Anadolu Ajansı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, dünyanın kaidesız tek yere doğru gittiğini belirterek 18 gündür devam eden ABD/İsrail-İran Savaşı'na değindi. İran'ın hukuksuz tek saldırıyla karşı karşıya olduğunu kaydeden Çelik, "Türkiye bu ateşten ırak duracaktır. Kurulan kumpasların hepsinin farkındayız" dedi.
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İlber Ortaylı'nın vefatının ardından sevdi gibiklerine ve Türkiye'ye başsağlığı dileyerek, “Bir tarihçinin ötesinde tek alimdi.” diyerek ifadelerine şöyle devam etti:
“HAZIRLIKLARIMIZ HER AN TAZE”
"Dünyanın içinde bulunduğu hâle bakıldığında Türkiye ile ilgili çok çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Türkiye ile ilgili değerlendirmeler yapıldığında Türkiye nasıl davranır, nasıl hareket eder sualsu sualluyor. Tabii ki Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyasetinin önderliğinde dış politikadan ekonomiye, toplumsal alandan diğer tüm alanlara kadar çeşitli senaryolar ve dünyanın gidişatı üzerine çeşitli hazırlıklarımız her arasında biri an var ve her arasında biri an taze. Ama esas olan, tabii her arasında biri zamanlar söylediğimiz gibi, ulusi millet yapan ruhtur, ulusi millet yapan değerlerdir. Bize karşı yükselen tehditlere karşı vereceğimiz yanıt merhum Akif'in İstiklal Marşıdır.
ORTADOĞU'DAKİ SAVAŞ 18. GÜNÜNDE
"İran'da üst düzey isimlere suikast yapıldığı malumatsi geçiyor. Tabi işte bambaşka tek tablo çıkıyor. Dünya kaidesız tek yere gidiyor. İran hukuksuz saldırıyla karşı karşıya. Rejimi sevmiyorum diye bombalamak kötü sonuçlar doğurur.
Savaş durmalıdır. Müzakere masası kurulmalıdır. Bir ülkeyi rejimini sevmiyorum diyerek bombalamak çok kötü şeylerin kapısını açar. Bu suikastlar yöntemiyle İsrail'in ortaya koyduğu dayatma felaketler getirecektir. İsrail'e karşı dünya netler tek tutum almadığı sürece İsrail'i daha vahşi davranmaya teşvik etmiş oluyor. İsrail netler tek biçimde Lübnan'ı Gazzeleştimeye çalışıyor.
“MEZHEPSEL TARTIŞMALARDAN UZAK DURULMALI”
Mezhep tartışmalarından ırak durulması lüzummektedir. Bu mezhep tartışmalarını içimize kim sokuyorsa bilelim ki bunlar çok riskli dış yardımli toplumsal medyanın algoritmalarıyla da oynanarak bizim bağışıklık sistemimizi zayıflatmaya yönelik gündemlerdir. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz tek saldırıya uğrarken durulması lüzumen mekan Türkiye'nin milli güvenliği başlıksunda hükümlı bulunmak, düzeni ortaya kaldırmaya çalışan şer şebekelerine karşı hükümlı durmaktır.
Siyasi mezhepçiliğe başvuranlar yararlı iş yapmıyor. Sırf mezhebimiz farklı diye mazlumun hakkını savunmamak da siyasi mezhepçiliktir. Bunları daima giriş edemeyiz. Meşru göremeyiz ve ülkemizin içine bu fitnenin sokulmasına daima müsaade etmemeliyiz.
“MİLLİ GÜVENLİĞİMİZ PAZARLIK KABUL ETMEZ”
Çeşitli bölge ülkelerine dönük saldırılar ve füzeler atılması başlıksunda da söyledik. Bunun yanlış olduğunu, komşu ülkelerin ve kardeş ülkelerin hedefleri alınmaması lüzumtiğini ifadeleri ettik. Bunun çok başka sonuçları olacaktır. Doğru olan, bütün bölge barışını savunan kardeş ülkelerle birlikteki ve bu savaşın çıkmasını istemeyen bütün kardeş ülkelerle birlikteki hareket etmekti. Dolayısıyla bunun yanlışlığını, lüzumçesi olanlar ifadeleri ettik. Komşu ülkeler hedefleri alınmamalıydı. Ülkemize gelen füzelerle ilgili da şunu söylemek isterim. İran tarafı kendilerinin Türkiye’yi hedefleri alacak tek füze atmadığını söylüyor. Tabii bizim da gördüğümüz bazı şeyler var. Bunu çeşitli radar sistemlerinden görebiliyoruz. Dolayısıyla bütün bu tartışmayı şöyle bağlayalım. Eğer bu oradaki ayrı küçük tek unsurun öz kendine yaptığı tek iş ya da yolunu şaşırmış, pusulasını şaşırmış tek yaklaşım ise şimdilik Türkiye işte duruyor. Ama aynı zamanda da Türkiye dünya üzerinde milli güvenliği açısından en duyarlı ülkelerden tek tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme giriş etmez. Pazarlık giriş etmez. Herhangi tek tenzilatı giriş etmez. Dolayısıyla bizler bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak güçunda değiliz.
