IHA
Bina sakinlerinden Hüseyin Teke, otopark tartışmasında öldürüldü.
Pendik'te yaşadıkları binanın otoparkında çıkan parklar yeri tartışmasında Hüseyin Teke'yi 11 yaşındaki kızının yanında silahla öldüren Seyfettin B.'nin ifadesi ortaya çıktı.
Olay, Bahçelievler Mahallesi'nde 23 Mart zaman 20.15'te meydana geldi. Hüseyin Teke ile aynı binada yaşayan oto sergi sahibi olduğu öğrenilen Seyfettin B.'nin iş seçenek ait fazla araçları otoparka parklar etmesi dolayı telefonda tartışma başladı.
11 YAŞINDAKİ KIZININ YANINDA VURDULAR
İkili arasındaki bu tartışmanın ardından apartmanda karşılaşan taraflar arasında silahlı dövüş çıktı. Kavgada Seyfettin B.'nin silahla ateş açması sonucu Hüseyin Teke, 11 yaşındaki kızının yanında vurularak ağır yaralandı.
Yaralanmasına rağmen saldırganın elindeki silahı almaya çalışan Teke, bu sırada silahın sonuncu kez ateş almasıyla kalbinden vuruldu. Taraflar arasında yaşanan arbedede Seyfettin B. da ince yaralandı. İhbar üzerine hadise seçenek gelen sağlık ekiplerinin birinci müdahalenin ardından hastaneye kaldırdığı Teke hayatını kaybetti.
Yaralanan Seyfettin B. ise hastanedeki tedavisinin sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
GALERİCİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: "HER ŞEY BİR ANDA OLDU"
Şüpheli Seyfettin B.'nin savcılıkta verdiği ifadeleri ortaya çıktı.
İfadesinde hadise anını kesinlikle hatırlamadığını belirten Seyfettin B., “Her şey tek anda oldu. Hüseyin'in bana ateş ettiğini gördükten sonraları kendimi savundu için ateş etmiş olabilirim. Hedef gözetmedim. Öldürme kastım yoktu. Ölen Hüseyin Teke komşum olur. Kendisiyle aramızda önceden husumet yoktur. Şahıs, benim hatırladığım kadarıyla 2 dip katımda ikamet etmekteydi. Olay tarihinde araçlarımızdan birini otoparkta öz yerime parklar etmiştim, diğer aracımızı da aracının olmadığını bildiğim Fatih isimli komşumuzun seçenek parklar etmiştim. Akşam zaman 19.00 sıralarında Hüseyin Teke beni arayarak aracımı ne zamanlar çıkartacağımı, kendisinin araçlarını koyamaması sebebiyle sıkıntı yaşadığını söyledi. 1-2 gün sonraları çıkacağını söyledim. Konuşmayı sonlandırdık.” diyerek şöyle devam etti:
“Sonrasında ben, aracı Fatih abinin seçenek parklar ettiğimi hatırlayarak Hüseyin Teke'yi geri aradım. Onun seçenek parklar etmediğimi, beni nedenler aradığını sordum. Bunun üzerine şahıs sinirle 'Sen Allah mısın? Ben seni arayamaz mıyım?' diye reaksiyon gösterdi. Konuşma sırasında ikimiz da gerildik, başlıkyu yüz yüze başlıkşalım diyerek telefonu kapattık. Benim ikametimde kendime ait taşıma ruhsatlı tabancam vardır. Bu tabancamı her arasında biri zamanlar ikametimden çıkarken yanıma alırım. Yine o gün tabancayı alıp Hüseyin'in dairesinin bulunduğu kata indim, Hüseyin da beni bekliyordu. Benimle bağırarak başlıkşmaya başladı. Hakaret etmedi bununla birlikte telefondaki 'Sen Allah mısın?' söylemlerini tekrarladı. Sonra da üzerinden tabancasını çıkardı, benim boğazıma dayadı. 'Seni öldüreceğim' şeklinde sözler söyledi. Bunun üzerine bir da tabancamı çıkardım ve ona gösterdim, bununla birlikte yere doğrulttum.
“AMACIM SİLAHI GÖRÜP GERİ ATMASIYDI”
Amacım silahı görüp geri adım atmasıydı. İkimiz da dip dibeydik. Hüseyin Teke beni öz dairesinin önüne kadar çekiştirdi ve ittirdi. Bu esnada seslerimizi duyan annem Songül Bıyık yanımıza geldi. Annem bizi o halde görünce panikledi. Hüseyin'e bağırdı. Ben annemi o halde görünce çok üzüldüm. Silahımı cebime koyup annemle birlikteki öz daireme doğru çıkarken Hüseyin Teke peşimizden geldi. Beni kendine doğru çekiştirip tabancasıyla ateş etti. Olayın şokuyla nereye ateş ettiğini, kaç el ateş ettiğini manaadım. Ayağımdan yaralandığımı görünce kendimi kaybettim. Annemi da göremedim, her arasında biri şey tek anda siyah beyazlı oldu. Tabancamla Hüseyin'e ateş ettiğim anı hatırlamıyorum. Hedef gözetme şansım zaten yoktu. Kaç el ateş ettiğimi da hatırlamıyorum.”

