyor. Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor. Yönettikleri kentlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en yoğun yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava yuva sözü verdikleri depremzede kardeşlerimizin huzuruna tekbaşına tek eserle dahi çıkamayanlar bugünden bize laf edemez. Üç yıllar sonraları bile cafcaflı cümleler dışında beton tasarıleri olmayanların 455 binlerce başlıktu teslim eden iktidarımıza diller uzatması yalınce hadsizlik değil, benzer zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız tek tasarı gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız üçüncüsü yılda depremden tesirlenen bölgelerde bilhassa ne yaptığınızı uluse gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkâr etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taşlar üstüne taşlar koymayı ne da edebince susmayı biliyor. Mugalatayla, polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her arasında biri zamanlar olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize ne şekilde daha iyice servis ederiz buna odaklanıyoruz.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.