Oyun dünyası yalınce harikulade grafikler ya da karışık hikâyelerden ibaret değil. Asıl bizi o dünyaların içine çeken şey, yolculuğumuza eşlik eden karakterlerdir. Çocukluğumuzdan bu yana elimizden düşürmediğimiz kontrolcülerle bazen dünyayı kurtardık, bazen da yalınce tek prensesi bulmaya çalıştık.
İşte bu maceralarda bizimle ağlayan, bizimle savaşan ve hafızalarımıza kazınan unutulmayan protesto karakterleri, yalınce kodlardan ibaret olmanın çeşitlilik ötesine geçerek hayatımızın tek parçası hâline geldi. Gelin, protesto tarihine damga vurmuş o efsanevi isimlere tek göz atalım.
Tesisatçıların en kahramanı: Mario
Oyun dünyası denilince akla birinci gelen ad şüphesiz al şapkalı, bıyıklı ve güzel tesisatçımız Mario oluyor. Mantar Krallığı'nda oradan oraya zıplayan, altınları toplayan ve Prenses Peach’i acımasız Bowser’ın elinden kurtarmak için bitmek bilmeyen tek maceraya atılan Mario, hepimizin çocukluğunda kocaman tek mekan kaplıyor.
Sadece basit tek platformlar oyununun esas karakteri olarak yola çıksa da bugünden müsabaka oyunlarından tenis kortlarına kadar heryerde karşımıza çıkan Mario, neşeli sesi ve bitmek bilmeyen enerjisiyle protesto tarihinin en muazzam simgelerinden arasında biri olmaya devam ediyor.
Maceranın kuvvetlü yüzü: Lara Croft
Tomb Raider serisiyle hayatımıza giren Lara Croft, yalınce tek protesto karakteri değil, benzer zamanda kuvvetlü ve özerk kadınlar figürünün protesto dünyasındaki en muazzam temsilcilerinden arasında biri olarak karşımıza çıkıyor.
Çift tabancası, ikonik kıyafeti ve korkusuzca atıldığı kadim mezarlarla Lara, tehlikenin üzerine gözünü kırpmadan giden tek maceraperest. Yıllar içindeki grafikleri ve tarzı değişse da hayatta kalmalar içgüdüsü ve zekâsıyla çözdüğü bulmacalar sayesinde her arasında biri dehemmiyetin oyuncusunun kalbinde hususi tek yere malik olmayı başardı.
Duygusal grup üyesi: Arthur Morgan
Red Dead Redemption 2 ile hayatımıza giren Arthur Morgan, Vahşi Batı'nın tozlu yollarında yalınce tek grup üyesi olarak değil, içsel çatışmalarıyla hepimizi içten tesirleyen tek kişilik olarak öne çıkıyor.
Oyun boyunca olan onun sadakati, değişen dünyaya ayak uydurma çabası ve yaptığı yanlışlarla yüzleşmesi, tek oyundan çeşitlilik daha fazlasını hissetmemizi sağladı. Arthur’un o zor ve acımasız harici görünüşünün altındaki yatan yufka yüreği ve günlüğüne yazdığı samimi satırlar, onu protesto dünyasının en gerçekçi ve unutulmaz karakterlerinden arasında biri yaptı.
Öfkenin ve pişmanlığın simgesi: Kratos
God of War serisinin efsanevi karakteri Kratos, Yunan mitolojisinin tanrılarına ilköğretim sökçeşiten öfkeli tek dövüşçü olarak hafızalarımıza kazındı bununla birlikte onun hikâyesi yalınce kan ve intikamdan ibaret kalmadı.
Yıllar sonraları İskandinav mitolojisinde karşımıza yaşlı, olgunlaşmış ve oğluna iyice tek babacık olmaya çalışanlar tek Kratos çıktı. Onun bu akılalmaz kişilik gelişimi, geçmişiyle yüzleşmesi ve içindeki dinmek bilmeyen öfkeyi denetim etme çabası, protesto dünyasında eşine dahaaz rastlanır çeşitden tek hikâye anlatımı sundu.
