Son dakika... AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Özgür Özel bu gidişle CHP'yi tarihten silecek

4 gün önce 3

İşte AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından öne çıkan satır başları; İlber Ortaylı'nın Cumhurbaşkanımızın hükümıyla Fatih Camii hazinesine gömülmesi Fatih’i dünyaya doğrusu tanıtma ve gençlere doğrusu tanıtma açısından verdiği emeğin selamlanması bakımından da oğullar seviye kıymetli olmuştur. Aynı zamanda diğer alimlerimizle diğer merhum ulemayla taraf yana yatacak olmasının da devletleri millet hayatımız açısından hatırlatma ettiği muazzam kıymetler ve kıymetlendirmeler vardır. Hocamız tabii tarihi, kitlelere sevdi gibirmekle daha çeşitlilik anılıyor ama tek tarihçinin ötesinde gerçekten mi muazzam tek mütefekkir kelimenin hepsi manaıyla alim kelimenin hepsi manaıyla üstad kelimenin hepsi manaıyla tek vatan evladıydı.

İlginizi Çekebilir

Türkiye’nin kıymetlerinin korunmasında, Türkiye’nin evrenselliği dünyada doğrusu kıymetlendirilmesinde çeşitlilik muazzam katkısı oldu. Hepimiz talebelik yıllarımızdan itibaren eserlerini okuduk konferanslarını dinledik. Daha sonraları tek büyüğümüz olarak çeşitlilik daha yakınında sohbetlerinde bulunduk. Gerçekten Türkiye muazzam tek kıymetini kaybetti.

"BÜYÜK BİR ALİMİ, BÜYÜK BİR KIYMETİ, BÜYÜK BİR HAFIZAYI KAYBETTİK"

Dün da Fatih Camii’nde çeşitlilik illerden gelen vatandaşlarımız, alimlerimiz, tarihçilerimiz, gençler kardeşlerimiz, Türkiye’nin kıymetlerine malik çıkanlara, Türkiye’nin ne şekilde malik çıkacağını tek kere daha gösterdi. İşini, ilmini vahim alanlara yöneltenlere ve hayatı doğrusu kıymetlendirenlere gençler kardeşlerimizin ne şekilde malik çıkacağını gösterdi. Muhterem ailesine buradan tek kere daha başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

Tabii talebeliğini yapmış, onu dinlemiş, sohbetinde bulunmuş herkes onun ailesiydi. Bütün Türkiye'nin başı sağ olsun. Büyük tek âlimi, muazzam tek kıymeti, muazzam tek hafızayı kaybettik. Dün Fatih Camii'nin haziresine defnedilirken Kırım'dan gelen temel ve Gelibolu'dan gelen temel mezarına eklendi. Orada üstüne oğullar vazife olarak atılan, dualarla birlikteki atılan temel da onun ufkunun tek kere daha altının çizilmesi bakımından çeşitlilik ehemmiyetli oldu. Gerçekten çeşitlilik üzgünüz. Cenab-ı Allah rahmet eylesin. Allah gani gani rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Ülkemiz bu tip kıymetlerden yoksun olmasın.

Tabii tek diğer taziyemiz da tek meslektaşınızın vefatı dolayısıyla. Savaş muhabirliği başta bulunmak üzere pek çeşitlilik alanda Sabah Gazetesi'nin muhabiri Murat Keklikçi'ye da Allah'tan rahmet diliyoruz. Sizlere da hepinize başsağlığı diliyorum. Şu anda dünyanın çeşitlilik yerlerinde hakikati duyurdu için vazife yapan, güçleri koşullarda vazife yapan bütünü meslektaşlarınıza da buradan sevgilerimizi ve saygılarımızı iletiyoruz.