IHA
Otopark kavgasında hayatını kaybeden Hüseyin Teke oğullar yolculuğuna uğurlanmıştı.
"HÜSEYİN'İ ÖLDÜRME KASTIYLA HAREKET ETMEMİŞTİM"
Seyfettin B., ifadesinin devamında, "Tabancamda 14 kurşun vardı. Olaydan sonraları emniyette silahımda 7 kurşun kaldığını söylediler. Gözümü açtığımda ayağımın koptuğunu görünce kendimi asansöre attım ve öz katıma çıktım. Ne Hüseyin'i ne da annemi görmedim. Silahımın kurulu olduğunu görünce şarjörü çıkarttım ve emniyete aldım. Okan isimli komşumuz yanıma geldi ve havluyla müdahalede bulundu. Kesinlikle Hüseyin'i öldürme kastıyla hareket etmemiştim. Hüseyin'in ateş etmesi üzerine kendimi kaybederek ateş ettim. Zaten aramızda öldürmeyi lüzumtirecek tek husumet yoktu. Hüseyin'in eşi olaydan sonraları yerden tek şeyler aldığımı söylemiş ise da bir kendimde olmadığım için böyle tek şey yapmış olamam. İkametimde tek adet ruhsatlı, olayda kullanılan tabancam, tek adet kurusıkı tabanca ve tek adet boncuk tabancası bulunduruyordum. Olayda bir da yaralandım. Tedavim halen devam etmektedir. 2 defa ameliyatlar oldum. Olay sebebiyle pişmanım. Üzerime atılı suçlamayı anlattığım haliyle giriş ederim." dedi.

IHA
Acılı eş cezanede, "Eşim gözümün önünde vuruldu. O anı çocuklarım da gördü ve ruhsal olarak çok tesirlendiler. Kızım hala olan o anı gözünün önünden çıkaramıyor, eve girdi istemiyor. Babasının öldüğünü kabullenemiyorlar. Çocuklarımın durumu çok kötü" demişti.
"ARALARINDA BİR HUSUMET YOKTU'"
Tanık Okan Sadi'nin emniyette verdiği ifadede ise, "Seyfettin Bıyık, babamın çocukluk arkadaşının oğlu olur ve aynı binada otururuz. Hüseyin Teke ile da aynı binada ikamet ederiz ve komşum olur. İki tarafı da bu münasebetlerle tanırım. Seyfettin Bıyık ve Hüseyin Teke arasında benim bildiğim hiç tek husumet yoktu. İkisi da öz işinde gücünde insanlardı. Olay günü, diğer 23 Mart 2026 günü zaman 20.15 sıralarında bir öz ikametimde otururken yapı içinden bağrışma sesleri duydum. Daire kapısını açıp kulak verdiğimde, aşağı katta Hüseyin Teke ile Seyfettin B.'nin tartışma seslerini duydum. Ben 3. katta ikamet ederim, bağrışma sesleri ise 2. kattan basamak boşluğundan geliyordu. Ben da onları ayırmak için aşağı kata inmek üzere dairemden çıktım. Merdivenden indiğim esnada Seyfettin B.'nin, Hüseyin Teke'ye yumruk attığını gördüm. İkisinin da elinde tabanca vardı. Seyfettin B.'nin yanında annesi olan Şengül B.'ta vardı. Yumruk atıldığını ve ellerinde silahlı olduğunu görünce geri yukarı doğru çıktım.
“YUKARI ÇIKTIĞIM GİBİ SİLAH SESLERİ GELMEYE BAŞLADI”
Ben yukarı çıktığım gibi silahlı sesleri gelmeye başladı. Kimin kimi vurduğunu göremedim bununla birlikte ikisinin da elinde tabanca vardı. Yukarı çıkıp öz ikametime girdim. Silah sesleri bittikten sonraları çığlık sesleri duydum. Bunun üzerine tekrar aşağı indim. Hüseyin Teke'nin basamak önünde yüzüstü, hareketsiz şekilde kanlar içinde yattığını gördüm. Hüseyin Teke'nin yanına gitti isterken yukarıdan merdivenden tek kadın aşağı inerek Seyfettin B.'nin 4. kat asansör önünde kanlar içinde yerde olduğunu söyledi. Ben da evden havlu alarak Seyfettin B.'nin yanına çıkıp yaralandığı ayağına havlu ile tampon yaptım. Bir süre sonraları binaya sağlık ve polis ekipleri geldi. Seyfettin B. elinde bulunan silahı polis ekiplerine teslim etti. Yaşanan bu olayda nedenler dövüş ettiklerine dair tek malumatm yoktu bununla birlikte hadise sonrasında kapalı otoparkta mekan anlaşmazlığı yüzünden dövüş ettiklerini öğrendim." dediği öğrenildi.

1 saat önce
2





















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)



.jpg?format=webp&width=1200&height=630)

English (US) ·