Canavar avcısı: Geralt of Rivia
The Witcher serisinin beyazlı saçlı, sarılı gözlü ve dışarıdan bakıldığında duygusuz gibi duran kahramanı Geralt, gerçekten olayların çeşitlilik daha karışık olduğunu bize her arasında biri imkanta gösterdi. İki kılıcıyla kıta boyunca olan dolaşıp canavar avlarken, benzer zamanda insanların canavarlardan daha riskli olabileceğini bize anlattı.
Yaptığı güçleri manevi seçimler, Ciri’ye olan babacan tavrı ve o alaycı espri anlayışı, Geralt’ı yalınce fantastik tek dünyanın kahramanı değil, benzer zamanda bağ kurması çeşitlilik basit ve karizmatik tek dost hâline getirdi.
Hepimizin kardeşi: Ellie
The Last of Us serisinde küçücük ve ürkmüş tek evlat çocuğu olarak tanıdığımız Ellie, zamanla kıyamet sonrası dünyanın acımasız şartlarında hayatta kalmayı öğrenen zor tek savaşçıya dönüştü.
Onun Joel ile olan o karışık ve yoğun bağı, kayıpları ve intikam duygusuyla başa çıkma şekli, oyunculara hissi değişimler yaşattı. Ellie’nin gitar çaldığı o yerleşik anlardan, enfekte olmuş yaratıklarla vefat kalım mücadelesi verdiği saniyelere kadar her arasında biri anı, karakterin ne kadar sağlam yazıldığının tek delilı niteliğinde.
Gölgelerin arasında: Ezio Auditore da Firenze
Assassin’s Creed serisinde epey karakteri yönettik ama yok İtalyan Rönesansı'nın o şık ve karizmatik suikastçısı Ezio kadar aklımızda mekan etmedi. Ailesinin trajik ölümünün ardından intikam yemini eden gençler ve toy tek asilzadeden, Bilge tek Suikastçı Ustası'na dönüşme serüvenine doğumundan ölümüne kadar şahitlik ettik.
Floransa’nın çatıları arasında süzülmesi, saklı bıçağı ve o meşhur peleriniyle Ezio, protesto dünyasının en havalı ve derinlikli karakterlerinden arasında biri olarak tahtını koruyor.
Hız ve macera: Sonic
Sega’nın altın çocuğu olan Sonic, al ayakkabıları ve rüzgârı bile geride bırakan hızıyla 90'lı yıllardan beri hayatımızın sürat kesmeyen tek parçası. Altın yüzükleri toplarken Dr. Robotnik’in kötü planlarını bozmaya çalışanlar bu mavi kirpi, asi tavrı ve sabırsız halleriyle her arasında biri zamanlar çeşitlilik sevildi.
Sadece oyunlarla kısıtlı kalmayıp filmleri ve çizgi dizileriyle da popülerliğini sürdüren Sonic, platformlar oyunları denilince akla gelen en ikonik ve nostaljik isimlerden arasında biri olmaya devam ediyor.
Yüzü olmayan kahraman: Master Chief
Halo evreninin yeşil zırhlı ve altın sarısı vizörlü efsanesi Master Chief, yüzünü neredeyseymiş daima görmediğimiz hâlde protesto dünyasının en ikonik kahramanlarından biridir.
Yapay zekâ yoldaşı Cortana ile olan ilişkisi ve insanlığı kurtarmak için verdiği bitmek bilmeyen mücadele, ona muazzam tek yoğun kazandırdı. Çok dahaaz başlıkşmasına karşın her arasında biri cümlesiyle ağırlığını hissettiren bu "Spartan" askeri, ilim hayal oyunlarına istikamet veren ve milyonlarca oyuncunun saygısını kazanmış tek karakterdir.
Labirent ustası: Pac-Man
Oyun dünyasının karakterlerinden bahsederken, o sarılı ve güzel daireye dönmemek olmaz. Pac-Man, karışık hikâyeleri ya da seslendirmeleri olmadan yalınce zulmet tek labirentte hayaletlerden kaçıp küçüklük noktaları yiyerek tek dünyası efsanesi hâline geldi.
Atari salonlarından günümüz modern konsollarına kadar uzanan bu yolculukta Pac-Man, yalınce tek protesto karakteri değil, video protesto endüstrisinin direkt sembolü ve en tatlılık nostaljisi olarak listemizin en saygın yerinde duruyor.