"HAZIRLIKLARIMIZ HER AN TAZE"

Geçen hafta tabii İstiklal Marşı'nın yıllar dönümüydü. Dünyanın içindeki bulunduğu hâle bakıldığında Türkiye ile ilgili çeşitlilik çeşitli kıymetlendirmeler yapılıyor. Türkiye ile ilgili kıymetlendirmeler yapıldığında Türkiye ne şekilde davranır, ne şekilde hareket eder sualsu sualluyor. Tabii ki Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyasetinin önderliğinde harici politikadan ekonomiye, toplumsal alandan diğer hepsi alanlara kadar çeşitlilik senaryolar ve dünyanın gidişatı üzerine çeşitlilik hazırlıklarımız her arasında biri an var ve her arasında biri an taze. Ama esas olan, tabii her arasında biri zamanlar söylediğimiz gibi, ulusi millet yapan ruhtur, ulusi millet yapan kıymetlerdir. Onun için gerçekten dünyanın güçleri zamanlarında, karşımıza çıkan güçluklara, karşımıza çıkan meydan okumalara, bile zamanlar zaman bize yönelen hadsiz tehditlere mukabil en iyice vereceğimiz yanıt merhum Akif'in İstiklal Marşı'dır. Ama her arasında biri zamanlar dediğimiz gibi o nefis sayesinde geleceğe yürüyoruz. Ve o duayı da her arasında biri zamanlar ediyoruz. Milletimiz için, devletimiz için, vatanımız için. Allah bu uluse yepyeni tek İstiklal Marşı yazdırmasın. Bütün gayretimiz ve çalışmamız hep bunun için olacak.

Tabii dünyası muazzam tek savaşı ortamından geçiyor ve dünyası çeşitlilik vahim tehditlerle mukabil karşıya. Bütün bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın, devletmizin kurucusu ve birinci Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Ataçeşitk anısına verilen Ataçeşitk Uluslararası Barış Ödülü'nü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'e takdim etmesini çeşitlilik manalı buluyoruz. Çünkü birincisi, dünyası gittikçe kaideların ortadan kalktığı kaidesız tek dünyaya doğrusu gidiyor. Bütün bu kaidesızlığın içerisinde Birleşmiş Milletler düzeni direkt Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi devletler tarafından tahrip ediliyor, zemini ortadan kaldırılıyor, kıymetleri ortadan kaldırılıyor. Halbuki Birleşmiş Milletler'in temsilcilik ettiği şeyler kaidea dayalı tek düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için dünyası düzenin kaidelara dayalı olarak prosedüresidir. Her tarafta savaşı tamtamlarının çaldığı, canavarca birtakım işlerin başlıkşulduğu, tek sonrakiler dünyanın kimin gücü kime yeterse anlayışına doğrusu ilerletilmeye çalışıldığı tek dehemmiyetde Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine Ataçeşitk Uluslararası Barış Ödülü'nü vermesi Türkiye'nin kaidelara ve kıymetlere dayalı dünyası düzene bağlılığını, bunu yardımlediğini ve bunun ehemmiyetinin altını çizdiğini gösteren çeşitlilik ehemmiyetli tek yaklaşım olmuştur.

İRAN'DAÜST DÜZEY YETKİLİLERİNHEDEF ALINMASI

Bugün İran ile ilgili olarak bütünü negatif gelişmelere ilave olarak yeniden üstleri düzey ytesirlilere suikast yapıldığı ve onların hedefleri alındığı haberlerileri geldi. Tabii işte bambaşka tek tablo çıkıyor. Amerika'dan yapılan açıklamalara baktığımızda Hürmüz Boğazı'nın kapatılması şeklinde İran'ın kendisini savunmasına dönük tek senaryonun gündeme doğrusu düzgün alınmadığı, bile İran'ın uğradığı haksız ve hukuksuz taarruz karşı yapacağı çok şeylerin öngörü edilmediği şeklinde birtakım kıymetlendirmeler geliyor. Maalesef bunu geçmişte da gördük. Irak Savaşı'nda da yanlışlı istihbaratlar ve yanlışlı kıymetlendirmelerle çeşitlilik muazzam facialara yolda açacak işler yapılmıştı. Sonradan ortaya çıktı ama çeşitlilik muazzam bedeller ödendi. Şimdi dünyası hukuk açısından, kaidea dayalı düzen açısından İran tamamlanmış haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru tek saldırıyla mukabil karşıya. Burada rejimle ilgili sualnlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sualnlar olduğundan bahsediliyor, atomik başlıkdan bahsediliyor, roket sisteminden bahsediliyor.

"BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL"

Bütün bunların çözüleceği mekan mülakat masasıydı. Tam mülakat masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütünü bunların yapılmış olması gerçekten sulh iradesinin direkt hedefleri alındığı, müzakerelerin hedefleri alındığı tek tablonun ortaya çıkmasına yolda açtı. Ondan sonrasında ise halihazırda kaosu toparlamak için yeniden mülakat masasının kurulması lüzumirken ve yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi lüzumirken maalesef yapılan şeyler daha çeşitlilik devletden daha çeşitlilik savaşı gemisi istek etmek ve daha çeşitlilik devletden daha çeşitlilik savaşı uçağı istek etmekten ibaret oluyor. Bu gidişin sonu iyice değil. Bu gidiş, bu işi başlatanların da denetim edemeyeceği tek noktaya gelir. Bu işlere girerken tek şart verilir ama benzer biçimde çıkma hükümı verildiğinde işin içinden çıkılmış olmaz. O yüzden hayatın her arasında biri alanında ilköğretim prensip şudur. Bir çıkış planınız yoksa hiçbir işe girmeyeceksiniz. Hele dünyası toplumu böylesine sarsacak, Hürmüz Boğazı meselesinden bölgeler barışını tehditleri edecek gelişmelere kadar neticelar doğuracak tek işleri karşı böylesine tek tablonun ortaya çıkması, evlat çocuklarının okullarda ikisi kere bombalanarak vurulması muazzam tek felakettir. Ama daha muazzam felaketlerden tek tanesi da şudur. Bunların yanına koyulacak biçimde İsrail'in tek devletleri olarak suikast metotlerine başvurmasıdır. İsrail'in yaptığı bütünü saldırılar gayrimeşrudur, haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Şimdi tek da buna hedefleri aldığı devletye dönük olarak suikastlerin gerçekleşmesi ekleniyor. Devlet nedir, örgüt nedir, devletin örgütten farkı nedir sualsu işte karşımıza çıkıyor.

Devlet organizasyonu tek terörü örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki saha muğlaklaşırsa bu suikastler vasıtasıyla maalesef dünyada çeşitlilik kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple tek an evvel bu savaşı durmalıdır. Müzakere masası kurulmalıdır ve bu mülakat masası temelinde bütünü sualnların çözüleceği iradeyi dünyası ortaya koymalıdır. Daha çeşitlilik savaşı gemisini oraya yığmak, Kızıldeniz Boğazı'na getirmek Kızıldeniz Boğazı'nın güvenliğini sağlamayacaktır. Yani tek devletnin rejimini sevmiyorum diye bombalamak çeşitlilik kötü işlerin kapısını açar. Dünyanın her arasında biri tarafında bu olur ve bu dünyada kimse için iyice olmaz. Artık milli barışla mahalli barış, mahalli barışla dünyası sulh arasında uzaklık kalmamıştır. Bunlar dahili içe geçmiştir. İsrail'in koloni alanlarını genişletme hükümı hiçbir hukuki temeli olmayan işgalciliktir demiştik.

"İSRAİLLÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR"

İşgal altındaki topraklara şuanda silahlı sivilleri sokarak oralarda gasp, Filistinlilerin malına el koyma gibi tek sürece girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria'da devam ettirilmesi şeklinde tek tutumun ortaya başlıklduğunu gösteriyor. İsrail'e mukabil dünyası netler tek tutum almadığı müddetçe çok devletlerin da bütünü bunları İsrail'in kendini müdafaa hakkı var etiketi altındaki kıymetlendirmesi İsrail'i daha vahşice ve daha hukuksuz davranmaya motive etmiş oluyor. Dolayısıyla bu biçimde davrananların da bunda sualmluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail netler tek biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Aynı Gazze'ye yaptığı gibi evvel Beyrut'un merkezinde emir merkezlerini vuruyor, medeni altyapıyı vuruyor. Gazze'de yaptığı gibi evvel havada gücüyle sistematik olarak zayıflatma, sonraları karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve direkt sivillerin yaşadığı koloni bölgelerini hedefleri alıyor. Şimdiye kadar 800 binlerce şahıs göç etti. Büyük tek insani facia vaat başlıksu. Gazze'de Hamas'la mücadeleler ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullah'la mücadeleler ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye, medeni altyapıyı ordu altyapıyla birlikteki hedefleri almaya devam ediyor.