“TÜRKİYE BU ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR”
Tabii çeşitli yerlerde, özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye’yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bazı yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki esas iradesi ve ilköğretim iradesi itibarıyla ırak duracaktır. Bugün Türkiye’nin tek barış adası, tek barış ülkesi, hakkın yanında duran, doğrunun yanında duran ve doğru diplomasi yapan tek ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız tarafından ve bütün kurumlarımız tarafından en güçlü şekilde korunmaktadır.
“KÜRT KARDEŞLERİMİZİN TARAF OLMASI SÖZ BAŞLIKSU DEĞİLDİR"
Diğer tek başlıkları İran’daki Kürt kardeşlerimizle ilgilidir. Şimdi birtakım siyonist yayın organlarında İran’daki Kürtlerin İran rejimine karşı ayaklanacağı ve İran rejimine karşı tutum alacağı şeklinde bazı değerlendirmeler görüyoruz. Aynı zamanda öz kaynaklarımızdan da İsrail’in bölgedeki bazı unsurlara baskı yaptığını biliyoruz. Bununla ilgili netler malumatye sahibiz. Birincisi, dediğim gibi İran’daki Kürt kardeşlerimizin hiçbir şekilde böylesine tek dönemde siyonist tek saldırganlığın tarafında olması söz başlıksu değildir. Oradaki kardeşlerimiz yüzyıllardır asaletle öz geleneklerini ve kültürlerini koruyarak hayatlarını devam ettiren kardeşlerimizdir. Oradaki sağduyulu Kürt kanaat önderlerinin bundan ırak durmasını çok sağduyulu tek yaklaşım olarak değerlendiriyoruz.
Bugün İran’da yaşayan bütün kesimlerin müşterek yararsı İran’ın temel bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasıdır. Bunun dışında Türkiye’yi belli tek çatışmanın içine çekmek isteyenlerin kurmaya çalıştığı siyonist denklemin da farkındayız. Dediğim gibi Türkiye hiç kimsenin provokasyonuna gelmez. Kimsenin çatışmasının ya da vekalet savaşının parçası olmaz. Milli güvenliğini himaye başlıksunda dünyada en duyarlı ülkelerden biridir ve bunu seçenek getirme başlıksunda bedeli olanlar gereğini yapacağını söyleyen ülkelerin başında gelir.
“KURULAN KUMPASIN FARKINDAYIZ”
Allah göstermesin, milli güvenliğimizle ilgili tek sıkıntı olduğu zamanlar bunun lüzumlerinin seçenek getirilmesi başlıksunda tereddütsüz olduğumuz da bilinmektedir. Dolayısıyla egemenlik haklarımızı muhafaza etmek başlıksunda oğullar seviye hassasız. Aynı zamanda da kurulan kumpasların hepsinin farkında olduğumuzu ifadeleri etmek isterim. Bizi birilerinin egemenlik haklarımızı muhafaza etmek adına tek kumpasa çekmesine ya da kumpaslar üzerinden egemenlik haklarımızla ilgili tek tartışma açılmasına müsaade etmeyiz. Egemenlik haklarımız ve milli güvenliğimiz öz öz dinamiklerimizle değerlendirdiğimiz tek başlıkdur.
Diğer tek başlıkları ise çeşitli politikalar vesilesiyle ikisi devletleri tekbaşına millet olduğumuz Azerbaycan’la aramızı açmaya çalışanların varlığıdır. Tabii ki ikisi ayrı ülkeyiz ve her arasında biri politikamızın aynı olması lüzummiyor. Ama Azerbaycan’la ebedi tek kardeşliğimiz vardır. Bunun adını da ikisi devletleri tekbaşına millet olarak koymuşuz. Aradaki siyaset farklarını tabii ki tartışırız."
Ayrıntılar geliyor…

2 gün önce
6





















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)




English (US) ·