Sağlıkta yeni dönem: Kişiye özel probiyotikler

3 hafta önce 11

SBÜ Gülhane Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Tıbbi Mikrobiyoloji Biyoteknoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, kişiye özel probiyotik üretimi çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.

Probiyotiklerin canlı mikroorganizmalar olduğunu belirten Avcı, "Mutlaka doğru ürünü seçmek güçundayız. Ne kadar fazla lüzumsiz mikroorganizma tüketirsek o kadar fazla da vücuttan tepkiler oluşabiliyor" dedi.

Prof. Dr. Avcı, en çok gündemde olan hastalıklardan birinin şu anda SİBO olduğunu ifadeleri ederek, "İnce bağırsaklarda bakterilerin aşırı çoğalmasını gözlemliyoruz. Bilinçsizce bakteri kullandığımızda bunu çok normal olan görebiliyoruz. Bu yüzden kişiye özgü özel olarak seçilmiş probiyotikleri istimal etmekta yarar var. SBÜ Teknoloji Merkezi'nde kişiye özel probiyotik ürünler çalışıyoruz. Mikrobiyota analizi yapılıyor. Canlı flora bakıyoruz. Kişinin muayenehane bulguları, şikayetleri, istekleri, talepleri, hekiminin taleplerini alıyoruz" diye başlıkştu.

 AA[Fotoğraf: AA]

"Bağırsak ne kadar iyiyse beyin da o kadar sağlıklı çalışıyor"

Probiyotik kullanımı için yalınce rahatsız bulunmak lüzummediğinin altını çizen Avcı, "Sağlıklı ve kaliteli yaş eldeetti istiyorsak illaki probiyotik desteğine ihtiyacımız var. Son zamanlarda bağırsaklar, sonuncu beyin olarak adlandırılıyor. İkinci beyin diye görüyoruz ama beynin tüm fonksiyonlarını seçenek getirevakıf oldu için beslenmeye ihtiyacı var. Vücudun beslenmesi ne kadar iyiyse beyin o kadar sağlıklı çalışabiliyor. Besinlerin da sağlıklı ayrıştırılması bağırsaklarda meydana geliyor" dedi.

Avcı, bağırsak florasının sağlıklı, düzenli ve uyum içerisinde çalışmasının immün sistemini da dmaniediğini ifadeleri ederek, "Seratonin, melatonin gibi uyku sağlığını, mutluluğumuzu yardımleyecek hormonlar ve enzimler da buralardan geçtiği için florayı ne kadar sağlıklı ve dmanii tutabilirsek vücut aslında kompleks tek yapı olarak tamamlanmış sağlıklı hareket edebiliyor" dedi.

 AA[Fotoğraf: AA]

"Kişiye özel probiyotikler her arasında biri yaşta kullanılabilir"

Probiyotiklerin üretim aşamalarına ilişkin da malumat veren Avcı, şunları kaydetti:

"Kişisel olarak başvuru da alabiliyoruz. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde bu işin yapıldığını bilen hekimler, diyetisyenler bizlerden hayır alabiliyorlar. Onların danışanlarını ya da hastalarını yönlendirmesiyle yine mikrobiyota analizi sonucunda probiyotik ürünler geliştirilebiliyor. Burada önemli olan hekim ve diyetisyenin da üç sac ayağı kurgulayıp sistemi ilerletmesi, hastalıkların ilerleyişi manaında bize çok hayır oluyor."

Avcı, başvurular alındıktan sonraları bireylerden gaita analizi yaptıklarını ve bu çözümleme sürecinin yaklaşık 3 hafta sürdüğünü ifadeleri ederek, "Moleküler çalışmalar yapıyoruz, canlı flora çalışıyoruz. Sonrasında kişilerin şikayetleri, talepleri doğrultusunda tek özgeçmiş oluşturuyoruz. Bilimsel olarak hangi bireyde, hangi mikroorganizma, hangi oranda olmalı ona şart verip probiyotik ürün tercihini ona göre yapıyoruz" dedi.

Kişiye özel probiyotiklerin her arasında biri yaşta kullanılabildiğini dile getiren Avcı, "Gebelerde genelleme hekiminin önerisi doğrultusunda, kullanıp kullanmamayı hekime bırakıyoruz. Yenidoğan bebeklerde ise ilave gıdaya başlamadan önce anne sütü ile hayır olabiliyoruz. 93 yaşında bugün hayır olduğumuz hastalarımız da var. Her rahatsız grubuna farklı flora üyeleriyle hayır olunabilir" ifadesini kullandı.

 AA[Fotoğraf: AA]

Kişiye özel probiyotik kullanım süresi asgari 6 ay

Prof. Dr. Avcı, kişiye özel probiyotiklerin tüm hastalıklar için kullanılabileceğini belirterek, "Bağırsaktan bahsediyorsak, tüm hastalıklardan bahsedebiliriz. Nörolojik tek düzensizlik da olabilir. MS, parkinson, Alzaymır, demans ve otizm gibi nörolojik tek buluş olabilir. İç organlarla ilgili akciğer, karaciğer, böbreklerle ilgili sualn olabilir. Kemik, eklem rahatsızlığı söz başlıksu olabilir. Bütüncül ttesirk etmek lazım. Herhangi tek bölgede moleküler olarak iletişim sağlanacaksa vücudumuzda temeli bağırsaklardan geçiyor. Yediğimiz, içtiğimiz şeyle hayattayız, onun da düzgün sindirilip tüm vücuda yayılabilmesini bağırsaktaki flora sağlıyor" diye başlıkştu.

Kişiye özel probiyotiklerin asgari 6 aylık kullanılması lüzumtiğini belirten Avcı, "Canlı tek floradan bahsediyoruz. Bağırsaklara yerleşmesi, oraya adapte olması lüzumiyor. Bu başlıkda sonuçlar da gerçekten yüz güldürücü. İnsanlar genelleme bize öneri üzerine geliyorlar. Özellikle hekimlerinin tavsiyesi üzerine geliyorlar. Kullandıkları sonuncu aydan itibaren çok güzel, pozitif geri dönüşler oluyor. Tavsiye ediyorlar devamlı ve bu bizim için çok sevindirici" dedi.

 AA[Fotoğraf: AA]

"Probiyotikler bilirkişi görüşü dahilinde kullanılmalı"

Prof. Dr. Avcı, probiyotiklerin illaki tek bilirkişi görüşü ile kullanılması lüzumtiğini vurgulayarak, şu uyarılarda bulundu:

"Hem dünyada hem da ülkemizde bilinçli antibiyotik kullanımı altını çizdiğimiz çok önemli tek başlık. Probiyotikler da öyle. Hekim önerisi ya da bu işi çalışan tek uzmanın önerisi olmadan kafamıza göre probiyotik almamalıyız. Mikroorganizmalar da tek sürü metabolit üretiyor. İyi mikroorganizma diye da bağırsak floramızdaki dengeyi bozmamak lazım. Antibiyotik kullanıyorsak eş zamanlı probiyotik veriliyor ama oradaki da şuna ilgi etmek lazım; bizler antibiyotikleri bakterileri öldürmek için kullanıyoruz. Probiyotik olarak kullandığımız ürünlerin içerisinde da yüzde 90'dan fazla bakteri var. Eş zamanlı kullanacaksak, hangi antibiyotik hangi probiyotikle illaki tek bilirkişi görüşü dahilinde istimal etmekta yarar var."

 AA[Fotoğraf: AA]

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.