Dolayısıyla İsrail'in öz kendisine birtakım kavramsal şemalar üretmesi ve öz kendisine birtakım özdeşleştirmeler yapması esasında bugünden adalet, hakkaniyet ve kaidea dayalı düzen ilgili pozitif fikri olan herkesin hedefleri alınması manaına geliyor. Bütün bu çerçevede ifadeleri etmek istediğim başlıklardan tek tanesi da dahili kamuoyumuzda kesinlikle ve kesinlikle bu meseleler kıymetlendirilirken mezhep tartışmalarından ırak durulması lüzumtiğidir. Bu mezhep tartışmalarını içimize kim sokuyorsa, diyelim ki İran ile ilgili başlıkyu kıymetlendirirken, diyelim ki Suriye ile ilgili başlıkyu kıymetlendirirken, diyelim ki Lübnan ile ilgili başlıkyu kıymetlendirirken buradaki aktörleri mezhep tartışması üzerinden kıymetlendiriyorsa bilelim ki bunlar çeşitlilik tehlikelidir ve tek takımları harici yardımli, toplumsal medyanın algoritmalarıyla da oynanarak gündemleştirilen, bizim bağışıklık sistemimizi zayıflatmaya çalışanlar gündemlerdir. Mezheplerle ilgili tartışmalar yüzyıllardır vardır. Bir takımları siyasi olaylarda da çok devletlerin mezhepçi tartışmaları ve mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi ve uyarılarımızı defalarca söyledik.

Sayın Cumhurbaşkanımız her arasında biri zamanlar "Mesele Sünnilik ya da Şiilik meselesi değildir. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır" temelinde yaklaşımını en kuvvetlü biçimde ortaya koymuştur. Şimdi komşumuz İran haksız ve hukuksuz tek saldırıya uğrarken bütünü bunun içerisinde durulması lüzumen mekan birincisi Türkiye'nin milli güvenliği başlıksunda hükümlı bulunmaktır. İkincisi bölgeler barışının korunması başlıksunda hükümlı bulunmaktır. Üçüncüsü dünyası barışı da tehditleri eden ve kaidea dayalı düzeni ortadan kaldırmaya çalışanlar bütünü şer şebekelerine mukabil durmaktır. Bütün bunun içerisinde tutup da mezhep tartışması açmak, mezhepler üzerinden ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugünden alınması lüzumen tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak ve bugünden alınması lüzumen ilkeli duruşun zeminini tahrip etmeye çalışmak oğullar seviye yanlışlı tek yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye yararsı yoktur. Komşu halklara ve kardeş devletlere da tek yararsı yoktur. Bu tartışmaların açılması oğullar seviye tehlikelidir. Sırf mezhebimizdendir diye, benzer mezhepteniz diye onun haksızlığına göz yummak siyasi mezhepçiliktir. Bugün mazlum olup da bizden değişik tek mezhebe malik olduğu için onun yanında durmamak, onun hakkını savunmamak, sırf mezhebimiz değişik diye o mazlumun hakkını savunmamak da siyasi mezhepçiliktir. Bunları daima giriş edemeyiz, daima kanuni göremeyiz ve devletmizin içerisinde bu fitnenin sokulmasına daima müsaade etmemeliyiz.

"BİRİLERİNİN YANLIŞ POLİTİKALARINA GÖZ YUMMAK GÜÇUNDA DEĞİLİZ"

Bir diğer başlıkları çeşitlilik bölgeler devletlerine dönük saldırılar ve füzeler atılması başlıksunda da söyledik. Bunun yanlışlı olduğunu, yanındaki devletlerin ve kardeş devletlerin hedefleri alınmaması lüzumtiğini ifadeleri ettik. Bunun çeşitlilik diğer neticeları olacaktır. Doğru olan, bütünü bölgeler barışını savunan kardeş devletlerle birlikteki ve bu savaşın çıkmasını istemeyen bütünü kardeş devletlerle birlikteki hareket etmekti. Avrupa’da nitekim İspanya Başbakanı Sanchez gibi saygıkıymet siyasetçilerin ortaya koyduğu tutumla birlikteki diplomasi masası, barış, hak ve hakkaniyet temelinde tek inisiyatifin kuvvetlü tek biçimde ortaya başlıklması lüzumiyordu. Burada bu saldırganların dmanienmesi ve saldırganlara mukabil bu bloğun ortaya çıkması lüzumiyordu. Bunun da her arasında biri zamanlar dünyadaki en kuvvetlü sesi Cumhurbaşkanımız olmuştur. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, Cumhurbaşkanımızın gücü ve Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu masalar denklemi çeşitlilik olaylarda negatife giden aşamaleri pozitife döndürme açısından oğullar seviye kuvvetlü tek inisiyatif ortaya koymuştur ve dünyada alınmış neticeları vardır. Bu şart testleri edilmiştir, denenmiştir ve neticeları onaylanmıştır. Kurala dayalı düzen açısından bu yaklaşım oğullar seviye ehemmiyetlidir. Dolayısıyla bunun yanlışlığını, lüzumçesi olanlar ifadeleri ettik. Komşu devletler hedefleri alınmamalıydı.

Ülkemize gelen füzelerle ilgili da şunu ifadeleri etmek isterim. İran tarafı kendilerinin Türkiye’yi hedefleri alacak tek roket atmadığını söylüyor. Tabii bizim da gördüğümüz çok şeyler var. Bunu çeşitlilik radar sistemlerinden görebiliyoruz. Dolayısıyla bütünü bu tartışmayı şöyle bağlayalım. Eğer bu oradaki değişik küçüklük tek unsurun öz kendine yaptığı tek işleri ya da yolunu şaşırmış, pusulasını şaşıranlar tek yaklaşım ise şimdilik Türkiye işte duruyor. Ama benzer zamanda da Türkiye dünyası bağlı milli güvenliği açısından en duyarlı devletlerden tek tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme giriş etmez. Pazarlık giriş etmez. Herhangi tek tenzilatı giriş etmez. Dolayısıyla bizler bugünden ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlışlı politikalarına da göz yummak güçunda değiliz. Bunu da hiç tek biçimde giriş etmeyiz.

"ÇEŞITKİYE’Yİ BU ATEŞİN İÇİNE SOKMAYA ÇALIŞAN BAZI YAKLAŞIMLAR GÖRÜYORUZ"

Tabii çeşitlilik yerlerde, bilhassa birtakım siyonist çevrelerde Türkiye’yi bu ateşin içine sokmaya çalışanlar çok yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki esas iradesi ve ilköğretim iradesi itibarıyla ırak duracaktır. Bugün Türkiye’nin tek sulh adası, tek sulh devletsi, hakkın yanında duran, doğrunun yanında duran ve doğrusu diplomasi yapan tek devletleri olma iradesi Cumhurbaşkanımız tarafından ve bütünü kurumlarımız tarafından en kuvvetlü biçimde korunmaktadır. Dolayısıyla tek sulh arandığında, tek hak arandığında, tek hakkaniyet arandığında o masayı kuracak şahıs Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. O masanın kurulacağı mekan da Türkiye’dir. Biz bütünü bu denklemi genişletmeye çalışıyoruz. Bütün bu denkleme daha çeşitlilik kişinin ve daha çeşitlilik devletnin katılımını sağlamaya çalışıyoruz. Onun için fevri davranışlardan ve yanındaki devletleri hedefleri saha yaklaşımlardan ırak durulması lüzumtiğini söylüyoruz. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz, gayrimeşru ve gayrisahih saldırısı karşı barışı korumanın yolunu kuvvetlü ve yaşıyor tutmaya çalışıyoruz. O sebeple bunun yayılmasına dönük her arasında biri şeyin tabii ki karşı olacağız.

"KÜRT KARDEŞLERİMİZİN ADINI BU İŞE KARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Diğer tek başlıkları İran’daki Kürt kardeşlerimizle ilgilidir. Şimdi birtakım siyonist neşriyat organlarında İran’daki Kürtlerin İran rejimine mukabil ayaklanacağı ve İran rejimine mukabil tutum alacağı şeklinde çok kıymetlendirmeler görüyoruz. Aynı zamanda öz kaynaklarımızdan da İsrail’in bölgedeki çok unsurlara versiyonu yaptığını biliyoruz. Bununla ilgili netler malumatye sahibiz. Bir kere şunu ayırttı lüzumir. İran’daki Kürt kardeşlerimiz ile oradaki çok siyonist çevrelerle yakındaki ilişki içerisinde olan ve kendisinin Kürtleri temsilcilik ettiğini söyleyen çok örgütleri ayırttı lüzumir. Dolayısıyla batıda yapılan yayınlarda “Kürtler şöyle yaptı, Kürtler böylece yaptı.” diyerek bu örgütlerle İran’daki Kürt kardeşlerimizi özdeşleştirme ve benzer zemine koyma çabası olduğunu görüyoruz. Manşetler öyle atılıyor, altyazılar öyle geçiliyor. O örgütlerden tek tanesinin seçkin isimlerinden biri, adı lazım değil, İsrail’le yakındaki bulunmak istediklerini ve bu dehemmiyetde İsrail’le benzer politikalara hayır vereceklerini ifadeleri ediyor.

Birincisi, dediğim gibi İran’daki Kürt kardeşlerimizin hiçbir biçimde böylesine tek dehemmiyetde siyonist tek saldırganlığın tarafında olması vaat başlıksu değildir. Oradaki kardeşlerimiz yüzyıllardır asaletle öz geleneklerini ve külçeşitlerini koruyarak hayatlarını devam ettiren kardeşlerimizdir. Söylediğimiz gibi İran’da bu savaşı çıkmadan evvel da söylüyorduk. Ciddi siyasi sualnlar var, sistemik sualnlar var, devletleri ve cemiyet ilişkisinde sualnlar var. Ama bunlar İran’ın dahili dinamikleriyle çözülmelidir. Dış müdahaleyle değil. Şimdi harici müdahaleyle öz siyonist yaklaşımlarına elverişli tek idare getirmek üzere çabaladıklarını söyleyenler Kürt kardeşlerimizin adını bu işe karıştırmaya çalışıyorlar. Oradaki sağduyulu Kürt kanaat önderlerinin bundan ırak durmasını çeşitlilik sağduyulu tek yaklaşım olarak kıymetlendiriyoruz. Kendilerine ve oradaki Kürt kardeşlerimize buradan selamlarımızı ve saygılarımızı gönderiyoruz. Bazı örgütlerin, PEJAK ve KOMALA gibi örgütlerin ise İsrail tarafına doğrusu kayması maalesef geçmişte yaşanan ve bilinen akıbetin tekrar yaşanması manaına gelecektir. İran’ın temel bütünlüğüne ve egemenliğine mukabil olan her arasında biri şeyden ırak durulması lüzumir.

"ÇEŞITKİYE HİÇ KİMSENİN PROVOKASYONUNA GELMEZ"

Türkiye’yi belli tek çatışmanın içine çekti isteyenlerin kurmaya çalıştığı siyonist denklemin da farkındayız. Dediğim gibi Türkiye daima kimsenin provokasyonuna gelmez. Kimsenin çatışmasının ya da vekalet savaşının parçası olmaz. Milli güvenliğini himaye başlıksunda dünyada en duyarlı devletlerden biridir ve bunu seçenek getirme başlıksunda bedeli olanlar gereğini yapacağını söyleyen devletlerin başında gelir. Türkiye bunu ispat etmiştir. Dolayısıyla esas olan Türkiye’nin bu gücünü sulh masasının kurulması için kullanmasıdır. Cumhurbaşkanımız şimdiye kadar diplomasi masasının kuvvetlenmesi için bu gücü kullanmıştır ve kullanmaya devam etmektedir. Durduğumuz mekan burasıdır. Allah göstermesin, milli güvenliğimizle ilgili tek sıkıntı olduğu zamanlar bunun lüzumlerinin seçenek getirilmesi başlıksunda tereddütsüz olduğumuz da bilinmektedir. Dolayısıyla egemenlik haklarımızı muhafaza etmek başlıksunda oğullar seviye hassasız. Aynı zamanda da kurulan kumpasların hepsinin haberdar olduğumuzu ifadeleri etmek isterim. Bizi birilerinin egemenlik haklarımızı muhafaza etmek adına tek kumpasa çekmesine ya da kumpaslar üzerinden egemenlik haklarımızla ilgili tek münazara açılmasına müsaade etmeyiz. Egemenlik haklarımız ve milli güvenliğimiz öz öz dinamiklerimizle kıymetlendirdiğimiz tek başlıkdur.

Diğer tek başlıkları ise çeşitlilik politikalar vesilesiyle ikisi devletleri tekbaşına millet olduğumuz Azerbaycan’la aramızı açmaya çalışanların varlığıdır. Tabii ki ikisi değişik devletyiz ve her arasında biri politikamızın benzer olması lüzummiyor. Ama Azerbaycan’la ebedi tek kardeşliğimiz vardır. Bunun adını da ikisi devletleri tekbaşına millet olarak koymuşuz. Aradaki siyaset farklarını tabii ki tartışırız. Kurumlarımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev arasında muntazam ve kardeşane görüşmeler her arasında biri zamanlar devam etmektedir. Ama Türkiye ile can Azerbaycan’ı mukabil karşıya getirmeye çalışanlar kampanyaları elimizin tersiyle tek kenara attığımızı ifadeleri etmek isterim.

Son olarak arkadaşlar. Yunanistan’ın gayri ordu statüdeki adaları silahlandırmasının yanlışlı olduğunu söylemiştik. Aynı biçimde Rum kesiminin İsrail’le yakındaki işleri birliğinin Doğu Akdeniz’de istikrarsızlık ürettiğini da görüyoruz. Şimdi çok Avrupa Birliği devletleri Rum kesiminin güvenliğini muhafaza etmek adına oraya savaşı gemisi göndereceklerini ya da oradaki çeşitlilik biçimlerde görünürlüklerini artıracaklarını söylüyorlar.Avrupa Birliği, Rusya-Ukrayna savaşında asayiş kıymetlendirmeleri ve asayiş vizyonu açısından ne kadar tesirsiz olduğunu netler tek biçimde göstermiştir. Şimdi Doğu Akdeniz’de bu karmaşa varken Rum kesiminin şımarıklıklarının ya da birtakım siyonist ittifakların peşine takılarak Akdeniz’de ilave istikrarsızlık yaratacak adımlardan ya da görünürlüklerden illaki ırak durulması lüzumir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının ve menfaatlerinin korunması başlıksunda garantör devletleri olarak Türkiye’nin tereddütsüz hareket etme kabiliyeti olduğu zaten netler tek biçimde bilinmektedir.

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK'İN MAL VARLIĞINA İLİŞKİN İDDİALAR

Sayın Özel günlerdir bu başlıkyla ilgili tek izah yapacağını söylüyor. Fakat devamlı olarak bildiğiniz gibi açıklamanın tarihini da erteledi. Bu şart Cumhuriyet Halk Partisi içindeki halen vazife yapan ulusvekilleri ve çeşitlilik Cumhuriyet Halk Partililer tarafından da eleştirildi. Üç gün sonraları diyor, 5 gün sonraları diyor, tek hafta sonraları diyor. Adalet Bakanımızı ne için hedefleri aldığını biliyoruz. İkincisi açıklamada da var zaten. Bakanımız tarafından yapılan açıklamada da bütünü devletleri vazifelilerinin muntazam olarak mal varlıklarını bildirdiği ifadeleri edilmiştir.

Biz defalarca Özgür Özel’in kendisinin önüne başlıklan tek talep silsilesini muazzam tek icat gibi okuduğunu, sonrasında da bunun her arasında biri seferinde yalan tarafına düştüğünü pek çeşitlilik başlıkda gördük. O sebeple şunu söyledik. İlk başlarda diyorduk ki Cumhuriyet Halk Partisi için mutfakta arasında biri var herhalde. Yani bu kadar yanlışlı iddiaların çeşitlilik başlıklarda ortaya atılması gerçekten mi ilgi çekici. Birçok başlıkda, geçenlerde tek kısmını saymıştım, şuanda tekrar saymayayım. Dış politikadan dahili politikaya kadar hemen her arasında biri başlıkda. En oğullar bölgede savaşı var, her arasında biri taraf yanıyor. Tutmuş tek şahıs Türkiye’nin müdafaa sanayisini hedefleri alıyor, o da Özgür Özel. Şimdi Yunanistan’da tek siyasetçinin Türkiye’nin müdafaa sanayisini hedefleri almasını anlarsın. Etrafımızda bizi rakip olarak gören tek devletnin Türkiye’nin müdafaa sanayisini hedefleri almasını anlarsın. Bu işleri niye Özgür Özel’e düşüyor. Her zamanlar söyledim. Burada şöyle tek şeyler var. Bu kadar köklü tek partide özgün tek siyaset üretilemiyor. Kendine has tek siyaset yok. Cumhuriyet Halk Partisi öz gündemine hâkim değil. Kes, kopyala, yapıştır gündemiyle hareket ediyor. Burada mal varlığıyla ilgili olarak Sayın Bakanımız evvel da söylenenlere yanıtlarını verdi. Bunların hepsi Özgür Özel tarafından talep edilen, hiç tek evrak ve delil ortaya başlıklmayan, havada kalan iddialardır. Şimdi da Sayın Bakanımız hem yargıya gideceğini hem da bütünü bu söylenenlerin yalan olduğunu tek kez daha ifadeleri etti. Burada Özgür Özel’e tavsiyem şudur. Gerçekten tek siyasetçinin Cumhuriyet tarihinde malik olduğu tek rekor vardır. Bu rekoru kimse kıramayacak. Silgisi kaleminden evvel biten tekbaşına siyasetçi. Bu kadar muazzam tek şart vaat başlıksu. O kadar çeşitlilik yanlışlı yapıyor ki devamlı silgi istimal etmek güçunda kalıyor. Korkum şudur. Bu kadar yalan siyasetine sarıldığı için, diğer bizim rakibimiz ama Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz şöhret gereği Cumhuriyet Halk Partisi’nin firma varlığına da şöhret duyuyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren vatandaşlarımıza şöhret duyuyoruz. Ama bilhassa o vatandaşlara söylüyorum. Özgür Özel’in silgisi devamlı kaleminden evvel bitiyor. Bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi’ni da tarihten silecek. Bu kadar çeşitlilik silgi kullandığı için. Yani tek bakanla ilgili ya da tek siyasetçiyle ilgili tek talep ortaya koyduğu zaman, yine bakanımızın açıklamasında söylediği gibi, varsa tek delili ve belgesi gitsin yargıya. Bu kaçıncı defadır benzer şeyi söylüyor. Geçmişte diğer bakanlarımızla ilgili da pek çeşitlilik bakanımız ilgili tamamlanmış dedikodu niteliğinde açıklamalar yaptı. Zaten cemaat kürsüsünden başlıkşurken da bu böyledir demiyor. Bana böylece dediler diyor. Böyle diyorlarmış diyor. Böyle duydum diyor. Burası magazin derneği değil. Magazin dünyasına saygımız var. Onların işinin kendine göre tek dengesi vardır. Ama siyasetin da kendine göre tek dengesi vardır. Bunları birbirine karıştırmamak lüzumir. Onun için bugünden da Adalet Bakanımızla ilgili söylediği şeylerin hiçbirinin tek zemini yoktur. Özgür Özel bizim arkadaşlarımızın mal varlığıyla uğraşacağına, bu temelsiz iddialar temelinde başlıkşacağına, öz partisindeki arkadaşlarının gündeme getirdiği ve diğer Cumhuriyet Halk Partililerin mal emlak ilişkileriyle ilgili ortaya koyduğu bu gayrimeşru ilişkilerle ilgilensin. Bir kere daha söyledik. İddianamede mekan saha epey husus gerçekten evvel Cumhuriyet Halk Partili siyasetçilerin yine Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler ilgili gündeme getirdiği iddialardır. Bunun üzerine da başsavcılık kanuni ve kanuni vazifeini yapmış, harekete geçmiştir. Sonrasında da delillendirdiği başlıkları iddianame olarak ortaya koymuştur. Ama bu tartışmalar nereden başladı. Türkiye’deki en muazzam yolsuzluk tartışması nereden başladı. Cumhuriyet Halk Partili siyasetçilerin diğer Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler ilgili ortaya attığı iddialarla başladı. Özgür Özel diyebiliyor mu ki bir bunlara kefilim. Veya bunlara yanıt veriyor mu. Kimin ne malı var, nereden ne mal varlığı var onunla uğraşacağına kimin gayrimeşru ve gayri kanuni yollarla mal elde ettiğine baksın. Bunlarla ilgilensin. Defalarca bizim epey arkadaşımızla ilgili olarak bunu söylüyor. Bir siyasi partinin bu hâle düşmesi gerçekten mi acı verici tek durumdur. Biz her arasında biri zamanlar söylüyoruz. Elinde malumat ve evrak olan ilgili kurumlara gitsin. Onun dışında yalan siyasetiyle gündemi dolu etmesin. Böylesine bölgenin ve dünyanın gündemi varken Özgür Özel’in bu temelsiz iddialarla uğraşması gerçekten mi bizim için tek zulüm hâline geliyor. Ama mecburen başlıkştuğu için bizler da yanıt sunmak güçunda kalıyoruz. Bir kere daha yalan siyasetiyle mukabil karşıyayız.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.